# Ekonomi ve Hukuk Gözünden İslam Medeniyet Tarihi

Tarih · Ekonomi ve Hukuk Gözünden İslam Medeniyet Tarihi, 1. bölüm · 13 Haz 2026 · 15:40

Bağlantı: https://kokfinans.org/video/ekonomi-ve-hukuk-gozunden-islam-medeniyet-tarihi  
YouTube: https://www.youtube.com/watch?v=gOem3NeM6Zg

"Ekonomi ve Hukuk Gözünden İslam Medeniyet Tarihi" serisinin amacı, yöntemi ve kapsamı. İslam medeniyetinin yükselişini ve gerilemesini klasik tarih anlatısı yerine ekonomik ve hukuki/teolojik iki mercekten, haritalar üzerinden inceleyeceğiz. Temel iddiamız şu: Medeniyeti ticaret yollarını ve hukuku elinde tutanlar kurar; bugünkü durum basit bir "geri kalmışlık" değil, yapısal ve tarihsel bir süreçtir.

### Serinin amacı ve yöntemi

Bu seri, Hz. Peygamber'in döneminden günümüze İslam medeniyetinin geçirdiği evreleri ele alıyor. Klasik bir tarih anlatısı yerine daha az dikkat edilen iki perspektifi öne çıkaracağız: **sosyoekonomik perspektif** ve **hukuk perspektifi**, yani şeriat. İslam medeniyetinin nasıl başladığını, büyüdüğünü, genişlediğini, nasıl düşüşe geçtiğini ve bugün neden bu halde olduğunu, tarihî kökenleriyle birlikte inceleyeceğiz.

Ekonomik açıdan hem İslam medeniyetinin hem de dünyadaki rakiplerinin sosyoekonomik durumunu, geçmiş ve bugün kıyaslanarak değerlendireceğiz. Hukuki açıdan ise İslam medeniyetinin tarih sahnesine nasıl iddialı bir giriş yaptığını, dünyada nasıl büyük bir etki yarattığını ve diğer medeniyetlerin İslam hukukundan nasıl etkilendiğini, hatta onu nasıl "çaldığını" göreceğiz. Bugün Müslümanlar hem ekonomik hem hukuki olarak zayıf durumda ve bu bir günde olmadı; amacımız, bu sonuca adım adım hangi olaylarla gelindiğini göstermek. Herkesin bildiği klasik konulara kısaca değineceğiz ya da hiç girmeyeceğiz, ağırlığı az işlenen konulara vereceğiz.

### Haritalar ve tarihten ders çıkarmak

Serinin bir diğer ayırt edici yönü **harita kullanımı**. Beyin görsel bilgiyi daha iyi akılda tutar; Hicaz, Mısır, Kızıldeniz, Kûfe ve Basra gibi sık duyulan yerler haritada görülmeden zihinde canlanmaz. Haritalar üzerinde deniz ve kara ticaret yollarını ve devlet sınırlarını da göstereceğiz.

Nihai hedef ise tarihten ders çıkararak geleceği nasıl inşa edebileceğimizi düşünmek: Geçmişte neyi yaptığımız için başarılı olduk, hangi olaydan sonra başarısız olmaya başladık ve modern dünyada hangi yollarla özümüze dönebiliriz? İncelemeye 600'lü yıllardan itibaren başlayacağız; İslam Hz. Âdem'den beri var olsa da daha önceki dönem için bilgi kaynakları azdır, bu dönem de yeterince ders içerir.

### Sömürge valisinin şeriat yorumu

Çarpıcı bir örnekle başlayalım: Sömürgeciliğin yoğun olduğu 18. yüzyılda bir İngiliz sömürge valisi şeriat hakkında şöyle demiş:

> Bu hukuk sistemi çok merhametli, çok esnek, otoriteden yoksun. Yönetmek için işe yaramaz.

Yani sömürgeciler, yönetmeye çalıştıkları yerlerde şeriatı fazla merhametli ve esnek buldukları için başka bir hukuk sistemi arıyorlardı. Oysa bugün "şeriat" denince akla bunun tam tersi geliyor. Bu farkın nasıl oluştuğu, kimin ve neden yarattığı ve zihinlerimize nasıl kazındığı, serinin en çarpıcı bölümlerinden biri olacak.

### "Neden bu haldeyiz?" sorusu

Müslümanlar Emeviler, Abbasiler, Endülüs, Selçuklular ve Osmanlılarla yüzyıllar boyunca ilimde, ticarette ve siyasette dünyanın merkezindeydi. Avrupa'nın Rönesans adıyla kendine mal ettiği bilimsel atılımların hammaddesi de büyük ölçüde İslam medeniyetinin koruyup geliştirdiği bilgiydi.

Bugünkü durumu "geri kaldık" ya da "dinden uzaklaştık" diye açıklamak hikâyenin bir kısmını eksik bırakır; doğru cevap daha derin, karmaşık ve biraz da rahatsız edicidir. Medeniyet tarih boyunca **ticaret yollarını ve hukuku (adaleti)** kim elinde tutuyorsa orada yükselmiştir. Güçlü bir devletin iki ana unsuru vardır: güçlü bir ekonomi ve iyi işleyen bir hukuk. İslam bu iki alanda ciddi bir devrim yaratmış ve dünyaya örnek ilkeler koymuştur. İslam dünyası bu ikiliği kaybettiğinde, yani aşağı yukarı coğrafi keşifler ve Sanayi Devrimi döneminde, gerilemeye başlamıştır. Modern ulus devlet ve pozitivist hukuk sistemi ise sömürü düzenini koruyan, Müslümanları yönetmek için kullanılan araçlardır.

### İki mercek: Ekonomi ve teoloji

**Ekonomik mercek**, bir medeniyetin yükselişinin ve çöküşünün rastlantısal olmadığı, ticaret yolları, ticaret sistemi, toprak yapısı ve kurumsal kapasiteyle doğrudan bağlantılı olduğu fikrine dayanıyor. Bu çerçevede ele alacağımız sorular şunlar:

- Osmanlı son dönemlerinde neden borç sarmalına girdi ve Düyûn-ı Umûmiye nasıl oluştu?
- Sanayi Devrimi neden Avrupa'da çıktı da İslam dünyasında çıkmadı?
- Lonca, toprak sistemi ve vakıf sistemi gibi Osmanlı kurumları ekonomiyi nasıl dengeliyordu, bugünkü sisteme göre avantajları neydi?
- Avrupa'da faizli sistemler, anonim şirket, borsa ve banknot gibi araçlar üretilirken bunlar İslam dünyasını nasıl etkiledi?
- Günümüzdeki İslami finans ürünleri bu tarihsel süreçte nereye oturuyor?

**Teolojik mercek** ise siyasi gücün meşruiyetiyle ilgili: Meşruiyet Tanrı'dan mı, gelenekten mi gelir? Bu çerçevede 18-19. yüzyıllarda, özellikle Fransız Devrimi'nden sonra ortaya çıkan modern ulus devlet ile klasik devlet arasındaki farkları, ulus devletin İslam'la nasıl çeliştiğini ve neden bugün bütün devletlerin ulus devlet biçiminde olduğunu sorgulayacağız. *İmkânsız Devlet* adlı kitap da bu konulara değinir; seri, onun bilgilerini de içeren daha geniş bir perspektif sunacak. Burjuvazi ile aristokrasi arasındaki mücadeleyi ve bazı ezoterik örgütlerin amaçlarını da komplo teorisine girmeden, rasyonel biçimde inceleyeceğiz.

### Sömürünün hukuki yolu

Serinin önemli bir kısmını Müslüman coğrafyaların nasıl sömürüldüğüne ayıracağız. Sorumuz şu: İngilizler, Hollandalılar ve diğer Batılılar bunu silah zoruyla mı yaptılar, yoksa kurbağayı yavaş yavaş ısıtır gibi, hukuk yoluyla adım adım mı ilerlediler? Müslümanlar ne olduğunu anlamadan kendilerini sömürü düzeni içinde buldular. Bu süreçte bilgi, siyaset ve hukuk kullanılarak bir tür **yumuşak güç** uygulandı: Sömürge valileri, kendi yetiştirdikleri âlimler ve oryantalistler aracılığıyla şeriat mahkemelerinin kanunlarını yazdılar, İslam ansiklopedileri hazırladılar ve İslam hukuku adı altında sömürünün önünü açtılar. Hollandalı oryantalistlerin eserlerini de bu bağlamda ele alacağız.

### Geri kalmışlık değil, tercih

Osmanlı'nın çöküşünü "Müslümanların geri kalmışlığı" olarak okumak hem yanlış hem de Batı perspektifinden bir bakıştır. Osmanlı, iaşecilik felsefesiyle Sanayi Devrimi öncesinin en hakkaniyetli ekonomik sistemlerinden birini kurmuş ve insana insanca değer vermişti. Bugünkü düzeni "kapitalizm" olarak adlandırmak da yanlıştır, çünkü kapitalizm tanım gereği serbest piyasa demektir; mevcut sistem daha çok emperyalizm, sömürge ya da hegemonya sistemi olarak adlandırılması gereken adaletsiz bir düzendir. Etik kurallara bağlı bir toplumun, hiçbir sınır tanımadan sömürü ve zulümle zenginleşen bir rakiple yarışamaması geri kalmışlık mı, yoksa insani değerlere bağlılığın bir sonucu mu? Bu soruyu seride tartışacağız.

Ayrıca muhafazakârlık ile milliyetçilik sıkça karıştırılıyor, oysa farklı kavramlar; milliyetçiliğin kökenlerini ve ulus devletle bağlantısını ele alacağız. "İslam devleti" kavramını da sorgulayacağız: Bu, zihnimizde canlandırdığımız ulus devlet benzeri bir yapı mı, yoksa müminleri yönlendiren ve onlara koruma kalkanı olan küçük, minarşik ve soyut bir yapı mı?

### Bir medeniyeti anlamanın anahtarı

Bir medeniyeti anlamak için destanlarına, kahramanlarına ya da edebiyatına değil, **ekonomisine, parasına ve hukukuna** bakmak gerekir. Tanrı anlayışı ise bunların üzerinde bir şemsiye gibidir: Faizin olup olmayacağı gibi ekonomik tercihler de, hukukun ahlaki temelini Tanrı'dan mı yoksa pozitivist hukuktaki gibi insan aklından mı alacağı da bu anlayışa göre şekillenir. Bu temeller oturduğunda geri kalan her şey kendiliğinden yerine oturur.

## Bölümler

- 00:00 — Giriş
- 00:22 — Serinin konusu ve yöntemi
- 02:34 — Haritalarla anlatım
- 03:28 — Tarihten ders çıkarmak
- 04:24 — Sömürge valisinin şeriat yorumu
- 05:12 — Altın çağ ve bugünkü durum
- 07:06 — Ekonomik mercek
- 07:48 — Teolojik mercek ve ulus devlet
- 08:41 — Osmanlı kurumları: lonca ve vakıf
- 10:37 — Sömürünün hukuki yolu
- 11:38 — Geri kalmışlık değil tercih
- 13:08 — Milliyetçilik ve İslam devleti
- 14:11 — Medeniyeti anlamanın anahtarı

Etiketler: islam medeniyeti, islam hukuku, osmanlı, sömürgecilik, ulus devlet, iktisat tarihi

## Transkript

[00:00] Selamünaleyküm. Rabbi yessir ve la tuassir. Rabbitenin bilhar. Allah'ım zorlaştırma, kolaylaştır, işlerimi hayırla sonuçlandır. Bu bir video serisi olacak ve şu anda da bunun giriş
[00:14] videosunu çekiyorum. Yani bu video serisinde neyi anlatmayı hedefliyorum, nasıl bir metodoloji kullanıyorum, neyi farklı yapıyorum ve neler içerecek.
[00:22] Bunlardan biraz bahsedeceğim ve bazı birkaç ön konuya değineceğim. Öncelikle bu video serisi İslam medeniyetinin tarihi ile alakalı olacak. Peygamber Efendimiz Sallallahu.y ve sellem'den
[00:34] itibaren başlayarak günümüze kadar gelen süreçte İslam medeniyetinin geçirdiği evreleri inceleyeceğiz. Ama bunu klasik bir tarih anlatısından ziyade ben farklı
[00:47] perspektiflerden inceleyeceğim. daha az dikkat edilen perspektifler yani örneğin e sosyoekonomik perspektiften ve hukuk perspektifinden daha çok incelemeye çalışacağım. Yani olaylara ekonomik bir
[01:00] bakış açısıyla bakacağız. Nasıl İslam medeniyeti başladı, nasıl büyüdü, nasıl genişledi, nasıl düşüşe geçti ve günümüzde neden bu halde? Bunun analizini tarihi kökenleri ile birlikte
[01:14] incelemeye çalışacağız. Burada ben ekonomik bir bakış açısıyla bakacağım.
[01:19] Hem dünyadaki diğer rakiplerin ekonomik durumunu, sosyoekonomik durumlarını hem de İslam medeniyetinin içinde bulunduğu sosyoekonomik durumlarını geçmiş ve günümüzü kıyaslayarak aslında bir arada bağlantı oluşturmaya çalışacağım. Diğer
[01:32] bir bakış açımda hukuk. Hukuki bakış açısından yani şeriat da diyebiliriz buna. Şeriat İslam hukukudur zaten.
[01:39] Hukuki bakış açısından İslam medeniyeti ne haldeydi? Nasıl başladı? Nasıl iddialı bir giriş yaptı? tarih sahnesine nasıl tüm dünyada büyük bir etki yarattı, nasıl diğer medeniyetler İslam medeniyetinden hukuku çaldılar, nasıl
[01:53] ondan etkilendiler? Bunlardan bahsedeceğim. Ve günümüzde ne durumdayız? Biz nasıl bir oyuna geldik de şu anda bu hale düştük? Hem ekonomik olarak hem hukuki olarak şu an Müslümanlar herkesin de kabul edeceği gibi eski günlerinde değil zayıflar. Bu
[02:08] nasıl gerçekleşti? Bu bir günde gerçekleşmedi. Tarihte adım adım ilerlerken hangi vakalar yaşandı da bu gerçekleşti. Bu video serisinde bu perspektiflerden İslam medeniyet tarihine bir göz atacağız ve işlenmeyen
[02:21] konuları veya daha az değinilen konulara ben değinmeye çalışacağım. Herkesin bildiği klasik konulara da belki çok kısa değinip geçebiliriz veya hiç değinmeye de biliriz. Ayrıca ben bu video serisinde harita kullanımına önem
[02:34] göstereceğim. Çünkü beynimiz görsel bir şey gördüğü zaman o şey çok daha iyi hafızada tutabiliyor. Dolayısıyla ben de haritalar üzerinden anlatacağım. Çünkü bir tarih anlatısı sunarken, bir medeniyet anlatısı sunarken eğer
[02:47] haritayı görsel olarak görmediğimiz zaman, e çoğumuzla dünya haritasına süper hakim olmadığımız için tam canlanmıyor kafamızda. Hicaz dediğimiz zaman neresi? Mısır, nereye düşüyor?
[02:57] Kızıldeniz, Kufe diyorlar, Basra diyorlar. Ya tamam isimlerini çok duyuyoruz ama buralar nereler? Yani harita üzerinden görmek bu tarz yerleri İslam medeniyetinin gelişimini bizi hem
[03:11] daha akılda kalıcı olmasını sağlayacak hem de olayları daha iyi anlamamızı sağlayacak. Ben aynı zamanda harita üzerinde ticari yolları, ticaret yollarını deniz ticareti olsun, kara ticareti olsun bu yolları devlet sınırları vesaire de göreceğimiz için
[03:25] çok daha faydalı olacağını düşünüyorum.
[03:28] İslam medeniyetinde bu şekilde inceleyerek tarihimizden dersler alarak aslında geleceğimizi nasıl inşa edebiliriz? Biz bunun çıkarımlarını yapacağız bu video serisinde. Böylece önümüze belli
[03:42] hedefler koyacağız. Geçmişte şöyle yaptığımız için başarılı olduk. Sonra başımıza bu olay geldi ve başarısız olmaya başladık. Demek ki biz özümüze şu şekilde bu modern dünyada şu taktiklerle dönebiliriz gibi günün sonunda da bazı
[03:55] çıkarımlar elde etmeyi hedefliyorum.
[03:58] Dilerseniz bu giriş videosuna şimdi başlayalım. Daha sonra adım adım ölümler halinde çeşitli aşamalardan dediğim gibi Peygamber Efendimiz Sallallahu aley ve sellem doğumundan başlayıp günümüze kadar gelen süreci İslam medeniyeti
[04:09] olarak inceleyeceğim. Yoksa İslam Hazreti Adem'den beri İslam zaten. Eee ama daha öncesini hem bilgi kaynağımız az olduğu için incelemeyeceğim. eee hem de bu yeterli zaten bizim için bu 600 yılından itibaren e gelen noktaya kadar
[04:24] incelememiz bizim için çok fazla dersler içeriyor zaten. Bu bizim için yeterli olacaktır. Şimdi çarpıcı bir giriş yapmak gerekirse 18. yüzyılda İngiliz sömürleri çok yoğundu. Biliyorsunuz İngiliz sömürge Valisi şeriat hakkında,
[04:37] İslam hukuku hakkında şunları söylemiş.
[04:39] Bu hukuk sistemi çok merhametli, çok esnek, otoriteden yoksun. Yönetmek için işe yaramaz. Yani onlar sömürüldüğü yerleri yönetmeye çalışacaklar. Şeriatı beğenmiyor. Çünkü çok merhametli, esnek, otoriteden yoksun. Yani yönetmek için
[04:52] eee bu iyi bir hukuk sistemi değil. Daha farklı bir hukuk sistemi bulmamız lazım diyor. Ya bugün şeriat denince aklımıza ne geliyor? Tam tersi halbuki. Değil mi?
[05:01] Bu fark nasıl oluştu? Bu fark ne? Kim neden yarattı? Neden zihnimize bu kazındı? Bu serinin en çarpıcı bölümlerinden biri de eee bunu anlatacak aslında. Bunları da inceleyeceğiz. Eee sömürgeleri, coğrafi keşifleri bunları
[05:12] da inceleyeceğiz. Aslında baktığımız zaman geçmişte Müslümanlar altın bir çağ yaşadılar. Dünyaya hükmediyorlardı.
[05:18] Emeviler, Abbasiler, Endülüs medeniyeti, Selçuklular, Osmanlılar. Yani yüzyıllar boyunca hem ilimde hem ticarette hem siyasette dünyanın merkezindeydik.
[05:28] Aslında bugün Rönesans diye Avrupa'da kendine mal ettiği bilimsel atılımlar aslında hammaddelerini yani bilgilerini, bilincini büyük ölçüde İslam medeniyetinin koruduğu ve geliştirdiği şeylerden aldı.
[05:42] Bunu ilerleyen bölümlerde de örnekleriyle değineceğiz zaten. Peki biz neden şu an bu haldeyiz? Bu soruya genelde geri kaldık veya işte dinden uzaklaşıldığı için böyle oldu deniliyorsa burada bir hikaye, bir eksik anlatılıyor demektir. Doğru cevap çünkü
[05:57] çok daha derin, çok daha karmaşık ve birazcık da rahatsız edici. Tarih boyunca medeniyet her zaman ticaret yollarını ve hukuku yani adaleti kim elinde tutuyorsa orada yükselmiştir.
[06:09] Yani bir yerde medeniyet olabilmesi için, bir devletin güçlü olabilmesi için iki ana unsur vardır. Bir ticaret olacak. Yani ekonomisi, parası güçlü, kuvvetli olacak. İki, hukuk, adaleti iyi olacak. Ve İslam'da bu iki noktada çok
[06:22] ciddi devrim yaratmıştır ve çok güzel dünyaya örnek ilkeleri vardır. Bizim bunu bu öze geri dönmemiz lazım aslında.
[06:30] Ve bunların ne olduğunu inceleyeceğiz.
[06:31] Nasıl olduğunu tarihte ve günümüzde nasıl kaybedildiğini, hangi aşamada aslında bize bir eee kazı katıldığını tabiri caizse anlatmaya çalışacağım.
[06:41] İslam dünyası bu ikiliği kaybettiğinde işte coğrafi keşifler ve sanayi devrimine tekabül ediyor. Aşağı yukarı e gerilemeye başlıyor. Modern ulus devlet dediğimiz bir de kavram var. Devletin yapısıyla alakalı pozitivist hukuk
[06:52] sistemi var. Bunları işte şeriat bir ik videolarında anlatmaya çalıştım elimden geldiğince. Bunlar sömürü düzenini koruyan bir statü aracı. Yani bunlar Müslümanları yönetmek amacıyla kullanılmış araçlar. Aslında bu seride
[07:06] İslam tarihine iki mercekten bakacağız.
[07:08] Demin dediğim gibi bir ekonomik mercek olacak. Bu bir medeniyetin yükselişi, çöküşü aslında rastlantısal değil.
[07:14] Ekonomiyle doğrudan bağlantılı, ticaret yollarıyla, ticaret sistemiyle, toprak yapısıyla, kurumsal kapasitesiyle doğrudan bağlantılı. İşte Osmanlı baktığımız zaman son dönemlerinde neden borç sarmalına girdi ve sanayi devrimi
[07:28] neden Avrupa'da çıktı mesela? Neden İslam medeniyetlerine sanayi devrimi çıkmıyor? Eee veya coğrafi keşifler.
[07:34] Bunların aslında eee farklı nedenlerine değineceğiz piyasada. değinilmeyen nedenlerine değinmeye çalışacağız. Uyunu umumiye var. Osmanlı'nın borç idaresi. O nasıl oluştu? Yani bir günde mi gelindi buralara? Osmanlı'nın ölüm ilanı gibi
[07:48] bir şey. Buraları konuşacağız. Günümüzde İslami finans ürünleri var. Ben ekonomi videolarımda da anlatıyorum. Eee oralara kadar gelecek. İkinci merceğimiz aslında teolojik mercek. Yani dini bir mercek olacak. Bu da siyasi güçle alakalı
[08:02] meşruiyet eee sorunu. Meşruiyet nereden gelir? Tanrıdan mı gelir? Gelenekten mi gelir? Modern ulus devleti burada inceleyeceğiz. Modern ulus devlet 19 18-19. yüzyıllarda çıkan bir şey, bir fenomen. Daha önce böyle bir kavram yok.
[08:17] Modern ulus devletle normal klasik devlet arasındaki farkları ve burada aslında nasıl İslam'a çelme takıldığını buralardan bahsedeceğiz. Ve bugün zihnimizde aslında nasıl farklı bir kodlama olduğunu ve bundan nasıl kurtulmamız gerektiğini de anlamaya
[08:30] çalışacağız. Yani modern ulus devlet İslamiyetle nasıl çelişiyor? Valla var.
[08:36] eee, biliyorsunuzdur, okursunuz belki İmkansız Devlet diye kitabı var mesela.
[08:40] O da bu konulara değinmeye çalışıyor.
[08:41] Biz biraz daha geniş bir perspektiften, o kitabın da bilgilerini içerten bunları anlatmaya çalışacağız. Daha sonra Osmanlı'da mesela bazı sistemleri inceleyeceğiz ekonomik olarak. İşte lonca nedir? Ya lonca diye böyle tarihte
[08:54] ya da lisede anlatılıp geçiliyor ama derin mekanizmaları var. Bu mekanizmaların faydası ne? Günümüzdeki sisteme göre avantajı ne? Bunlardan bahsedeceğiz. İşte toprak sistemi, vakıf sistemi çok önemli. mesela vakıf sistemi
[09:04] üzerinde eee duracağız. Bunlar nasıl ekonomiyi dengeleyen unsurlar? Bunları görmüş olacağız. Peki madem bu kadar güzel bir model vardı, bu neden çöktü?
[09:14] Bunları incelemeye çalışacağız. İşte tembellik mi, dine dine bağlılık mı ya da dinden kopuş mu? Çok fazla aslında iddia var. Bunları incelemeye çalışacağız. Avrupa'da bu sırada faizli sistemler, anonim şirket, borsa gibi
[09:28] araçlar üretiliyor. Banknot gibi ekonomik araçlar üretiliyor. Bunların İslam dünyasına yansıması, negatif etkisi aslında nasıl oldu? Bunları da inceleyeceğiz. Çünkü Osmanlı'da bunların hiçbiri tam olarak yoktu. Dosya sanayi
[09:42] devrimine ne giden süreçte bu ekonomik bağlantıyı kurmaya çalışacağız. Demin dediğim gibi modern ulus devlet yani 17-18. yüzyılda özellikle Fransız devriminden sonra bu neden ve nasıl ortaya çıktı ve etkileri ne oldu ve tüm
[09:56] dünyada bu nasıl bir aparat olarak insanları kandırma aparatı olarak nasıl kullanıldı ve günümüzde neden tüm devletler ulus devlet şeklinde? Niye farklı bir tasarru tasavvurumuz olamıyor? Bunları aslında bu bize atılan
[10:10] bir kazığı incelemeye çalışacağız.
[10:11] Burjuvazi aristokrasi arasındaki mücadeleyi ve buradaki bazı ezoterik örgütlerin yapılarını vesaire de inceleyeceğiz. Aslında o gizli örgütler vesaire dediklerimiz neyi amaçlıyor,
[10:24] hedefleri neydi? Burada kompo teorisine girmeden olayları rasyonel bir şekilde incelemeye çalışacağız. İşte milliyetçilik. Milliyetçilik nereden çıktı? Yani normalde eski zamanlarda modern ulus devlet tarzında bir
[10:37] milliyetçilik yok. Bu nasıl ortaya çıktı? Nasıl bu hale geldi? Bunlardan bahsedeceğiz. Sömürü kısımlarına geleceğiz. Müslüman coğrafyalar nasıl sömürülmeye başlandı? Bunlar nasıl izin verildi? Nasıl bir taktik izledi
[10:50] İngilizler veya Avrupalılar, Batılılar, Hollandalılar nasıl bir taktik izlediler? Acaba silah zoruyla mı yaptılar bunu? Yoksa hukuki olarak havayı yavaş yavaş bir kurbağayı ısıtır gibi eee adım adım ilerleyerek ne olduğunu bile anlamadan Müslümanlar bir
[11:04] anda kendilerini sömürü içinde buldular.
[11:06] Yani soft power dediğimiz yumuşak güçle yani bilgiyi kullanarak, siyaseti kullanarak ve hukuku kullanarak nasıl bunu yaptılar? Bunu görmeye çalışacağız.
[11:15] Nasıl bu sömürge valileri kendi yarattıkları İslam alimleriyle, oryantalistler vasıtasıyla nasıl şeriat mahkemelerinde kanunları yazdılar? İşte şeriata bu daha uygun dediler. Hatta İslam ansiklopedisi yazdılar. Bunlardan
[11:30] bahsedeceğiz. İslam hukuku adı altında nasıl sömürüye yol açtılar? Hollandalı oryantalistlerin eserleri vesaire.
[11:38] Bunlara değinerekten sömürü olayını anlamaya çalışacağız. Bu seride biz aslında Osmanlı'nın çöküşünü biz işte Müslümanların geri kalmışlığı olarak okumayacağız. Bu hem yanlış hem de stratejik olarak eee biraz batı
[11:51] perspektifinden bir bakış açısı olmuş oluyor. Osmanlı'nın yaptığı çok güzel şeyler var. İşecilik felsefesini konuşacağız orada. Sanayi devrimi öncesinde en hakkaniyetli ekonomik sistemlerden birisini nasıl oluşturdu?
[12:03] İnsana insanca nasıl değer verdi?
[12:05] Bunlardan bahsedeceğiz. Bugünkü kapitalist diye adlandırılan ama aslında kapitalist değil. sömürü düzeni, kapitalizm farklı biraz tanım gereği eee serbest piyasa anlamına geliyor. Orada bir insanlarda yanlış anlaşılma söz
[12:17] konusu. Bugünkü sistemi emperyalizm olarak görebiliriz veya sömürge sistemi veya hegemonya sistemi olarak adlandırabiliriz. Farklı bir isim koymamız lazım. Kapitalist olarak adlandırmak doğru değil. Çünkü kapitalist değil yani bugünkü sistem
[12:28] adaletsiz ve zulüm sistemi şu anki. Bu Osmanlı'da nasıldı? Eee, buna bakacağız.
[12:34] Yani bir geri kalmışlık olarak değil de bu bir tercih meselesi. Ya karşınızdaki kişi orantısız güç kullanıyor. Siz belli kurallara, insana insanca değer vermeye, farklı etik kurallarına tabiniz. Bunları aşamıyorsunuz. Karşınızdaki adamın
[12:49] hiçbir sınırı yok. Her türlü sömürüye, zulme yapabiliyor. Bu şekilde zenginleşebiliyor.
[12:54] E şimdi burada nasıl rekabet edeceksiniz? Bu sizin geri kalmışlığınız mı yoksa insani değerlere verdiğiniz, etik değerlere verdiğiniz bir pozitif durum mu? Bunları aslında bu perspektiften incelemeye çalışacağız.
[13:08] Muhafazakarlıkla milliyetçilik karıştırılıyor. İkisi farklı kavramlar aslında. Milliyetçiliğin kökenine gideceğiz. Yani bu milliyetçilik denilen şey tam olarak ne? Modern ulus devletle bunun bağlantısı ne? Bunlardan bahsedeceğiz. İslam devleti konuşulur
[13:22] genelde. İşte şeriat denilince de konuşulur veya İslamcılar tarafından da bu bir hedef olarak konulur. Her zaman sunulur. Bunu sorgulayacağız. Yani aslında eee İslami devlet denilen devlet
[13:35] aslında nasıl bir şey? Biz kafamıza ulus devlet gibi bir devlet canlandırıyoruz ama bu böyle bir şey mi gerçekten? Yoksa devlet minarşik mi? Yani küçük az yapılı sadece emirül müminin yani müminleri yönlendirmek amaçlı ve koruma kalkanı
[13:48] amaçlı bir soyut kavram mı? Yani bu devletin sınırlarına değineceğiz.
[13:52] Devletin ne olduğuna, nasıl olması gerektiğine ve nasıl İslami olup nasıl İslami olmayacağına bunlara değineceğiz.
[13:58] Fransız devrimi öncesinde ki devlet anlayışıyla sonrasındaki devlet anlayışının nasıl dramatik bir şekilde değiştiğinden bahsedeceğiz. Dolayısıyla bu seride tüm bunları uzun bir seri olacak. İncelemeye çalışacak. Allah
[14:11] nasip ederse tamamlarız, tamamlayamayız bilemiyorum ama elimden geldiğince ben bunları anlatmaya, bildiklerimi e göstermeye, anlatmaya çalışacağım. Peki yani biz bir medeniyeti gerçekten anlamak, anlamak istiyorsak, onu çözmek
[14:23] istiyorsak neye bakarız? Destanlarına mı, kahramanlarına mı? Ben yani edebiyatına mı, diline mi? Ben bunlar da peki tabii değerlidir ama ama çok daha değerli olan kısmının
[14:37] ekonomisi, parası ve hukuku olduğunu düşünüyorum. Yani ekonomik ve hukuk perspektifinde olayın kilitlendiğini ve tüm dinamiklerin buradaki değişikliklerle gerçekleştiğini düşünüyorum. Ve tanrı tasarruğu yani
[14:51] tanrı anlayışı dini eee bu noktada eee bunların üzerindeki bir tabii şemsiye gibi. Çünkü sizin tanrı anlayışınıza göre ekonomik anlayışınız işte faiz olacak mı olmayacak gibi şekillenecek veya hukukunuz ona göre şekillenecek.
[15:05] Çünkü hukuk ahlakla alakalı olduğundan dolayı ahlak temellerini nereden alacak?
[15:11] Tanrıdan mı yoksa pozitivist hukuk gibi insanın kendi kendisini bilebilmesinden mi? Yani insan aklı mı koyacak ahlakı tanrı mı koyacak? Bunlar önemli. Geri kalan şeyler kendiliğinden oturacaktır.
[15:25] Bu giriş videosunu daha fazla uzatmak istemiyorum. Genel olarak bu tarz konulardan bahsedeceğim. Bahsedeceğim perspektifi de söyledim. haritalar üzerinden gitmeye çalışacağım. Allah muvaffak kılsın diyorum. Hepinize iyi
[15:38] günler diliyorum.
