# İslam İktisadında Sınırlı Para ve Deflasyon

İktisat · 2 Eki 2026 · 1:39:09

Bağlantı: https://kokfinans.org/video/islam-iktisadinda-sinirli-para-ve-deflasyon  
YouTube: https://www.youtube.com/watch?v=YAZZrZMJDqw

Arzı sınırlı parada (altın, gümüş, Bitcoin) üretim arttıkça yaşanacak deflasyonun ekonomiyi krize sokacağı iddiası yanlıştır. Krize yol açan sınırlı para değil, faizli borç ve kısmi rezerv sistemidir; verimlilik kaynaklı deflasyon refahı adil dağıtır, para basmak ise her biçimiyle servet transferi doğurur. Çözüm tam rezerv, kâr-zarar ortaklığı ve zekâttır.

### Karşı tarafın iddiaları

Sınırlı parayı savunanlara yöneltilen itiraz şudur: Para arzı genişlemezse ekonomiler büyüyemez, üretim artarken para sabit kalırsa para değerlenir, deflasyon olur ve kriz çıkar. Oysa bu itiraz aslında faizi gizlice meşrulaştırmanın bir aracıdır ve hem iktisadi hem İslami açıdan batıldır.

Karşı görüş **Fisher denklemi** (MV = PT) üzerine kurulur: Para miktarı (M) sabitken üretim (T) artarsa fiyatların (P) düşmesi gerekir. Bu deflasyondan çıkarılan sonuçlar şunlardır:

- Para değerlendikçe borçlunun yükü artar, borç krizi, iflaslar ve tasfiyeler başlar.
- İşçi ücretleri nominal olarak düşürülemez; maliyet artar, işçi çıkarılır, işsizlik yükselir.
- Nominal faiz sıfırın altına inemez, merkez bankasının para politikası felç olur.
- İnsanlar yarın daha ucuz olacağı için harcamayı erteler, talep çöker.

Bu görüş üç tarihî olayı delil gösterir: 1873-1896 Büyük Depresyonu, 1929-1933 Büyük Buhranı ve 1990 sonrası Japonya'nın kayıp on yılları. İddia somut bir örnekle şöyle kurulur: **Fırıncı Hasan** bankadan 100.000 lira kredi çekip yılda 10.000 lira taksit ödüyor; ekmeği 10 liradan satıp yılda 50.000 lira ciro yapıyor. Ekmek fiyatı deflasyonla 7 liraya inince ciro düşüyor ama taksit sabit kaldığından taksitin ciroya oranı %20'den yaklaşık %28'e çıkıyor; Hasan çırağını çıkarıyor ve kriz yayılıyor. Keynes'in, enflasyon ortamında işçiye enflasyonun altında zam vererek reel ücreti fark ettirmeden düşürmenin mümkün olduğu yönündeki görüşü de aynı çerçevede yer alır.

### Kısmi rezerv ve tam rezerv tartışması

Friedman ve Schwartz'ın çalışmasına göre Büyük Buhran'da ABD para stoku üçte bir oranında daralmış, Fed bunu engellememişti. Oysa bu paranın bir kısmı zaten hiç yoktu: Kısmi rezerv sistemi bankada 100 dolar varken 300 dolar varmış gibi davranmayı mümkün kılıyor, bank run yaşandığında bu sanal hacim buharlaşıyor. Ayrıca altını erken terk eden ülkelerin daha hızlı toparlandığını savunan makaleler de karşı tarafın delilleri arasındadır.

Öte yandan Batı'da da tam rezervi savunan ekoller bulunur: Irving Fisher'ın %100 para önerisi, *The Chicago Plan Revisited*, Huber ve Robertson'ın *Creating New Money* çalışması ve Positive Money hareketi. Nobel ödüllü Maurice Allais de bankaların krediyle para yarattığını, bunun finansal istikrarsızlık ve borç krizlerinin yapısal kaynağı olduğunu söyleyip %100 rezervi savunmuştur. Friedman'ın helikopter parası düşünce deneyi ve Bernanke'nin buna atfı da bu tartışmanın parçasıdır; helikopter parası, para yaratan sistemler içinde ehven-i şerdir, ama doğrusu hiç para yaratılmamasıdır.

### Sabit parada üretim artışı ve iyi deflasyon

Cevapların ilki şu: Para bir mübadele aracıdır; mal artarsa sabit para değerlenir, mübadele sürer. Mises'in de işaret ettiği gibi para miktarının toplam etkisi sıfırdır; belirleyici olan yeni paranın *kime* dağıtıldığıdır. Kasabada 100 birim para ve 100 somun ekmek varken üretim 200 somuna çıkarsa, sabit parada ekmek 50 kuruşa iner ve 1 lirası olan herkes iki ekmek alır; refah artışı herkese parası oranında yayılır. Para basılan sistemde ise fiyat 1 lirada kalır, artışın kaymağını krediyi alan yer. Fiyat istikrarı hedefi para basmayı meşrulaştıran bir bahanedir; George Selgin'in *Less Than Zero* çalışması da verimlilik kadar fiyat düşüşüne izin verilmesini savunur.

**Kötü deflasyonu** (talep çöküşü, kredi daralması, banka iflasları, borç yükünün artışı) **iyi deflasyondan** (verimlilik, teknoloji ve arz genişlemesi) ayırmak gerekir. 17 ülkenin 100 yıllık verisini inceleyen bir çalışmaya göre 65 deflasyon döneminin yalnızca 21'inde kriz çıkmış, 29 krizin sadece 8'inde deflasyon görülmüş. BIS'in tarihsel çalışması da mal ve hizmet deflasyonunun büyümeyle bağının zayıf olduğunu, zararın varlık fiyatı ve borç deflasyonundan geldiğini gösteriyor. *Good versus Bad Deflation: Lessons from the Gold Standard Era* makalesi de altın standardı dönemindeki deflasyonun büyük ölçüde arz kaynaklı ve büyümeyle uyumlu olduğunu ortaya koyar.

### Müşareke ile Fırıncı Hasan

Hasan bu kez faizli kredi yerine bir yatırımcıyla **müşareke**, yani kâr-zarar ortaklığı kuruyor; başlangıç koşulları bankayla aynı. Deflasyonda yalnızca ekmek değil un, odun ve kira da ucuzladığı için kâr marjı korunuyor; yatırımcının payı nominal olarak azalıyor ama ciroya oranı sabit kalıyor. Faizli düzende yaklaşık %43'lük borç yükü artışı yaşanırken burada yük artmıyor, çırak çıkarılmıyor, talep daralmıyor. Demek ki sorun deflasyon değil, sistemin faizli borç üzerine kurulmasıdır. Keynes'in enflasyonla ücret yönetimi önerisi ise bilgi asimetrisine dayalı bir aldatmadır.

"Fiyat düşerse kimse almaz" itirazının cevabı elektronik sektöründe görülür: Fiyatlar sürekli düşmesine rağmen en hızlı büyüyen sektörlerden biri oldu. Temel ihtiyaçlar ertelenmez; ertelenen şeyler reklamla üretilmiş yapay taleptir. Bu noktada A'râf 31, İsrâ 26-27 ve Furkân 67'deki israf yasağına dair ayetleri hatırlamak gerekir.

> Borcumu enflasyona yediriyorum cümlesi ben birini sömürüyorum demek aslında.

### Gini simülasyonu ve zekât

Toplumu on dilime ayırarak bir simülasyon yapalım: Alt %50'nin servet payı %4,6, en üst dilimin payı %60; yoksulların serveti büyük ölçüde nakitte, zenginlerinki varlıklarda. %20'lik para basımında kredi kanalı Gini endeksini artırıyor, varlık enflasyonu eklenince eşitsizlik daha da büyüyor. Helikopter parası ilk turda Gini'yi düşürse de mülkiyet eşitsiz dağıldığı için yoksulun harcadığı para tekrar sermayedara dönüyor ve etkisi turlar geçtikçe zayıflıyor; buna **Cantillon etkisi** de ekleniyor. Sabit parada %20 verimlilik artışında ise hiçbir dilim kaybetmiyor, alt %50'nin payı %4,6'dan %5'e çıkıyor; zekât eklendiğinde servet yukarıdan aşağıya akıyor.

%10 enflasyon en alt dilimin servetinin yaklaşık %9,5'ini, en üst dilimin ise %1,2'sini eritir; %2,5'lik zekât ise doğrudan zenginin servetinden alınıp aşağı aktarılır. %5 enflasyon ve %2,5 büyümenin sürdüğü bir düzende 100 yıl sonunda faizli borçlar reel üretimin 11 katına çıkar. Zekât, deflasyonda parayı kasada tutmayı da cazip olmaktan çıkarıyor: %3 deflasyonda bile %2,5 zekât ödemek zorunda olan Osman, %2 kâr beklentili bir ortaklığa girmeyi kârlı buluyor.

### Tarihten deliller ve sonuç

1873-1896 büyük deflasyonunda ABD ve İngiltere'de fiyatlar yılda ortalama %1-2 düşerken ABD'nin reel milli hasılası en hızlı büyüme dönemlerinden birini yaşadı; demiryolu, çelik, elektrik, telefon ve içten yanmalı motor bu dönemde gelişti, reel ücretler arttı. Friedman ve Schwartz da bu deflasyonun büyümeye zarar vermediğini kabul eder. Para basmanın kötü örnekleri ise Makrîzî'nin *İğâsetü'l-ümme* eserinde anlattığı Mısır'daki bakır fels kaynaklı pahalılık, Osmanlı'daki akçe tağşişleri ve isyanlar, 1840'lardaki kaime ve ardından gelen Düyûn-ı Umûmiye'dir.

Altını erken terk edenlerin kazandığı iddiasının cevabı şudur: 1920'lerin altın kambiyo standardı kaldıraçlı ve kısmi rezervliydi; çöküşün sebebi sabit para değil kısmi rezervdir. Japonya örneği de itibari para ve kredi kaynaklı gayrimenkul balonuyla açıklanır. Sonuçta merkez bankasının varlık sebebi faiz, kısmi rezerv ve parasal genişlemedir; tam rezerv ve sabit parada buna gerek kalmaz. Parasal genişleme, enflasyon ve para basma kavramlarının kökünde ribâ yatar; önerdiğimiz düzen kâr-zarar ortaklığı, zekât, ihtikâr yasağı ve tam rezervli sabit paradır.

## Bölümler

- 00:00 — Giriş: Sınırlı paraya itirazlar
- 04:31 — Fisher denklemi ve deflasyon iddiaları
- 15:40 — Fırıncı Hasan ve borç deflasyonu
- 21:43 — Kısmi rezerv ve tam rezerv
- 30:21 — Sabit parada üretim artışı
- 37:21 — İyi deflasyon, kötü deflasyon
- 44:30 — Müşareke ile Fırıncı Hasan
- 54:09 — "Kimse almaz" itirazına cevap
- 1:03:45 — Gini simülasyonu ve zekât
- 1:19:40 — 1873-1896 büyük deflasyonu
- 1:27:10 — Tağşiş, kaime ve altın standardı
- 1:35:53 — Merkez bankasına gerek var mı?

Etiketler: deflasyon, sınırlı para, para basımı, tam rezerv, zekât, faiz

## Transkript

[00:00] Selamünaleyküm. Rabbi yessir ve la tuassir. Rabbi temm bilr. Allah'ım zorlaştırma, kolaylaştır, işlerimi hayırla, sonuçlandır. Bugünkü videoda başlıktan da anlaşılabileceği gibi
[00:12] sınırlı parada deflasyon olur mu olmaz mı? Bunu konuşacağız. Aslında konu buraya nerelerden geldi? Şöyle ki biz sınırlı parayı savunurken altın gibi, gümüş gibi, Bitcoin gibi veya herhangi bir şekilde arzı sınırlı olan,
[00:27] istenildiği gibi artılamayan parayı savunurken karşı cepheden birtım itirazlar geliyor. Onlar da diyorlar ki eğer biz parasal genişleme yapmazsak işte bankalar para basmazsa, merkez bankaları işte faiz yoluyla para basını
[00:41] kontrol etmezse ekonomiler büyüyemez.
[00:44] Artık biz günümüzde sürekli büyümek zorundayız. Ekonomiler büyümek zorunda.
[00:47] Fabrikalar kurulmak zorunda. Üretimler artmak zorunda. E büyümek için insanların paraya ihtiyacı var. Siz devlet olarak parasal bolluğu, parasal basımı sağlayacaksınız ki üretim artacak, fabrikalar artacak. Siz sürekli ekonomik olarak büyümeye devam
[01:01] edebileceksiniz. Ama sınırlı parada siz büyüyemezsiniz. Neden? O zaman para çok değerlenir. Değerleneceği için de deflasyon olur ve deflasyon ekonomiler için çok kötü bir şeydir şeklinde bir argümantasyon getiriyorlar. Bu da krize
[01:13] yol açar diyorlar. Dolayısıyla sen sınırlı para kullanırsan belli bir yerde kendini limitlemiş olursun. Asla büyüyemezsin, küçük bir devlet olarak kalırsın gibi kesinlikle mesnetsiz iddialarda bulunuyorlar. Bugünkü bu videoda bunu açıklamaya çalışacağım.
[01:27] Bunun İslam'la bağlantısı ne? Şöyle ki biz önceki videolarda izlediyseniz faiz videolarında da aynı şekilde sınırlı parayı savunuyoruz. İslam'ın da zaten altın gümüş gibi sınırlı parayı savunduğunu iddia ediyoruz. Çünkü
[01:41] itibari paraların bir şekilde basılması lazım. Şimdi bu videoda da bunu anlatacağız. Basılırken de çeşitli mekanizmalar var ve bu mekanizmaların hiçbiri adil yöntemler değil. Hiçbiri İslami yöntemler değil ve pek çoğu sizi
[01:53] faize götürüyor ve faizi meşrulaştırmanızı sağlıyor. Yani birisi size sınırlı para olmaz kardeşim. para basılması lazım. Parasal genişleme lazım ki ülke büyüsün, kalkınsın, üretim artsın, insanlar fabrika kursun, yatırım
[02:07] yapsın diyorsa faizi meşrulaştırıyordur aslında gizli bir şekilde. Bu bir faiz meşrulaştırma aracıdır. Bunun nasıl yapıldığını anlatacağım bu videoda. Hem iktisadi olarak bunun batıl olduğunu ispatlayacağız hem de İslami olarak
[02:20] bunun batıl olduğunu ispatlayacağız.
[02:22] Dolayısıyla sınırlı parada da gayet güzel devletlerin gelişebileceğini, fabrikaların kurulabileceğini ve süper sağlıklı bir iktisadi hayatın olacağını anlatıyoruz. Zaten şu anki iktisadi hayatımız hiç sağlıklı değil. Gelir
[02:33] adaletsizliği tavan yapmış durumda.
[02:35] %1'lik piramidin tepesindeki dilim aşağıdaki %99'luk kişinin servetinden daha fazla servete sahip. Bunun sağlayan, bunun müsebbibi sorumlusu zaten itibari para sistemi zaten.
[02:47] Parasal genişleme. Senin savunduğun sistem yani senin savunduğun sistem zaten çalışmadı ki. Sen bu sistemi 1900 başından itibaren Bradon Woods anlaşmalarıyla birlikte 1971'de tamamen zaten bu sisteme geçerek yavaş yavaş ısıtarak dünyaya sundun. Ama bu sistem
[03:00] artık çalışmıyor ve çalışmadı da gelir adaletsizliği, toplumun burada faizden, fakirlikten, tüm dünyanın kırıldığı ortada aşikar bir gerçek. Ben sana tam tersi olan ve refahı adil şekilde
[03:14] dağıtacak olan İslami olan sınırlı para düzeninin neden çalışabileceğini ve senin iddialarının neden batıl olduğunu bu videoda anlatmaya çalışacağım inşallah. Şimdi dört temel itiraz ve konu var. Onlar üzerine ilerleyeceğiz
[03:25] aslında. Reel üretim artarken para miktarı da artmalı mı demin konuştuğumuz konu? Yani sen üretimle birlikte para miktarını da artırmalı mısın? Bu deflasyona yol açar mı? Bu krize yol açar mı? Eğer para miktarın sınırlı kalırsa bunu konuşacağız. Düşen fiyat
[03:38] seviyesi dediğimiz deflasyon. Biz ülkemizde enflasyona alışığız. Enflasyon fiyatların artması demek. Deflasyon da tam tersi fiyatların düşmesi yani paranın değerlenmesi anlamına geliyor.
[03:49] Bu zararlı bir şey mi? Yani siz bunu çok kriz çıkaracak, çok zararlı bir şey olarak sunuyorsunuz ama enflasyonu seviyorlar mesela. Enflasyona o kadar zararlı demiyorlar ama deflasyon yani ölümcül bir şey onlar için. Tamamen tüm
[04:00] her şeyi yıkacak, tüm iktisadi hayatı bitirecek bir şey olarak sunuyorlar.
[04:03] Gerçekten öyle mi? Onu inceleyeceğiz.
[04:05] Sonra parasal gençlemeyi savunuyorsunuz.
[04:06] Peki tamam. Sizin parasal genişlemedeki metotlarınızı bir inceleyelim. Bakalım neye yol açıyor. Yani toplumda bir eşitsizliğe, adaletsizliğe yol açıyor mu? Ya da sonuçları ne oluyor? Bir servet transferine neden oluyor mu?
[04:18] Bunları inceleyeceğiz. Daha sonra da hangi düzenin hem büyümeyi sağladığını hem de adaleti sağladığını anlamaya çalışacağız. Şimdi öncelikle karşıın argümanları üzerinden gideceğiz ki onun argümanlarını güzel bir şekilde tesis
[04:31] edeceğiz ki daha sonra o argümanların altının çürük olduğunu ispatlamaya çalışacağız. Şimdi fiher denklemi diye bir şey var. Fisher denklemi nedir?
[04:39] Fisher denklemi şudur. Fisher der ki MV = PT. Yani bu nedir? Bu şu demek. M demek para demek. Money, para. V demek paranın dolaşım hızı. Bunu bir önceki videolarda da zaten anlatmıştık. Paranın
[04:53] dolaşım hesa. Benim 100 liram var. Benim 100 liram mesela bir günde kaç kere el değiştiriyor? Ne kadar el değiştirirse ekonomi için o kadar iyi değil mi? O kadar canlılık var demektir. Yani ben 100 lirayla günde 10 kere el
[05:04] değiştirdiği zaman aslında 1.000 liralık bir ticari işlemler yapılıyor. Ekonomide o para dönerek, insanların eline dönerek bir mal alışverişinde kullanılıyor demek. Eee, paranın miktarı ve paranın dolaşım hızı eşittir
[05:17] P demek price yani fiyat. Eee, fiyat çarpı T'yi de biz üretim olarak anlayabiliriz. Yani para çarpı paranın hızı eşittir fiyat çarpı e piyasadaki toplam üretilmiş olan e mal ve hizmetler
[05:31] gibi düşünebiliriz. Şimdi formülümüz bu.
[05:34] Şimdi bu arkadaşlar diyorlar ki eğer M yani para sabit kalırsa veya artmazsa az artarsa
[05:47] TD yani üretim artarsa P yani fiyat Şimdi ne oldu? M sabit kaldı. T'yi artırdınız. Bu sefer ne olacak? Denklemin sağ tarafının
[06:01] düzelmesi için P'nin düşmesi lazım değil mi?
[06:05] fiyatlar düşer yani deflasyon olur diyorlar. Şimdi bu formüle göre bu arkadaşlar bunu iddia ediyorlar. Eee bu formüle göre de doğru ama bu deflasyonu
[06:18] bunlar iki farklı konuda ele alıyorlar.
[06:21] Bunu yavaş yavaş birazdan gireceğiz.
[06:22] Önce iddialarını eee dile getirelim.
[06:24] Şimdi fiyatların düşmesi, biz Türkiye'den alışız. Fiyatların yükselmesi kötü bir şey. Düşmesi ne kadar güzel ya. Fiyatlar düşüyor gibi düşünebiliriz. Eee böyle düşünmememiz lazım. fiyatların yükselmesi, hiperenflasyon eee nasıl insanları
[06:36] zorluyorsa fiyatların düşmesi yani paranın değerlenmesi anlamına geliyor.
[06:40] Para değerlenince siz şimdi alacağınız bir şeyi öteliyorsunuz. Diyorsunuz ki ya bugün alacağıma eee 6 ay sonra alırım.
[06:47] Çünkü nasıl olsa fiyatı değişmiyor veya düşüyor. Hatta tam tersi param değerleniyor sürekli. O zaman ben harcama yapmam. Harcama yapmadıkça da ekonominin çarkları yavaşlıyor.
[06:57] Yavaşlayınca da ekonomi krize giriyor şeklinde. Bu arkadaşların iddiaları böyle. Ve böyle olunca da ne oluyor? Bu arkadaşlar diyorlar ki, şimdi karşının iddialarını ele alıyoruz. Bu arada tekrar belirtiyorum. Bu arkadaşlar
[07:08] diyorlar ki toplumda borçlu olanlar vardır.
[07:17] Para değer kazanınca ne oldu? E para sabitti. üretimi artırdım ben.
[07:23] Fabrikalar kurdum, bir şeyler yaptım.
[07:25] Eee, ne oldu? Paranın değeri arttı, değil mi? Deflasyon oldu. Para değer kazanınca borçlunun yükü artacak. Neden?
[07:34] Ya normalde ben diyelim ki 100 lira borçluyum. Deflasyon olduğunda ne oluyor? 100 liram giderek değerleniyor.
[07:40] Şimdi Türkiye'deki gibi düşünmeyelim.
[07:41] Türkiye'de düz hep değer kaybediyor ya.
[07:43] Deflasyon olunca da sürekli değer kazanıyor. Yani paranız durduğu yerde acayip değerlenmeye başlıyor. Öyle söyleyeyim artık. E sizin borcunuz varsa yani şöyle düşünün. Bunu şöyle örnek verebilirim. Altın borcunuz var. Diyelim
[07:53] ki altın sürekli artıyor, değer kazanıyor. Yani ne oluyor? Sizin borcunuz giderek artıyor, değil mi?
[07:57] Deflasyon bu aslında. Altın sabit e gibi düşünün. E ama altının değeri giderek artıyor. O zaman sizin borç yükünüz artıyor. E bu sefer siz borcunuzu ne kadar çalışırsanız çalışın ödememeye, ödeyememeye başlıyorsunuz. Bu arkadaşlar
[08:10] diyor ki bu bir borç krizi doğurur.
[08:12] Borçlular için bu kötü bir şeydir ve eee ciddi bir borç krizi doğurur diyor bu arkadaşlar. Borç krizi bu borç krizine sebep olur diyorlar. Borç krizi olunca da ne oluyor? Diyorlar ki
[08:26] iflas ve tasfiyeler başlar. Yani ekonomi kötüye gider bu şekilde olduğu zaman diyorlar. E başka ne diyor bu arkadaşlar? Diyorlar ki işçi ücretleri düşürülüemez.
[08:40] İnsanlar hoşlanmaz diyor.
[08:49] İşverenin maliyeti ciddi artmış olur. Şimdi ne oldu? Para değer kazandı. Yani ben altın örneğinden devam edeyim. İşçiye aslında ücretini altının üzerinden ödüyoruz. Diyelim ki
[09:03] 100 gram ödüyoruz. Ya ben 100 gram ödüyorum ama altının fiyatı uçtu gitti.
[09:06] Ben şimdi işçiye maaşınla indirim yaptım diyemiyorum. Öyle bir konsept yok değil mi? Hiç şimdi bir kişi sizin yanınıza çalışınca eee gelecek ay eee maaşları indiriyoruz arkadaşlar. Her 6 ayda bir eee her yıl mesela biz maaş zammı
[09:18] alıyoruz ya enflasyonist ortamda.
[09:19] Deflasyonist ortamda şöyle olacak. Her 6 ayda bir her yıl maaş indirimi ne kadar yüzde kaç maaşımız azalacak? Ya böyle bir konsept olamayacağı için diyorlar.
[09:26] Bu insan psikolojisine aykırı olacağı için işçiler buna eee itiraz edeceği için maaşı siz düşüremezsiniz. En iyi ihtimalle sabit bırakabilirsiniz. Yani hiç zam yapmazsınız. Zaten adamın parası da değerlendiği için tamam buna ses
[09:37] çıkarmaz. Evet. Ama bu sefer işverenin, fabrikatörün yükü çok fazla artar. Yani maliyeti ciddi biçimde artar. Maliyet artınca da rekabet gücü düşer. Bu da yine krize sebep olur diyorlar. Öyle olunca da maliyet artınca da ne olacak?
[09:51] Eee, işsizlik olacak diyorlar. Neden işsizlik olacak? Sen işçi çıkaracaksın maliyetleri düşürebilmek için. İşçi çıkardığında da bu da genel bir işsizlik problemine, o da genel iktisadın ekonominin bozulmasına yol açacak diyorlar. Şimdi iki bakışta böyle
[10:03] mantıklı şeyler söylüyorlar gibi geliyor. Hepsinin ama biz açıklamasını eee yapacağız. Bunların nasıl yanlış bir zeminde, kaygan bir zeminde düşündüğünü anlatacağız. Önce onların iddialarını güzel bir şekilde ele alalım. Diğer
[10:15] iddiaları nominal faiz 0ın altına inemez. Bu da faiz problemi.
[10:27] Para politikası felç olur diyorlar.
[10:31] E şuraya MB diyelim. MB Merkez Bankası para politikası felç olur. Şimdi bu ne demek?
[10:37] Şöyle düşünelim tekrardan. Normalde Merkez Bankası faiz oranını belirleyerek piyasadaki işte parasal para politikalarını düzenliyor değil mi? Faiz artırıyor, azaltıyor ki piyasadaki işte para basıyor, para basını azaltıyor. Ona
[10:48] göre dengeliyi sağladığını iddia ediyor.
[10:50] Zaten bu batıl sistem şu anda bu şekilde. Peki para sürekli değer kazanacak. Bu durumda siz bankaya paranızı yatırdığınız zaman negatif faiz diye bir şey olabilir mi? Mesela banka diyecek ki kardeşim getir bana paranı.
[11:04] Mesela yine altın örneğinden gidelim.
[11:06] 100 gram altınız var. Sürekli değer kazanıyor. Sürekli değer kazanıyor. E şimdi sizin bankaya gittiğiniz zaman bankaya şey diyemez size. Sürekli değer kazandığı için aslında negatif eee faize düşmüş oluyor. Teknik olaraktan banka
[11:16] size şey diyemez. Paranı getir bir ay sonra daha az para al. Yani böyle bir konsept olamayacağı için diyorlar. En kötü sıfırda kalır. Yani faiz diye bir şey kalmamış olur. E faiz diye bir şey kalmayınca Merkez Bankası politikası
[11:27] felç olur. Yani ben bu sefer piyasayı ne zaman para pompalıcağım, ne zaman şey yapacağım bilemem. Bu sefer piyasada büyük bir iktisadi problem olur diyorlar. Yani çünkü bankalar artık faiz veremeyecek duruma gelir. Para kendinden
[11:37] çok değerli hale gelir. Bu da faizi problem yapar. Tüm ekonomik sistem de bizim faize göre işlediği için diyorlar büyük bir bozulma yaşarız diyorlar. Bir iddiaları da aynı bu şekilde. Yarın daha
[11:49] ucuz olacağı için harcama yapmaz kimse.
[11:56] Ekonomi yavaşlar diyorlar. Bunu başta zaten bahsettiğimiz mevzu bu. Yarın diyorlar daha ucuz olacağı için sen telefon alacaksın biraz daha beklersin. İşte koltuk takım alacaksın biraz daha beklersin. Kimse acele etmez bir şeyler
[12:09] almak için. E bu da deflasyona sebep olur. Dolayısıyla ekonomik krize sebep olur diyorlar. Şimdi arkadaşlar iddialar bu şekilde. Yani diyorlar ki işte kredi daralması olacak. Para değerlendceği için iflaslar olacak. Mihşçi maaşlar
[12:22] arttığı için işsizlik artacak. E millet alışveriş yapmadığı için ötelediği için piyasa durulacak. Tüm bunlar büyük bir deflasyonist bir baskıya sebep olup krize sebep olacak ve patlayacağız diyor. Yani ekonomi patlayacak diyor.
[12:33] Yani e böyle bu da diyor e tüm [homurdanır] sistemi çökertecek diyor. O yüzden sınırlı para kullanamayız. Parayı biz üretime göre güzelce genişletirsek diyor şuradaki e t'ye göre ben M'yi de artırırsam güzel oranda diyor. E hem V
[12:48] paranın değişim hızı böylece şuradaki gibi yarın daha ucuz olacak vesaire gibi nedenlerle değişmez diyor. P de diyor yani price da aynı kalmış olur diyor.
[12:58] Eee ya da çok az artmış olur diyor. Ben onu güzelce Merkez Bankası faiz politikalarıyla dengeleyeceğim diyor.
[13:04] Zaten şu anki ekonomik sistemde bu şekilde işliyor. Böyle olunca da her şey güllük gülistanlık olacak. Faiz oranları güzel olacak. Merkez Bankası işte faiz artıp azaltarak eee şuradaki MI'nin e miktarını belirlemeye çalışacak. Millet
[13:17] de üretecek fabrikatörlerde fiyatlar böylece dengeli bir şekilde olacak. Kriz de çıkmayacak diyorlar. İddialar da bu şekilde. Kulağa ilk bakışta ne kadar da güzel geliyor gibi. Peki bu arkadaşların başka eee söylediği şeyler ne? Bu
[13:30] arkadaşlar üç tane tarihi olay söylüyorlar. Üç tarihi olaydan bahsediyorlar. Bu olayları e kendilerine delil olarak sunuyorlar. Diyorlar ki bu sabit parada deflasyon tarihte üç kere yaşandı. Biz bunları biliyoruz. O yüzden
[13:44] bu tuzağa bir daha düşmeyelim şeklinde söylüyorlar. Bunlar neler? 1873 ile 96 arasında yani 1896 arasında büyük depresyon var. Yani depression zaten deflasyon anlamından geliyor. E böyle
[13:58] bir olay yaşadık biz diyorlar. Sabit para eee altın para olan dönemdeydi diyorlar. eee 1900 29 biliyorsunuz büyük buhran. 33 dönemi büyük buhran oldu diyorlar. E o zaman da yine itibari para eee gibi şeyler
[14:12] yapıyor. Yani daha doğrusu şöyle söylüyorlar. Bunlar deflasyon. Yani bunlar deflasyon krizleri. Nasıl biz şu an Türkiye'de enflasyon krizi yaşıyoruz?
[14:18] Eee bunlar da deflasyon krizi. Bu arkadaşlar diyorlar ki işte bak burada deflasyon yaşandı kriz oldu. Burada deflasyon yaşandı kriz oldu. Bir de 90 sonrası Japonya'nın kayıp 10 yıllar denilen bir şey var.
[14:30] Japonya kayıp 10 yıllar diyelim. Bu da yine deflasyon. Japonya'da deflasyon. O bir ben ekonomistim diye video yapmıştım.
[14:39] Orada biraz anlatmıştım mekanizmayı.
[14:41] Japonya'da da deflasyon oldu. Biz bu olaylardan artık biliyoruz ki kesinlikle kardeşim biz şey yapamayız yani. Eee deflasyon kötü bir şeydir. Bunu buradan ispatlayabiliriz diyorlar. Şimdi ne demişlerdi? Özellikle borç deflasyonu.
[14:54] Bunun özellikle borç deflasyonu olduğunu şurada belirtelim.
[14:59] Şimdi bu bunu borç deflasyonu olarak her zaman ele alırlar.
[15:11] Borçlu ne kadar öderse ödesin borcunu borcuna yetişemez. Hep artar.
[15:24] Kriz yani borç deflasyonu nasıl oluyor?
[15:26] Şimdi altın borcundan yine örnek vereyim. 100 gram altın borcunuz var.
[15:28] Altının fiyatı sürekli artıyor. Ya siz ne kadar öderseniz ödediniz bir türlü yetişemiyorsunuz, değil mi? Yani sürekli borçlu kalıyorsunuz. Yani borçlular fena bir hale geliyor bu eee deflasyon olduğu zaman. Bunu da şey krizin ana
[15:40] sebeplerinden, ana motor iten gücünden bir tanesi olduğunu söylüyorlar. Şimdi bunu şöyle bir örnekten anlamaya çalışalım. Diyelim ki bir fırıncı Hasan'ımız var. Taş fırın yapmak için yani bir yatırım yapmak istiyor. Ben bir
[15:51] fırın açacağım. 100.000 L e borç alıyor kasabanın bankasından. 10.000 L aylık taksitlerle bunu ödeyecek. Ekmeği de normalde 10 liradan satıyor. Yani yılda 5.000 som ekmek sattığını düşünelim.
[16:03] 50.000 lir da yıllık ciro yaptığını varsayalım. Yani cirun taksit cironun %20'si olmuş oluyor yıllık ödeyeceği için. Yıllık 10.000 L ödeyeceği için.
[16:11] Eee yani güzel işler yoluna gittiğinde güzel görünüyor. Şimdi diyor ki deflasyon olduğunu düşünelim. Şimdi piyasada deflasyon oldu. Bu Hasan'nın durumu ne olacak? Bunu şöyle anlamaya çalışıyoruz. Hali arkadaşların iddiasını
[16:23] anlatıyoruz. Bu arada ekmek fiyatı yıllar içinde 10 liradan 7 liraya iniyor. Neden? Deflasyonda ne demiştik?
[16:28] Fiyatlar düşer. Paranın değeri artar.
[16:29] Fiyatlar düşer. 7 liraya düştü. Bu sefer ne oldu? Aynı miktarda ekmek satacak yine. Yani ekmeği daha fazla satacak halı yok. Hatta daha azalabilir bile ekmek satışı. Ama biz yine aynı miktarda sattığını bile düşünürsek eee ne olacak?
[16:41] Ekmek fiyatı bakın burada 10 L 9 L 8 lira 7 lira düştükçe cirosu da 50 45 yıllık cirosu da düşüyor. Doğal olarak deflasyon oluyor çünkü fiyatlar düşüyor.
[16:49] Adamın cirosu da e nominal olarak düşüyor. Ama taksiti değişiyor mu?
[16:53] değişmiyor. 10.000 L çünkü bankadan faiziyle almıştı 100.000 L kredisini.
[16:56] Yıllık 10.000 L taksitle 10 yılda ödeyecekti. Eee, taksiti değişmez.
[17:01] Baştan bankayla anlaşmıştı. Deflasyon olduğunda şu şimdi bu adamın borcu yani taksitin ciroya oranı bu borçluluğu belirtiyor. Normalde %20 iken güzel bir oranken bakın deflasyon oldukça %28'e artık daha fazla deflasyon oldukça
[17:14] borcunun eee ciroya oranı giderek artacak. Yani bu borçlular için çok kötü bir şey diyorlar. Çünkü eee borçlardan faizi, taksite değişmez. Eee ama cirosu azalacağı için borç yükü sürekli artar.
[17:26] İşçi çıkarmaya başlar. İşçi çıkarınca o işçi bir şey harcayamaz. O harcayamayınca ekonomi dönmez. Ekonomi dönmeyince de kriz olu olur. Şimdi mantığını tam olarak anladığımızı düşünüyorum. Bu arkadaşların iddiasını güzel bir şekilde çerçeveleyip
[17:38] anlatabildiğimi düşünüyorum. Ve burada e kimse ahlaksızca bir davranış yapmadı mesela. Yani fırıncı çırağını çıkararak, işçi çıkararak işte ustalasından çıkararak maliyetini kısmaya çalıştı.
[17:49] Eee bankalar ben borcumu böyle vermiştim. Paramı istiyorum kardeşim sadece. Yani ben başka bir şey istemiyorum dedi. İşte çırakta işsiz kaldığı için eee harcama yapmaktan eee kasıldı ya da diğer vatandaşlar da daha ucuz olacak nasılsa diye harcamalarını
[18:02] kısmaya başladılar. Yani burada aslında kimse böyle kötücül emeller, kötü niyetli hareket etmiyor. Herkes normal piyasa koşullarının gerektirdiği zorunlulukları yapıyorlar. Ona rağmen e kriz oluyor. Sonuç bir felaketle
[18:14] sonuçlanıyor diyorlar ve diyorlar ki eğer bu kasabaya biz eee böyle olacağına bir para enjeksiyonu yapsaydık yani biraz para enjekte ettiydik parasal miktarını artırsaydık kasabanın bu durumda tabii ki deflasyon olmayacaktı.
[18:29] Fiyatlar bu şekilde azalmayacaktı. Böyle bir krizde yol açmayacaktı. Bakın e yani parasal genişleme her zaman kötü bir şey değildir. Eee diyorlar. Bu örnekle de arkadaşların iddialarını daha güzel bir şekilde ele almış olduk. Şimdi burada
[18:41] özellikle şu iddia var ya işçi işçiler ücretlerinin düşmesini istemez.
[18:45] Deflasyon olduğunda sizin cironuz düşecek, maliyetleriniz artacak. O yüzden işçilerin maaşlarını azaltmanız lazım. Değil mi?
[18:52] İşte Keynes mesela bizim sevmediğimiz yani Kees diyor ki işçiler maaşların azaltılmasını istemez. En kötü ihtimalle aynı kalmasını kabul edebilirler.
[19:00] Defasyon ortamda. Bu kötü bir şeydir diyor. Halbuki biz para basarsak diyor ne güzel Merkez Bankası işte faiz indirip kredi musluklarını açarsa, piyasaya para pompalanırsa diyor işçi ücreti hiçbir zaman indirmek zorunda kalmayacağız diyor. Hatta artıracağız
[19:12] diyor. Orada diyor ki işçi ücretlerini atıyorum ben piyasaya öyle bir para bastım ki %5 enflasyon oldu. Sen işçi ücretini %3 yaparak maliyetini azaltabilirsin diyor.
[19:26] İşçi de bundan hiçbir şey çakmaz diyor.
[19:28] Yani cidden bunu söylüyor. Yani böyle değişik bir kafa yapısı. Enflasyon dolayısıyla güzel bir şeydir diyor.
[19:33] Çünkü insan psikolojisi maaşının arttığını zanneder diyor. Reel hesaplamaları yapmak zordur diyor.
[19:38] Enflasyon olduğunda sen yine belki enflasyona aynı oranda da zam verebilirsin ama çoğunlukla az versen bile ona ses çıkarması düşmesine göre çok daha azdır diyor. O kadar ses çıkarmaz. Böylece işçileri güzel bir şekilde yönetebiliriz. Para basmanın bu
[19:49] avantajı da var diyor. Ama deflasyonda sen sabit parada işçileri hiç önüne alamazsın. İsyan çıkar. mahvederler ortalığı diyor. Yani Kees aynen bu şekilde bunu söylüyor. O yüzden para basmak güzel bir şeydir, meşru bir şeydir. Ekonomileri, işsizliği yönetmek
[20:03] için iyi bir araçtır diye savunuyorlar.
[20:06] Yani ne kadar ne kadar vicdani bir hareket bu. Onu da sizin takdirinize bırakıyorum. Daha sonra diyorlar ki şimdi faiz en %0'a düşer diyorlar. Yani daha azalamayacağı için siz bankaya attığınızda paranız değer
[20:19] kaybedemeyeceği için eee %0'a düşer.
[20:21] Yani faiz diye bir şeyin anlamı kalmayacak diyorlar. Yani benim birikimim var. Diyelim ki ben tasarruf sahibiyim. E Osman e burada fırıncı ne demiştik? Fırıncı Hasan vardı. Ben de Osman olayım mesela. 100.000 lir da param var kenarda. Normalde ne
[20:33] yapıyorum? Faize koyarım işte e param değerlensin diye mesela değil mi?
[20:37] Mantıken [boğazını temizler] eee ama şu anda deflasyon oldu. Sıfıra geldi faize. Para değer kazanıyor. Yani benim 100.000 liram durduğu yerde sürekli değer kazanıyor. Niye? Sürekli deflasyon oluyor. Bakın ekmeğin fiyatı 7
[20:46] liraya düşüyor. Ben bugün işte 100.000 lirayla işte 10.000 ekmek alabilecekken 7 liraya düştüğünde daha fazla ekmek alabiliyorum. değil mi? Yani param değerleniyor. Hiçbir şey yapmama gerek yok. Bankaya yatırmama vesaire de gerek
[20:56] yok. Hatta bana şöyle bir teklif gelse Fırıncı Hasan'dan şöyle bir teklif gelse gel kardeşim işte ortaklık yapalım ya da başka birisi. Gel ortaklık yapalım işte eee şu kadar ciro yaparız yılda şu kadar %2 getiri bekliyorum falan. Ama adam der
[21:08] ki ya ben zaten normal yastık altında tuttuğum paradan %3 kazanıyorum. Ben niye risk alacağım? Bir de satamama ihtimalimiz şeyimiz var da seninle birlikte ortaklık kuracağım. bu parayı vereceğim diyor. Yani yastık altında
[21:19] parası olan, tasarruf sahibi olan adam deflasyondan avantajlı çıktığı için diyorlar. Karşının iddiaları hala devam ediyoruz söylemeye. Karlı çıktığı için diyorlar hiçbir ortaklığa girmez. Banka faizi vesaire de yaptırmaz. Bu adam bu
[21:32] işin kazananı olur. Ama bu adam bu parayı reel ekonomiye sokmadığı için ne demiştik? Para durduğu yerde hiçbir anlamı yok. Para orada durunca hiçbir bize bir faydası yok. O paranın ekonomi çarklarına lazım. bir reel mal,
[21:43] hizmet üretimine, yatırıma, bir şeylere kanalize olması gerekiyor. Deflasyonda bunun için para sahipleri motive olmayacağı için bu da bir krize sebep olur diyorlar. Şimdi Fritman ve Schwarz bir makale yayınlıyorlar. Orada şeyi
[21:57] inceliyorlar. Bu büyük buhranda yani 29 33 arasında olan büyük bıhranda ABD para stoğu 1/3te kadar daralıyor. Yani eee para buhar oluyor diyebiliriz. Yani para azalıyor. Para miktarı azalıyor piyasadaki ve Fed yani Merkez Bankası,
[22:12] ABD Merkez Bankası Fed bunu engellemedi diyor. Yani parası todar aldı ne demek?
[22:15] Şu demek. Normalde bankalar kısmi rezerve yapıyorlar değil mi? Yani normalde sizin 100 dolarınız varken piyasaya atıyorum 300 dolar varmış gibi davranabiliyor kısmi rezerv sisteminde.
[22:24] Neden? Çünkü paranın tamamını herkes çekmeye gelmeyeceği için bankada 100 dolar tutuyor ama 300 dolar varmış gibi eee kağıtları dağıtabiliyor. Kısmi rezervide mesela bu mümkün. Böyle bir kriz olduğu zaman büyük buhran gibi
[22:36] herkes bankadan parasını çekmek istiyor değil mi? Yani garantiyi almak istiyor herkes kendine. Bankaya bank run oluyor.
[22:41] Yani herkes bankaya koşuyor ama bankada 100 lira var. Kısmi rezerve yapıyordu. E ne oluyor? Paranın 1/3çte biri aslında yoktu. O buhardı. Yani o bir sanal hacimdi. Herkes bankaya gidip parasını çekmeye başladığı zaman öyle bir para
[22:53] olmadığı anlaşıldı. Öyle bir para olmadığı anlaşılınca bu büyük krizde ne oluyor? Üçte bir dolarlar yok oluyor.
[22:58] Niye? Zaten yoktu ki onlar. varmış gibi yapılıyordu. Kısmi rezerv sistemi sayesinde. Bugün de bu uygulanıyor bu arada. Yani bu kötü bir şey. Zaten tüm anlatmaya çalıştığımız noktalar da bu varmış gibi yapılıyordu. Herkes bankaya
[23:09] koşunca aa meğerse piyasadaki paranın üçte biri yokmuş, sana almış, kısmi rezerv tarafından üretilmiş şeklinde bu anlaşıldı ve büyük bir probleme yol açtı diyorlar. eee buradan çıkardığı sonuç da
[23:21] şu. Para arzı sabit olursa biz de kısmi rezerv uygularsak böyle bir krizde herkes bankaya koşar ve bu krizi daha da derinleştirir. O yüzden ben para miktarını kendim artırabilirsem altın gibi o zaman işte bankada altın tutup
[23:35] onu kısmıyla rezerv yapıyorsunuz. Altın gibi değil de tamamen itibari itibari bir para basarsan bankaya geldiğinde hemen basıp arkadan matbaadan adamlara her gelene parasını yine verebilirim diyor. Yani bu yüzden para basmak
[23:46] güzeldir. Bu da krizi böyle anlarda engellemiş olur diyor. Yani var mı böyle bir mantık? O zaman para miktarını çok artırdığınız zaman onun yaratacağı negatif etkiler yani geleceğiz onlara.
[23:55] Böyle bir mantık var mı? Bunu söylüyorlar. İşte yine delillerinden bir tanesi işte bazı makaleler var. Onları yazarım aşağıya. Bu makalelerin temel olarak dediği şey şu. Altın standardı uygulanırken dünyada deflasyon olduğunda
[24:08] deflasyon altın standardını uygulamaya ısrarla devam eden ülkeler arasında yayılmaya devam ediyor. Altını ilk terk eden kişi, itibari paraya ilk geçen ülkeler eee bundan avantaj sağladılar.
[24:18] Yani altında kalanlar kaybetti.
[24:20] Deflasyondan daha da kötü etkilendiler.
[24:22] Altından çıkıp itibari paraya geçenler rahat ettiler. Ekonomileri yavaş yavaş düzelmeye başladı. Yani arkan altını ne kadar erken terk edersen o kadar senin ekonomin için iyi oldu diye çeşitli makaleler var. eee bunu da bir delil
[24:33] olarak geçmiş tarihi şeyleri inceleyerek getiriyorlar. Bizim bunlara da gayet cevabımız var. İtirazlarımız [boğazını temizler] var. Sırayla anlatacağız. Bu arada dünyada kısmi rezervi reddeden, tam rezerv bankacılığını savunan işte sınırlı
[24:45] parayı savunan bazı ekoller, akımlar da var. Mesela Irvin Fisher yukarıda denklemini verdiğimiz kişi de yine %100 money denilen tam rezerv bankacılığını savunan insanlardan. Yine akademik makaleler var. Eee, The Chicago Plan
[24:58] Revisited diye makale var. mesela Fisher'in iddialarını inceliyor ve eee büyük ölçüde doğru buluyor. Daha sonra Hüber ve Robertson'ın creating new money Money denilen e işte New Economic Foundation diye bir yer var. Orada
[25:09] positif money hareketi diye bir şey var.
[25:11] Yani dünyada böyle bir hareketler var.
[25:12] Yani bu dert sadece bizim Müslümanların veya bu tatelerin derdi değil.
[25:16] Dışarıdaki diğer insanlar da bu ekonomik sistemin bozukluğunu, sınırsız para sisteminin, itibari para sisteminin bozukluğunu fark ediyorlar. Eee ve burada karşı tam rezerv sistemini ve sınırlı parayı savunuyorlar. Pozitif
[25:27] monei hareketi de bunlardan bir tanesi.
[25:29] Mesela Nobel ödüllü Mariuke Elli var. E bu önemli. Eee bu mesela ana akımı destekleyen ekonomistlerden bir tanesi.
[25:38] Aslında bu Nobel ödülü de var. Diyor ki aslında modern bankacılık eee mevduata ödünç vermesi için biz bankanın nasıl çalıştığını falan artık bildiğimiz için o videoyu da izlemenizi öneriyorum.
[25:46] Banka mevduat şey verebilmek için, kredi verebilmek için bir mevduat toplamak zorunda değil. Krediyi direkt bir borç olarak oluşturabiliyor. Yani herhangi birinin parasını toplayıp da onu başkasına borç vermek zorunda değil.
[25:56] aracı bir kurum değil banka zaten eee Nobel ödülü else bunun böyle olduğunu söylüyor. Eee para yarattığını yani bankalar para yaratır. Eee diyor.
[26:04] Aslında bu bir kalpazanlık değil mi? Ben para basamıyorum ama banka basabiliyor.
[26:07] Aradaki tek fark onun legal olarak bu izne sahip olması. Devlet kalpazanla tefeciyi cezalandırırken, eee, bankaya hiçbir şey demiyor. Bankada özel sermayedarları kar elde edebiliyor.
[26:19] Zaten biz bunu söylüyoruz ve eleştiriyoruz her zaman. E dolayısıyla dünya şu anki ekonomik sistem kredi genişlemesine dayalı bir yapı. Yani sürekli kredi vererek para yaratıyorsunuz. Bankalar, özel bankalar kredi vererek para yaratmaya başlıyor.
[26:32] Bu da finansal istikrarsızlığı, enflasyonu ve borç krizlerinin doğrudan kaynağı olduğunu söylüyor. Elis'a göre bu bunlar sistemin dışsal şoklara karşılaşınca ürettiği kazalar değil.
[26:41] Yapının kendi işleyişinin zorunlu ürünüdür. Yani sen ben krediyle paray atacağım diyorsan enflasyon orada olmak zorunda. Eee veya enflasyona bağlı bazı krizler yaşamak yine zorundasın. Yani aslında burada Els eee bu kaydi para
[26:54] yaratmanı, bankaların para yaratma olayını e burada biraz eleştiriyor diyebiliriz. Ve çözüm olarak da %100 rezerv ve mevduatların toplandığının sadece verilmesi, yeni bir para yaratılmaması eee %100 rezervle kredi
[27:08] verilerek yapılması gerektiğini savunuyor. Yani burada aslında faizde bir şey demiyor bu arada. Biz faizin de olmaması gerektiğini savunuyoruz. Yani diyor ki kredi verirken havadan para yaratarak değil. Çünkü onu çok kolay
[27:19] yaratırsın. onun önünü arkasını şey yapamazsın, düşünmezsin. Gerçek mevduatlardan yani birinin gerçek bir tasarrufu olan şeyi kredi verirsek o zaman ekonomi daha kuvvetli ve dirençli olur. Yani burada aslında temel dediği
[27:31] şey %100 kısmi rezervi desteklemiyorum.
[27:33] %100 rezerv bankacılığını destekliyorum diyor. Bu da bizim için önemli iktisat, Nobel iktisat ödülü almış bir ekonomist sonuçta. Ama o tam bizle aynı yerde durmuyor. Çünkü o diyor ki özel bankalardan alalım para yaratmayı
[27:45] tamamen devlete verelim. eee, nasıl olsa şu an özel bankalar kredi veriyor ya.
[27:50] Bunu diyor devlete verelim. Daha sıkı politikalarla denetleyelim. Parasal genişlemeyi daha böyle eee, sürekli kredi vererek değil daha böyle ayağı yere basar şekilde yapalım. Eee, diyor.
[28:00] Yani tam bizle aynı noktada değil ama şu sorunun farkında. Özel bankaların kredi vermesiyle dönen şu anki günümüzdeki ekonomik çark kesinlikle sağlıklı bir çark değil. Bunu en azından söylemiş oluyor makalesinde. Daha sonra
[28:12] helikopter money denilen bir şey var.
[28:15] Onu da yazalım.
[28:19] Helikopter parası.
[28:23] Normalde eee Fredman şey değil. Eee bu ana akıma dahil bir ekonomist değil. Ama şöyle diyor ya para basılıyor. Para ama basılırken madem diyor eee şöyle bir düşünce yapıyor. Diyor ki helikopter mani yapsak yani düşünce deneyi olarak
[28:37] herkese havadan dağıtsak parayı diyor.
[28:38] Yani madem basıyoruz basken herkese adil dağıtalım, eşit dağıtalım. Neden? Yani bankalar kredi vermek suretiyle belli kişilere sadece vererek bu para yaratılıyor. Kredi talebi olan ve onaylanan kişiye sadece bu para veriliyor. Hayır. Herkese de eşit bir
[28:52] şekilde dağıtılsın. Tamam işte 1 trilyon dolar kredi genişlemesi yapacağım. Faiz düşürüp bankaların kolay kredi verip para yaratmak yerine diyor. Havadan helikopterden herkese dağıtalım. en azından vatandaş bundan faydalanır diye
[29:05] bir düşünce deneyi getiriyor. Eee, ilk bakışta sorunları belki bir nebze azaltabilir veya çözebilir. Bunun da aslında eee, nasıl etkileri olduğunu yavaş yavaş inceleyeceğiz. Ben Berner var. E, eski Fed Başkanı ya konuşmasında
[29:19] hatta Keniz Dönesinin şaka şöyle söylerken işte Kenz diyor ki mesela devlet şişelerin içine para koysun madenlere gömsün işçiler gitsin hem çalışmış olur hem de kazandınca parasını almış olur falan gibi. Yani bu Kennet çok fantastik bir adam. Değişik bir
[29:32] adam. Bunu hatırlatıp sonra şey diyor, devletin vergi indirimlerinde veya işte vergilerdeki alacaklarının halka eşit bir şekilde dağıtarak Friedman'ın helikopter parasını vergi belki uygulayabiliriz gibisinden böyle değişik
[29:45] bir konuşma yapıyor. Yani onların da aslında bunu makul bulduğunu görebiliyoruz. Tabii ki biz helikopter mani savunuyoruz diye demiyorum. Bence hiç para yaratılmamalı zaten bizim ekolümüz bu. Helikopter de olsa, şu da olsa, bu da olsa para yaratmak her türlü
[29:56] adaletsizliğe sebep olur. Bunu birazdan e kanıtlarla matematiksel olarak da anlatacağız. Ama ehvenişer olarak eğer banka illa para yaratan sistemde durmak istiyoruz diyorsak da helikopter mani aralarındaki en iyi olanı tabii ki.
[30:09] Çünkü bankanın kredi verip herhangi bir imtiyazlı kişiye parayı doğrudan vermesindense tüm halka eşit vermesi elbette adaletsizliği daha azaltacaktır ama sıfırlamıyor hiçbir şekilde. Şimdi yavaş yavaş bizim bunlara cevaplarımızı
[30:21] işlemeye başlayalım. Bir kere şundan başlayalım. Yani sabit parada işte ortada para bulunamaz, parasal sıkıntı yaşanır falan. Ya para bir mübadele aracı değil mi? Bir değişim aracı. Eğer orada mal varsa, bende de değişim aracı
[30:35] varsa illaki insanlar birbirleriyle bir şeyleri değiştirecekler. Şimdi büyük çerçeveden geniş yoldan bakmamız lazım.
[30:40] Ya orada mal var, benim param yetmiyor gibi bir şey yok. Ya da benim param değerli işte şey yapmıyorum diye bir şey yok. Mal varsa, para varsa sabit para olsa mal isterse sınırsız artsın değil mi? mal isterse [boğazını temizler]
[30:52] bir piyasada 10 mal varken bir anda 1000 mala çıksın benim sınırlı paramla onu alamayacağım anlamına gelmiyor. Param değerlenmiş olur. Ben bir şekilde mübadeleyi yapacağım. Fiyatlar değişmiş oluyor burada sadece. Öncelikle bunu bir
[31:03] kere belirtmemiz lazım. Zaten e Mises'te theory of money and creditte bunu söylüyor. Yani paranın çok olması veya paranın artılmasının herhangi getirdiği bir avantaj yok diyor. Sınırlı parada veya sen parasal genişleme çok para da
[31:17] yapsan, az para da olsa piyasada bunun e total etkisi sıfırdır diyor. Ha ama diyor ki paran artış miktarının belirlediği bir şey vardır diyor. O da dağıtımın nasıl olacağı. Sonuçta bir sen bir para sabitken artırıyorsan bu
[31:30] dağıtım kime nasıl gidecek? Bu dağıtımda sen adil davranabilecek misin yoksa bir servet transferine mi yol açacak? Bu önemli diyor. Zaten bizim söylediğimiz şey de bu. Sen parayı artırırken hiçbir şekilde adil olma şansın yok. Bunu
[31:42] ispatlayacağız. O yüzden sabit para olması her zaman daha iyi ve sabit olduğunda da çok olmasıyla arasında bir fark olmadığını daha sonra ispatlayacağız. Böylece aslında bunların iddia ettiği gibi deflasyonun kötü bir şey olmadığını eee ve dedikleri gibi
[31:55] borç deflasyonuyla arz deflasyonunun farklı şeyler olduğunu, tarihi ampir kanıtlarla da bunu anlatacağız şimdi birazdan. Şimdi şöyle düşünelim. Eee, kasabada 100 birim para var diyelim. 100 tane de somun ekmek var. Ne? 1 birim
[32:08] para bir birim somun ekmek alabiliyor.
[32:10] Yani 1 liradan satılmış oluyor. Şimdi onların yolu var. Bir de bizim yolu var.
[32:13] Onların yolu parasal genişleme. Bizim yolumuzda para genişlemesin, sabit dursun. Para stoğumuz onlar ne diyor?
[32:18] Üretim ikiye katlanıyor. Yani devletler eee işte ekonomiler sürekli üretimi artıracaklar. İşte verimlilik artacak bir şekilde üretim fazlalaşacak ama senin paran sabit kalacak. Bu problemdir diyorlardı ya. Bakalım. Tamam. Ben artık
[32:29] 200 somun üretebilecek bir teknolojiye geliştim. Yani yeni somun fabrikaları açıldı. Sürekli gelişiyoruz, değil mi?
[32:34] Büyüyoruz yani. Tamam. Okey. 200 somun oldu. Onlar diyor ki hemen ben 100 birim daha parasal genişleme yapacağım. 200 basacağım. Biz diyoruz ki biz paraya dokunmayız. Üretim artarsa artsın ben param sabit. Ekmek iki tarafta da 200'e
[32:47] çıktı. Normalde 100 ekmek üretirken 200 ekmek üretmeye başlıyoruz. Ekmeğin fiyatı onlarda sabit kaldı. Niye? Parayı artırdı. Eee bizde ne oldu? Yarı fiyatına düştü. Deflasyon oldu. Ekmeğin fiyatı düştü. Değil mi? 50 kuruşa düştü.
[32:57] Çünkü ekmek fiyatı arttı ama para fiyatı sabit. Toplam reel durum onlarda da 200 som üretildi piyasada. A orada raflarda duruyor. Bizde de 200 som piyasada a raflarda orada duruyor. Reel olarak aslında eee bu tablo birebir aynı. Çünkü
[33:11] aynı kasaba, aynı ekmek, aynı refah.
[33:13] Yani ekmeğin 1 lira mı olduğu, 50 kuruş mu olduğu sadece bir ölçü biçimi, değişimi aslında. Ekonomide yine dengeler normal bir şekilde herkes birbirine para alıp verince şey yapacağı için burada aslında değişen bir şey yok.
[33:25] Çünkü benim normalde 1 liram varsa, e 1 liram yine ikmek alabiliyorum. Değil mi?
[33:30] Yani bizim sistemde 1 lirası olan adam üretim arttığında iki ekmek alabiliyor.
[33:35] Yani parası olan herkese parası olduğu oranda bir satın alma gücü gelmiş oluyor. Ben bir üretim arttı, verimlilik arttı. Şöyle diyelim bunu. Üretim
[33:47] verimliliği arttı.
[33:50] Parası olana bu adil dağılır. Neden? 1 lirası olan artık 2 ekmek alabilir. 2 lirası olan 4 ekmek alabilir. Yani önceden parası kaçsa adamın o oranda daha fazla ekmek almaya başlayabilir.
[34:01] Burada herhangi bir adaletsizlik yok.
[34:03] Ama karşı tarafta 100 lirayı bir şekilde basacak. Bunu nasıl basacak? Yani helikopter moneyile bassa, herkese eşit dağıtsa yine adaletsiz olduğunu göstereceğiz ama e birinci seçenek o.
[34:11] Ama şu an öyle bile yapılmıyor. Şu an kredi sistemiyle birisi geliyor diyor ki ben fırın açacağım. Bana 100 lirayı verin. İşte ona veriyorlar mesela parayı. O zaman elinde 1 lira olan kişi olarak ben kredi almamış kişi olarak ne
[34:22] yapıyorum? üretim artmasına rağmen hala bir ekmek alabiliyorum. Bu refah artışından ben faydalanamadım. Ne oldu?
[34:28] Benim zararıma oldu bu. İşte bunu eee anlatmaya çalışacağız aslında. Burada bizim yolumuzda parası olan adam daha fazla o üretilen eee mal hizmetten eee üretim fazlalığı oranında yararlanabilirken onların yolunda sadece
[34:42] kredi verilen eee kişi bu refah artışından faydalanıp elinde halihazırda parası olan adam bundan zarar görür.
[34:48] Çünkü normalde iki ekmek alması gereken hala bir somun ekmek alabiliyor anlamına gelir. O bir somun ekmek alabilme fazladan normalde bir tane daha alabilmesi lazımdı. Onu başkasına hediye etmiş olur. Yani bir servet transferi
[35:00] gerçekleşmiş olur. Bizim eleştirdiğimiz nokta da bu. Para basmada bu servet transferi mutlaka ama mutlaka gerçekleşiyor. Helikopter money yapsak bile geleceğiz detaylarına. Yani biz neden fiyat istikrarı yapmak zorundayız?
[35:12] Yani bir ekmek 1 liraysa niye hep 1 lira olmak zorunda? Yani bunun bunun bir mantığı yok. Sen öyle istedin diye öyle olmak zorunda değil mi? Yani ekmeğin fiyatı 50 kuruş olsun. Ya bunun benim bir zararı yok ki. Üretimden ben
[35:23] elimdeki para oranında tek faydalanabiliyorum zaten. Sen fiyat istikrarını niye korumaya çalışıyorsun?
[35:27] Yani kötü bir şey değil. Ekmeğin fiyatı düşebilir veya doğal gereği arta daabilir ama üretim aynıysa artmamasını bekli. Sen ekmeğin fiyatını sabit tutacağım diye bir adaletsizlik burada yaratmış oluyorsun. Yani aslında yani
[35:39] sen ekmeğin fiyatını sabit tutacağım diye sürekli para basman gerekiyor.
[35:43] Niye? üretim artıyor, verimlilik artıyor, teknoloji gelişiyor, ülkeler büyüyor. O zaman eee üretim arttıkça sen para basmak zorundayım diyorsun. Yani sen aslında fiyatı sabit tutacağım diye para basmayı meşrulaştırıyorsun. Tamam
[35:57] mı? Yaptığın şey bu.
[35:59] Fiyatı sabit tutma bahanesiyle para basma meşrulaşıyor.
[36:08] Senin yaptığın bir kere cinliklerden bir tanesi bu. Yani fiyat fiyatı sabit tutmak gibi bir görevimiz.
[36:17] Yani bunun bir açıklaması yok. Sen fiyat istikrarı sağlayacaksın. Fiyatları sabit tutacağım. O yüzden para busuyorum. Bu halkımızın önem halkımız için iyi bir şey arkadaşlar. Bak paranızın değer kaybetmemesi için gibi bir manipülasyon
[36:28] yaparak para basıyorsun. Para basımını da adaletsiz bir şekilde yaptığın için o paraya herkes erişemiyor. Bankanın bastığı paraya kredi alabilen kişi erişebiliyor. Diğer videolarda anlatıyoruz bunu. O zaman o benim servet
[36:39] transferimi, cebimdeki 1 lirayı o adama sen transfer etmiş oluyorsun. Yani adalet sağlayacağım derken adaletsizliğe sebep oluyorsun aslında. E George Selg var. E less than zero the case for a falling price level in growing economy
[36:53] diye bir yine eee makalesi var. Orada da diyor ki kardeşim sen fiyat istikrarı için uğraşma gerek yok diyor. Verimlilik artışı kadar verimlilik ve üretim artışı kadar
[37:07] fiyatın düşmesine izin ver. Bu kötü bir şey değil ki diyor. Yani sen buna eee sen buna izin verebilirsin diyor. Çünkü burada da anlattığımız gibi zaten vatandaş ondan elindeki para oranında doğrudan yararlanmaya başlayacak. Bu
[37:21] deflasyona ulaşmaz ki. Bu verimlilikle alakalı bir şey diyor. Borçla alakalı bir şey değildir diyor ki haklı. Şimdi bir kötü deflasyon var bir de iyi deflasyon var. Bizim bunları ayırmamız lazım. Şimdi karşı retorik yaparken
[37:32] konuşmaların argümanlarını sunarken deflasyon olur. Deflasyon kötü bir şeydir. Ya tamam da hangi deflasyon?
[37:37] Şimdi deflasyonları tanımlamamız lazım.
[37:39] Bir senin dediğin kötü deflasyon var.
[37:41] Bir de iyi deflasyon var. Sen iyi deflasyonu hiç görmeyip sanki tüm deflasyonlar kötüymüş gibi bir algı yapmaya çalışıyorsun. Mesela kötü deflasyon nedir? Toplam talebin çökmesi, eee, kredi daralması, banka iflasları, borçluların borç yükünün artması. Bunlar
[37:55] kötü deflasyon. Tamam mı? İyi deflasyon, verimlilik ve teknoloji artışı, arz genişlemesi. Yani ne oldu? Yukarıdaki eee, somun ekmek örneğindekini şey yapabiliriz. Sen verimlilik yaptın, üretim artışı sağladın, teknoloji geliştirdin. Normalde 100 ekmek
[38:09] üretebilirken 200 üretebildin. Ya bunun yarattığı deflasyon iyi bir şey zaten.
[38:13] Bu halkın daha refah yaşamasını sağlayacak bir şey. Normalde elimdeki parayla bir ekmek alabilecekken iki ekmek alabilmemi sağlayan şey bu. Zaten verimlilik odaklı deflasyon zaten güzel bir şeydir. Bu denklemde eee kötü deflasyon olduğunda M ve V düşüyor. Yani
[38:27] bu ne demek? paranın dolaşım hızı düşüyor anlamına geliyor. Yani insanlar harcamayamış. Ama iyi deflasyonda üretimi artırıyorsun, verimliliği arttırıyorsun ve insanlar normal hayatına devam ederken daha fazla şey alabilecek hale geliyorlar. Kar marjları
[38:38] sıkışıyor kötü deflasyonda. E ilk onların iddia ettikleri birinci biraz önce anlattığımız şeyler işte.
[38:44] İkincisinde ise kar marjını koruyorsun, maliyetleri düşürüyorsun. Daha iyi bir şey. Örneklerde daha güzel açıklayacağız zaten. Burada istihdam çöküyor kötü deflasyonda. İyi deflasyonda istihdam artıyor. Kötü deflasyona örnek işte o
[38:54] büyük buhran zamanları 2933 civarları iyi deflasyona örnekse 7396 arasında iyi bir deflasyon oldu. ABD'de demir yolları şunlar bunlar feci bir gelişim yaşandı.
[39:02] Yani eee anlatacağız onu. İşte İngiltere'de de yine aynı şekilde öyle şeyler oldu. 90-2020 arasında da elektronik sektöründe böyle bir şey oldu. Yani elektronik sektörü çok hızlı artmaya başladı. çipler vesaire, RAM'ler, şunlar bunlar çok verimli bir
[39:13] şekilde üretmeye başlayınca orada bir eee verimli deflasyon olmaya başladı.
[39:17] Yani deflasyon her zaman kötü bir şey değildir. Öncelikle bu algıdan bizim kurtulmamız lazım. O yüzden bu tabloyu yaptım. Eee iyi deflasyon [boğazını temizler] gayet halkın yararına bir şeydir. Onlar hiç bundan bahsetmezler mesela
[39:28] karşılara. Ama bizim bunun bilincinde olmamız gerekiyor. Şimdi karşı taraf hep böyle makale MC işte yok dünya bunu kanıtladı falan gibi moduna gittiği için ben de böyle makalelerden karşı makalelerden örnek vermek eee vererek
[39:40] ara ara ilerlemek istiyorum. Bir kere deflasyonla depresyon arasında yani depresyon dediği de kriz yani deflasyonla kriz arasında doğrudan eee böyle ampirik çalışmayla bir makale çalışmasıyla doğrudan tamam yüksek bir
[39:53] korelasyon bulduk bu ikisi arasında diye bir eee şey yok. Eee doğrudan korelasyon yok. Bu sadece bir iddia seviyesinde ve işte demin biraz önce anlattım eee iddialar seviyesinde kalıyor. Yani şunları getirerek bakın işte deflasyon
[40:05] eşittir depresyon diyorlar. Şuradaki iddiaları dile getirerek. Ama biz akademik çalışmalarda bunu doğrudan böyle olduğuna dair bir korelasyon bulamıyoruz. Mesela deflation and depression ister an empirical link diye
[40:18] bir makale var. Mesela 17 ülke, 100 yıllık veriler incelenmiş ve 65 deflasyon olayının sadece 21'inde kriz çıktığını, 29 krizinde eee yaşanan 29
[40:32] tan krizinde sadece 8 tanesinin deflasyonun olduğunu söylüyor. Yani bu büyük buhran dışında yani bu zaten keizin menzin de popüler olduğu zamanlar onlar bu büyük buhran 2933 dışında aslında elle tutulur bu şekilde. Ya deflasyon olduğunda acayip kriz olur
[40:46] gibi bir veri tam olarak elimizde yok.
[40:48] Yine BIS makalesi var. The cost of deflation, a historical assessment diye bir makale var. Orada da bulunan şey şu.
[40:55] Mal hizmet deflasyonunun yani yukarıda anlattığımız, şurada anlattığımız neydi?
[40:59] Verimlilik artışı deflasyonunun aslında çok bir şeyi yok, etkisi yok. Büyümeyile ilişkisi zayıf yani. Ama asıl zararlı olan varlık fiyatlarındaki deflasyon ve borç yükündeki deflasyon, faiz oranlarındaki, faizli borçlardaki
[41:11] deflasyon. Bunlar diyor tamamen krize sebep oluyor. Yani aslında sorun üretim artışı değil. paranın sabit olması da değil. Sorun diyor borç. Borç sisteminde borç olmasına ve paranın belli varlıklara işte mesela gayrimenküle
[41:24] gidip orayı şişirmesi, borsaya gidip orayı şişirmesi. Sorun buralarda diyor.
[41:27] E zaten biz de onu söylüyoruz. Sorun aslında sınırlı parada değil. Sorun sen para basacağım diye o bastığın parayla milletin kredi alıp üretim yapıp şurada e som ekmeği artıracağı yere borsada fiktif işlemlerde borsayı şişirmesi.
[41:41] Gayrimenkulde fiktif olaylarla gayrimenkülü şişirmesi. Varlık balonu yaratması. Bir de tüm bu senin ekonomin faize dayalı, borca dayalı olduğu için bu faizli borç yüzünden yukarıda anlattığımız fırıncı Hasan örneği gibi fiyatlar düştüğünde faizli borcu olan
[41:56] adam yanıyor. Eyvah eyvah diyor. E tamam sen sistemi böyle kurguladığın için deflasyon kötü diyorsun. Biz de diyoruz ki hayır sistem böyle kurgulanmak zorunda değil ve deflasyon da kötü bir şey değil. Sen sistemi faiz üzerine
[42:07] kondurmazsan, varlık balonları fiyatı üzerine kondurmazsan, para yaratma mekanizması üzerine kondurmazsan, sabit parada ve faizli borç olmadan kar zarar ortaklığıyla yaptığın sistemde gayet güzel ve mükemmel işler ve deflasyon
[42:18] olması kötü bir şey değildir. İyi bir şeydir. Ne güzel verimlilik artar, milletin de refahı artar diyoruz. Bizim temelde savunduğumuz konum zaten bu ve bu eee makalelerle de zaten görülebiliyor. Onu anlatmaya çalışıyorum. Mesela yine bir makale var.
[42:32] O da good versus bad deflation. Biraz önce anlattım yani iyi ve kötü eee deflasyonu şey yapıyor. Lessons from the gold standard era. Altın standart döneminden dersler şeklinde bir makale var. Ve orada diyor ki altın standardı
[42:45] dönemindeki sabit para dönemindeki deflasyon büyük ölçüde arz kaynaklı ve büyüme uyumluydu. Yani o Amerika'daki işte demir yollarının olması, İngiltere'de şey olması yani şurası şu kısım. Burada diyor ki iyi deflasyon bu
[42:57] verimlilik art verimlilik artışı olan bir deflasyondu diyor. Dolayısıyla sen burayı kötü olarak adedemezsin. Ha kötü deflasyonlarda örnek veriyor. O da borca dayalı sistemlerde oluşan de enflasyon.
[43:09] Yani buradaki arkadaşlar şunu iddia ediyor. Biz borca dayalı sistemde kalalım. Faizli sistemde kalalım. Bu borca dayalı sistemde deflasyon olursa kötü. O yüzden deflasyon çok kötüdür. O yüzden de sabit para kötüdür diyor. Ya
[43:20] sen öncüllerini karıştırdın. Öncüllerini karıştırdın. Sen kendinle bir dünya yarattın. Bu dünyada deflasyon kötüdür diyorsun. Tamam o dünyada kötü zaten deflasyon ama biz o dünyada durmak zorunda değiliz. Biz zaten başka bir
[43:30] dünyanın tasviri çiziyoruz. Bu dünyada deflasyon kötü değil. Verimlilik artışı olduğu için iyi bir şey. Hatta ülkelerin kalkınmasında fayda sağlayan, insanların refahını artmasına fayda sağlayan bir şey. Bunu da getir örneklerle açıklamaya
[43:41] çalışacağım zaten yavaş yavaş. Yani senin dünyanda şimdi bu arkadaşların dünyasında sabit nominal faizli borç var.
[43:55] kısmi rezerv sistemi var.
[43:58] İşte kısa vade, yükümlülük, uzun vade, varlık falan gibi değişik sistemler var.
[44:07] E şimdi sen bu sistemde faizde borç verdiğin sistemde, deflasyon olduğu zaman, kısmi rezerv sistemde, herkes bankaya gidip parasını bulamadığı zaman vesaire böyle olduğu zaman sen tabii ki deflasyona kötü dersin. Senin önce dünya
[44:18] algını değiştirmen gerekiyor. Biz bir kere diyoruz ki faiz olmak yerine kar zarar ortaklığıyla olsun. kar zarar taklığıyla olduğunda daha güzel sonuçlar ortaya çıkacak. Bunu zaten eee şimdi söyleyeceğiz. Şimdi biz bu eee fırıncı
[44:30] Hasan örneğine devam edelim.
[44:32] Şimdi Hasan normalde ne yapıyordu?
[44:34] 100.000 L borç alıyordu. Bankadan 10.000 L taksitlerle şey yapıyordu. Ödemeye çalışıyordu. Deflasyon olunca borç büyü yükseldiği için borcunu ödeyemediği için c borcunun ciroye oranı fazla ulaştığı için batıyordu. Şimdi diyoruz ki Hassan
[44:45] bu sefer borç almasın. Faizli borç almasın. kasabalı bir yatırımcıyla müşareke yani kar zarar ortaklığına girsin. Yatırımcı fırınını, fırının sermayesini koysun. Yani aralarına bir kar zarar ortaklığıyla borç alışverişine
[44:57] girsinler. Bu yatırımcı desin ki karın %20'sini alıyorum. Normalde ne yapmıştık? Yukarıdaki örnekte de Hasan ne yapmıştı? Yine %20'sini zaten bankaya ödeyecekti. Bu sefer yatırımcı yine aynı şekilde ne diyor? Tamam kardeşim diyor.
[45:11] Kar zarar ortaklığına gidelim. Ben de %20'sini alalım. Yani başlangıç koşulları bankayla birebir aynı şekilde borç veriyor yatırımcı. Ne oldu? Ekmek 10 liradan 7 liraya düştüğünde cirosu da düşmüştü değil mi? Hasan'ın Fırıncı
[45:22] Hasan'ın maliyetleri de ama o oranda düşüyordu. Karı da düşüyordu.
[45:26] Yatırımcının payı normalde 4.000ken çünkü %20 olduğu için eee 2800'e düşüyor. Peki yatırımcı payının jiroya oranı değişiyor mu? Değişmiyor.
[45:35] Yatırımcı hep aynı %8'ini almış oluyor.
[45:37] Net cirun deflasyonda sadece ekmek fiyatları düşmez. un, odun kira da düşer. O yüzden maliyetleri de düşüyor aslında. Maliyetleri de %30 kadar geriliyor. Çünkü fiyat e deflasyon varsa %30 düşüşse maliyetler de düşüyor. Kar
[45:51] marjı korunuyor. Kar marjını koruyorsun.
[45:53] Önemli bir şey bu. Yatırımcının payı ciro ile birlikte küçülür. Yük oranı sabit kalır. Yani faizli borç aldığında ekmek 10 lirayken %20 eee ekmek arttığında %28e çıkıyordu değil mi borca
[46:07] oranı? Yani %43'lük bir borç yükünde artış oluyordu. Neden? Çünkü faizli borçta sen standart taksitini ödersin. O senin karına, şuna buna bakmaz. Ama müşareke yaptığında başlangıç koşulları bankayla birebir aynı olmasına rağmen
[46:20] adamın üzerindeki yük hiçbir şekilde artmadı. Yani eee Hasan bu sefer krize girmedi. Depresyon olmasına rağmen hayatına normal bir şekilde devam etti.
[46:28] Burada Hasan da memnun, yatırımcı da memnun. Niye? Bir borç krizi doğmadı.
[46:33] Çünkü yatırımcıın aldığı para azaldı ama bu sefer aldığı ekmek sayısı azalmadı.
[46:36] yine aynı piyasada o kadar ekmek alabiliyor. Çünkü burada verimlilik artışından kaynaklanan bir deflasyon söz konusu. E ortada borç ilişkisi olmadığı için kar zarar ortaklığına dayanan bir ilişki olduğu için kaybeden hiç kimse
[46:48] yok. Herkes memnun. Hatta verimlilik artışı olduğu için insanlar elindeki parayla daha fazla şey alabiliyorlar.
[46:54] Yani aslında buradaki temel sebebin faizli borçtan kaynaklı bir sistemde deflasyonun kötü etkisi olduğunu görüyoruz. Ne kadar İstanbul'un bu durumda eee iyi bir pozisyonda olduğunu buradan anlayabiliriz. Zaten şimdi bu
[47:07] durumda ne oldu? Şimdi yük arttı. Borç faizi düzendi. Borç yükü artmıştı.
[47:13] Müşekeli sistemde borç yükü artmadı.
[47:14] Bundan bahsetmiştik. Şimdi çırağın çıkarması faiz düzenli ne demiştik?
[47:17] Fırıncı mecburen borç yükü arttığı için borçlarını ödeyebilmesi için, maliyetlerini düşürebilmesi için çırağa çıkarmak zorundaydı. Bu işsizliğe sebep olacaktı. Bizim düzemde ne oldu? Çırağın çıkarması gerekmedi ki. Niye? E borç
[47:26] yüküm artmadı ki. Ben zaten kar zararı ilişkisiyle şey yapmıştım. Herhangi bir borcum olmadığı için de verimlik artışı deflasyonda herhangi bir şekilde işçi çıkarmak zorunda kalmıyorum. Bakın işçi çıkarmadım. İşsizliğe bir etkisi yok.
[47:36] Talep daralması faizle başladı. Niye?
[47:38] İşçiler çıkmıştı. İşçiler çıkınca onlar satın alamamaya başladı. Birileri satın alamamaya başlayınca deflasyon krizi daha da büyümüştü. Ama burada işçiler falan çıkmadığı için herhangi bir şekilde talep daralması yaşamıyor.
[47:48] Millet faiz borcu falan ödeyemek zorunda kalıp borcun altında edilmediği için e bu sefer de herkes normal hayatındaki alışverişe devam ediyor. Hatta cebindeki parayla daha fazla somun alabildiği için belki daha fazla harcamalarını artırıp
[48:01] daha güzel şeylere yol açabilir. Bu en sonunda diğer faiz sistemde adam borcunu ödemek için fırınını mırını satıp dükkandan tamamen çıkıyordu. E şimdi burada öyle bir şeye de gerek yok.
[48:09] Burada banka zararı ve mevduat daralması demişiz. E para stykç bu faizi düzen bankanın işine geliyor. E burada ise herhangi bir mevduat daralması, e tasarruf sahiplerinin yatırımdan vazgeçmesi falan gibi şey söz konusu değil. Ben zaten kar zarar ortaklığıyla
[48:23] işe girmiştim. Normal hayatıma devam ediyorum. Millet yine kar zarar ortaklığıyla piyada işler yapmaya devam edebilir. Herhangi bir kriz gibi bir algımız olmuyor bu dünyada. Sarmal faizli düzende sarmal başlarken bizim düzenimizde normal hayat akıyor gidiyor.
[48:36] Yani hiç kimsede bir problem yaşamıyor.
[48:39] Dolayısıyla Fisher aslında eee bahsederken faizli borç yığının oluşturacağı deflasyondan bahsediyordu.
[48:45] Karşı tarafta ne diyor? O halde para genişlemeli diyor. Bu borç bir deflasyona yol açmaması için, insanlar bu borcun altında ezilmemesi için para genişlemeli. Yani aslında burada faizle para yaratmaya meşruiyet kazandırıyor.
[48:57] Şu örneği vererek. E kardeşim ben de diyorum ki baştan zaten sorun buydu.
[49:01] Yani bu faiz mi enflasyon doğurur, enflasyon mu faiz doğrur sorusuyla aynı şey. Yani aslında sen önce dünya bir dünya algısı sunuyorsun. Daha sonra o dünya algısında deflasyon olursa kötü olur deyip para basmayı meşrulaştırıyorsun. O para basma
[49:12] üzerinden de serbet transferi ve adaletsizliğe yol açıyorsun. Onun da matematiksel şeylerini birazdan göreceğiz. Yani burada mesela işte bunların şu Keyn'in falan söylediği işçi ücretleri enflasyon olursa eşi ücretlerini azaltmaya gerek kalmadan
[49:26] nominalı artırırsın ama reel olarak azaltırsın. Enflasyon %5ken %3 zam verirsin. O farkına bile varmaz. Eee, ondan sonra bunu böylece işçilerin maaşını azaltarak işini görebilirsin şeklinde söylüyor. Ya bu İslami bir şey
[49:36] mi? Burada bir kere aldatma var. Yani bu kesinlikle İslami bir model değil. Biz bu modeli Müslüman olarak kabul edemeyiz zaten. Sen işçiyi aldatıyorsun. Bilgi asimetrisinden faydalanıyorsun. O an enflasyon açıklanmadığı için ya da
[49:47] işçinin o o bilgileri o kadar eee derin iktisadi şeylere hakim olamayacağı için o parasını arttı zannediyor ama sürekli refahı düşüyor. Günümüzde de öyle olmuyor mu? Maaşlarımız sürekli artıyor.
[49:58] Refahımız düşüyor. Aa nasıl oluyor ya bu? İşte böyle oluyor. Keynz'in teoremi yüzünden oluyor. E bu aldatmaca değil mi? Bu bilgi asimetrisi değil mi? Bu kesinlikle Müslümanlıkla alakası olmayan bir şey. Yani bizimkinde ise zaten
[50:11] verimlilik artışından dolayı sen iş cezamı yapmasan bile zaten adam elindeki parayla daha fazla somun ekmek alabiliyor. Yani zaten parasının arttığını hissediyor. Refahının arttığını hissediyor. Bu adamın zaten zam gelecek bir durumu yok. Sen zam
[50:22] yapmana da gerek kalmıyor zaten. Veya şöyle bir şey, sen eğer faizsiz düzende tamamen verimlilik odaklı bir deflasyonda işçinin maaşını azaltıyorum desem bile o adam zaten maaşım azalsa bile alacağım şeyler azalmayacak. Aynı
[50:35] veya hatta bir tık fazlasını bile alacağım diye düşünebilir. O dünyayı taha etmek zor oluyor farkındayım. Ama bu düzen eee kötü deflasyon değil iyi deflasyonda bunlar mümkün. İşçinin böyle düşünmesi de mümkün. Ama kötü deflasyonda öyle düşünemez tabii ki.
[50:49] Bunlar hep kötü deflasyona örnek verip işçi öyle düşünemez diyerekten kendilerini meşruyet çıkarmaya çalışıyorlar. Bu hatalı. Şimdi mesela bakalım. Fırıncı Hasan verimliliği %3 artın bir şekilde yeni bir makine aldı.
[50:58] Bir teknoloji öğrendi. Ne demişiz? Hamur yoğurma tekniği öğrendi. Bir şeyler %3 daha fazla ekmek çıkarıyor. Yani üretimden üretim artışı kaynaklı bir deflasyon yaşanacak değil mi? Sabit parada olduğumuz için 5.000 somun üretiyordu. %3 artı için işte 5150 somun
[51:12] üretmeye başladı. Ekmeğin fiyatı eee bu kadardı.
[51:17] eee, artık buna geldi. Nominal cirosu düşmedi. Neden? Daha fazla ekmek üretti.
[51:21] Ekmeğin fiyatı düştü ama elde edeceği ciro nominal olarak düşmez. Neden?
[51:26] Ekmeklerin tamamını satabilirse. Eee, çünkü ekmeklerin tamamını satabildiği zaman aslında nominal olarak aynı parayı almış olacak. E, çırağın ücreti diyelim ki buydu. 20.000'di. indi. E nominal olarak o o da değişmedi. E dolayısıyla
[51:37] çırağın ücreti değişmedi ama çırağın alabileceği somun sayısı artmış oldu.
[51:42] Yani hiçbir pazarlık yapmadan işte sendika kurmadan, toplu sözleşmeler falan yapmadan sadece verimlik artışını sağladığım için çırağa bir faydamız oldu. Değil mi bizim sistemde? E herhangi bir ücret eee yapışkan ücretler
[51:56] şunlar bunlar gibi bir probleme de yol açmadı bu durum. Yani bu durumda ne oldu?
[52:01] verimlilik artışından işçi avantajlı çıktı.
[52:12] Refahı arttı değil mi? Bizim sistemde verimlilik artışlı kaynaklı iyi deflasyon olduğu zaman işçiler bundan pozitif nem alanıyorlar. Niye? Daha fazla parası değerlendiği için, maaşı da aynı kaldığı için daha fazla refahı
[52:24] artmış oluyor. İşçiler için harika bir şey. Ama sen ne diyorsun ya? İşte bu ekonomi için kötü bir şey. Şöyle bir şey. Onların sisteminde karşıda
[52:36] işçinin maaşı nominale artar.
[52:39] Nominal ne demek? Reel değil. Enflasyon %5ken işçinin maaşı %3 artıyor. İçi zannediyor ki işte toplu sözleşmeler yapılıyor, işte pazarlıklar yapılıyor, bilmem sendikalar oturuyor, bilmem ne yapıyorlar. Hiçbir zaman reel maaş
[52:50] kazanma alabiliyorlar mı? Hayır. En fazla aynı alabilirler. Aynı alsalar bile bu durumda daha kötü. Bu arada işçinin nominal maaşı artar. Psikolojisi iyi.
[53:01] Refahı ise sermayedara ve kredi verilen kişiye aktarılır. Ne oldu karşıdaki sistemde? Ben para bastığım için işçinin maaşını düşürmeyeyim. Hatta artırayım psikolojisine iyi gelsin diye ona maaş
[53:15] zamı yapıp daha iyi bir şey yaptığımı zannederek parayı artırma biçimim olan kredi mekanizmasıyla oradan birisine imtiyazlı birisine kredi verdim. Yani işçinin refahına işçi bu arada karşılıınlık sisteminde 2000 değil bu
[53:28] 1900 ekmek falan alabiliyor. Zaten enflasyon hesaplarından bakarsınız geçmişte ne alınıyordu şimdi ne alınıyordu diye. 19 ekmek. O 100 ekmeklik refah kime gitti? Kredi verilen kişiye gitti. Yani parasal genişleme yapılırken kredi verilen kişiye gitti.
[53:41] Ne oldu burada? Karşının sisteminde işçi adaletsizliğe uğradı. İşçiler sömürüldü.
[53:45] E bu bir sömürü düzeni. Bu bir kölelik düzeni. Yani biz Müslüman olarak bu iktisadi bu kadar net olan bir şeyde bunu kabul etme şansımız var mı? Tüm dünyada da bu bankaların kredi verme mekanizmasıyla para yaratması eee çalışıyor. Ya bu hem Müslümana yakışmaz
[53:59] hem de biz işçiyi savunuyoruz, adaleti savunuyoruz, işte toplum refahı savunuyoruz diyen adam da bunu kabul etmemesi lazım. İşçiyi savunan adam verimlilik artışlı iyi deflasyonda işçinin avantaja çıkacağını bilir.
[54:09] Burada ispatlıyoruz işte. Yani bunlar önemli. Şimdi diğer bir iddia neydi?
[54:14] Fiyatlar düşecekse bugün kimse almaz.
[54:16] Herkes bekler. Bekleyince de talep çöker. talep çökünce de durgunluk yaşanır. Durgunluk yaşayınca üretim azalır. Eee ve sabit parada olduğumuz için de bu deflasyondan kötü bir deflasyon ortaya çıkar ve kriz eee patlar diyorlar. Şimdi bunu bir
[54:29] inceleyelim. Şimdi biz ne demiştik? Kötü deflasyonda değiliz. Zaten iyi deflasyondayız. İyi deflasyon neydi?
[54:36] Verimlilik artıyor. Şimdi elektronik dünya elektronik şeyini düşünelim.
[54:42] Eee elektronik pazarını düşünelim. Elektronik pazarında ne? Verimlilik.
[54:49] kaynaklı deflasyon var, değil mi? Yani bugün alacağımız işte 1 GB RAM'li telefon 10.000 lirayken 2 sene sonra aynı telefon ne oluyor? 5.000 liraya düşüyor. Neden? Çünkü 4 GB'lısı çıkıyor 10.000 liraya da. O yüzden elektronik
[55:02] sektöründe bu bilgisayarlarda, telefonlarda, çiplerde işte günlük hayatımızdaki bu elektronik cihazlarda, e televizyonlarda, şunlarda, bunlarda biz bunu görüyoruz. Hem mal iyileşiyor, e, hem de fiyatı ucuz diyor. E biraz
[55:13] beklediğim zaman fiyatı ucuzluyor.
[55:14] Mesela en son çıkan telefonu almak zorunda değilsem, 2 sene önceki modeli almaya kabul edebiliyorsam mesela daha ucudan aynı telefonu alabiliyorum ve tüm işimi de görebiliyorum. Ya burada verimlilik kaynaklı bir deflasyon söz
[55:25] konusu değil mi? En hızlı büyüyen sektörlerden birisi oldu bu. Yani bu şu demek. Elektronik pazarı deflasyona rağmen en çok satan ve büyüyen oldu. Neden?
[55:43] Nasıl oldu bu? Sen diyordun ya bir şeyin fiyatı düşerse kimse onu almak istemez, bekler. E alıyor millet alıyor yani insanlar istiyor. Çünkü bu verimli kaynaklı deflasyonda, iyi deflasyonda bu e genelde çok yaşanacak bir şey değil.
[55:57] Eğer genel bir kriz yoksa dünyada genel bir kriz olmadığı zaman sadece bir sektördeki verimlilik artışı deflasyonda insanlar tüketim tercihlerini çok da değiştirmiyorlar. Hatta büyütüyorlar.
[56:07] Satın alma fazlalaşmış mesela. Daha fazla şey satın almış normale göre. İyi defasyonda da o zaman biz belki de insanların refahı arttığı için harcamasının artacağını söyleyebiliriz.
[56:16] Bu yönden bakmıyorsun ama sen hep karşı tarafta ve kendi dünyanın kendi zemininde bakıyorsun. Ayrıca biz her zaman şu yönden bakıyoruz olaya.
[56:25] Ekmek, su, makarna, yağ, mobilya işte temel şeyler ya. Bunların fiyatı düşecek olursa da olsun, olmasa da olsun ben alacağım, değil mi? Yani insanın ihtiyacı olan şeyi insan erteler
[56:39] mi? Ertelemez. Sen bir şeyi almayı erteliyorsan nedir? O senin için ikinci plandadır. 3üncü plandadır, 4.
[56:45] plandadır. Aslında temel ihtiyaç madden değildir. Şimdi modern kapitalizm nasıl çalışıyor? Bu emperyalist kapitalizm dediğimiz düzen nasıl çalışıyor? Sürekli senin bir şeyi tüketmeye, ihtiyacın olmayan şeyi aldırmaya, değil mi?
[56:56] Instagram'lardan şuradan buradan reklamlar pompalayarak, senin dopamin ayarlarını bozarak sen sürekli bir şeyler almak istiyorsun. Halbuki ona ihtiyacın yok mesela. Değil mi? İşte burada diyorlar ki deflasyon olursa sen de bu almak istediğin şeyleri ötelersin.
[57:09] Bu da krize yol açar. Ya onun baştan üretilmemesi gerekiyordu zaten. Yani bu kadar e yapay bir talep yaratıyorsun önce medya yoluyla, reklam yoluyla. Sen bir yapay talep yaratıyorsun. Sonra kredi verdiğin, parasal genişlemeyi
[57:21] nasıl sağlıyordun? kredi vererek.
[57:23] Krediyi kime veriyordun? Bu yapay talebi üretecek adama veriyordun. Saçma sapan şeyler üreten adama. O adama veriyorsun.
[57:29] O üretiyor. Benim refahımdan çalarak üretiyor bu arada. Sonra da bana tekrar onu aldırıyor. Nasıl düzen? Güzel düzen değil mi? Bayağı iyi düzen yani. Ve deflasyon kötüdür diyorsun. Çünkü ben bu sefer burada kredi verip eee sana
[57:42] normalde ikinci 3üncü ihtiyacın olan, normalde öteleyebileceğin ihtiyaçları birincilmiş gibi üreten adamı batmasına sebep olur. Bu kötü bir şeydir diyorsun.
[57:49] Y o adamın baştan kredi mekanizmasıyla zaten var olmaması lazımdı. Eğer kar zarar ortaklığıyla işleyen sistem olsaydı bu adam onu düşünürdü. Ya insanların ihtiyacına göre şeyleri alacak. Herhangi bir durumda işte benden almayabilirler. Ben çünkü ikinci üçüncü
[58:02] ihtiyacım beni bekletebilirler.
[58:03] Üretimini ona göre ayarlayacaktı. Şeyini ona göre ayarlayacaktı. B iyi bir deflasyon olması durumunda o adam o kadar bundan zarar görmeyecekti. Ama sen tüm çarkı buna göre kurduğun için deflasyon kötüdür diyorsun. E sen çarkı
[58:13] böyle kurarsan tabii ki kötüdür. Bu çarkı da tabii ki kötüdür. Ben çarkın kötü olduğunu iddia ediyorum zaten. Bu çarkın bozuk olduğunu, bunun değişmesi gerektiğini söylüyorum. Zaten benim temel iddiam bu. Ve e deflasyon kötüdür
[58:25] diyen bu adamlar enflasyona iyi bir şeydir diyor. Neden? Çünkü şimdi senin ihtiyacın yok. Atıyorum sana medyadan bir yerlerden reklamlardan sana güzel pompaladı. Seni yükseltti o ürüne karşı.
[58:36] Atıyorum PlayStation 5. Sen şimdi ona karşı yükseldin. Sonra da enflasyon var ya tüm dünyada merkez bankaları ve bu KNSN ekonomik düzen her zaman enflasyon ister. Enflasyon olsun. Neden? malların fiyatı artsın. Artsa artacağını bildiği
[58:49] için vatandaş hemen şimdi sahip olmak istesin ona. Çünkü daha fazla pahalıya almak istemesin. Ben işçi maaşlarıyla da onun refahını düşüreceğim. O yüzden sürekli onu tüketime yönlendireceğim.
[58:58] Bak seni sürekli bu emperyalist kapitalizm tüketime yönlendiriyor. Bu mekanizmayla bu iktisadi mekanizmalar sayesinde oluyor bunlar. Bizim Müslüman olarak bu iktisadi mekanizmayı görebilmemiz lazım. Adam enflasyonu savunuyor, deflasyonu reddediyor. Diyor
[59:09] ki enflasyon olsun o iyi bir şey. Çünkü insanlar öteleyeceği ihtiyaçları hemen alırlar. Niye? Sen orada yapay kredi vererek oluşturduğun fabrikadaki mallar satılsın. E insanlar tarafından alınsın da servet transferi daha da derinleşsin,
[59:20] daha da ilerlesin diye. Çünkü enflasyonu bu yüzden sorun görmü kendisine enflasyonda sorun görmez. Deflasyona ama aşırı karşı çıkar. Niye? Deflasyon işçi maaşının iyileşmesi demek, eee, alım gücünün artması demek, üretimin artması
[59:34] demek. Sevmez deflasyonu. Nasıl bir algı oynamalım? Şimdi bakalım. Enflasyonda tasarruf eden ne yapıyor?
[59:40] Cezalandırıyor. Niye paramız eriyor? bir an önce bir şeyler satın almam lazım değil mi? Verimli deflasyonda nasıl param durduğu yerde güzelce değerleniyor, ödüllendirilmiş oluyor.
[59:49] Bugün harcayan ödüllendirilir enflasyonda. Verimli deflasyonda yani bir bir kaybım yok. Ben bugün de alsam yarın da alabilirim. Zaten temel ihtiyaçlarımı zaten alıyorum. Yani verimli deflasyonda bunun bir etkisi yok. Borçlanan adam ödüllendiriyor.
[1:00:01] Niye? Borcumu enflasyona yediriyorum diye bir laf var ya. Yediriyorum ne demek? Enflasyon kim ya? Enflasyon böyle sanal bir şey de herkes yedirsin o zaman ona. Hayır. Enflasyona borcunu yedirebilmesi için bir kısmının borcunu
[1:00:12] enflasyona yedirmesi lazım. Diğerlerinin de onu finanse etmesi lazım. Borcum enflasyona yediriyorum cümlesi ben birini sömürüyorum demek aslında. Ben birini köle olarak kullanıyorum demek.
[1:00:22] Bu cümlenin şerhi bu. Yani açıklaması bu. E verimli deflasyonda böyle bir şey mi var mı? Yok. Sen kimseyi böyle köleleştiremezsin. Borç köleliği haline getiremezsin. Bekleyip biriktirenler cezalandırılıyor. Burada ödüllendiriliyor. Satın alma kararı
[1:00:34] aceleye getiriyor. Seni bir şekilde dopamin algınla, medyayla, şununla bununla da manipüle ederekten senin direkt satın almanı sağlıyor. Buradaa serin kanını verebiliyorsun. Ya benim ihtiyacım var mı? Var. Şimdi alayım mı?
[1:00:43] Yani kendi keyfine göre de ya bunu ben mutluluğum için alıyorum ya da bekliyorum. Biraz seneye alalım arkadaşlar falan. Yani doğru karar, sağlıklı bir karar vermeni sağlar ve bunu yaparken de sömürülmemeni eee veya işte işçi olduğun için maaşının
[1:00:57] azalmamasını, refahının başka bir yere aktarılmamasını sağlar. Bunu garanti eder. İşte bunu istemiyorlar. Bunu eee kötü olarak lanse ediyorlar. Niye? O orada bir şeyler saçma sapan şeyler üretecek sana onları satacak diye
[1:01:10] alıyorsun. Sonra kullanmıyorsun. Boşta duruyor bile. Ya onun baştan hiç üretilmemesi lazımdı. sağlıklı bir ekonomi olup onun üretilmesini adam kar zarar ortaklığı ve makul çerçevede e doğru miktarlarda ya da az üretmesi lazımdı veya talebe göre bir şeyler
[1:01:23] yapabilmesi lazımdı. E Kur'an-ı Kerim'de buna dair bize ayetler var. Araf 31'de yiyin için israf etmeyin. Çünkü Allah israf edenleri sevmez diyor. Üretimde de böyle. Sen birilerine kapitalist üzerinde satacağım on enflasyonla da onu
[1:01:35] kandırıp ona vereceğim diye saçma sapan şeyler üretiyorsun. Hepsi de çöpe gidiyor. Bozuluyor, yok oluyor. İsraf değil mi bu üretim? İflas değil mi? Bu üretimi sen iyi bir şey gibi lanse ediyorsun. ürettik işte büyüdük ya o boş
[1:01:46] bir şeydi. O ürettiğin şey anlamsız bir şey ürettin sen ve daha sonra da yarattığın bir ekonomik topluluğa onu satarak daha da servet transferinin artmasına yol açtın. Doğru şeyleri üretsen halbuki böyle bir şey yaşanmayacak. İsra 2627'de yine saçıp
[1:01:58] savurma. Çünkü saçıp savuranlar şeytanın kardeşleridir falan gibi ayetler var.
[1:02:03] Furkan 67'de Rahman'ın kullarının vasfı harcadıklarında ne israf ederler ne de cimrilik ederler. İkisi arasında dengeli bir yol tutarlar. Bu yapacağımız şey biz bu bizim. fazla üretim, e, anlamsız şeyler üretim, kredi alıp öylesine bir
[1:02:16] fabrika açayım. Nasıl olsa reklam da birilerine satarım. Böyle bir model İslami bir model değil. Dolayısıyla bu düzen acele ettiriyor seni. Sürekli tüketime yönlendiriyor. Fiyat baskısı yoluyor. Senin refahını çalıyor.
[1:02:27] Bizimkinde ise zekat artı kar zarar ortaklığı ile birlikte verimlilik artış verimlilik artışı deflasyon olsa bile hiçbir problem yaşanmıyor. Üretim artması benim leyhime geliyor. Sınırlı parada zekat artı kar zarar ortaklığı ve
[1:02:41] sınırlı para üretimin artması herkesin ekonomik olarak, refah olarak artmasını sağlıyor. Dolayısıyla şurada parasal genişleme dediğimiz şey, para bası dediğimiz şey, siz şurada para bastığınız zaman bu hiçbir şekilde reel
[1:02:55] bir değer artışı sağlamıyor. Ben normalde de 200 ton üreteceksem yine 200 ton üretiyorum. Sen para bastığın için ben 200 ton üretiyor değilim zaten.
[1:03:02] Tamam mı? Ama bu para basımı neyi sağlıyor? Bu 200 som üretiminden kaynaklı verimlilik artışının kaymağı kime gidecek? Onu belirliyor. Bu kesinlikle işçiye gitmeyecek. Kesinlikle vatandaşa gitmeyecek. Üst bir kısma geçecek. Elit bir kısma gidecek. Orada
[1:03:14] doğru birleşecek. Bu para basımı işte bunu aslında gizliyor. Sen para basarak ben büyümeyi sağlıyorum diyorsun. Hayır büyüme zaten gerçekleşecekti. Sen para basarak o büyümeden kaynaklı refahın kime gideceğini belirledin sadece.
[1:03:26] Kantilon effect dediğimiz şey var. İşte para basımı hiçbir zaman eşit bir şekilde vatandaşlara, topluma dağılmaz.
[1:03:31] Her zaman bir imtiyazlı kesip para basının kaymağını yer. Bu verimlilik artışın kaymağını sen transfer ediyorsun. Aslında burada bizim eleştirdiğimiz, göstermeye çalıştığımız nokta da bu. Biz bu oyunu yemeyiz. Biz bu oyuna gelmeyiz. Şimdi bunu
[1:03:45] matematiksel olarak anlamaya çalışalım.
[1:03:47] Şimdi 10 tane toplumda tabaka olduğunu düşünelim. Piramit var dedik ya.
[1:03:50] Piramidin tepesi var. Bir de vatandaşların olduğu piramidin tabanı var. Şimdi burada şöyle piramit yapıyoruz. D1 piramidin en altı, D10 da piramidin en üstü gibi düşünebiliriz.
[1:03:59] Böyle bir piramideğe servetteki payı mesela D1'in vatandaşlar oluyor. Yani en alt tabakanın en fakir, en miskin tabakanın servetteki payı çok az, değil mi? Mesela en yüksek tabakanın da toplam servetteki payı %60. Yani toplam
[1:04:10] piyasadaki servetin %60'ına sahip. E en üst tabakadaki adamlar. Bu zaten şu an günümüzde yaşadığımıza benzer bir şey.
[1:04:17] Hatta günümüzdeki daha sert bir piramit.
[1:04:18] Ama yine de yumuşak piramit üzerinden bile bunun gerçekleşmeyeceğini anlatacağım ki sert piramitte nelerin olacağını zaten daha kötüsü olacaktır.
[1:04:25] Yani servetin para olan kısmı, nakit olan kısmı. Yani en fakir adamın hiç evi arabası olur mu? Başka bir altını, şunu bunu, varlığı, yatırımı, e, şunu bunu olur, ortaklığı olur mu? Olmaz. Adamın cebinde parası vardır. Onu o gün
[1:04:35] harcayıp da ekmeğini yerse tamam elhamdülillah. Yani bu adamların servetinin %95'i nakittir. Çünkü adam sürekli temel ihtiyacını daha karşılayamıyor ya. Adam temel ihtiyacını karşılayacak. Bu giderek en tepedeki
[1:04:47] adamın mesela %12'si nakittir. Geri kalanın yatırımlardadır. İşte evi, arsası, arabası, bilmem neyi, mülküleri, şunları bunları değil mi? Bir varlıkları vardır. Yani servetinin çoğu nakitte değildir. Çünkü o ihtiyacından fazla
[1:05:00] paraya sahip. Tamam. Şimdi sistemi anladık. Dolayısıyla fakirler servetin tamamını neredeyse nakitte tutarken, zenginlerse varlıklarda tutarlar.
[1:05:09] Gayrimenkul şu bu. Şimdi başlangıç cini indeksi. Cini indeksi diye bir şey var.
[1:05:13] Yani toplum içerisindeki adaletsizliği ölçen bir metriktir bu. Cini indeksi toplam servet 100 birim olsun. Eee bunun %22 61'i para, %79'u eee reel varlık olsun. %20 kadar para basalım mesela.
[1:05:28] Para basınca bakalım nasıl oluyor refah değişimi nasıl oluyor. Şimdi buna bakacağız. Para basmayı savunuyorlar ya.
[1:05:32] Şimdi para basınca neler olduğunu göreceğiz. Cin indeksinde 0 olduğunda tüm toplum epeşit oluyor. 1 olduğunda da toplum aşırı adaletsiz ve aşırı eşitsiz eee olmuş oluyor. Şimdi para bas para
[1:05:46] bastık. Şimdi başlangıç koşulu cini indeksi buydu. Alt %50 toplumun alt %50'lik tabanı eee %4,6 üstte %60 servete sahipti. Şimdi çeşitli para basma yöntemleri olabilir dedik ya.
[1:06:00] Hepsini inceleceğiz. Hepsinin adaletsiz olduğunu bu arada göstereceğiz. Amacımız o. Bu burada böyle bir simülasyon çalıştırdım ben. Yani şimdi kredi kanalıyla yani kısmi rezerv yoluyla şu anki günümüzde uygulanan eee yoluyla ama
[1:06:12] e şöyle parayı alan doğrudan üretime gitsin mesela varlık balonlarına, gayrimenkule, borsaya şuraya böyle şişirmeye gitmesin. Yine parayı alıp e iyi bir iş yaptığını düşünelim. O senaryoda eee görüldüğü gibi alt payın
[1:06:24] servetteki payı azalırken üsttekilerin serveti artmış oluyor. Gini indeksi ne oldu? arttı. Yani adaletsizlik arttı.
[1:06:33] Peki bir de buna varlık enflasyonu eklersek yani parayı alıp ben gayrimenküle şuraya buraya yatırıyorum.
[1:06:37] Varlık yani günümüzdeki gibi olduğu zaman ne oluyor? Eee cin indeksi daha da artıyor. Görüldüğü gibi alttakinin serveti daha azalıp üsttekinin serveti daha da artıyor. Peki helikopter parası verdiğimizde ne oluyor? Yani işte
[1:06:49] herkese eşit bir şekilde ben parayı böyle kredi yoluyla banka vasıtası yoluyla değil de herkesin hesabına yarın arkadaşlar 100.000 L yatırıyoruz devlet olarak 80 milyon 100.000 lir yatırıyoruz gibi bir olay olduğu zaman ne oluyor? Bu
[1:07:00] ciniyi düşürüyor. Yani adaleti biraz daha artırıyor görüldüğü gibi alt payın oranını artırıyor. Üst payın oranını da azaltıyor. Servetteki oranını iyi bir şey gibi görünüyor değil mi? Ama bunun bile adaleti sağlayamadığını birazdan
[1:07:11] anlatacağım. Bu en azından normal kredi basmaya göre daha iyi. Ehvenişer. Eğer biz illa para basmada ekonomisinde kalacağız diyorsak da helikopter maniyi bir kere savunmalıyız. Herkesin o zaman hesabına yatırın kardeşim bu parayı
[1:07:21] düzenli araklarla. Devlet her yıl herkesin hesabına 100.000 lir yatırsın madem parayı ya. eee böyle savunmalıyız ama bu da adaletsiz. Yani sınırlı paraya göre bu da işi çözmüyor. Yani helikopter maniyle ben işi çözdüm. Böyle bir şey
[1:07:32] yok yani konsept yok. Onu anlatmaya çalışacağım. Sabit para olup sabit para olduğunda da ne olacaktı? Bu verimliliğe gidecekti. %20'de verimlilik artışı olduğu zaman ne oluyor? Cin indeksi azaldı ve görüldüğü gibi servetteki
[1:07:44] payımız artmış oldu. 4.60'tan 5'e gelmiş oldu. Üsttekilerin servetteki payı da azalmış oldu. Sabit para ve eee zekat birlikte geldiği zaman daha da eee zaten cin indeksi azalmış oluyor ve eee bayağı bir ortalık toparlanmaya başlıyor
[1:07:59] giderek. Bu tabii ki şey tur yani yıllar geçtikçe bu giderek dengeyi bulmaya çalışacak. E burada birkaç tur çalıştırdığımız için bu şekilde toplam final rakamları değil yani bunlar. Şimdi reel servet değişimine bakalım. Yani
[1:08:13] tamam eee para dağıtımındaki cin indeksini inceledik. Eee ama e servet değişimindeki durum eee nedir? Ona bakalım. Şimdi D1 toplumun en alt tabakası olduğunu söylemiştik. D10'da toplumun en üst tabakası olduğunu
[1:08:26] söylemiştik. kredi mekanizması eee çalıştığı zaman üstteki yani kısmi rezerve artı şey sadece kredi kısmi rezerve olduğu zaman bu şekilde adaletsiz oluyor. Yani servetlerimiz artıyor. E üstün serveti artıyor, aşağının serveti azalıyor görüldüğü
[1:08:40] gibi. Mesela D9'a kadar hatta servet azalıyor. Hepsi D10'a birikiyor. Yani en üst kademedeki adamın işine geliyor sadece bu kısmi rezerve kredi yoluyla para yaratma işi. E varlık enflasyonu da geldiği zaman aşağıdaki adamların da
[1:08:51] biraz varlığı olduğu için alt üç tabakaya bu ciddi bir artı sağlıyor.
[1:08:55] Üstten daha fazla eksi girmesine sebep oluyor. Helikopter mani olduğu zaman bir anda bunların servetleri artıyor. Neden?
[1:09:01] Benim zaten lan banka hesabımda 100.000 la vardı. Devlet dedi ki yıllık 100.000 lira sana vereceğim. Yani ben banka hesabımdan daha fazla para hatta o kadar para devlet bana vermiş oluyor. En miskin adamın, en fakir şuradaki adamın
[1:09:12] yani kirasını ödeyemeyen adam için. E ona göre gidiyor. E aşağıdaki adamlarınsa bu eee zararına gelmiş oluyor. E sabit para bizim sistemimizde olduğu zaman, deflasyon olduğu zaman, verimlilik artışı olduğu zaman görüldüğü
[1:09:26] gibi ekside olan kimse var mı? Yok.
[1:09:29] Herkesin serveti artıda. Sadece bu ne demek? Çünkü %20 verimlilik arttı. Bu verimlilik artışından kaynaklanan refah dağıtılacak. Aslında burada bunu bu rakamlar bunu anlatıyor. Bu refah dağıtılacak. Bu refah nasıl dağıtılıyor?
[1:09:41] Bakın buralarda aşağılara birikirken helikoptermende yine biraz fena değil.
[1:09:45] Eee, birikmesi daha üstte eee, refah artışını, eee, sağlayabiliyor en azından servet artışını. Ama onun şeylerine birazdan geleceğim. Sabit parada ise bakın herkese dengeli bir şekilde refahını kendi oranlarını da artırıyor.
[1:09:58] E sabit para artı zekat sisteminde getirdiğim zaman zekatta servetten yıllık %2,5 zekat verme zorunluluğu var ya zenginlerde zekatı da getirdiğim zaman görüldüğü gibi eee aşağının eee servetinden %2,5 gideceği [boğazını temizler] için zekat
[1:10:11] sisteminde bu yü yukarıya doğru eee aktarılmış olacak. Buradaki servet yani yukarı dedim yukarının serveti aşağı doğru akmış olacak. ne kadar faydalı olduğunu ve adaleti tesis etmeye yaradığını, sabit para sistemi artı
[1:10:25] zekatta eee bunu görebiliyoruz. Biraz daha incelemeye devam edelim. Şimdi helikopter parada şöyle bir eee durum oluyor. Aşağıdaki adamın ihtiyacı fazla olduğu için adam daha
[1:10:38] temel ihtiyacını karşılayamıyor. Yani o yüzden parayı geldiği anda para geldiği an harcayacak. Neden? Yani bir birikim yapmak şey şansı yok. Adam daha temel mobilyası yok. Evin kirasının borcu var.
[1:10:49] bilmem yani daha temel ihtiyaçlarını gidememiş. Kıyafeti yok doğru düzgün falan. Eee dolayısıyla aşağı piramidin aşağısından yukarıya doğru eee para bu gelen parayı harcama eğilimi azalacaktır. Yani en aşağıdaki adam parayı geldiği gibi harcarken harcadığı
[1:11:02] zaman da ne yapıyor? Birilerinden bir şey satın alıyor, değil mi? Daha üst tabakadaki bir esnaftan veya bir fabrikanın ürettiği bir şeyden bir şey satın alıyor. Dolayısıyla oradaki aslında edindiği refahın bir kısmını geri tekrar sermayedara vermiş oluyor
[1:11:15] alışveriş yaparaktan. Peki sermayedar ne yapıyor? eee, yukarıdaki gelen parayı, gelen paraya ihtiyacı yok.
[1:11:25] Onla eee, varlık servetini artırmış olur diyelim. Yani 100.000 L geldiği zaman lan zaten yukarıdaki adamın 100.000 liraya ihtiyacı yoktu ki.
[1:11:35] Ben ne yapacağım? Bunu şimdi harcayacağım mı? Yani ben zaten böyle bir şey hemen gideyim onunla varlık eee, servetimi şişireyim, devam edeyim şişirmeye. Yani dolayısıyla helikopter moneyde böyle bir konsept var. Aşağıdaki
[1:11:45] adam parayı hızlı harcayıp tekrar bir kısmını maalesef yukarıdaki adama e döndürmüş oluyor. Her ne kadar diğerlerine göre daha adil olsa da hala tam adaleti, gerçek adaleti tesis etmiş olamıyor. Bu yüzden para basmanın her
[1:11:58] türlüsü İslami değil. Yasak olması lazım yani. Çünkü şey adaleti sağlayamıyorsunuz ki. Adaleti sağlayamadığınız zaman eee bu uygun bir şey olmamış oluyor. Zaten diğer mekanizmalar da tamamen eee batıl
[1:12:12] olduğunu söyledik. Eee, buradaki rakamlar bir tur rakamlar. Yani 1 yıllık e rakamlar. Siz bunu 10 yıl, 20 yıl, 30 tur e devam ettirdiğiniz zaman helikopter moneyeki dengesizliğin de arttığını simülasyonda görebiliyoruz.
[1:12:25] Yani Gini indeksi helikopter mone düşüş hızlı yavaşlıyor bir süre sonra. Eee, o yüzden tam adaleti hala tesis etmiş olamıyoruz. Şimdi yaptığımız simülasyonda helikopter parasının eee, şimdi niye helikopter paradan biraz
[1:12:39] üzerinde duruyorum? En adaletlisi buydu ya. Yani en adaletli para basma biçimi bile zaten diğer kredi mekanizması falan adaletsiz olduğunu ilk etapta gördük.
[1:12:46] İlk turda gördük. Bu yine en adaletlileri gibi görüyor arasında.
[1:12:49] Şimdi bunun bile hala kötü olduğunu ispatlamaya çalışıyoruz. Şimdi mülkiyet toplumda eşit dağılmadığı için servet eee yani varlıklar ev, araba, arsa eee ortaklık, hisse senedi, şu bu toplumda eşit değil değil mi? Fakir adamın hiç
[1:13:02] yok, zengin adamın çok var. Şimdi sen helikopter maniyi dağıttığın zaman bu mülkiyet eşitsizliği e herkeste aynı olmadığı için bunu sen helikopter man dağıttığın zaman tur geçtikçe yani her yıl helikopter mani dağıtıyorsun. Bunu
[1:13:16] yaptıkça e şeyin cin indeksin farklı tepkiler vermeye başlıyor. Yani tam yoğun ortamda daha az cini indeksin eee etkilenirken yani adaletsizliği azaltmada etkisiz kalırken tamamen eşit
[1:13:30] mülkiyet olduğu zaman yani herkesin bir tane arabası var. Herkesin bir tane evi var. Yani komünist düzen gibi düşünelim.
[1:13:36] Eğer mülkiyet ve üretim araçlarının sahipliği toplumda eşit, büyük oranda eşit yayıldıysa sen o zaman para basıyorsan he o zaman bu işe yarıyor.
[1:13:46] İşte o zaman adil olmuş oluyor. Ama biz biliyoruz ki toplumda zaten eee üretim araçları eşit bir şekilde dağılmış değil. Eee servet ve mülkiyet de eşit bir şekilde dağılmış değil. O zaman helikoptermen attığımda bu bir nebze
[1:14:00] olsun fakirliği azaltabilirken, onların işini görebilirken en azından günlük ihtiyaçlarını karşılamaya yatarken yararken servet yaratma veya sermaye biriktirme veya varlık biriktirme noktasında bir fayda sağlayamadığını görüyoruz. E böyle olunca da bunu
[1:14:13] basmanın bir anlamı yok. Basmadığım senaryo her türlü benim için daha karlı ve daha güzel ve daha iyi bir dünya.
[1:14:19] Yani bu bile o işe yaramıyor. Onu burada görmüş oluyoruz. Yani helikopter mani üst taraftaki adamın servetine çok dokunmazken zekat direkt servetten verildiği için biliyorsunuz paradan değil servetinizden, toplam servetiniz
[1:14:32] neyse ev, araba arsa hepsinden verildiği için üst taraftaki adamın, piramidin tepesindeki adamın servetini aşağı doğru sürekli her yıl aktarmasını sağlıyor. Bu yönden de ekonominin sağlıklı çarklarla dönmesini sağlıyor. Bu deflasyon,
[1:14:44] meflasyon etki etmez yani zekat olan bir sistemde. [homurdanır] Çünkü üstteki adam servetini ya fiyatlar nasıl olsa düşüyor, ben biraz daha bekleyeyim, biraz daha almayayım diye bir şey yok.
[1:14:53] Çünkü zekat var. Her türlü yılda %2,5 servetinden azalacak. E o zaman bu adam bu azalacağını bildiği için gidecek eee tabii ki de yatırımlarına kar zarar ortaklıklarını yapmaya devam edecek.
[1:15:04] Millet yatırım yapmaz diyorlar. Yapar.
[1:15:05] Sabit para artı zekatlı düzende herkes yatırım yapacak. Çünkü parasının mantıksal, rasyonel verilmesi gereken karar böyle oluyor. Yani param değer kaybedeceğini ben onu bir yerlerde değerlendireyim diyor. Aynı zamanda da
[1:15:17] gelir adaletsizliğini de bu sistemi azaltmış oluyor. Şimdi biz [homurdanır] ne yapmış olduk? Bir kere faizsiz riba yasağı olmuş oldu. Burada da sermaye risksiz otomatik üretimden bağımsız getiri sağlayamıyor. Ne demiştik Hasan
[1:15:29] Fırıncı Hasan'a? kar zar ortaklığa girdiği zaman bu bir borç deflasyonuna sebep olmazken eee hiçbir risksiz tamamen üretimle hiçbir bağlantısı olmadan ben nominal bir faiz elde etmeye çalışırsam bu borç deflasyona sebep olabilir. O yüzden İslam'ın getirdiği
[1:15:42] riba yasağa bu sistemde güzel bir pozitif etki görmüş oluyor. Tam rezerv sistemi yukarıda anlattığımız senyor ve kantilon önceli. Yani ben kredi yaratırken, para yaratırken e oluşturduğum piramidin piramitlerdeki farklı eee dağılımları, servet
[1:15:55] adaletsizliğini engellemiş oluyorum. Tam rezerv olduğunda ve tam sağlam para olduğunda. Çünkü para basmıyorum ve tam rezerv sistemi kullanıyorum. Hiçbir şekilde parasal genişlem yok. O zaman hiçbir şekilde adaletsizliğe de yol
[1:16:04] açmıyorum. Herkes kendi servet oranında zaten üretim verimliliğinin refahından eşit bir şekilde adil bir şekilde topluma dağılmış oluyor. İhtikar yasağı yapay kıtlık oranı yani işte stokçuluk, kara borsacılık, neceş, fiyat
[1:16:18] kızıştırma, şu bu yani bunlar ihtikal olarak geçiyor. Bunlar da İslam'da yasak. biliyorsunuz. Bu yasak olduğu zaman da siz deflasyon ortamında veya kötü ortamlarda işte stokçuluk yapayım da ona göre fiyatlar şey olunca ona göre
[1:16:29] vereyim. Bu zaten yasak. E bu da yasak geldiği zaman da yine insanlar bir yerlerde bir şey tutamıyorlar. Zengin olanlarda zekattan %2,5 kere az alacağı için o da yine parasını ekonomik sistem çark içinde dolandırmak zorunda kalıyor.
[1:16:41] Onu da buraya yazdık. E bilgi asimetrisi filan da yasak. Ne oldu? Mis gibi bir ekonomik sistem oldu. Şu ankine göre 1000 kat iyi zaten. Şu an iyi bir sistem yok. Sürekli kriz çıkıyor. Yamalmaya çalışıyorlar. Tarihin gördüğü en büyük
[1:16:54] gelir adaletsizliği dönemindeyiz.
[1:16:56] Sürekli enflasyonlar şunlar bunlar kötü bir sistem. İslami sistem halbuki deflasyon şu bu hepsine karşı dayanıklı olduğunu burada görebiliyoruz. Yaşanan iyi deflasyonda da sabit paranın e avantajının işçinin, vatandaşın alt
[1:17:09] tabakanın kaymağını yediğini, oradan yararlanabildiğini, hiçbir şekilde sömürü düzeni olmadığını burada rahat bir şekilde görebiliyoruz. Şimdi bu arkadaşlar enflasyonu savunuyorlardı.
[1:17:18] Enflasyon iyi bir şeydi diyordu. İşte bizim sistemimizde enflasyon olması aslında ekonomi çarklarının için, insanların alışveriş yapabilmesi için, sürekli bir şeyler alması için eee güzel şeylerdir. E biz bunları destekliyoruz diyorlardı. Bakalım %10
[1:17:29] enflasyon olan bir ortamda mı gelir adaletsizliği daha kötü oluyor yoksa %2,5 eee zekat olan sabit para düzeninde mi? Eee işler nasıl değişiyor? Şimdi buna bakalım. Enflasyon vergisi dediğimiz şey aslında nedir? %10 enflasyon olduğu zaman benim cebimdeki
[1:17:43] para eridiği için bu dolaylı bir vergidir. Bunu diğer videolarda da anlatmıştık. Yani paramın erimesi anlamına geliyor. D1 dediğimiz yine toplumun eee en halk tabakası. D10 dediğimizde en zengin, en elit, en kaymak eee tabakası oluyor. Enflasyon
[1:17:57] vergisi olduğu zaman eee servetine oranı %9,5. Bakın zaten niye? Adamın zaten tamamı neredeyse nakitte duruyor ve nakitim sürekli eriyor. Benim eee bir varlığım yok ki enflasyonla şişsin, balonlaşsın, bir şeyler olsun. Ama
[1:18:09] zengin adamın zaten varlığı var. O varlığı da şişiyor ve balonlaşıyor. Para basıldıkça da bu enflasyonla o varlık balonlarına gidiyor. Adamın servetine servet katılıyor. Düşük seviyedeki adamdan yüksek seviyedeki adama servet
[1:18:19] transferi olmuş oluyor. Bakın onun servetinin etkisi %1,2 üstteki adam enflasyon olup olmaması adamı etkilemiyor ki. Adam her türlü serveti büyüyor ve şey yapıyor zaten. O düzeyde azalmıyor. Aşağıdaki adamı vuruyor enflasyon. Halbuki zekatta nasıl oluyor?
[1:18:33] servete oranı aşağıdakiler %2,5, yukarıdakiler 0 olduğu için, aşağıdakiler %2,5 olduğu için ve bunlar da tekrar buraya geldiği için sağlıklı bir dağılım sağlamış oluyor. Yani %10 enflasyon aşağıdaki adamın %1,2'lik
[1:18:47] servetine vururken %2,5'luk sadece bir zekat üstteki adamın direkt doğrudan eee %10 enflasyona göre daha fazla servetine vurmuş oluyor. Eee üstelik bunu topluma doğru bir şekilde dağıtıyor. Enflasyon
[1:18:59] olduğunda bu yine topluma doğru şekilde dağıtılmıyor. Burada yaşanan enflasyonun kaymağını D1 yemiyor. Mesela burada zekatın kaymağını D1 yiiyor. Ama o yüzden eee burada da böyle bir dağıtımda da bir fark söz konusu. Yani verimlilik
[1:19:13] kaynaklı deflasyonda refah dağılımı çok adaletli olur. Bu işte sürekli eleştirdikleri deflasyon, deflasyon yatanırız, biteriz o mahvolduruz dedikleri deflasyonda, verimlilik kaynaklı iyi deflasyonda ve bizim
[1:19:27] anlattığımız sistem ona yarıyor zaten.
[1:19:29] Bu sabit para sistemi ona yarıyor zaten.
[1:19:31] Refah dağılımı çok adaletli oluyor. Sen böyle uğraşmana gerek yok. Zaten uğraşsan da yapamıyorsun da hiç uğraşmana gerek yok. Kendi kendiliğinden ve en adil şekilde gerçekleşiyor zaten.
[1:19:40] Bunun tarihsel kanıtı da yine 1873 eee 96 büyük deflasyon. Deflasyonssa al sana deflasyon yani 1873 96 büyük
[1:19:55] deflasyon dönemi.
[1:20:00] Bu dönemde ABD'de ve İngiltere'de yıllık fiyatlar ortalama %1 2 düştü. Deflasyon oluyor ya fiyatlar düşecek. ABD'nin reel gayri safi milli hasıtası yani üretim miktarı en hızlı büyüme dönemlerinden
[1:20:11] bir tanesine girdi. Bakın bu dönemde ABD üretimi arttı. GS gayri safi milli hasıtası arttı. Bakın deflasyon oluyor, üretim artıyor. Ha bu bizim anlattığımız eee
[1:20:25] verimlilik kaynaklı deflasyon. Demek ki iyi deflasyon yani. İyi deflasyon. Bu nasıl oldu? Demir yolu, çelik, elektrik, telefon, işten yanmalı motor. Şu bu modern sanayinin altyapısı bu dönemde atıldı.
[1:20:36] Demir çelik, demir yolu, motor, modern sanayi ve altyapı bu dönemde gelişti. ABD'de y ABD'yi ABD
[1:20:50] yapan o ilk dönem üretim, Fordlar, şunlar bunlar, demir yolları, o petroller, şunlar bunlar yani demir çelik üretimi bu deflasyonda yaşandı. Bu deflasyon önemli. Hani deflasyon kötüydü ya ama iyi deflasyon. İyi deflasyonda ne
[1:21:02] olur? üretim artar, verimlilik artar, gayri safi milli hasıla artar, reel ücretler arttı. Bakın nominal değil reel ücret. İşçinin maaşı aynı kaldı ama işçinin refahı arttı. Al sana mis gibi, kapı gibi örnek. Yani hatta bu konu
[1:21:17] hakkında makale de var. Bunu pozitif olduğunu anlatan The Post Bellum Deflation and its Lessons for today diye bir makale de var. E Fredman ve Schwarz da yine aynı şekilde bu dönemdeki deflasyonun büyümeye zarar vermediğini
[1:21:30] kabul ediyor. Yani e başka deflasyon işte günümüzdeki elektronik verimlilik artışlı deflasyon günümüzdeki elektrik elektronik e aletler telefonlar, televizyonlar, bilgisayarlar, şunlar bunlar. E verimli kartı deflasyon var.
[1:21:42] Fiyatlar düşüyor sürekli. Ama çok iyi bir şey. Refahımız artıyor. Vatandaş olarak daha fazla alım gücüne sahip oluyoruz. Aynı mantık. Bu devlette de tüm devletin tüm ürettiği şeyler için geçerli olduğunu düşünelim. İyi bir şey
[1:21:52] değil mi? İyi bir şey. E bir kriz çıktığında savaş olursa, kıtlık olursa, işte pandemi gibi bir şey olursa bu zaman bu sefer yine deflasyon yaşayacağız. Ama verimli karşı deflasyon değil, başka deflasyonlar olmuş olacak.
[1:22:03] E bunu nasıl yapacağız? E biz diyoruz ki zaten zemini doğru kuralım. Faizli borç yerine kar zarar ortaklığına geçelim.
[1:22:09] Vergi yerine zekata geçelim. İntikar yasağı koyalım. Kara borsacılık, ondan sonra stokçuluk, eee, fiyat kızıştırma gibi intikal yasakları olacak.
[1:22:19] Kesinlikle destekliyoruz serbest piyasayı. Rekabete dayalı piyasayı destekliyoruz. Zaten serbest piyasa olabilmesi için intikal yasaklarının olabilmesi lazım. Öteki türlü adam kandırılmış oluyor. Serbest bir rekabete girememiş oluyor. Zaten bu rekabet
[1:22:29] olduğu durumda, intikal olduğu zaman da e zekatı da koydum ben. Sürekli servet aşağıya da gidiyor. Bu kriz o kadar büyümeden atlatılabilecek duruma gelir.
[1:22:38] Ha günümüzde niye bunlar oluyor? E zekat yok. Serveti olan adam hiçbir şekilde onu paylaşmak zorunda değil. Faizli borç vermişsin. Eee üretim durduğu zaman benim borç yüküm artmış oluyor filan.
[1:22:48] Yani senin zeminin ve dünyan farklı olduğu için o dünyada bu krizler büyük olaylar. Ama benim dünyamda bu krizler o kadar büyük olaylar değil. Gayet atlatılabilir. Ha biraz kemer sıkma, diş sıkma politikası ama yani şu an
[1:23:00] yaşadığımız gibi böyle ölümcül krizler olmuyor. Olmayacak yani. Çünkü ben ona göre zekatım var, intikarım var, kar zarar ortaklığım var. Ben tüm sistemi ona göre kurmuşum. Zaten İslam sistemi, Müslüman sistemi, fıtriye olan eee
[1:23:13] sistemin güzelliği bu, avantajı bu.
[1:23:15] Şimdi enflasyondan açıklamalarımıza ve kanıtlamalarımıza devam edelim. Şimdi reel üretim yani fiziksel üretim dediğimiz şey enerjiye, kaynaklara, iş gücüne, teknolojiye yani fiziksel dünyaya bağlıyız. Kısıtlarımız
[1:23:27] var. Eee, lojistik var. Eee, şunlar bunlar var. Tamam mı? Daha lineer ilerleyebilecek bir şey, üstel ilerleyebilecek çok bir şey değil. Şimdi ben faizli sistemde, enflasyonlu sistemde, para basımlı sistemde %5 fix
[1:23:42] enflasyon yaratıyorum. Ama gerçekten %5 verimlilik artışı ve reel üretim yapabilir miyim? Hayır, mümkün değil.
[1:23:47] Yani nasıl yapabileceğim? Çünkü ben faizi istediğim kadar artırabiliyorum, şey yapabiliyorum ama reel üretimin belli bir sınıra bağlı. %5 enflasyon olan ortamda %2,5 eee büyüme işte ülkenin kalkınması mesela. Türkiye bu yıl %3 büyüdü diyoruz. Türkiye'de
[1:24:01] enflasyon kaç? %15. Aa yani Türkiye'de Türkiye bu yıl %15 büyüdü. Türkiye'de bu yıl enflasyon %15 oldu dersek eşit olduğu gün belki bu arkadaşlara biraz şey verebilirim. Tamam siz o kadar da haksız ya haksızlar aslında ama tamam ya
[1:24:16] anlattığım kadar şeytani bir düzen değildir diyebilirim. Yani mesela yine kötüdür ama şeytani değildir diyebilirim ama hiçbir zaman öyle bir şey olmuyor. O zaman şimdi bir hesap yapalım. %5 enflasyon ve %2,5 büyüme olduğu zaman
[1:24:26] büyümeyi de yapıyorum. Yani görüldüğü gibi eee 100 yılın sonuna geldiğimde borç yani faiz enflasyondan kaynaklı olan bu faiz enflasyonu meşrulaştırdığı enflasyonu da niye yapıyordum? O da üretim artacak. Büyüyeceğiz. Yoksa nasıl
[1:24:41] büyürüz ki ya? Bizim büyümemiz için enflasyon olması lazım. Enflasyon olacak ki piyasada para bolluğu olacak ki millet kredileri çekecek, fabrikaları kuracak, cayır cayır üretim yapacak. Ha sonra enflasyon olduğu için ama tabii ki
[1:24:52] faiz koymam lazım. Yoksa paramın değerini nasıl korurum? Enflasyon yaratıyorsun. Faizi de eee onu meşrulaştırmış oluyorsun. Yani faizi meşru kılmak için böyle bir senaryo, böyle bir dünya kurmuş oluyorsun. Ama bak 100 yılın sonunda borçlar, faiz
[1:25:07] borçları reel üretimin 11 katına çıkıyor. Ya bu gizli bir servet transferi olduğunu gösteriyor zaten.
[1:25:12] Toplumun tabanından alıyorsun üst aktarıyorsun. Faizli borç kime ödeniyorsa faizli borçları hangi bankanın hangi özel hissedarları, hangi elit finans grupları alıyorsa işte modern sömürgecilik. Ben adamı tarlada çalıştırmama gerek yok ki böyle bir
[1:25:26] sistemde gayet güzel bir şekilde sömürebiliyorum. O yüzden biz bu sisteme karşıyız. O yüzden para basımına karşıyız. O yüzden sabit parayı savunuyoruz ve deflasyon kötü bir şey olmadığını burada ispatlamaya çalışıyorum. Yani şimdi ne oldu bizim
[1:25:36] iddiamız? Sırayla öncüllerimizi yazalım.
[1:25:39] Parasal genişleme iktisadın temel kanunu değildir, değil mi? Yani böyle bir temel apori bilgi yok. Yani böyle bir şey olmak zorunda değil bu. Şimdi ben parazal genişlemek zorunda değilim.
[1:25:52] Bu bir must, bir zorunluluk değil benim için. Bu ribaya dayanan sistemi meşrulaştırmak için söylenen bir söz.
[1:26:05] Çünkü adam riba faizli sisteme dayanmak için işte parasal genişleme e yapmak zorundayız dediği için bu var. Enflasyon ise ribalı sistemin matematiksel imkansızlığını
[1:26:19] yönetmek için oluşan bir mevzu. Sen ribalı bir sistem kuracağım diye baştan giriyorsun. Sonra etrafını buna göre döşüyorsun. Enflasyon, parasal genişleme, şu bu merkezde ne var? Faiz var, riba var. Bu yüzden Allah buna
[1:26:33] karşı zaten. Bu yüzden İslam buna karşı.
[1:26:35] Yukarıda anlattığımız tüm sebeplerden dolayı, tüm adaletsizliklere yol açma sebebinden dolayı. O yüzden bu sistemin birisi para basmak meşrudur. Para basmadan büyüme olmaz. Yani bunları duyduğun zaman hepsi eşit. Para basma
[1:26:46] duydun ya mesela büyümek için para basmak. İşte fabrikaların kurması için para basmak. Parasal genişleme. Bunu duydun. Bu faiz demek. Hiç enflasyon.
[1:26:53] Enflasyonu duydun ya. Bu faiz demek ya.
[1:26:56] Bu tanımların hepsi faiz demek. Riba demek. Buraya çıkıyor. Temel kök nedeni bu. Çünkü biz kökü inceliyoruz. Kök finansız. Kökü faiz. Faizi meşrulaştırmak için etrafındaki bunlar halkalar sadece. Şimdi tarihte de para basmanın kötü örnekleri zaten hep
[1:27:10] görüldü. Günümüzde de görüyoruz ama geçmişte de taşiş denilen bir şey vardı değil mi? Taşiş neydi? İşte eee ya bakır paraları piyasaya sürüyorlardı. parasal genişleme piyasadaki para miktarının artması aslında adam altın yeni altın
[1:27:21] yaratamayacağına göre yeni gümüş yaratamayacağına göre şimdi sikkeler var 4 gramsa 3 grama düşürüyor mesela daha fazla altın eee sikke basabilmiş oluyor parayı genişletebilmiş oluyor. Ha o bir süre sonra kendini dengeliyor. Ayrı bir
[1:27:31] olay ama dengeleyene kadar bunun refahından faydalanmış oluyor. Mesela Memlükçülerde Makrizi var. O igazetül Ümme B keşfil Gumme eee adlı eserinde mesela Mısır'da büyük bir kıtlık yaşanan bir dönem var.
[1:27:43] Bir pahalılık olan bir dönem var. Bu bakır fels'in eee aşırı basımına basımından kaynaklandığını söyleyeyim Mısır'da bakır fels bakır para yani parasal genişleme bakır parayla parasal genişleme yapmaya çalışmış devlet bir
[1:27:54] şekilde ihtiyaçlarını karşılayabilmek için. E bu adaletsizliğe sebep olacağı için bir anda ekonomik e krize yolaşmış.
[1:28:01] Makrizi de bunu kitabında söylüyor ve bunu doğrudan eee parasal artıştan kaynaklandığını, bakır felen kaynaklandığını da söylüyor. Zaten önceki videolarda falan da eee anlatmıştık. İbn Teymiye'dir, Gazali'dir. Yani bunlar paranın ne
[1:28:13] olduğunu tanımlarken, e, para adaletli bir ölçü, kas mübadele aracıdır diyor ve bu mübadele aracının piyasadaki eee anormal hareketleri adaletsizliğe yol açacaktır. Osmanlı'da yine akçe taşişleri yaşandı. E burada tabii ki
[1:28:27] isyanlar çıktı. Osmanlı'da isyan çıktı diyor. Ya isyan niye çıkıyor? Ya millet fakirleşiyor. E millet durduk yere niye fakirleşiyor? E sen çünkü tahşiş yapıyorsun. Akçenin içindeki gramı azaltarak piyasaya para pompalıyorsun.
[1:28:37] Parasal genişleme yapıyorsun. parasal genişleme yaptığın zaman isyan çıkıyor.
[1:28:39] İşte 1500'ler eee 15001600 arasında bunlar yaşandı. Eee ve ciddi isyanlar çıktı mesela. Veya daha sonra 1840'larda kaime denilen kaime yani kaime denilen kağıt paralar çıktı değil mi? Osmanlı borçlarını ödeyebilmek için parasal
[1:28:52] genişleme yoluna gitti. Yine vatandaşın cebinden enflasyon yoluyla bu paraları almaya çalıştı. Kaime denilinden bir şey çıkardı. E bu da yine enflasyona yol ulaştı. Bu da toplumun refahını daha da berbat hale getirdi. Yani parasal
[1:29:03] genişleme hiçbir zaman bir devleti bir şeyi iyiye götürmedi. Hani kötüyken parasal genişleme yapalım diyorsunuz.
[1:29:09] Osmanlı işte e Rusya savaşıan dolayı, Kırım savaşlarından dolayı zor durumdaydı ekonomisi. Parasal genişleme yapalım efendim bu iyi olur. Yaptı.
[1:29:17] Sonuç daha da felaket oldu. Duyunu Mümumiye tüm devletin vergi borçlarına el koydu. İşte tütün rejisi geldi.
[1:29:23] Bilmem ne oldu. Yani devamını biliyoruz zaten. Osmanlı'yı yıkıma götüren süreç ne? Parasal genişleme, para basmak.
[1:29:30] para basmak hiç hiç hiç hiç hiç tarihsel olarak da iyi bir şey olmadığını burada görebiliyoruz. Şimdi bir iddia daha vardı. Ona da değinmek lazım. İşte büyük buhranda
[1:29:47] altını erken terk eden ekonomisini iyileştirdi. Bu da ne demek? Yani sınırlı parayı terk eden işte e itibari paraya geçen, parasal genişleme
[1:30:00] ekonomisine geçen devletler ekonomisini daha hızlı toparladı. Kim altını en erken terk ettiyse o en avantajlı eee konumda oldu diye bir eee makale vardı.
[1:30:12] Şimdi bu makaleye bizim cevabımız ne olur? Bir kere eee o zamanki sistem saf altın standardı değildi. Eee 1920'li yıllarda Gold Exchange standart denilen bir şey var. Yani orada da kaldıraçlı
[1:30:25] bir altın taklidi var. Yani siz gerçek sikkeyle gerçek altınla alışveriş yapıyorsunuz aslında. Merkez Bankası'nın depolarında tutuyorsunuz falan. Yani bir kaldıraç söz konusu. Piyasada atıyorum dünyada 100.000 ton altın varsa siz
[1:30:37] 200.000 ton altın varmış gibi hala işlem yapabiliyorsunuz. Yani orada parasal genişleme hala var. Yok değil. Ha itibari paraya göre eee daha sınırlı bir genişleme 2 katına 3 katına çıkabiliyor.
[1:30:47] İtibari parada 10 katına 20 30 50 bir sınırı yok. Normalde burada daha az bir sınır var ama sonuçta parasal gençleme var. Sabit değil yani. Bir kere bunu göz önüne almamız lazım. Ayrıca bu çöküşün sebebi kısmi rezerv sistemi. Sabit para
[1:31:00] olmasından kaynaklı bir şey değil. Yani banka iflas ettiğinde siz kısmi rezerv yaptığınız için kısmi rezervde sen diyorsun ki 10 gram altının bende kardeşim kağıdını veriyorsunuz. O kağıt piyasada ulaşırken eee kağıdını getiren
[1:31:11] altınını alabiliyor. Tamam. Altına dayalı sistem diyorsunuz ama kısmi rezerv var. Adam bankada 100 gram altın varken 300 gramlık kağıt yazmış. Herkes aynı anda istemediği için. Ama büyük buhranda herkes aynı anda istediği zaman
[1:31:23] 100 gramlık altın var. Sabit para. Eee, 300 gram altın yok. O zaman ne oluyor?
[1:31:27] Bu deflasyona yol açıyor. Aslında burada sorun sabit para olması değil. Sizin baştan kısmi rezerv sistemine geçmiş olmanız. Yani burada altın para sistemi var. Evet. Ama kısmi rezervle altın para sistemi. Biz zaten kısmi rezervin krize
[1:31:40] yol açacağını söylüyoruz. Tam rezerve olması gerektiğini söylüyoruz. O yüzden bu delil de sağlam bir delil değil. Daha sonra ne diyorlar? İşte biz o dönem işte 1/3te bir olduğunda para bassaydık diyorlar itibari paraya geçip hemen
[1:31:51] parayı basıp işte piyasada para miktarı azalmış oldu ya deflasyon oldu. Herkes zannetti ki 300 gram altın var. Halbuki 100 gram altın varmış. 200 gram buhar yok. Sanal bir şeymiş. Hemen dediler ki diyorlar ki işte o sırada 200 gramlık
[1:32:04] hemen itibari para geçip 200 gramlık da para varmış gibi basıp vatandaşa o parasını verebilseydik kurtarırdık diyorlar. O yüzden bakın para basmak ne kadar da güzel diyorlar. E kardeşim tamam da bunun sebebi zaten senin kısmi
[1:32:16] rezerv yapman. Yani sen kısmi rezervin yol açtığı anomaliyi para basarak düzeltmeye çalışıyorsun ve buradan da para basmayı meşrulaştırmaya çalışıyorsun. E ben diyorum ki zaten senin kök sebebin olan kısmi rezerv
[1:32:30] batıl. Zaten o kötü sebebi o. Sen bana para basmayı meşrulaştıramazsın ki burada. Böyle anlamsız bir eee birbirine yanlış yere bağlayarak eee olayı manipüle etmeye çalışıyorlar. Yani sen e sabit altın para sisteminin üzerine
[1:32:44] Merkez Bankası, üzerine kısmi rezerv sistemi, üzerine faizli kredi mekanizmasını yerleştirmişsin. 1929'da da bunlar var, mevcut kullanılıyor.
[1:32:52] Büyük buhran oluyor. Sonra diyorsun ki altın parayı terk edip itibari paraya geçen kazandı. Ya konunun altın parayla veya itibari parayla bir ilgisi yok ki.
[1:33:00] Konunun senin Merkez Bankası faizli borç ve kısmi rezerv yapmanla alakası var.
[1:33:06] Sen böyle yaptığın için ancak böyle bir sistemde tabii ki para basarak kendini kurtarabilirsin. Ben buna bir şey demiyorum. Eğer sen ben kısmi rezerv kullanmak zorundayım, Merkez Bankası kullanmak zorundayım, faizli kredi
[1:33:16] kullanmak zorundayım, böyle bir dünyadayım diyorsan böyle bir krizde tabii ki para, böyle bir sistemde tabii ki para bas. Bu sistemde para basmazsan zaten krize girersin. Doğru, katılıyorum. Ama ben senin tabanını eleştiriyorum. Zaten böyle bir sistem
[1:33:30] olmamalı.
[1:33:32] Farklı noktalardayız. Yani burada kötü olan altın para değil ya da sabit para değil. Senin onun üzerine eklemlediğin mekanizmalar kötü. Burada anlaşamıyoruz.
[1:33:41] Senin Japonya örneğini vermeye çalışıyorsun. Begon sistemin videosunda anlattım ama Japonya örneği sabit para sistemi değil ki. İşte Japonya'da deflasyon oldu. Deflasyon kötüdür. Ya kardeşim yani şurada verdikleri örnekleri açıklamaya çalışıyoruz. Şimdi
[1:33:53] bunlar üç tane örnek veriyordu ya onları açıklamaya çalışıyoruz. Zaten şu büyük depresyon deflection dediği olayı biz bir kere üretim artışının olduğu, refahın arttığı, işçi haklarının arttığı, teknolojinin geçtiği dönem
[1:34:05] olarak söyledik. Bunu iptal ettik. Biraz önceki iddialarımızda da, delillerimizle de bunu iptal ettik. Şimdi Japonya'yı söylüyorlar. E Japonya'da deflasyon olması, Japonya benim dediğim gibi sabit parada deflasyona uğramıyor ki zaten.
[1:34:17] İhtibari parada zaten deli gibi para basıyorlar. Ya aynı sistemde değil ki zaten. Borcadı para sisteminde adam deflasyon yaşıyor. Onu yaşıyorsa bana ne bundan? Ben onun baştaki sistemini reddediyorum zaten. Ayrıca sürekli para
[1:34:28] basıyor millete para veriyor. Deflasyon olmasına rağmen millet o parayı harcamıyor falan filan. Bir balon oluşuyor. 80'lerde işte eee krediyle bir gayrimenkul balonu falan oluşmuştu Japonya'da. Onun etkisini 90'larda görmeye başladılar. Ama sen sistemi
[1:34:40] batıl bir sistem içinde bunları yaşıyorsun. Ben zaten bu batıl sistemi eleştiriyorum. Dolayısıyla bu benim için bir kanıt olamaz yani. E sonra mesela ne diyorlardı başka? Eee deflasyon olduğu zaman parası olan adam yatırıma bunu
[1:34:51] yapmaz. Yani nasıl yapmaz? Mesela düşünelim. E fırınca adam vardı değil mi? Osman vardı. 100.000 lirası vardı.
[1:34:57] Şimdi deflasyon olduğunu düşünelim. %3 deflasyon olduğunu varsayalım. Mesela eee yastık altında tutsa o parayı kasada tutsa %3 değer kazanacak. As refah artışı yaşayacak. Bu adam neden gidip de %2 eee kar payı olabileceğini tahmin
[1:35:11] ettiği bir fırıncılık işine girsin diyordun. Ama ben diyorum ki zekat olacak zaten. Zaten adam %2,5 zekata tabi harcamadığı zaman o kasadaki altını %2,5'unu zaten doğrudan eee vermek zorunda kalacak. E böyle olunca o adam
[1:35:24] onu değerlendirse, bir risk alıp bir ticarete girse %3 eee deflasyon olmasına rağmen % 2 kar beklentisi olmasına rağmen girse yine karlı oluyor. Çünkü bakıldığı zaman. Çünkü zekat vermek zorunda. Zekat zaten bu mekanizmayı eee
[1:35:38] sağlıyor. Sağlatan şey. Sen zekat diye bir şey bilmediğin için, modern batı ekonomisinde takıldığın için bunları hiç anlayamıyorsun. Bunları hiç sistemin içine dahil edip düşünemiyorsun. Yani modern zamanda ne oluyor?
[1:35:53] Merkez Bankası para politikaları.
[1:35:57] Merkez Bankası para politikası ne?
[1:35:58] Faizleri oran. Faizleri artırıyor, azaltıyor. Boom and bast döngüsü dediğimiz yükseliyor, azaltıyor, yükseliyor, azaltıyor yükseliyor, azaltıyor. E bu da manyak ediyor milleti. Niye? Kredi bazen alabiliyorsun, bazen alamıyorsun. Kredi
[1:36:10] aldığında saçma sapan yatırımlara, varlık balonları şişiyor. Alamadığın zaman onlar düşüyor. Bir şeyler oluyor.
[1:36:15] Yani sen eee Merkez Bankası'ndan oturup faiz oranını şöyle yapalım, böyle yapalım. piyasaya göre galiba bu piyasayı rahatlatır, şöyle böyle diyerekten toplumdaki en fakir kesimin refahını sürekli üst kesime doğru yavaş yavaş yavaş aktarmasını sağlayan
[1:36:29] bir araç bu. Merkez Bankası denen araç ya buna böyle bir ihtiyaç yok. Merkez Bankası diye bir şeye ihtiyaç yok. Sabit para düzeninde, tamrezer para sisteminde para belli, her şey belli. Yapın abi alışverişinizi. Faiz diye bir merkez
[1:36:41] tarafından devletin resmi faiz diye bir şey yapmak zorunda değilsin. Niye? Bu faiz niye gerekli? Bu faiz para basmak için gerekli. Bu para basmanın faizi bu.
[1:36:50] parasal genişleme, para basmak, eee, genişlemenin faizli için gerekli. E o, o enflasyon yol açacak. Enflasyon yol açınca işte servet transferi olacak vesaire vesaire. Yukarıda anlattığımız mekanizma. O yüzden Merkez Bankası benim
[1:37:03] normalde ihtiyacım olan bir kurum değil.
[1:37:04] Bu benim İslami olan bir kurum da değil.
[1:37:07] Para orada sabit. Harcayın abi. Yapın ne yapıyorsanız yapın. Birisi birine faizli borç veriyorsa beni ilgilendirmez.
[1:37:12] versin. Bu benim ekonomimin temel dayanağı değildi. Çünkü o iki birey şahıs arasında ya da iki şirket arasındaki bir borç alışverişi bana ne yapıyorlarsa yapsınlar. Günaha girsinler. Ama benim genel iktisadi düzlemimi şuradaki yaşayan Ayşe teyzenin
[1:37:25] ekmek almasını, süt almasını, torununu okula göndermesini falan etkilemiyor.
[1:37:28] Oradaki iki adamın kendi aralarında faizli borç vermesi günümüzde ama Merkez Bankası'nın faiz oranlarını belirlemesi tüm toplumdaki tüm bireyleri tüm refahını ve tüm hayatını etkiliyor. Ya biz buna karşı çıkmayacağız da Müslüman
[1:37:39] olarak daha neye karşı çıkacağız? Yani bu Merkez Bankası'nın var olma sebebi de faiz, kısmi rezerv sistemi ve parasal genişleme sistemi. Sen kısmi rezervi kabul etmiyorsan, parasal genişlemeyi kabul etmiyorsan Merkez Bankası'a
[1:37:50] ihtiyacın kalmıyor. Dağılın abi gerek yok diyorsun. Piyasada millet kendi başına birbirleri arasında ne borç alıp veriyorsa versin. E bu bir deflasyona da yol açmaya. Yukarıda söyledik.
[1:37:58] Verimlilik karşı deflasyon olduğu zaman da yine toplumun refahını sağlıyor bu.
[1:38:01] Yine Ayşe teyzenin daha fazla mal almasını sağlıyor. Üzerine bir de zekat getirdiğin zaman mis gibi sistem. Harika bir iktisadi sistem. Tüm toplumdaki tüm vatandaşların işine gelen bir sistem. Ya bunu kim niye istemez? Yani bu sistem
[1:38:14] niye eleştirilir? Kim niye eleştirir bunu? Bunun için biraz düşünmemiz lazım.
[1:38:19] Bunun için biraz çalışmamız lazım.
[1:38:20] Bunları böyle benim yaptığım gibi didik edip daha sonra bunlar İslami değildir deyip daha sonra da alternatifini güzel bir şekilde koymamız lazım. Koyuyoruz işte. Basit bir şey aslında. Bu 4 be değişikliği yaptığın anda tüm ekonominin bir yandan müthiş
[1:38:32] hale geliyor. Zor bir şey mi ya? Ya değil. O zaman buna kamuoyu yol süreceğiz biz. Müslüman olarak bunu ısrarla isteyeceğiz hükümetlerimizden.
[1:38:39] Yani ben bunu istiyorum kardeşim diyeceğiz. Yani ben Merkez Bankası istemiyorum diyeceğiz. O zaman bizim tüm sorunlarımız çözülecek. O zaman biz Kur'ani bir şekilde e iktisadi bir düzen hayat içerisinde olabileceğiz. O zaman
[1:38:50] millet çıldırmayacak. Yok enflasyon var faizli. Bankaya mı yatıracağım? Fona mı yatırayım? Borsaya mı? O millet manyaklaşmayacak o zaman. Güzel eee helal parayla helal bir şekilde hayatımızı yaşayabilecek hale geleceğiz.
[1:39:02] İnşallah o günleri görmeyi de Allah nasip eder diyelim. Beni dinlediğiniz için teşekkür ediyorum. Hepinize iyi günler diliyorum.
