# Kölelik ve Cariyeliğe Hukuki bir Bakış: Bölüm 1

Hukuk · Şeriat ve Modern Hukuk, 5. bölüm · 29 May 2026 · 1:44:40

Bağlantı: https://kokfinans.org/video/kolelik-ve-cariyelige-hukuki-bir-bakis-bolum-1  
YouTube: https://www.youtube.com/watch?v=arhaDq_0Kew

İslam'da kölelik ve cariyelik keyfî bir uygulama değil, sınırları çizilmiş hukuki bir kurumdur. Kur'an ve sünnet köleliği yavaş yavaş tasfiye edilecek bir gerçeklik olarak düzenler; fıkıh ise cariyelik akdini nesep, iddet, rıza ve nafaka gibi kurallarla evlilikle aynı sınırlara bağlar. Avret yeri, köle pazarı, şahitlik ve müşterek kölelik gibi tartışmalı iddiaları da fıkıh kaynakları üzerinden değerlendiriyoruz.

### Üç görüş ve önerilen yaklaşım

Kölelik konusunda tatmin edici cevaplar bulunsa da cariyelik konusunda, özellikle gençlerin zihninde soru işaretleri kalmaya devam ediyor. Meseleye dair üç ana görüş var:

1. Hadis ve fıkıh külliyatını reddeden **modernist görüş**: Kölelik ve cariyeliğin Kur'an'da yer almadığını, İslam'la asla bağdaşmayacağını savunur.
2. **Ehl-i sünnet** ana akımı: Kölelik ve cariyeliğin belli şartlara bağlı hukuki bir statü olarak var olduğunu, Kur'an'ın azat etmeyi övüp yavaş bir kaldırma mekanizması kurduğunu kabul eder.
3. **Heterodoks ehl-i sünnet**: Geleneği seçici bir filtreyle okur; *mâ meleket eymânüküm* ifadesinin yalnızca nikâhlı eşleri kapsadığını ve Muhammed suresi 4. ayete göre esirlerin salıverilmesi gerektiğini söyler.

Biz bunlara karşı daha dengeli bir "dördüncü görüş" inşa etmeyi amaçlıyoruz. Kur'an'ın ve Peygamber'in ideal hayatında bugün anladığımız türden bir kölelik yoktur; ancak kölelik tarihin her anında ortaya çıkabilecek beşeri bir gerçekliktir. Kur'an evrensel olduğu için, nasıl adam öldürme, hırsızlık ve zinayı düzenliyorsa köleliği de keyfîliğe yer bırakmayacak şekilde hukuken sınırlandırır.

### Batı tipi kölelik ve İslam'daki örnekler

Zihnimizdeki kölelik imajı Batı'dan gelir: Britannica'nın "slave" maddesinde anlatılan, gemilere balık istifi gibi dizilip 45 gün süren yolculuklarda yarısı ölen insanlar. Aristoteles'in, dokuma tezgâhı kendi kendine çalışmadıkça köleliğin süreceği yönündeki sözü de köleliğin o dönemde ekonominin bel kemiği olduğunu gösterir.

İslam'da ise yeni köle yalnızca savaş esiri yoluyla oluşabilir; borç veya zorbalıkla köle edinmek hukuken mümkün değildir. Bu farkı sahabe örnekleri somutlaştırır:

- Hem siyahi hem köle olan Bilal-i Habeşî'nin ilk ezanı okuması ve Abdurrahman b. Avf'ın kız kardeşiyle evlenmesi
- Azatlı Zeyd'in oğlu Üsâme b. Zeyd'e Hz. Ömer'in "komutanım" diye seslenmesi
- Ebû Zer'in kölesiyle aynı kıyafeti giymesi ve "yediğinizden yedirin, giydiğinizden giydirin" hadisi
- Hz. Ömer'in Kudüs'e, devenin üstünde kölesi varken yularını kendisi çekerek girmesi

Mekkeli elitlerin İslam'a itirazı da köle ile hürü eşit tutmasına yönelikti; En'âm 52. ayet ayrı meclis taleplerini reddeder. Ahmet Cevdet Paşa'nın sözüyle:

> İslam'da köle almak köle olmaktır.

### Kölelik neden bir anda kaldırılmadı?

Sanayi devrimi öncesinde tarım, nakliye ve ticaret tamamen insan emeğine dayandığı için köleliğin bir anda kaldırılması hayatı durma noktasına getirirdi; bu, bugün bankaların birden yasaklanmasına benzer. Ayrıca bir anda özgür bırakılan kişinin ne yapacağını bilemeyeceği bir güvenlik sorunu da vardır. Müslümanların asıl görevi köleliği gereksiz kılacak alternatif bir ekonomik sistem üretmekti; ancak hukuk kurumu çok iyi düzenlendiği için bu motivasyon oluşmadı.

Batı'nın köleliği insani kaygılarla kaldırdığı fikri de doğru değildir: Sanayi devriminden sonra hamile kadınların ve çocukların 12-18 saat çalıştırılması, Karl Marx'ın eleştirileri, Oscar Wilde'ın *The Soul of Man Under Socialism* yazısı, Amerikan İç Savaşı'nın ardındaki işçi ve pazar ihtiyacı, Çin'deki ağır çalışma düzeni ve Afrika'nın sömürülmesi bu bağlamda akla gelir. Körfez ülkelerindeki villaların bodrum katlarında yaşayan Asyalı hizmetliler ile Filipinli ve Moldovalı bakıcılar da fiilen o dönemin hizmetlilerine benzer.

Kur'an'daki tasfiye araçları şunlardır: kefaret olarak köle azadı, zekâtın köle özgürleştirme payı, Nur 33'teki mükâtebe (kölenin taksitle hürriyetini satın alma hakkı), köle azadını "sarp yokuş" olarak niteleyen Beled suresi ve esirlerin salıverilmesini düzenleyen Muhammed 4. Osmanlı kadı sicillerinde de 7-8 yıl hizmetten sonra azat teamül hâline gelmişti; azat belgesi verilmeyen bir kölenin kadıya başvurduğu davalar bulunur.

### Cariyeliğin hukuki çerçevesi

Cariyelik iki türe ayrılır: çoğunluğu oluşturan, yemek, temizlik ve çocuk bakımı yapan **hizmetli cariye** ve tartışmaların kaynağı olan, cinsel birliktelik kurulabilen cariye. İkincisi için temel argüman şudur: Aynı iki kişi arasındaki ilişkiyi zinadan meşru evliliğe çeviren şey, fiziksel bir değişiklik değil, sorumluluk yükleyen soyut bir hukuki akittir. Fıkıh, cariyelik akdini evlilik akdini de kapsayan daha geniş bir sözleşme saydığı için ayrıca nikâh gerekmez ve dört eş sınırı cariyede uygulanmaz.

Bu akit evlilikle aynı kurallara bağlıdır:

- Nesebin korunması zorunludur; çocuk hür doğar ve babası ona bakmakla yükümlüdür.
- Çocuk doğuran cariye **ümmü'l-veled** statüsü kazanır ve özgürlüğe kavuşur.
- Baba ile oğulun aynı kadınla birlikte olması ve iki kız kardeşin birlikte alınması yasaktır.
- El değiştiren cariye için istibrâ (bekleme) süresi vardır; cinsel amaçlı kiralama Nevevî'de açıkça reddedilir.
- Rıza şarttır; Şâfiî fakih Halîmî'ye göre dokunulmaktan hoşlanmayan cariyeye izni olmadan dokunulamaz.
- Barınma ve nafaka sahibin görevidir.

Ayrıca cezalar köleye yarı oranda uygulanır ve köleye zekât düşmez. Kölelerin mülk edinebildiğini Gabriel Baer'in çalışması da kanıtlar: 16. yüzyıl İstanbul'unda kadınların kurduğu vakıfların yüzde 30-40 kadarı azatlı kadınlara aittir.

### Avret yeri ve köle pazarı tartışmaları

Zekeriya Beyaz ve Mustafa Öztürk, fıkıh kitaplarındaki cariye avreti hükümlerini çarpıtmaktadır. Bu hükümler namaz bahsinde, tarlada ve mutfakta çalışan kadına kolaylık sağlamak için verilmiş bir ruhsattır; Ahmed b. Hanbel'den gelen güçlü bir rivayete göre cariyenin avreti hür kadınınkiyle aynıdır ve Merğînânî ile Serahsî gibi kaynaklarda "fitne durumu hariç" kaydı bulunur.

Köle pazarı da zincirli insanların teşhir edildiği bir yer değil, çayın içildiği, birlikte namaz kılınan, eski amele pazarlarına benzeyen bir iş bulma ortamıydı. Cariyelere bakma ve dokunma izni alışverişteki **garar** (belirsizlik) yasağından kaynaklanır; yalnızca gerçek alıcıya, şehvet olmamak ve cariyenin rızası şartıyla tanınır ve bu konuda icmâ yoktur. Cinsel birliktelik kurulan cariyenin pazara düşmesi toplumca hoş karşılanmazdı; bunun yerine azat tercih edilirdi.

### Şahitlik, müşterek kölelik ve sonuç

Kölenin mahkemede şahitliğinin kabul edilmemesi, efendinin baskısı altında kalmaması için alınmış bir tedbirdir; nitekim köleler hadis rivayet edebiliyordu. Hz. Ali'nin zırh davasında Kadı Şureyh'in Hz. Hasan'ın şahitliğini reddedip Kanber'inkini kabul etmesi, şeriatın içtihada dayalı esnek yapısının örneğidir; Hz. Ömer'in kıtlık yılında hırsızlık cezası uygulamaması ve Osmanlı'daki dönemsel peçe yasakları da bu çerçevededir.

Müşterek kölelik, kiralama ve miras bırakma iddialarının cevabı gündelik örneklerde yatar: birden fazla işverene çalışan temizlikçi, kiralanan futbolcu ve patronun ölümüyle işin mirasçılara geçmesi. Cinsel cariyelik ise hiçbir zaman müşterek olamaz. Efendi köleye haram iş yaptıramaz, dinini değiştirmeye zorlayamaz ve ona ibadet için zaman vermek zorundadır; kimliği belirsiz kişi de asıl olarak hür kabul edilir. Sonuç olarak fıkıh, vahşi köleliği hukuki ve insani bir kuruma dönüştürmüştür.

## Bölümler

- 00:00 — Giriş
- 01:43 — Konuya dair üç görüş
- 09:05 — Peygamber ve sahabe örnekleri
- 20:58 — Kölelik neden bir anda kalkmadı?
- 31:36 — Günümüzün hizmetlileri
- 35:48 — Köleliği tasfiye mekanizmaları
- 39:14 — Cariyeliğin iki türü
- 42:11 — Evlilik ve cariyelik akdi
- 1:03:54 — Avret yeri tartışması
- 1:11:17 — Köle pazarı ve garar yasağı
- 1:24:34 — Kölenin şahitliği
- 1:31:32 — Müşterek kölelik ve miras

Etiketler: kölelik, cariyelik, islam hukuku, fıkıh, şeriat, osmanlı

## Transkript

[00:00] Selamünaleyküm. Rabbi yessir ve la tuassir. Rabbi tenvin bilhar. Allah'ım zorlaştırma, kolaylaştır işlerimi hayırla sonuçlandır.
[00:10] Bugünkü videomuzda aslında en tartışmalı konulardan birisi olan kölelik ve cariyelik meselesine değineceğiz. Şeriat içerisindeki bu tartışmalı meselede
[00:23] özellikle bazı cevaplar kölelik yönünde tatminkarlık sağlasa da cariyelik noktasında kafalarda hala soru işaretleri, hala çözülememiş noktalar,
[00:35] gençlerde hala bir orada fluuk söz konusu. Bugün inşallah bu videoda tüm bunları gidermeyi hedefliyorum.
[00:46] Özellikle olayın hukuki boyutuna, geçmişten günümüze kadar ve modern hukukla da karşılaştırmalı olarak aslında bu olayı bir hukuki mesele olarak bu videoda ele alacağım. Bu kafamızda durumun çok daha iyi
[01:01] oturmasını sağlayacaktır. Özellikle de cariyelik kısmına değineceğim. Çünkü temel problemli mesele ve en çok üzerinde spekülasyon yapılan mesele bu kısmı oluyor. Kölelik için çeşitli videolarda veya kitaplarda daha fazla
[01:15] cevap mevcut. daha tatminkar cevaplar mevcut. Ancak cariyelik konusunda biraz daha dediğim gibi cevap tatminkarlık oranı daha düşük. O yüzden özellikle o konunun hukuki boyutuna ve fıkıh ilmi
[01:29] içerisinde nasıl ele alındığına değineceğim. Aynı zamanda da yabancı yazarlardan, yabancı kişilerden, olaylardan da örnekler vereceğim. ve dediğim gibi tarih içerisindeki gelişimini ve modern dünyadaki bunun
[01:43] karşılığı olan algıyı da aktarmaya çalışacağım. Şimdi baktığımız zaman aslında kölelik cariyelik meselesine dair üç ana görüş olduğunu söyleyebiliriz.
[01:54] Bunlardan bir tanesi modernist görüş dediğimiz daha aslında eee modern İslamcılar diye adlandırabileceğimiz bir grup. Bunlar genelde zaten hadis ve fıkıh ve gelenek külliyatını reddeden
[02:08] bir kesim oluyor. Çoğunlukla köleliğin Kur'an'da asla zaten hadisleri reddettiği için eee orayı kale almıyor.
[02:15] Peygamberin böyle şeyler söyleyeceğini düşünmüyor. Kur'an'da da asla yer almadığını, geleneksel uygulamaların ve fıkıhların aslında bu noktada yanlış olduğunu söyleyerek daha modernist bir görüş ortaya koyuyor ve yanlış yapıldığını, bunun insanlık dışı bir
[02:29] muamele olduğunu, İslam'da asla böyle bir şey olmadığını, İslam'la bu kölelik cic kurumunun asla bağdaşmayacağını söylüyor. Bu modernist görüş. İkinci bir görüş, ehl sünnet dediğimiz aslında e ana akım görüş, gelenek dediğimiz görüş.
[02:42] Burada tabii ki Kur'an var, fıkıh var, alimler var, sünnet var. hepsi kapsanıyor. Eee, geniş bir çerçevede bu görüş aslında İslam'da kölelik ve cariyeliğin var olduğunu, bunun belli
[02:54] kural ve şartlara tabi olduğunu, bugünkü anladığımız kölelik ve cariyelikle aynı olmadığını temelde savunuyor. Hukuki bir statü olduğunu savunuyor. Kur'an'ın işte köle ve cari azat etmeyi övdüğünü, yavaş
[03:08] bir kaldırma mekanizması kurduğunu savunuyor. Genel olarak bu tarz bir görüşe sahip. Bir de heterodoks ehl sünnet diyebileceğimiz bir kesim var.
[03:18] Bunlar biraz daha azınlık bir görüş.
[03:20] Bunlarda tamamen geleneği reddetmiyorlar. Tamamen hadisleri reddetmiyorlar. Kısmi yani biz bakarız bu aklımıza uygunsa, bu Kur'an'la uyumluysa yani daha seçici, daha filtre farklı bir filtre kullanıyorlar. Ehli
[03:34] sünnetin filtresinden farklı bir filtre, daha modern bir filtre kullanaraktan eleme yapıyorlar.
[03:40] Bunlar da aslında Kur'an'da, peygamberin hayatında vesaire asla kölelik gibi bir kurumun, cariik bir kurumun olmayacağını, olamayacağını söylüyorlar.
[03:48] Maet eymaniküm diye birazdan da geleceğiz. İşte sahinizin sahip oldukları Kur'an'da ayetler var biliyorsunuz. Buna dair delil olarak getirilen bunların aslında eee nikahlı zevceleri özellikle cariyelik bağlamında nikahlı zevceleri kapsadığını yani
[04:03] nikahsız ilişki asla olamayacağını cariyeler tarafından kölelerin de zaten erkek kölelerinde azat edilmesi gerektiğini Muhammed 4e 4. ayete göre söylüyorlar. Genel biraz daha ehl sünnetin daha moderniste yakın bir
[04:15] tarafı olduğunu söyleyebiliriz. fıkıh alimlerinin bu konularda bazı yanlışlar yaptığını, geçmişte tarihsel olarak bakmamız gerektiğini vesaire gibi bu tarz bir görüşe sahipler.
[04:26] Ben burada dördüncü bir görüş inşa etmeyi düşünüyorum. Bu videoda daha dengeli bir inşa görüşü üreteceğim.
[04:35] Çünkü bu mesele kolay bir mesele değil.
[04:38] Bazen görüyoruz televizyon programlarında veya işte Twitter gibi platformlarda işte Kur'an'la kölik caryelik var mı hocam diye soruyorlar.
[04:44] Yani bu çok kısa bir soru ancak cevaplaması saatler sürebilecek, büyük bir inşa gerektirecek, büyük bir altyapı gerektirecek bir soru. O yüzden benim bu videoya gelmeden önce şeriat 1, 2, 3, 4 gibi daha önceki videoları izlemenizi
[04:59] tavsiye ediyorum. Çünkü orada belli bir altyapı oluşturuyoruz. Hukuka dair, İslam hukukuna dair bir altyapı oluşturuyoruz. Bu işler hukuki bir iştir. Dolayısıyla hukuk bakışı açısıyla o gözle, o nazarla bakabilmemiz gerekiyor. Bu bir inşa gerektiriyor.
[05:12] Adım adım bu videoda inşa edeceğim ama uzun bir video olacak. Çünkü bu sorunun cevabı 10 dakikada cevaplayabileceğimiz bir soru değil. O zaman kafamızdaki o soru işaretleri gitmez. Bu mecburen uzun cevaplanması gereken bir soru ve inşa
[05:26] ede ede cevaplanması gereken bir soru.
[05:28] Ve sen bugün bir film izliyorsan 3-4 saat eee keyif almak için böyle önemli bir meselede kafa karışıklığın varsa buna da 3-4 saat ayırıp yok bu video çok uzun bu mu izlenir? Bu sorunun cevabı
[05:41] gayet kısa vesaire gibi değil. daha farklı perspektiflerden bakmanı sağlayacak uzun videolarda ya da uzun kitapları da okuyabilmen lazım ki bu soruyu çözmek istiyorsan zaten çözme gibi bir amacın yoksa zaten izlemene
[05:54] gerek yok. Bizim pozisyonumuz dengeli bir pozisyon olacak aslında. Kur'an'ın özünde ve Peygamber sallallahu aleyhi ve sellem'in eee ideal hayatında bugünkü anladığımız gibi bir kölelik cariyelik eee söz konusu değil. Ancak bu tarihin
[06:08] herhangi bir anında ortaya çıkabilecek e beşeri bir gerçeklik ve ortaya çıkmış da nitekim Kur'an evrenseldir diyoruz. Yani hem geçmişi hem geleceği kapsayacak son kitaptır. Dolayısıyla evrensel bir kitap olduğu için tarihselci bir bakış açımız
[06:21] olmadığı için ehli sünnette de zaten öyle bir tarihselci bakış açısı yok.
[06:25] Eee, dolayısıyla evrensel olarak bakabilmemiz gerekiyor. Dolayısıyla Kur'an'ındaki ifadelerin aslında her dönemde bir karşılığının olması gerekiyor.
[06:34] Bugün biz şu an modern dünyada kölelik, cariyelik yok diyoruz. Tabii bu tanımı doğru yapmamız lazım. Bu videoda onu da yapmaya çalışacağız. Bu gelecekte olmayacağı anlamına gelmiyor. Yani mesela Einstein diyor ya 4 3. Dünya
[06:46] Savaşı'ı bilemem ama 4. Dünya Savaşı taşlarla, sopalarla olacak. Yani dünya belki çok büyük bir yıkım yaşayacak ve tekrar geriye doğru gideceğiz ve tekrar kölelik çarelik olabilecek veya ileride bu sefer daha distopik teknolojik
[06:56] dünyada tekrar kölelik çarelik eee söz konusu olabilecek vesaire gibi yani çok farklı gerçeklikler olabilir teknik olarak. İşte robotlar bizi köyle cariye yapabilir vesaire. Yani çok fazla alternatiflar var. Yani şu an yok diye
[07:07] gelecekte olmayacak anlamına da gelmiyor. Sürekli ilerlemeci bir tarih olarak bakmamamız gerekiyor. Bizim bu videoda inşa edeceğimiz şey hukuki bir bakış açısı. Altyapı. Alimler bu cevazları verirken, bu kitaplarında bu
[07:21] meseleleri ele alırken nasıl bir bakış açısıyla ele almışlar bunları elimizden geldiğince bu videoda anlatmaya çalışacağız. Temelinde baktığımız zaman aslında İslam'ın ana kaynaklarında nas dediğimiz yani Kur'an ve sünnette
[07:32] kölelik asla ebedi bir kurum değil.
[07:34] Zaten Kur'an'daki ayetlere veya sünnete de baktığımız zaman yavaş yavaş tasfiye edilmesi gereken bir kurum. Yani yerine başka bir çözümün, başka bir kurumun, başka bir düzenin gelmesi beklenen bir kurum. O an dünyada olan bir gerçeklik.
[07:47] Kur'an bu gerçekliği kabul ediyor.
[07:49] Sünnet bu gerçekliği kabul ediyor. Ama temel hedefi bunu tasfiye etmek, yok etmek olarak kuruluyor. Bu aslında sosyoekonomik, o dönemin şartlarından kalan sosyoekonomik bir miras.
[08:01] Dolayısıyla eee kölesiz ve cariyesiz bir dünya olarak Kur'an'ın bir hedefi olduğunu söyleyebiliriz. Tabii ki burada köle ve cariyenin tanımlarını birazdan yavaş yavaş geleceğiz. kölelik, cariyelik Kur'an-ı Kerim'de de işte
[08:13] maelet, emani hüküm ayetleriyle aslında yer aldığını görebiliyoruz. Eee o zaman diyorlar ki bu Kur'an'da varsa nasıl bunu çözebiliriz? Ya şöyle düşünmemiz lazım. Bu hukuki bir mesele. Nasıl Kur'an'da adam öldürme var, hırsızlık
[08:25] var, zina var. Bunlar yer alıyor. Yani bu kötü eylemler Kur'an'ın içerisinde yer alıyor. Çünkü bunların kötü eylem olduğu, bunların cezaları vesaire hak cezaları daha önceki videolarda izlediyseniz var. Dolayısıyla kölelik ve
[08:37] carilik kurumunu da Kur'an ele alıyor. O yüzden buna dair ayetler var.
[08:41] bunun hukuki boyutunu düzenliyor.
[08:44] Aslında Kur'an bunu hukuki bir mesele olarak düzenliyor. İnsanların keyfine göre hareket etmeyecek şekilde sınırlandırılıyor.
[08:51] Fıkıh kitaplarında ise fıkıh kitabı o dönemin yaşanan hayatına göre yazıldığı için yine bu NAS'tan hareket ederekten bu kölelik ve cariyelik kurumuna hukuki sınırlar, hukuki çözümler, hukuki
[09:05] boyutlar getiriyor. Dolayısıyla hukuk kitaplarında da bu konu ele alınmış durumda. Fakat biz Peygamber Efendimiz sallallahu aley ve sellem baktığımız zaman mesela kendi hayatında herhangi bir eee kölesinin veya cariesinin
[09:17] olmadığını görüyoruz. Zeyt var biliyorsunuz. O azatlı köle yani eski bir köyle. Peygamber efendimiz herhangi bir eee köle veya cariyesi bulunmamış.
[09:25] Bu da bize aslında temel örnek yani bu kurumu tasfiye etmemiz yönündeki bir motivasyon olması gerektiğini gösteriyor. Ve biz biliyoruz ki yani Siyerden de Kur'an'dan da biliyoruz ki Mekke'deki o elitler, Ebu Cehiller, Ebu
[09:38] Lehe bu elit kesim üst tabaka yani İslam'a karşı olan tabaka diyorlar ki bu nasıl bir din ki köle ile hürü eşit tutuyor. Yani onların derdi aslında onlar elit bir tabaka olduğu için aşağıdaki alt tabakadaki insanlarla kendilerinin eşit olabileceği bir dine
[09:53] inanmak istemiyorlar. Dolayısıyla itirazları ya bu böyle din mi olur?
[09:58] Köleyle hürü veya beni eşit tutuyor.
[10:00] Yani temel itirazları bu. O zaman biz bu sözden bile şunu anlamamız gerekiyor.
[10:04] Demek ki İslam aslında köleliği tam bizim kafamızda canlanan bir anlamda kullanmıyor. Öyle kullansa Ebu Cehil, Ebu Leheb, bu elitler bu tarz bir itiraz getirmezler zaten. Bilal Habeşi var. Hem
[10:18] zenci hem köle. Yani olabilecek yani modern dünyada en kötü özelliklere sahip gibi görünüyor değil mi? Ama en üst makamda bir insan. Hiçbirimiz onun mertebesinde erişemeyeceğiz. Ezanı ilk oumuş. Demek ki burada bir çelişki var.
[10:31] Hem diyeceğiz ki böyle itirazlar var.
[10:34] Kullanı hürle köleyi eşit tutuyor. Bilal Habeş örneği var elimizde. Hem de kölelik cariyelik var. Fıkıhta var. İşte nasta var. Nasıl oluyor? Burada bir çelişki var. A demek ki aslında çelişki yok. Çelişki olamayacağına göre bizim
[10:45] bir anlama idrak sorunumuz var. Biz olaya hukuki olarak bakamıyoruz. Onu baktığımız zaman bunu çözmüş olacağız aslında. Mesela eee Britanica ansiklopedisi var. Çok eski bir ansiklopedidir. Orada mesela slave maddesine baktığımız zaman yani kölelik
[10:59] ingilizcesi baktığımız zaman gemilerle 45 günlük eee yolda gemiye istif gibi diziyorlar. Böyle aşağısına böyle yan yana yatırarak diziyorlar. Elleri kolları bağlı. Eee farklı kıtalardan gemilerle Avrupa'ya köle taşımak için.
[11:12] Yani işte 500 kişi getiriyorlarsa, sığdırıyorlarsa böyle balık istifi gibi diyorlar insanları. yarısı belki ölüyor.
[11:18] 45 gün yolculuk sürüyor. Batı usulü yani kölelik deyince bizim aklımıza bu tarz bir kölelik geliyor. Bu britanika slev maddesinde yer alan köleliğin tanımı.
[11:27] Ama İslam'daki kölelik veya cariyelik asla eee böyle bir kurum değil. Yavaş yavaş inşa ederek ilerlediğimiz için çok daha hukuki boyutları sınırlı bir kurum.
[11:39] Mesela Aristo var biliyorsunuz. Aristo mesela kölelik kurumuna doğal bir yapı olarak bakar. der ki mekik yani dokuma tezgahı kendiliğinden havaya uçup dokuma işi yapmadıkça ustanın kalfaya efendinin köleye ihtiyacı olacaktır diye bir sözü
[11:53] var mesela o dönemin ekonomisinin bel kemiği. Çünkü biz bunu anlamamız lazım.
[11:57] Yani köle o dönem makine yerine kullanılıyor. Makinalaşma olmadığı için iş gücü köle tarafından sağlanıyor.
[12:04] Dolayısıla Aristo diyor ki bu çok doğal bir kurum. Köleliği kabul ediyor. Dokuma tezgahı böyle kendi kendine çalışmadığı sürece ki burada sanayi devrimini öngördüğünü söyleyebiliriz. Çünkü zaten kölelik de sanayi devriminden sonra
[12:15] bitiyor. Aslında köleliği bitirmendeki amaç böyle çok insani, çok böyle biz geliştik artık medeniyiz. Kölelik de neymiş canım falan değil. Tamamen ekonomik sebeplere dayalı. Artık kölenin yapacağı işi makine yapabildiği için
[12:27] sanayi devrimi ile birlikte köleye ihtiyaç kalmıyor. Artık tüketiciye ihtiyaç var. O malların seri üretim mallarını tüketecek insana ihtiyaç var.
[12:34] O yüzden kölelik kaldırılıyor. Tamamen ekonomik bir şey. Aristo aslında bunu diyor. Dokuma tezgahı eee kendi kendine çalışam çalışacak kıvama gelmediği sürece kölelik her zaman var olacaktır."
[12:45] diyor. Şimdi önden bazı böyle sufleler vererek ilerliyorum. Daha eee sistematik bir şekilde de ilerleyeceğiz zaten. Eee şimdi yeni köle nasıl oluşur? Yeni köyle aslında sadece savaş durumunda oluşabilir. Yani savaş esiri vasıtasıyla
[12:58] oluşabilir. Fıka'a göre de bu böyle başka bir çeşit köle oluşamaz. Yani herhangi bir şekilde ben başka çeşitte köle elde edemem. Sadece savaş eserini yapılabiliyor. Ama batıda bu böyle değil. Mesela batıda borç yüzünden köle
[13:10] olabilir. Farklı sebeplerden dolayı köle olabilir. Yani İslam'da bu bir kere sınırlanmış. Düşman bir devlet olacak.
[13:15] Bu devletle aranda karşılıklı anlaşma olmayacak. Onun esir edileceksin. Yani bir sürü şart var. geleceğiz zaten. Ama böyle cebren, borçile, zorla, zorbalık yaparak, eee, sömürgecilik yaparak vesaire gibi bir köle yapma. Zaten bu
[13:27] legal değil. Bu hukuki değil. Yani İslam hukukunda bu yok mesela. Ama Batı hukukunda bu var. Bizim kafamızda köle cevyince bu aklımıza geliyor. Bu gelmemesi lazım. Bir kere bu bir sınır.
[13:36] Bir kere zaten İslam'da insan derecesi bakımından üstünlük sadece takvadadır.
[13:41] Bir köle veya bir hür veya başka bir şey ya hiç fark etmez. Üstün olma sadece takvaile alakalıdır. Biz baktığımız zaman zaten birçok alim eski köledir mesela veya annesi köledir. Yani kölelikten gelmedi. İslam adaletlidir.
[13:56] Yani kadın, erkek, köle, hür bakmaz.
[13:58] Üstünlük sadece takvadadır. Mesela Hazreti Hatice'den kalan Peygamber Efendimize Zeyd var. Azat edilmiş.
[14:04] Peygamber efendimizin artık evlatlığı, manevi evlatlığı diyebileceğimiz. Onun oğlu var. Üsame bin Zeyd. Bu yani Zeyid'in oğlu. Peygamberimiz tarafından bu komutan tayin ediliyor ve Haz. Ömer gibi, Hz. Ebubekir gibi çok yüksek
[14:17] derecede insanlar buna komutanım diye sesleniyorlar. Yani Hazreti Ömer'in komutanım dediği birisi, babası eski Azatlı köylü yani Zeyid'in oğlu Üs bin Zeyd. Hz. Ömer ona komutanım diyor. O kadar komutanlık yapmış bir insan. Yani
[14:28] dolayısıyla burada şimdi bu örneklere baktığımız zaman bir de fıkıhtaki o alimler mesela bu maddeleri yazanlar bu örnekleri bilmiyorlar mıydı?
[14:37] Şimdi hem köle ticaret diyeceksin hem de bir kölenin çocuğu komutan olacak.
[14:41] Hazreti Ömer halife emirül müminin ona komutanım diyecek. Bunlar hep çelişki.
[14:47] Tamam mı? Yani böyle değil. Demek ki bizim anlamamızda, idrakimizde bir problem var. Yani bir kölenin, eski kölenin, azatlı kölenin oğluna böyle deniliyorsa çok yüksek makamdaki birisi, ha demek ki dengeler farklı. O da bizim
[15:00] anladığımız kölelik ve carilik farklı.
[15:02] Mesela Ahmet Cevdet Paşa var. Eee, Mecelle bir önceki videolardan bilirsiniz. eee Osmanlı son döneminde eee çok iyi bir hukuk metnini de yazmıştır. E dediğim gibi videoları sırayla izlemenizi tavsiye ediyorum.
[15:12] Mesela İslam'da diyor köle almak köle olmaktır. Çünkü o kadar fazla sınır var ki yani işte yediğinden yedireceksin, giydiğinden giydireceksin. Bir nevi oğlun kızım gibi ona oğlum kızım diye sesleneceksin. Köle diye seslenme yasa
[15:23] yapmayacaksın. İşte çok ağrı yükleyemezsin. Çok ağır şeyler söyleyemezsin. Hakkı var. Seni kadıya şikayet edebilir vesaire vesaire. Yani köl mi var, derdim mi var gibi bir şey.
[15:31] Ahmet Cet Baş diyor ki İslam'da köle almak aslında bir köle olmaktır. Yani zor iştir. Yani öyle basit bir iş değil.
[15:37] Bizim batılı anlamda anladığımız gibi değil demek ki. Ha demek ki farklı bir eee durum söz konusu. Mesela Ebu Zer var biliyorsunuz önemli ünlü bir sahabemiz.
[15:46] Mesela o kölesiyle gezerken mağrur rivayet ediyor. O kölesiyle gezerken bakıyorlar ki Ebu Zer'de de aynı kıyafet var. Kölesinde de aynı kıyafet var. Yani dışarıdan birisi gelse hangisi köle hangisi efendi anlayamayacak. Çünkü
[15:58] İslam'da peygamber efendimiz s diyor ki onlara yediğinizden yedirin, giydiğinizden giydirin. Böyle bir durum söz konusu. Ebuer de bu talimata uyuyor.
[16:05] Tabii ki onlar sizin kardeşlerinizdir diyor. Yani onlara asla kötü davranmayın. Ha demek ki farklı bir mevzu söz konusu. Mesela eee Müslim'de geçen bir rivayet var. Ebu Hüyre'den nakledildiğine göre eee Resulullah sallallahu. Sellem şöyle buyurmuş.
[16:18] Herhangi birinizin hizmetçisi yemeğini hazırlayıp da getirdiği zaman ki o hizmetçi yemeğin sıcağına, dumanına katlanmıştır. Onu kendisiyle beraber oturtsun. O da yesin. Şayet yemek az olursa elinden ona bir ik lokmak koyuversin. Ya kafamızdaki köle
[16:30] algısıyla, hizmetçi algısıyla uyuşuyor mu? Yani normalde o İngiliz dizilerinde falan bakın. Oradaki saraydaki kaledeki hizmetçiler ne yapar? Aristokratın arkasında böyle durur. Onlar yer. Sadece Peygamber efendimiz mesela bunu
[16:42] istemiyor. Diyor ki o da aynı sofraya oturacak. Aynı giysi giyecek siz de yiyecek. Yani o ayrımcılık yapmayacaksın. O demek ki burada aslında daha farklı bir vasıf söz konusu. Yavaş yavaş bakın köleliğin ve cariyeliğin aslında anlamını yavaş yavaş keşfetmeye
[16:55] başlıyoruz. Mesela Nur suresi 33. ayette Kur'an'da diyor ki başından da biraz var ortasından eee okuyorum. Eğer kendilerinde bir hayır biliyorsanız hemen yazılı anlaşma yapın ve Allah'ın size verdiği maldan onlara verin. Dünya
[17:07] hayatının geçici varlığını kazanacaksınız diye sakın namuslu kalmayı dileyen cahillerinizi fuhuşa zorlamayın. Her kim onları fuhuşa zorlarsa şüphesiz ki Allah onların zorla bu işe sürüklenmesinden sonra onları bağışlar, merhamet eder. Yani size
[17:20] verilen maldan onlara verin diyor.
[17:22] Onlarla yazılı anlaşma yapın diyor.
[17:24] İnsanlar biliyorsunuz ki öyle eğer ben azat olmak istiyorum derse yazılı anlaşma yapma zorunluluğu var. Geleceğiz bunlara yavaş yavaş. Şu an önden sufle veriyorum zaten. Mesela başka bir örnek.
[17:33] Azatlı bir köle. Bilal bin Reba. Mesela Abdurrahman bin Af. Çok zengin. Yani o dönemin multimilyoner sahabesi. Çok ünlü bir sahabe. Abdurrahman bin Aff'ın kız kardeşiyle evleniyor. Bakın azatlı bir köle. Bir multimilyonerin kız kardeşi
[17:46] yani bir koçun kız kardeşiyle evleniyormuş gibi düşünün mesela. Yani böyle bir şey olabilir mi? Bu adam buna nasıl iz veriyor? Demek ki olay başka.
[17:52] Onların bakış açısı da başka. Biz bugün o batıdaki modern algıdan dolayı kölelik ve cariyeliği çok farklı bir algıda algılıyoruz. O dönemde öyle değil.
[18:02] Mesela Haz. Ali'nin oğlu Hz. Hüseyin mesela peygamber efendimizin torunu azat ettiği bir cariyesiyle evlilik yapmış.
[18:08] Hatta Şam valisi o dönem Muaviye'de bunu kınayan bir mektup yazmıştı ona. Yani sen azat ettiğin bir köle, eski köleyle mi evleniyorsun diye. Peygamber efendimizin torunu yani bu. Bunu yap.
[18:19] Demek ki farklı algı farklı. Bakın Abdurrahman bin Aff multimilyoner kız kardeşi eski köleyle evleniyor. Hz.
[18:25] Hüseyin eski köleyle evleniyor filan.
[18:27] Farklı bir şeyler var. Mesela Hz. Ömer yani yanında sadece bir yardımcısı yani kölesi, hizmetlisi diyebiliriz. Tek bir deveyle yola çıkmış. Adaleti bizzat nefsinde uygulamak adına yolda sırayla biniyorlar bineğe. Yani biraz Haz Ömer
[18:40] biniyor, biraz yandaki köle biniyor.
[18:42] Biraz Haz Ömer biniyor, biraz yandaki kölesi biniyor. En son şehrin kapılarına geldikleri sırada sıra kölede. Köle bineğinin üzerinde Hazreti Ömer yayan gidiyor. Şehrin kapısına gelince o diyor ki yani Emirül Müminin eee sen bin artık
[18:54] hani şehrin kapısına geldik. Ben çıkmayayım. O diyor ki ben adaletsizlik yapmış olurum. O olmaz asla. O yüzden Kudüs'e devenin yularına Hazreti Ömer çekiyor. Devenin üstünde kölesi var.
[19:04] Yani bu bir şok, şok etkisi. Yani Emirül Müminin Kudüs'e giriyor ve köylesinin, devesinin yularından çekerek yerde yürüyerek giriyor. Şimdi bakın bu perspektif İslam'ın verdiği perspektif.
[19:16] Şimdi örnekleri veriyorum ki bir çelişki olsun. Şu an zihnimizdeki bizim köle ve cariye algısıyla bu örnekler acayip çelişiyor. Çok fazla çelişiyor yani.
[19:25] Hatta şeyi düşündüğümüz zaman şu anki bilginizde fıkıh kitaplarında yazanlar ona o anlatılanlar o büyük bir çelişki içindeyim şu anda. Ha demek ki doğruyu yavaş yavaş bulacağız bu çelişki içerisinde. Demek ki bizim algımız
[19:37] farklıydı eskiden olan örnekler bunlar.
[19:40] Çünkü işte demin anlattığım şekilde elitler ya biz Müslüman olacağız ama bu kölelerle bu ayak takımıyla aynı yerlere girip çıkmak istemiyoruz. bize ayrı bir statü olsa en azından ayrı bir meclisimiz olsa onların meclisi ayrı
[19:50] olsun. Biztel olarak ayine ayrı bir mecliste eee yapalım. Yani o kadar da eşit olmayalım ya da namaz kılacağız, camiye gireceğiz ya biz biraz daha ayrı bir safta yapalım falan gibi bir istekleri oluyor. Onun üzerine ayet
[19:59] iniyor. Enam 52. ayet. Sabah akşam dua edip rabbinin rızasını kazanmaya odaklananların yanından kovma diyor.
[20:04] Mesela onların hesabı senden sorulmaz.
[20:06] Senin hesabında onlardan sorulmaz.
[20:07] Onları kovarsan yanlış yaparsın. Ya bu şey demek. Peygamberiz acaba bunu yapabilir mi filan gibi düşünürken eee sakın yani herkes aynı cemaatte olmalı.
[20:16] gibi bu ayetin bir tefsiri var.
[20:18] Dolayısıyla İslam'da bu kurum hukuki bir boyut. Bu aslında işçi işveren gibi bir statüye sahip. Burada kesinlikle bir üstünlük söz konusu değil. Batıdaki anlamıyla anladığımız gibi. Dolayısıyla biz bunun ismini kölelik olarak
[20:30] söylemememiz lazım. Kölelik aslında bunun batıdaki karşılığı, İslam'daki karşılığı bir himaye kurumu gibi. Çünkü yediğini yedireceksin, giydiğinden giydireceksin. E onun ihtiyaçlarını gözeteceksin. Seni kadıya dava edebilir.
[20:42] Öyle bir hakkı var. Sosyal vesayet kurumu gibi düşünebiliriz. bir himaye kurumu gibi düşünebiliriz. Bir işçi işveren kurumu gibi, bir hizmetli kurumu gibi düşünebiliriz. Birçok hakkı hakka sahip, hukuka sahip şekilde e bunları
[20:53] söyleyebiliriz. Şimdi biz aslında yavaş bir önden sufleyle giriş yaptık.
[20:58] Şimdi temel olarak aslında kölelik neden kaldırılamıyor bir günde? Yani Kur'an ayetinde bir ayet gelip artık köle işi bitti. Bundan sonra kesinlikle yok gibi bir ayet de gelebilirdi. Bu neden gelmedi? Aslında bu ekonomik konjonktürü
[21:12] bilmemizden kaynaklanıyor. Bir kere bunu bilmemiz lazım. Ondan önce notlar alarak gitmek istiyorum. Eee, şimdi şey notlarını alalım. Demin söylediğimiz notları alalım. Ne dedik?
[21:24] Britanica slavesi var.
[21:29] İslam'ınki o değil.
[21:32] Çok farklı. Aristo dokuma makines kendiliğinden çalışmadıkça
[21:45] kölelik doğal bir kurum olarak devam eder.
[21:51] Sanayi devrimine işaretleyelim demiştir dedik.
[21:57] Üstünlük takvadadır dedik.
[22:01] Bilal habeşi hem zenci hem köle ama üstün dedik.
[22:10] Hazreti Hatice eski kölesi.
[22:14] Haz Hatice kölesi.
[22:18] Eee Zeyd oğlu bin Zeyd de Hazreti Ömer.
[22:30] komutanım demiştir dedik.
[22:34] Ahmet Cevdet Paşa İslam'da köle olmak köle olmaktır dedi dedik.
[22:43] Ebuer kölesiyle aynı giyinirdi dedik.
[22:51] Hadiste aynından giyinin, aynından yeyin. Aynı sofraya oturun diyor dedik.
[23:06] Abdurrahman bin Av kız kardeşi eski köleyle evli multi milyoner dedik. Aynı şekilde Hazreti Hüseyin
[23:20] Azatlı kölesiyle evli dedik. Hz. Ömer Kudüs'e kölesi deve sırtında
[23:30] kendi yular tutarak girdi dedik.
[23:35] Mekkeli elitler biz farklı statüde olsak dediler. Kabul edilmedi dedik. Şimdi bunları söylemiş olduk. Şimdi dediğimiz gibi o dönem
[23:49] aslında kölelik dediğimiz şey bir ekonomik döngü. Yani bugün biz üretim makinelardan dolayı seri üretim var.
[23:57] Nasıl sanayi devriminden sonra yaşadığımız için tam anlayamıyoruz. O dönemde üretimin temel yapı taşı aslında köleler ve cariyeler. Çünkü tarlada onlar çalışacak. İşte nakliye yapılacak.
[24:06] Onlar yapacak. Yani tüm üretim, tarım, ticaret, nakliye hepsi emeğe dayalı.
[24:10] Çünkü makinalaşma yok, makine yok.
[24:12] Bunların hepsi emek sayesinde oluyor.
[24:14] Sanayi devrimine kadar. O yüzden bu emeği de köleler üzerinden yapılabiliyor. Ucuza getirilebiliyor ve köleler burada kullanılabiliyor. Aslında köleliğin kalkması bunun makineleşmeyle, sanayi devrimiyle, bu ekosistemin değişmesiyle alakalı. Dolayısıyla
[24:29] köleliğin bir anda kaldırması mümkün değil. Çünkü o zaman eee çok farklı üretimin, tüm bu ticaretin nakliin hepsinin durması anlamına geliyor. Yani burada kim çalışacak, ne olacak? bir anda tüm dünyanın durması gibi bir şey
[24:40] söz konusu oluyor. İslam kölenin yavaş kaldırılmasına, tasfiye edilmesinde bize emri şu. Siz yeni bir sistem üretin. Yani bir nevi sanayi devrimi üretin ve böylece kölelik kendiliğinden kalkmış olsun. Çünkü siz o ekonomik döngüyü kölesiz
[24:54] sağlayabilirseniz kölelik kendiliğinden ortadan kalkacak. Zaten Müslümanların aslında temel hedefi bu olmalıydı. Yani sanayi devrimini Müslümanlar bulmalıydı bu köyelik cari sistemini kaldırmak için. Ama zaten İslam'da çar çok hukuki
[25:06] bir sistem olduğu için bizim batılı anlamda anladığımız gibi böyle işkence boyutu böyle çok kötü rezil şartlar boyutu yok. Zaten adamlar hizmetli gibi günümüzdeki işçi işveren gibi takılıyorlar. Öyle olunca bunu kaldırmak
[25:17] için de muhtemelen çok bir motive olamadılar. Biz şunu şu örneğe benzetebiliriz. Bugün mesela bankalar, bankalarda işte faizli işlem yapılıyor vesaire. Bugün Kur'an'ın indiğini düşünelim. Kur'an dedi ki banka yasak.
[25:27] Ya yarın banka yasak olduğu anda tüm post cihazların çalışmaması demek yani.
[25:31] Çünkü Allah bir yasak koyduğu zaman mecbur uymak zorundayız. Tüm banka hesaplarına yani sadece fiziksel ticaret ihracat yaptığın zaman parayı nasıl alacaksın vereceksin? Yani tüm sistemin kilit olması demek aslında. Bugün
[25:41] bankacı bankayı tamamen yasakladığın an tüm sistem kilit hayat durma noktasına gelir. İslam olarak biz bir anda biteriz. Yani onun gibi düşünebiliriz.
[25:49] Kölelik bir anda kalkarsa hayat durma noktasına geliyor. Tüm ekonomik döngü kölelik ve cari üzerinden yürüyor. Çünkü o yüzden ve biz şu algıdan kurtulmamız lazım. Sanayi devrimi ile birlikte kölelik kalktı. Batı bu başarıyı elde
[26:01] etti. Bu köleliği kaldırma batıya nasip oldu. İslam maalesef çürümüş bir dindir.
[26:06] Kötü bir dindir. Köleliği bile kaldırmayı başaramadı. Onu da Batı başardı. Ya Batı babasının yüzü suyu hürmetine bunu yapmadı ve köleliği kaldırmakla da çok iyi bir ortam sağlamadı. Onu da söylememiz lazım.
[26:17] İslam'daki kölelik ve carilik kurumu batıdaki endüstri devriminden, sanayi devriminden sonraki yaşananlardan çok daha iyi ve refah bir kurumdur. Hukuki bir boyutuyla söylüyorum. Bugün batı kaldırdı köleli sanayi devriminden sonra
[26:30] Karl Max diye bir adam çıktı ya. Ya bu Karl Max niye çıktı mesela? Boşa mı yani komünizm diye bir şey üretti? Hayır.
[26:35] Çünkü sanayi devriminden sonra artık normalde kölelerin belli bir şartları hukuki boyutu batıda bile az buçuk varken ki İslam'da devasa var. Hamile kadınlar bile günde 12 saat çalışıyor.
[26:45] Normal adamlar 18 saat çalışıyor.
[26:47] Yaşama, yaşama dair hiçbir şeyim yok.
[26:49] Çocuklar, çocuk işçiler çalışıyor.
[26:51] Londra'nın her yerinde 16 saat günde çalışıyorlar. Sözde kölelik kattı ama çok daha ağır bir şartlarda sanayi devriminde çalışmaya başladılar. İşte Çin'de mesela insanlar özgür mü? E 5 paraya 7 7 diye bir sistemde
[27:04] çalışıyorlar mesela. Yani 7 gün saat 7 akşam 7 demek. 77 7 diye bir sistem var yani. Ve birçok hakları kısıtlı. Şehir değiştirmeleri yasak, yurt dışına çıkmaları yasak. Tüm hakların kısıtlanmış durumda. E şimdi kölelik yok
[27:18] Çin'de diyoruz. Ya da işte Karl Max'ın komünizmi bulduğu eee zaman sanayi devriminden sonra kölelik yok kalktı diyoruz. E bu adamlar yani bunu boşa mı çıkardı bu sistemleri? Demek ki öyle değil. Çok daha fazla bir zulüm aslında
[27:31] söz konusu. Burada temel amaç insani değerler, insani kaygılar değil. İnsanı daha fazla sömürmek, daha fazla kapitalleşmek, daha fazla insandan maksimum faydayı elde etmek. Aslında olay bu. Yani işte Batı köleliği kaldırdığı medenidir ve çok ahlaklıdır.
[27:46] Ya madem ahlaklı Batı sömürgecilik yaparak yani köleliği kaldırması sömürgecilik yapması bir çelişki değil midir? Batının Afrika'yı köleleştirmediği, sömürmediğini kim söyleyebilir? Afrika'da sözde pür ama
[27:59] köle. Şu anda aslına baktığımız zaman Afrika'daki insanlar bunların hepsi bir ilüzyon. Yani millet açlıktan ölüyor Afrika'da. Orada eğer madem kölelik yoksa kimsenin ölmemesi lazım. Afrika çok kaynakları bol bir ülk hiçbir sorun
[28:11] olmaması lazım ama oluyor. Ha demek ki külelik batının çıkarları doğrultusunda sözde kaldırılmış bir şey. Aslında kaldırılmamış. Daha ağır şartlar yerine getirilmiş. Mesela e Amerikan İç Savaşı'nı düşünelim. Amerikan İç Savaşı'nda kuzey sanayileşmiş bir
[28:25] endüstri devrimi gerçekleşmiş bir toplum. Güney daha tarım toplumu yani daha eee ilkel bir toplum olduğunu söyleyebiliriz. Kuzey Güney Savaşı, Amerikan savaşı aslında işte sözde bildiriler ne? Kölelik. Köleliği kaldıralım. İşte güneyde hala kölelik
[28:37] var. Üstte kuzey sanayileşmiş olduğu için kölelik kalktı. Güneyde devam ediyor. Aslında olay ne? Güneye de kölelik kalksın falan gibi bir motivasyonla yapılıyor. Temel hedef ne?
[28:47] Kuzeyde satılan mallar güneyde de alcı bulsun. Aslında kapitalizmin aslında üretilen malları satacak bir pazar olması. Temel hedef bu aslında. Çünkü kuzeye aynı zamanda da işçi sınıfı da lazım. Yani artık köle değil işçi
[28:58] sınıfından geçiş yapılması lazım.
[29:00] fabrikalarda çalışacak adam lazım. Bir Irgat gibi çalışacak. Carl Max'ın eleştirdiği gibi günde 16-18 saat hamileler çocuklar çalışacak. Kuzeye bu adam lazım. O yüzden güneye ya siz külelik mi kaldı kardeşim bu devirde filan deyip popoflayıp özgür olduktan
[29:12] sonra da kuzey fabrikalarında işçi olarak çalışmaya başlayacaklar. Olay bu.
[29:15] Yani tamamen ekonomik ekonomik boyuttan bizim bakmamız lazım zaten olayla.
[29:19] Sanayi devrimin köleyi kaldırması da aslında fabrikalara işçi toplumu devşirmek. Çünkü işçi toplumu hem çalışır ırgat gibi hem de orada üretilen malın alıcısıdır. Bir pazar yaratır.
[29:28] Yani öyle öyle bir pazarı yok. Mesela batıda buradaki olay bu. Ariston'un o işte dokuma tezgahı otomatikleşince kölelik kalk dediği de buralar bu şekilde anlayabiliriz. Hatta Carl Max da mesela kapital kitabında işte Ariston
[29:39] özüne atıf yaparaktan makinelerın gelişmesi aslında insanlığı kölelikten kurtaracağı düşünülüyordu ama kapitalist sistemde bunu tam tersi yani işçinin, makinenin kölesi olmasına olan bir sisteme dönüştü diyor. Çünkü bu şeytani
[29:51] bir şekilde düzenlenmiş oldu. Mesela Oscar Wild diye bir adam var. O the Soul of Man Under Socialism veya sosyalizm altındaki adamın ruhu gibi bir eee makalesi var. O da Aristo'an bahsediyor.
[30:02] İnsanlığın geleceği makineların kölelik yaptığı bir düzendir. Eğer makineler çamaşır yıkar, odun kırar ve ağır işler yaparsa insanlık sanata ve düşünceye vakit ayırabilir diyor. Mesela Oscar V da bunu öngörmüş. Ama günün sonunda bu
[30:15] işçi sınıfı ve burjuva sınıfı denilen iki ayrı sınıf doğuruyor. Bu Oscar Ward'ın dediği o işte bilime, sanata, düşünceye vakit ayırabilen kısım küçük elit, kapital burjuvazını oluyor.
[30:25] İnsanların yine %95'i Kırgat gibi köleden daha kötü bir durumda çalışmaya devam ediyor. Sözde özgür ama batı köleliği kaldırdı. Şimdi bu batı tipi kölelik zaten İslam'da. Zaten bir insanı ister köle cari olsun ister normal işçi
[30:40] olsun bu kadar sömüremezsin. Zaten bu insanın bir hakları var. Yani bu insan bir kadıya başvurduğu zaman çok fena haklar alabilir. Bir de şöyle bir şey var. Şimdi bir günde kölelik kaldırılamaz dedik. Çünkü ekonomik bir sistem ve bunun güvenlik ayağı da var.
[30:53] Şimdi adam başka hiçbir şey bilmiyor.
[30:54] Adamın hayatında bu var. Bununla yaşamış durumda. Sen bir günde özgür bıraktığın zaman bu dışarıda o vahşi ortamda yani onu ölüme terk etmek gibi bir şey. Ne yapacağını bilmez. Ne iş gelecek elinden? Nerede yaşayacak? Şimdi nerede
[31:05] kalacak yani? Bu çok büyük bir güvenlik endişesi doğuracak. Çünkü onu yavaş yavaş, kademe kademe özgürleştiğinde yapacağı ortamı ne yapacağına dair o kadar insanın nasıl bir hayat yaşayacağına dair ortamın yaratılmış
[31:18] olması lazım. Düzenlenmiş olması gerekiyor. Olay bu. Yani insanın aklımıza hep batı tipi kölelik geliyor.
[31:24] Ama İslam'da asla böyle bir şey yok dedik. Biz köle deyince böyle zincirli, böyle ele ayağa bağlı, böyle akşama kadar çalışan ya İslam kesinlikle ne fıkıh kitaplarında, ne hadislerde, ne Kur'an'da bahsedilen köre, caliyelik
[31:36] asla böyle bir şey değil. Mesela işte günümüzde de mesela kölelik yok diyoruz ya. Mesela Arabistan'a gidelim. Dubai'ye vesaire gittiyseniz ya da Suudi Arabistan'a gittiyseniz oradaki her malikanenin, her villanın eee aşağısında
[31:48] Bodrum katlarında Bangradaşlılar, Pakistanlılar, işte Afganistan'dan hizmetçiler var. Yani böyle Asya'dan falan gelen e hizmetli adam yani orada işte payzajını yapıyor. İşte aşçılığını, yemeğini, evin temizliğini, şununu
[31:59] bununu, şoförlüğünü ya o Bodrum'da onlara bir ya da müşte milat kötü bir yerde yer veriyorlar. Gittiğinizde baktığınızda o gittiyseniz gezdiyseniz o evleri falan görmüşsünüzdür. Yani köle değil. Hür dediği gibi Özgür Öylesinden
[32:10] buraya gelmiş. Köle değil ama şartları aslında o dönemin kölesi gibi. Yani köle olarak bunu aslında belki de düşünmemiz lazım. Adam özgür olmasına rağmen, özgür dünyada bak köle bir dünyada değiliz.
[32:19] Adam özgür olmasına rağmen gelip bu hayatı seçiyor. Yani Suudi Arabistan'da veya işte Dubay'daki bir villa malikanesinin şoför olmayı veya o binanın hizmet temizlik görevlisi olmayı oraya on ortalama şartlarda da bir yer
[32:31] bodrum katta vesaire bir yer tahsis ediyorlar. Hayatını burada geçiriyor.
[32:34] Bak özgür iradesiyle bunu seçiyor bu adam. İnsan özgürken bu hayatı seçiyor.
[32:38] Bu düşünülmesi gereken bir soru. Madem bu çok kötü bir şeyse neden bu insan özgürken bunu seçiyor? veya özgürlük çok güzel bir şeyse eğer batı mükemmel özgürlük getirdiyse sistemde bu adam buraya düşmesini sağlayan neden olan şey
[32:52] nedir? Bunlar kafamızda çözmemiz gereken soru işaretleri. Ya da işte eee belki şey vardır. Ben parka falan gittiğim zaman çocuğu parka götürdüğüm zaman orada yarısı falan genelde Filipinli bakıcılar işte Moldovalı bakıcılardan
[33:05] falan oluşuyor. O aynı aileyle yaşıyorlar işte. Hatta bir muhabbete denk gelmiştim. Pazar günü izinleri oluyormuş işte sabah 800'de çıkıyor akşam 8'e kadar izin günü o gün Filipinli bakıcı şehirde istediği gibi
[33:17] gezebiliyor mesela. Onun dışında da hafta içi işte çocuğu okula alıp gidiyor. Onlar da gördüm otobüse falan biliyorlar birlikte geliyor kreşe götürüyor çocuğu parka götürüyor bilmem ilgileniyor. Yemeğini yediyor. Yani bakıcı hizmetli. Cariye dediğim bu
[33:30] aslında. Günümüzde var. Bakın gün kadın gelmiş cariye olmuş. Buradaki maddi durumu daha iyi olan birisine bir cariye ol. Cariye dediğimiz bu. Kafamızda çok bambaşka bir şey canlanıyor yani bizim.
[33:39] Öyle canlanmaması lazım. Hizmetli yani.
[33:42] Bir görevli temizlik yapabilir, aşçılık yapabilir, çocuk bakabilir. Köy de aynı şekilde işte şoför olabilir vesaire. E modern dünyada bunu biz yaşıyoruz zaten.
[33:51] Bu fark daha farklı bir şey değil. Yani daha hukuksuz bir şey veya daha kırbaçlı, daha zincirli falan bir şey değil. Yani bu en fazla oluru bu. Modern dünyada bunkeysen sen yani sen çok elitsin ya. Çok sekülersin ya. Çocuğuna
[34:03] ama Filipinli Moldoval'ı bakıcı bakıyor mu? Evet. Bakıyor. Bunu diyen adama sor.
[34:07] Evet diyecek bakıyor. Abi sen o zaman zaten kölelik ve cariyeliği zaten uyguluyorsun şu anda. Sen neye itiraz ettin ki? Durum bu. Çünkü hukuki olarak tasarlanmış ya. Ona kırbaç vursa o gitse hemen polise şikayet etse ceza alacağını
[34:19] biliyor ya. E İslam'da da öyle. Sen zor kullandığın zaman gidip seni kad şikayet ettiğin zaman sen yine ceza alacaksın zaten. E peygamber efendimiz yediğinden yedir, giydiğinden yedir, içtiğinden içir diyor. Sen belki o şartları bile
[34:29] sağlamıyorsun. Filipinli bakıcına sağlıyor musun? Yani bilmiyoruz.
[34:32] Giydiğinden giydiriyor musun mesela?
[34:34] Belki daha kötü. Mesela giydiğinden giydirmediğin zaman o kadın veya erkek seni kadıya şikayet etse hadise göre, nasa göre bana giydiğinden giydirmek zorunda. Ama gitti bana çok kötü kalitede kumaş, polyester böyle pamuk
[34:45] bile olmayan çok kötü kumaş verdi. Yazın ben bunun içinde çok kötü hissediyorum.
[34:49] Kadın muhtemelen sana %100 pamuk kumaş verme emri verecek. Cezası kesecek.
[34:54] İslam'daki kül bu. Çünkü hukuki bir boyut. modern anlamdaki senin bakıcıların aslında daha gayri islami.
[35:02] Bu algının oluşması gerekiyor. Mesela Osmanlı'da zaten kadı sicillerini açıp baktığın zaman ister Mısır'da olsun ister Anadolu'da olsun. E tam olarak bir yasa değil ama bir teammül var. Tüm toplumda bu böyle köleler, cariyeler
[35:13] yani hizmetleri. O evin işte hizmetlisi canım köle cariye dediğim işte bu 78 sonra özgürlüklerine yani bu bir artık rutin oluşmuş. Yani evde bir hizmetli varsa Filipinli bakıcı geldiyse Filipin'den 8 sene sonra azadını veriyorsun kağıdını azat oluyor. Yani bu
[35:27] bir artık toplum içerisinde bir teamül oluşmuş yani. Hatta işte zekat fonundan eee belli bir kısım da yine bunlara azat edilmesinde filan harcanıyor. Hatta böyle kadı sicillerinde şeyler var, davalar var. Birisi 7 sene çalışmış. E
[35:39] teammül böyle olduğu için hala azat kağıdımı vermedi diye kağıdıya şikayet etmiş. Yani 7 senede çalıştım artık beni yani azat etsin filan gibi olumlu sonuçlanıyor. Bu şekilde düşünmemiz lazım. Şimdi Kur'an-ı Kerim'de veya
[35:48] nasta baktığımız zaman kölel sisteminin yavaş yavaş tasfiye olması için hangi adım atılmış veya önerilmiş bunlara bakalım. Mesela kefaret sistemi var.
[35:57] İşte yanlışlıkla adamı öldürmede veya zıhar denilen işte kocanın eee karısına işte sen benim anamın sırtı gibisin falan gibi sözler ettiği zaman eee veya işte bazı şeylerde köle azat etmek diye bir ceza var Kur'an-ı Kerim'de. Burada
[36:10] mesela köleleri azat edebiliyorsun. İşte zekat payı var. Zekatın verilebileceği sekiz tane sınıf var biliyorsunuz.
[36:14] Bunlardan bir tanesi de e köleleri özgeleştirmek için bir bütçe. Yani zekattan buraya bir bütçe ayrılmış. Bu da önemli bir şey. İşte mukatebe eee kurumu var ilk başlarda bahsettiğimiz.
[36:24] Yani köle kendi hürriyetini satın alma hakkı veriliyor. Efendiye de bu konuda kolaylık gösterilmesine emrediyor. Yani köle ben kendi hürcimi satın alma, taksit de ödeme yapmak istiyorsam bunu yapmak zorunda. Bunu vermek zorunda. Ya
[36:36] şimdi uyuyor mu? Yani batı tipi köleyle uyuyor mu? Şimdi kölen var, cariyen var.
[36:39] Diyor ki ben artık özgür olma hakkımı satın almak istiyorum. Taksi taksi ödeyeceğim. İşte 78 yılda, 10 yılda en son azattımı alacağım. Yapmak zorundasın. Bunu kabul etmek zorundasın.
[36:49] Nur suresi 33. ayet. E Belet suresi var.
[36:52] çok önemli. Yani sarp yokuş diye adlandırılıyor. Mesela Belet suresinde Rabbimiz köle azat etmeyi sarp yokuşu aşmak olarak adlandırılıyor ve diyor ki bunları başaramayanlar yığın yığın mal tüketmekle övünürler diyor. Yani Beled
[37:04] suresi tamamen eee köyelik cariyeliği tasfiye etmek için motivasyon kaynağı olan bir sure. E savaş sadece tek kölelik kaynağı savaş olabilir. Cebrem, Borçla vesaire İslam'da asla olmuyor demiştik. E savaşta da Muhammed suresi
[37:16] 4. ayet var. işte savaş esirleri eee salınacak diye belli şartlarda fidyeli, fidyesiz onu da azaltıyorsun. Yani o zaman burada senin elinde yeteri kadar enstrüman var aslında köleliği azaltmak için. Tek yapman gereken alternatif
[37:30] sistemi üretmek. Müslümanlar onu yapmada maalesef biraz başarısız olmuşlar. Onun yerine hukukunu süper düzenleyerek aslında bunun köle ve cariyeyi bir eziyet olmaktan çıkarmış hayatı.
[37:40] Dolayısıyla adamlar hayatından şikayetçi değil. Şikayetçi olmayınca da alternatif üretecek bir motivasyon söz konusu olmamış. Yani böyle bir durum söz konusu. Peygamberimiz Efendimiz Sallallahu.y ve sellem'in de zaten bir
[37:49] örneklik o bizim için en iyi örneklik.
[37:51] Herhangi bir zaten kölesi yok, cariyesi de yok. E Marya annemiz konusu var sadece belki bilenleriniz olabilir.
[37:57] Orada Marya annemiz eee nikahsız oldu.
[37:59] Ancak oğlu İbrahim olduğu için de Ümmül Velet diye bir statü var. Eğer bir oğlu vesaire çocuğu olursa zaten otomatikman cariye eee özgürlüğünü kazanmış oluyor.
[38:08] Dolayısıyla o tam bir cariye statüsünde değil aslında. Dolayısıyla Peygamber Efendimizin bir kölesi, cariyesi yok. Ve bize en güzel örneği demek ki bu da aslında bir temel ulaşılması gereken hedefin o olduğunu bize göstermiş
[38:18] oluyor. Demek ki ideal olan bu. Yani dolayısıyla İslam doğduğu çağın gerçeği olarak yani İslam sıfırdan bir kölelik cahilik icat etmemiş. Tam tersine vahşi, kötü, zincir, kırbaç olan kölelik cariyeliği hukuki bir düzenleme
[38:30] altyapısına getirmiş. Bu asla böyle olamaz. Bakın bunun düzenlemeleri şunlar bu. Eğer bu kurum biraz daha devam edecek mecburen alternatif gelişene kadar dünyada farklı zamanlar var. şu an köle cari yok diye gelecek de olmayacak
[38:41] anlamına da gelmiyor. Veya şu an biz köle cariye demiyoruz ama demin bahsettiğim işte Çin'deki adamlar ya da işte hizmetli gelen adamlar veya işte çok kötü şartlarda çalışan adamlar yani bunlar köle cariyeden daha iyi konumda
[38:50] mıdır? Bu tartışılır yani Afrika'daki insanlar yani çok kötü şartlarda yaşıyor insanların çoğu zaten. Bu burada bir algı yanılsaması söz konusu. Bu bu fikirden kurtulmamız lazım. Yani İslam bunun hukukunu çiziyor. Dolayısıyla
[39:01] dolayısıyla evrensel bir hale getiriyor.
[39:03] Sen hangi şartlarda olursan o belli insanlık sınırlarını çizmek zorundasın.
[39:07] bunu hukuki olarak belirlemiştir.
[39:08] Dolayısıyla bu çok daha iyi bir sonuç.
[39:10] Yani şeriat aslında daha kökten daha evrensel bir çözüm getirmiş oluyor.
[39:14] Şimdi cariyeliğe gelecek olursak yavaş cariyelikte aslında iki tane farklı kategori var. Birinci dediğim demin bahsettiğim işte evdeki bir hizmetli yani bayan bir hizmetli.
[39:24] Yemek yapabilir, temizlik yapabilir, çocuğa bakabilir. İşte Filipinli bakıcılar gibi düşünebiliriz bunu.
[39:29] Moldovalı bakıcılar gibi düşünebiliriz.
[39:30] eee, sosyal hizmet, bir himaye kurumu yani hizmetli kurumu olarak ev yardımcısı diyebileceğimiz hizmetçi abla yani yani hizmetçi abla, temizlikçi abla çağırıyoruz değil mi abla? Gel evi temizle. Bekarlar falan özellikle madde
[39:41] durumunda iyiyse mesela ne yapıyor?
[39:43] Haftada birkaç bir kez iki kez temizlikçi ablayı çağırıyor musun?
[39:46] Çağırıyorsun. Geliyor ne yapıyor? Evini temizliyor. Her yerini, çamaşırlarını yıkıyor, asıyor, kurtluyor, yemek yapıyor, pasta börük yapıyor bir haftalık sana filan değil mi? Dolaba kaldırıyor yemekleri. Bu cariyelik bu aslında. Yani sen aslında cariye tutmuş
[39:57] oluyorsun. Haftada iki kere cariye tutmuş oluyorsun. Yani İslam'daki cari bu yani aslında hizmetlilik kurumu bu birincisi kesinlikle insani muamele yapacağız. Yani sen hizmetçi ablaya nasıl davranabiliyorsan cariyene öyle
[40:06] davranabilirsin. O hizmetli cariyene ya bu stadyodaki hizmetli cariyene cinsel konuna geleceğiz birazdan işte yediğinden yedireceksin, içtiğinden içireceksin filan. Şu an biz onu bile yapmıyoruz. Yani belli fiyat var veriyoruz geçiyoruz. Ya da bizde kalan
[40:17] müştemilatta kalan hizmetlilere o konforu sağlayabiliyor muyuz mesela?
[40:22] Yani müşte milattaki hizmetliye veya apartmandaysa genelde ayrı bir odası oluyor hizmetin. Tam sağlanmıyor. Yani günümüzde aslında şeriatın o ya kadıya şikayet etse yani bizi biraz daha zorlatır. Daha fazla maddi imkana kazanır İslam'a göre. Ya şu seküler
[40:36] hayatta bile biz tam sağlayamıyoruz bunu. Kafamızdaki algının bu olması lazım. Y İslam'daki cariyelik hizmetli eee anlayışı bu. Böyle kırbaç vurmak, zincir bunlar yok. Yani gücü yettiği kadar yapıyoruz. Bazen temizlik cabla
[40:46] geliyor. Tam iyi temizlemiyor mesela. Ya bir söz bile edemiyoruz. Yani bir şey desek cırlıyor filan. Ya tam olarak bu yani bu tarz haklar var. Ya da üzerine çok gidemedi, çok yorulduysa mesela daha fazla yap, ne yaparsan yap
[40:58] falan. Öyle bir öyle bir hakkımız yok.
[40:59] Yani İslam'daki bu hukuki sınır fıkıhta çizilmiş durumda.
[41:03] Taşıyamayacağından fazla yükü yükleyemezsin asla. Hayvanda bile Osmanlı'da bu tarz nizamnameler yapılmış. Mesela yük eşeği limandan içeriye yük götürürken, götürdüğü zaman dönerken üzerine böyle iğneli semer
[41:17] koyuyorlar ki yük gelirken yük binemez.
[41:19] Nizamnamede bu var. Yani lonca şeyhi bu nizamnameye bunu koymuş. Ya hayvana bile biz giderken yük taşıysa dönerken dönemez diyen şey sence köleye ve cariyeye taşıyamayacağı yükü yükleyecek bir fıkıh üretmiş olabilir mi? Bu
[41:32] söylediğim nizamnamede var. Açarsın bakarsın. Birincisi ev hizmetlisi, ev ablası, hizmetçi abla, bakıcı abla falan diyebileceğimiz cariye tipidi. İkincisi zaten genelde de tartışmalara sebep olan cariye tipi de zevce olan cariye. Yani
[41:46] cinsel birliktelik yaşayabileceğin cariye. Bu cariyede cinsel birliktelik yaşayabiliyorsun. Zaten sorunların kaynağı da genel tartışmaların yürüdüğü şey de bu. Belki insanların aklına gelen durum da bu oluyor. Charlake deyince
[41:58] hemen aklınıza cinsellik geliyor. Hayır değil. Bak kaç tane sabahtan beri sayıyoruz cinsel daha yeni gelebilir. Bu da özel bir tür aslında. Bunu da hukuki olarak incelememiz lazım. Şimdi bu olayı hukuki boyuttan bakmamız gerekiyor.
[42:11] Evlilikte mesela durum ne? Evlilik neden meşru? Biz evliliğe mesela iki insanın birlikte cinsellik yaşamasını neden bir sorun görmüyoruz? Ya bir problem yok ki.
[42:20] Bu çok legal bir şey diyoruz da mesela cariyede neden bir anda bu problem olmaya başlıyor? Şimdi işin hukuki boyutlarını incelememiz gerekiyor. Şimdi aslında yani benim herhangi biriyle şu an karşılıklı rızaya dayalı bu arada
[42:31] tecavüz gibi değil zinadan bahsediyorum.
[42:34] Karşıdaki kız arkadaşım gayet kendi özgür iradesiyle kabul ediyor. Ben kendi özgür irademle kabul ediyorum. Kapalı kendi evimizde, mekanımızda zina yapıyoruz. Bu zina yasak. Hem Kur'an-ı Kerim'e göre de yasak. Bu gayrimeşru
[42:47] ilişki olarak bu cinsellik gayrimeşru ilişki olarak görülüyor. Ama gidip bir dakikada iki tane şahitle küçük bir ortamda bir nikah kıydığım zaman sen benim zevcemsin sen de benim kocamsın hayırlı olsun dedikten sonra yaşadığım
[43:01] cinsellik gayet legal. Hiç kimsenin asla laf edemeyeceği bir hale geliyor. Ne değişti? Biraz önce bir dakika önce kız arkadaşımdı. Evli değildim. Cinsel birliktelik yaşadım. Aynı kişi. Aynı rıza, aynı şartlar, aynı ev, aynı zihin,
[43:13] aynı kişiler. Gayrimeşru ve kötü bir davranış. Bir dakika sonra nikah akdi oldu. Hemen bir dakika sonra artık legal oldu ve hiç kimsenin söz edemeyeceği çok meşru bir ilişkiye döndü. Bu nasıl oldu?
[43:26] Bu sanal bir şey. Yani sanal fiziksel bir şey değil. Sanal bir şey. Yani bu hukuk hukuki bir boyut kazandı. Çünkü benim eskiden ilişkim hukuki bir boyuta sahip değildi. Beni bağlayıcı sorumluluklarım yoktu. Onu bağlayıcı
[43:38] sorumlulukları yoktu. Dolayısıyla hukuksuzdu. Herkes serbestçe takılabilirdi. Bu da bir kaosa, karmaşaya sebep olabilirdi. Bir çocuğu olması durumunda benden sonra giderdi hemen başkasıyla ilişkiye girerdi. Bu sefer çocuk kimden bilemezdi vesaire.
[43:50] İşte o geçimini nasıl sağlayacaktı? Ben ne yapacaktım? Ya hiç kimsenin sorumluluğu yok. Öylesine birleşiyoruz cinsel ve ayrılıyoruz. Ama evlilik hakti sorumluluk yükledi. Dolayısıyla cezai yaptırım yükledi. Yani olay hukuki
[44:01] aslında. Yani bir cinselliği meşru kılan şey hukuk tabanında olması, hukuka tabi olması yani seni sınırlandırması, sana belli görevler vermesi, yapmadığında da karşılığında ceza sunması. Tamam.
[44:15] Cinsellik demek ki hukukla meşru olan bir şey. Bunu anlamamız lazım. Evlilik.
[44:20] Peki bun şimdi gelelim cariye. Cariye de ben cinsellik yaşadığım zaman eğer bu da hukuki bir çerçeve içerisinde olursa bu da legal olmuyor mu? Aslında ne farkı var dediğim gibi yani ben kız arkadaşımı
[44:34] yaptığım zaman legal değil. Cariyla ilişki yaşadığım zaman neden legal değil? Hukuki mi değil mesela? Beni bağlayıcı sorumluluklarım onu bağlayıcı sorumlulukları olmadığı için mi? Tamamen kaos herkesin kafasına göre hareket
[44:46] edebildiği bir düzen olduğu için mi meşru değil? Değil. Fıkıh bunu düzenlemiş. Herkesin sorumluluğunu vermiş. Nasıl evlilikte kadın şunlar yapabilir, şunlar yapamaz. Erkek şunlar şunlar yapabilir, şunlar yapamaz, şöyledir, böyledir. Olan çocuğun nesebi
[44:58] budur. E cariyelikte de aynı şekilde var. Düzenlenmiş. E bu hukuki bir kurumsa, hukuki olarak bağlayıcılığı varsa, kadıya gittiğimde bunun bir prosedürü, bir cezası, bir şeyi varsa bu niye meşru olmuyor?
[45:12] Zihin yapımızı işte hukuki boyuttan bakmamız gerekiyor. Yavaş yavaş geliyoruz. Şimdi burada bir açılım sağlamış olduk. Şimdi İslam'da en önemli şeylerden bir tanesi neshebin korunması.
[45:23] Nesephep dediğimiz yani soyun korunması.
[45:25] Yani çocuğun babasının kim olduğu annesi genelde belli oluyor ama özellikle babasının kim olduğunun korunması.
[45:31] Dolayısıyla evlilikte mesela nedir?
[45:33] Çocuğun babası kesindir. Neden? O kadın sadece bir kişiyle ilişki yaşayabilir. O da kocası. Başka ikisiyle yaşayamaz.
[45:40] Dolayısıyla babası belli çocuğun neshep korunmuş oluyor. Ben baba olarak o çocuğa karşı çok büyük sorumluluklarım var. Onun geçimini sağlamak zorundayım.
[45:47] ona bakmak zorundayım. Onunla ilgili bir sürü mükellefiyetim var. Çocuğum benim olduğumda kesin evlilik ilişkisinden dolayı, hukuki boyutundan dolayı cari de böyle nesep İslam'da yani cinsel birliktelikte ev cariye olarak
[46:00] ayrılmayalım. Cinsel birliktelikte nesebin korunması bir şart. Baba belli olacak ve baba çocuk üzerinde sorumluluk sahibi olacak. 2. Ümmül velet yani velet annesi yani çocuk annesi anlamına geliyor. İslam'daki cariye eğer bir
[46:14] çocuk doğurduğu zaman doğrudan artık çocuğun annesi statüsü kazanıyor, mülvel statüsü kazanıyor ve özgürlüğünü kazanıyor. Yani herhangi bir cariye bir çocuk doğurduğu anda özgürlüğüne kavuşur. Bu bir kuraldır mesela. Fıkı
[46:25] kuralı. Dolayısıyla çocuk anneyi özgürlüğüne taşıyan bir pasaport olarak düşünebiliriz. Daha sonra rıza ve koruma şartı. İslam'da hiçbir şey de aşıya gidemeyiz. Ben sırf zevcem diye yani karım diye, nikahlı eşim diye ona kötü
[46:37] davranamam. Hem normal hayatta olarak hem de cinsellik sırasında veya cinselliğe zorlama vesaire gibi aşırıya kaçma işte kötü zarar verme ona psikolojik veya fiziksel olarak zarar verme gibi durumları yapamam. Cinsel partnerime karşı bunu yapamıyorum. Bu
[46:51] karım da olsa böyle cariyem de olsa böyle aynı kurallara tabeler birebir aynı kurallara tabeler. İşte karıma tam böyle kötü davranamıyorum cisasında falan ama cariem o o zaten kırbaç zincir. O o istediğim gibi davranırım.
[47:02] Onda hukuk yok. Orada özgürüm. Orada sınırsız bir özgürlüğüm var. O köle çünkü cariye. Onun bir hukuku yok.
[47:07] Değil. İslam zaten olayı bu. Sana sınır getiriyor. Sen sen eşinle neler yapabileceğine dair nasıl sınır getirdiyse cariyenin neler nasıl yapabileceğine dair sınır getirmiş durumda. O yüzden legal ve o yüzden meşru. Zaten en başta anlattığım gibi bu
[47:21] zihin yapısına kavuştuk. Mesela bir Şafii fakihi olan Ebu Abdullah Elhalimi işte 1000 yıllarında filan yaşamış.
[47:29] Mesela cariyenin rızası konusunda hani fıkıh literatüründe bunlar yer alıyor falan diye söylüyorlar. Ne demiş? Eğer bir cariye satın alınır, o da kendisine dokunulmasından ve kendisine yatılmasından hoşlanmazsa o vakit kişi
[47:40] onun izni olmaksızın ona dokunamaz.
[47:42] Onunla yatamaz, onunla ilişkiye giremez.
[47:45] Bakın burada bir hukuk sınırı çiziliyor.
[47:48] İslam'da herhangi bir çeşit kölelik veya cariyelikte bu şoför için de geçerli. Bu tarlanda çalışan erkek köle için de geçerli. Onu zorlayamazsın. onu istemediği durumdan yani böyle kaytarma böyle eee işten kaçma gibien
[48:03] bahsetmiyorum. Zorlanıyor ya adam psikolojik veya fiziksel olarak zorlanıyor veya cariye yani psikolojik veya zihinsel fiziksel olarak zor yani bu belli ediyor bunu onu zorlayamaz.
[48:13] Şafii fakih söylüyor. Yani bu gelenek dedikleri kitapta bu sınır çizilmiş mesela bu hukuki olarak çizilmiş bir şey. Şimdi yavaş yavaş geleceğiz ama ön bilgi olarak İslam'da fıkıhta sözleşmelerin türleri var. Adamlar demiş
[48:23] ki kölelik hukuk sözleşmesi evlilik sözleşmesine göre daha üst bir sözleşme, daha kapsayıcı, daha geniş bir sözleşme olduğu için kölelik sözleşmesi içerisindeki bir insanla sen ekstra bir nikah kıymana gerek yok. O yüzden cariye
[48:37] ile nikah kıymana gerek yok diyor.
[48:38] Tamamen hukuki bakıyor. Diyor ki adam zaten cariye kölelik geniş büyük sözleşmesine dahil. Nikah daha küçük bir sözleşme türü değil mi? Daha az sınırlayıcı. Diğeri daha büyük dahacık sınırlayıcı. Dolayısıyla diyor ki zaten
[48:53] senin bu kölelik sözleşmen nikahı içeriyor. Dolayısıyla ekstra bir nikah kıymana gerek yok. Sen zaten o kurallara tabi oldun. Ekstra nikah kıymadan devam edebilirsin yoluna. O yüzden sınırsız cariye ve dör tane evlilik sözleşmesi
[49:07] şartı var orada. Çünkü sen sınırlı bir sözleşme yaptın ama kölelikte daha büyük bir sözleşmeye tabisin. Olaya hukuki bakıyor. Yani sınırlı sınırsızlık olayı bu aslında. Ve aynı zamanda şu var.
[49:17] Dediğimiz gibi cariyelerin hepsini cinsel bir partner olarak düşünmek zorunda değilsin ve çoğu da öyle değil zaten. Örneklerle de açıklayacağız. Çoğu hizmetli işte e bakıcı abla, hizmetçi abla, temizlikçi abla filan statüsünde.
[49:28] Zisellik, partnerlik olarak çok az var.
[49:30] Parti de örneklerinde de insanlar genellikle bunu kullanamıyor zaten. Eğer bir denik alt işi varsa arada çalışmalar vesaire oluyor zaten. Bu kolay bir şey değil. Bu ideal bizim dünyamızda ergenlerin düşündüğü gibi bir olay
[49:40] değil. Yani anlatacağız. Geleceğiz.
[49:42] Şimdi sözleşme olayını anladık. Neden sınır? Sınırlı da cariye sınırsız. Bir tüzel olarak olmak zorunda değil. İki onun sözleşmesi daha geniş olduğu için nikah sözleşme türünü zaten kapsamış oluyor. Ekstra bir daha yapmana gerek.
[49:54] Şimdi bakıyoruz. Evlilikle carielik sözleşmelerini karşılaştırmaya devam ediyoruz. Legal bir şey olduğu için hukuki yönden bakmamız lazım. Bir kere baba oğul yasağı diye bir şey var İslam'da. Nedir? Bir baba karısından boşandığı zaman oğlu aynı kadınla
[50:08] evlenemez. Değil mi? Böyle bir yasak var. Bu aynısı cariyede de geçerli. Yani baba, babanın cariyesi azat etti veya eee sattı. Sen onu alıp kendine cariye yapamazsın. Bu yasaklanmış. Bakın
[50:21] nikahtakiyle birebir aynı kural kitabında yer alıyor. Neden? Ha dedim ya zaten daha büyük bir sözleşme. Yani aynı kuralları zaten içeriyor. Ama bizim kafamızda ne vardı? O sınırsız. Bak kuralları çizdikçe kafandaki o cariyelik
[50:35] algısının yok olduğunu ve tamamen hukuki legal evlilikten bir farkı olmayan bir hale geldiğini göreceksin. Baba oğul yani babayla oğul hiçbir zaman aynı anda aynı eee farklı zamanlarda bile olsa aynı kadınla birlikte olamıyorlar. İster
[50:47] cari olsun ister nikahlı hür olarak eş olsun fark etmiyor. Bak aynı kurala tabi. Mesela evlilikte nedir? İki kız kardeşle birlikte evlenemezsin değil mi?
[50:55] Kız kardeşlerle birlikte. E köle caryilikte de öyle. Eğer cariyeler kız kardeşse onunla da evlenemiyorsun. Aynı şart. Ha bizim kafamızda sınırsız da hani istediğin gibi alırsın, satarsın, cinsel birlikteli olursun. Hiç önemli
[51:07] değil. Oo serbesliyet, o zevk, sefa bir sürü sınır geliyor. Bak şimdi bunlar fıkıhtaki kesin yani ehl sünnetin sınırları bunlar. Bakın ikiz iki kız kardeş kuralı da aynen geçerli. İstibra
[51:21] denilen soğuman süresi var. Yani nedir?
[51:24] Bir karı eşinizle siz boşandığınız zaman, boşanma gerçekleştikten sonra bir hayız dönemi olarak beklemek zorunda, değil mi? Neden? Çünkü hamile olabilir ve bu belli olmayabilir. Dolayısıyla 3 ayız dönemi e gibi bir süre beklemek
[51:36] zorunda boşandıktan sonra. Bu bir kural değil mi? E cariyede de bu var. Cari eğer eee el değiştirdiği zaman onu azat ettiğinizde veya sattığınızda aynı şekilde veya miras kaldığında aynı şekilde yeni kişi hemen onunla birlikte
[51:50] olamaz. Eğer burada cinsel cariyeden bahsediyoruz bu arada. Tabii ki hizmetli ablaysa zaten hizmetine devam eder mutfağı temizlemeye. Şu an cinsekten koşuyoruz. El değiştirdiği zaman cariye yeni kişi hemen onunla birlikte olamaz.
[52:01] İddet süresini, soğuma süresini, istibra süresini beklemek zorundadır. Ayız dönemi olarak. Neden? Çünkü nezhep korumak en önemli. Ya bu hukuki bir boyutta cariye eee hamile olabilir.
[52:13] Çocuğun babası, nesbin belli olması çok önemli. 3 ay beklemek zorunda. O yüzden hamile olmadığının kesinleşmiş olması gerekiyor. Ondan sonra yeni sahibiyle eğer cinsel birlikte olması gerekiyorsa olabilir. Aynı evlilikle birebir aynı.
[52:25] Bir kadın boşandığı zaman da yeni kocasını 3 ay sonra alabiliyor. Hamile olmadığı kesinleşsin diye. Bakın yine aynı kural. Ve dolayısıyla bizim kafamızda cariyeyi sattım. Hop arkadaşıma benim cariyeleri gönderdim. O da bana kendi cariyelerini gönderdi. Hop
[52:37] biraz bunlarla birlikte olduk. Hop ona benim cariyelerimi sattım. O da bana sattı. Onlarla da birlikte kafamıza böyle canlanıyor değil mi yani? ya da böyle anlatılıyor. Bu bir işte seks kurumu. Bu bir böyle bir zevk sefa
[52:49] kurumu.
[52:51] Şimdi bir sürü şart sıralıyorum. Bak 3 ay beklemek zorunda diyorum. Cariye bir kere eldeştiren 3 ay beklemek zorunda.
[52:57] Yani yeni alan kişi 3 ay bekleyecek mesela veya miras kalan kişi babasından kaldıysa zaten direkt mutfağa gider.
[53:04] Selg olayı yok. Hukuki olarak gittikçe sınırlıyoruz. Ya eşle aynı yani birebir eee evlilikteki hukuk kuralları neyse bununla da aynı. Mesela işte şey düşünülüyor bazen. Çok sınırsız bir kurum ya, çok hukuksuz bir kurum ya.
[53:19] Kiralama mesela cariye kiralanabilir mi?
[53:21] Yani belli bir süreliğine birine vermek bende bir cariye var. Sana akşam gönderiyorum bir bak. Ya şimdi sapıkça örnekler vermek zorundayım. Çünkü aklımızdaki algı bu. Bunu kırmamız lazım. Böyle bir şey yok. Nevevide mesela bu açıkça bir örnek olarak
[53:34] veriliyor ve kiralama olmaz diyor asla.
[53:36] Çünkü yani nezhep 3 ay bir kere bekleme süresi olmak zorunda. Ayrıca diyor ki eee sen sözleşmeye sahip olmak zorundasın. Yani kiralama sözleşmesi değil. Cinsel birlikte yaşamak istiyorsan cariye ile sen ona sahiplik sözleşmesine sahip olmak zorundasın
[53:50] diyor. Kiralama sözleşmesi. Mesela ben şey diyebilirim. Benim tarlada bir işçi var. Acayip iyi patates topluyor. Abi istiyorsan yarın senin tarlaya gelsin.
[53:58] Kiralayayım bir günlüğüne bu işçiyi, bu köleyi sana. Senin tarlada patates olsun. O olabiliyor ya. iş amaçlıysa veya bende abi bir temizlik şey bir aşçı abla var acayip börek yapıyor. Sana bir haftalığına kiralayayım bu ablayı sen de
[54:12] börek bunlar okey ama cinsel partnerlik olarak bir cariye istiyorsanız bunda kiralama diye bir şey yok. Sahip olmak zorundasınız. Çünkü o sözleşmeye dahil olmak onun sözleşmesi ayrı. Yani bu mesela dolayısıyla burada bir seks
[54:27] objesi falan bilmem ne ya böyle bir şey yok. Böyle bir durum yok. Ne oldu?
[54:31] Nikahtaki şartlar, sorumluluklar, nikahı meşru kılan şey neyse aslında carideki şartlar, sorumluluklar hukuki boyuta meşru kılan şey de o oldu. Hiçbir farkı kalmamış oldu. Çünkü olay sanal bir şey
[54:43] zaten. Olay zaten hukuki olması. Kötü bir durum yok yani aslında. Dolayısıyla a cariye ile birlikte olmak kötü bir şey değil. Neden? Bir sürü kurala burala tabii. Yani bekleme süreleri, baba sorumluluğu, çocuk doğduğunda zaten azat
[54:57] oluyor. Kötü davranamıyorum, zorlayamıyorum. Yani tüm şartlar var zaten ve ek olarak cariyelerde de hani statü olarak hürle aynı olmadığı için ona bir avantaj verilmiş. Mesela
[55:11] cariyelerde ve kölelerde genelde ceza aldıkları zaman bir suç işledikleri zaman, ceza aldıkları zaman yarısı mesela uygulanıyor. Bu hat cezasında da biraz böyle. Tazir cezasını genelde bu
[55:24] şekilde uyguluyorlar. Mesela işte e iftira cezası veya içki geçme cezası 80 sopa ama hür değilse köle veya cariyse 40 sopaya düşüyor veya mesela eee köleye zekat düşmez kaidesi var. Köleye zekat
[55:38] düşmez bile bu hükmün çıkması bile demek ki köle zekat verebilecek kadar mala sahip olabiliyor demek. Çünkü zekat vermez diye bir kural konması için böyle bir sorunun oluşması lazım.
[55:51] Demek ki köle ve cari düşündüğümüz gibi değil. Çünkü bana gelen hizmetçi abla bayağı para biriktirebiliyor ve araba alabiliyor mesela. Ya bu ya bu bunda yani günümüzdekinden çok daha iyi bir şartta düşünmemiz lazım. Çünkü köle
[56:02] sahibi adilse yediğinden yediriyor, giydiğinden giydiriyor. Çeşitli hediyeler veriyor. Kölenin yani para kazan, para kazanılacak bu köle zaten.
[56:10] Yani bu fetvalar niçin veriliyor?
[56:11] Kölenin o bir tık dezavantajlı konumunu da bu yönlerden tamamlanmaya çalışıyor.
[56:16] Ceza olarak yarı ceza alıyor. İşte zekat vermiyor vesaire. Dolayısıyla o küçük dezavantajlı konumu da bu tarz şeylerle aslında tamamlanmış oluyor. Mesela tarihte ya bunlar az buz da değil. Kadın eski kadın köleler. Kadın kölelerin
[56:30] vakıfları var ya. Ya vakıf olması demek gayrimenkulleri olması demek. Arazileri, evleri olması demek. Bu kadınlar bu parayı nereden buldu mesela? Yani demek ki aklımızdaki gibi değil. Talep'te, Kahire'de bu kadı sicillerinde var. Yani
[56:43] kadı o dönem noter gibi hareket ettiği için biz bunları görebiliyoruz.
[56:48] Azatlı köleler vakıf kurmuş ya. Bir sürü gayrimenkulleri var. Alıyorlar, satıyorlar, vakıf işletiyorlar. Y bu kafamızdaki imaj ama hiç uyuşmuyor bunla. Çünkü kafamızdaki imaj farklı.
[56:58] Biz bambaşka bakıyoruz olaya. Şimdi buraya kadar da bir notlarımızı alalım.
[57:03] Ne dedik? Bir kere cinselliği meşru kılan şey aslında soyut bir hukuk dedik.
[57:16] E evlilik akti aslında sorumluluk veren, sınır çizen bir akit. E ne dedik?
[57:30] Cariyelik akdi de aynı şekilde daha geniş sorum luluk ve sınır çizer.
[57:42] Cariyelik akti kapsar. Evlilik akti dedik. Neden buna dedik? Mesela işte baba, oğul, aynı kadın yasağı
[57:55] işte soğuma süresi, iddet bekleme süresi, yasağı, nesbin bilinme zorunluluğu, başka kişiyle
[58:09] ilişki yaşayamama yasağı.
[58:15] eee kız kardeş lerle birlikte olamama yasağı gibi şeylerden bahset. Daha sonra mesela ümmül velet olduğu zaman, çocuk
[58:28] doğurduğu zaman özgür olur.
[58:33] Çocuğa bakılmak zorunda. Sen çocuğa bakmak zorundasın dedik.
[58:40] E şimdi baktığımız zaman iffet ve sadakat nedir?
[58:46] Tek erkeğe ait.
[58:48] Kölelikte de ya cariyelikte de normal nikahlı eşte de. Bu böyle aynı şey.
[58:54] İfffet ve sadakat konusu aynı. E çocuğun statüsü baba bakmak zorunda.
[59:01] Hür doğar. Mesela çocuk köle doğamaz.
[59:06] Annesi köyleyse olsa bile yani cari olsa bile çocuk hür doğuyor mesela. E zaten normal e nikahla evlendiren eşlerimizde de zaten öyle oluyor. Bir fark yok.
[59:16] Çocuğa bakmak zorundayız. O yükümlülüklü de aynen devam ediyor. Miras hakkı ondan bahsetmemiştik.
[59:25] Normal evliliğimizde evlilikte anneye de düşer. Cariyelikte ise aslında onun mirası hür olmak.
[59:35] hürleşir. Artı şöyle bir durum olur.
[59:39] Babanın mirası çocuğa düşeceği için daha sonra o çocuk annesine miras vermek zorunda olduğu için İslam'da anna babaya miras vardır biliyorsunuz. Modern hukukta yok.
[59:48] Daha sonra o çocuk da anne babasına miras tekrar verebileceği için annesine çocuktan dolayı dolaylı miras gelir.
[59:55] Yani mirası hem yürüleşir hem de çocuktan dolaylı miras gelmiş olur. Miras hakkı bu şekilde. Cinsel rıza veya güvenlik diyebileceğimiz
[1:00:08] birebir aynı. Zorlayamazsın, şey yapamazsın. Zaten eee Şafii Fakihinden örnek verdik.
[1:00:15] işkence şu bu eee işte farklı durumlar aynı anda birden fazla kişiyle filan yani bun hepsi yasak yani bunlar yok.
[1:00:23] Evlilikteki kurallar neyse birebir aynı geçerli. Eee el değiştirme durumu normal evlilikte ne olur? Boşama yoluyla el değiştirilir. Siz kararınızla boşanırsınız. 3 ay iddet süresi bekler.
[1:00:36] Daha sonra yeni bir kişiyle evlenebilir.
[1:00:39] Cariyenizde de aynı şekilde iddet süresiyle el değişebilir. Yani cariyenizden memnun değilseniz onu eldeştirebilirsiniz. Aynı boşamak gibi karımızdan memnun olmadığımızda nasıl boşuyorsak cariyemize de memnun
[1:00:54] olmadığımız zaman boşayabiliriz.
[1:00:55] Yerleşmesini sağlayabiliriz. Birebir aynı hukuk kuralları geçerli. Hiçbir haksızlık ya da hiçbir farklı bir durumu söz konusu değil evlilikten. Ya evliliği meşru görüyorsan bunu görmemen için hiçbir neden yok. Barınma nafaka
[1:01:11] eşin görevi. Burada da sahibin görevi.
[1:01:15] Aynı barınma sağlamak zorundasın. Nafaka yediğinden yedirip yediğinden giydirmek zorundasın. Genelde nafakada veriyorlar olarak. Aynı o da aynı birebir. E ne kaldı? Yani evlilikten bir farkı kaldı mı? kalmadı. Yani demek ki hukuki
[1:01:29] olarak, sınır olarak, sorumluluk olarak birebir aynı. Bir farkı yok.
[1:01:35] E dolayısıyla bunu meşru kılınmayacak bir sebep kalmadı ortada. Yani zina gibi ya da sınırsız dediğim gibi alarım, satarım, yaparım. Öyle bir şey yok.
[1:01:45] Gayet sınırlı sorumluluk. Soyut hukuki kuralları da var. E fıkıh bunu yapıyor zaten. Ama millet modern bakış açısından ne yapıyor? Fıkıh işte köleli cariyeliği bile düzenlemiş biliyor musunuz? Ne kadar iğrenç. İğrendim.
[1:01:57] Lan evlilikle aynı hale getirmiş işte.
[1:01:59] Daha ne istiyorsun? Yani o cahiliyedeki veya batıdaki o sınırsız, iğrenç, kötü, kırbaç ve zincir olan, kötü olan köleliği ve cariyeli hukuki, temiz,
[1:02:11] güzel, sorumluluk alan, ele ayağı yere basan bir hale çevirmiş. Daha ne istiyorsun? Yani hukuk kitabını sen öpüp başına koyman gerekirken onu eleştiriyorsun.
[1:02:21] Çünkü yanlış yerden bakıyorsun. Olaya yanlış, farklı açıdan bakıyorsun. Evet, şimdi birazdan geleceğiz ama girişini yapmış olalım.
[1:02:29] Azatlı eski köle kadınların Kahire'de, Halep'te, kadı sicillerinde vakıf, kapu, gayrimenkul kayıtları var.
[1:02:43] Az buz da değil.
[1:02:46] Demek ki kafamızdaki köle imajıyla çelişiyor.
[1:02:50] Bu kadınlar, bu cariyeler gayet de mal mülk sahibi olabiliyorlar. çocuk doğurduğu için zaten bir müület oluyor doğrudan ve hürleşiyor zaten. Mesela Gabriel Beer diye bir adam var. Woman and WF diye bir eee kitap var. İşte eee
[1:03:04] İstanbul'da eee işte 1500'lü yıllarda bir analizi var. Oraları incelemiş durumda. Diyor ki işte 16. yüzyıl İstanbul'da diyor kadınlar tarafından kurulan vakıfların %30 veya %40 civarlarında kölelikten azat edilmiş
[1:03:17] eski kadınlara aittir diyor. Hala köle olup vakıf Fran var ama onlar tabii ki %30 değil. Muhtemelen %2 3 5 civarlarında yani %5'ten daha az. Ya bunu yabancı bir adam söylüyor.
[1:03:26] İncelemiş yani kadın sicillerini incelemiş. Kadın otel olduğu için ya vakıfların yani kadınlar tarafından kurulan vakıfların neredeyse %40'ı azatlı kadınlar tarafından kurulabiliyor. Ya vakıf kurmak bugün kim yani hür diy ben özgürüm diyen kaç kişi
[1:03:39] vakıf kurabilir? Bu maddiyata sahiptir.
[1:03:42] Yani ki köleler bile kurmuş. Azatlı değil. Hala köle olanlar bile kurmuş.
[1:03:47] Hala köleyse nasıl vakıfla ilgileniyor?
[1:03:49] O işleri nasıl yapıyor? Çünkü dedik ya hukuki bir şey. Ha yapabilir. Yapabilir.
[1:03:54] Düşündüğümüz gibi değil. O algıdan çıkmamız gerekiyor. Şimdi yeni bir tartışma konusu olarak işte avret yeri tartışması var. Malum işte Zekeria Öztürk zamanında 90'larda belki denk gelmişsinizdir internette şurada burada.
[1:04:07] İşte fıkıh kitaplarında cariye şöyle giyinmelidir, böyle giyinmelidir. Orada kötü bir resim çizmiş kitaplarına göre böyle giyinmelidir. İşte Mustafa Öztürk'ün videoları var. Bakarsınız YouTube'da şurada burada aynı şeyi söylüyor. İşte avret yeri kitaplarında
[1:04:21] iğrenç avret yeri tasvirleri var falan.
[1:04:23] Sanki bu bir kuralmış, bir zorunlulukmuş böyle yani böyle giymek zorundadır. Bu kıyafet kodu budur. Bunların bu köle cariyerlerin kıyafet kodu budur. Böyle giymek zorundadır gibi bir sanki öyle yazıyormuş gibi. Ya kardeşim bu bir
[1:04:36] ruhsat. Bu bir izin yani fıkıh kitabı sınırları çizen kitaptır. İşte dediğimiz gibi evlilikteki, carieki sınırları çizmiş mesela giyim kuşamdaki sınırları da çiziyor ki bunlar genelde fıkhi kitaplarda bab başlıklar altındadır.
[1:04:47] Bahisler vardır. Yani bunlar namaz bahsi açısından geçiyor. Yani set ve avret yani namaz bahsinin o kitabın altında geçiyor. Yani namaz kılarkenki avret yeri anlamına gelecek. Yani ve mesela herkes de aynı görüşe sahip değil.
[1:04:58] Mesela dört mezhep imamından Ahmed bin Hanbel'in güçlü bir rivayete göre dediği şey cariyein avreti hürkadanın avretiyle aynıdır diyor mesela. Yani burada da tek bir yekare görüş de var değil. Yani hble' göre cariyein avreti hürkadın
[1:05:11] avretiyle aynı. Sadece başı, boynu, kolları, hizmet gereği açık olabilir.
[1:05:15] Şimdi şöyle düşünelim. Bizim şu şekilde düşünmemiz gerekiyor. Bu insanlar işçi sınıfına dahil. Yani bu insanlar işte demin dediğim gibi sosyoekonomik bakımından düşünmemiz lazım. Bunlar hizmetli. Yani bunlar tarlada çalışıyorlar, işte mutfakta
[1:05:27] çalışıyorlar. Belki bazen ağır iş yapıyorlar. Burada nizami süper giyinmesi yani bugün biz köye gidelim mesela. Köyde tarlada çalışan kadınlar ya birazcık başı açık olabilir. Biraz ayağı kolu bacağı açık olabilir. Çünkü neden tarlada yani peraceyle
[1:05:40] çalışamazsın? Tarlada çarşafla, siyah çarşafla çalışamazsın. Yani o uygun oranın kıyafeti o değil. Bu insanların temel görevi zaten işçi sınıfına dahil olduğu için genelde hizmet işlerinde bulundukları için bulunduğu işin
[1:05:52] hizmetinin durumuna göre bazı esneklikler sağlamışlar fıkıh alimleri.
[1:05:56] Niye? Çünkü fıkh alim orada dese ki zinhar çarşaf zorunludur. Ya tarlada o kadın çarşafla sürekli patates toplamak zorunda kalacak ya da hurma toplamak zorunda kalacak. Ya bu ona bir zulümdür, eziyettir. Yani onu kolaylaştırman
[1:06:09] lazım. Sen demen lazım ki ya sen cariyesin. Sen tarada çalışırken daha esnek davranabilirsin. Saçın başını biraz açabilirsin. Boynunu, kollarını biraz açabilirsin. Daha böyle şeyler rahat kıyafetler daha biraz daha belki
[1:06:19] nasıl rahat hissediyorsan öyle giyinebilirsin. Sana cevaz var. Sıkıntı yok. Çünkü sen e görevin bu. Sen hizmeti yapacak, hizmetlisin. Bunu da yapacaksın. Yani iş tanımın bu. Sana müsamaha gösteriyoruz. Yani bu amaçla yazılmış şeyler. Ama bu manipüle
[1:06:32] ediliyor sanki. Bu onun ya ona aslında bir rahatlık sağlaması için yapılmış bir şey ama sanki bu onun böyle iffetine, namusuna leke getirecek, halel getirecek şeymiş gibi anlatılıyor. Yani ya bu bir zorunluluk değil ki. İstiyorsa çarşafda
[1:06:45] da tabii ki yapabilir. İşte önüne bir engel koymamış ama zorlanıyorsa böyle bir açık kapı bırakılmış. Yani nitekim yine işte orada anlattığına göre işte kitaplarında işte göğüsleri açık olacak, sırtı açık olacak, bacakları açık olacak
[1:06:58] falan filan. E öyle değil. Mesela bazı birtakım kitaplarında işte göğüs, sırt, bacaklar bunlar mutlaka örtülmelidir diyor. Mesela Hanbelilerin eee büyük bir kısmı cariyelerin özellikle hür kadın gibi namahremlik konusunda hür kadın
[1:07:11] gibi davranmalarını gerektiğini söylüyor. Şimdi diğer mezheplerde eee diğer üç mezhepte ama biraz daha torel edilmiş. İşte erkeğinki gibidir diyen var. diz kapağıyla göbek arasında yani göğüsü katmamış mesela ya o oradan dem
[1:07:22] vurmaya çalışıyor Zekeriya Beyaz falan.
[1:07:24] E şimdi İslam'da beş vakit namaz var.
[1:07:26] Sen iş tanım gereği sürekli tarlada, bağda, bahçede, sağda, solda sürekli bir iş üzerindesin. Her zaman süper eee kıyafet giyemezsin. Şimdi bugünkü gibi hemen eteğimi alayım, başörtümü alayım, namazıma durayım o imkanlar olmayabilir.
[1:07:39] E dolayısıyla senin zaten bunlar namaz bahsi altında ele alınmış konular. Namaz kılarken avret yerin mükemmel nizami kapalı olmak zorunda değil diyor.
[1:07:49] Verdiği fetva bu. Erkeğinki gibi diz kapağıyla göbeğin kapalı olduğu sürece senin namazın geçerlidir kardeşim. Çok takılma tamam sıkıntı yok demek istiyor.
[1:07:59] Terledin, ıslandın işte bilmem bir yerlerin belli olmaya başladı falan.
[1:08:04] Tamam sen yani sana cevaz var. Normal hürk adına yok mesela bu. Ha bu bakımdan bakıyor adam olaya. Sen çok bambaşka cinsellik bakımından bakıyorsun.
[1:08:13] Adam zorunluluk halinde kolaylık sağlamak için bunu yazmış. Ve bunların bu bab başlıklarının kitapları da açın bakın kitaplarının aşağılarında da hep şöyle yazar. Ancak fitne durumu hariç.
[1:08:24] Ya bu minvalde C'ler yazar. Yani ortada bir fitne durumu varsa. Ne demek fitne durumu? Yani birisi bu manzaraya bakıp da kötü düşüncelere sevk olacaksa veya böyle cisinde cinsellik arzusu artacaksa
[1:08:37] eee namahrem birisi yani sahibi değil.
[1:08:40] Diyelim ki o sırada yabancı namahrem de var çevrede. Diğer köleler var veya farklı yabancı insanlar var. Bir şeyler var senin bulunduğun ortamda köle cari olarak. Eğer bu bir fitneye yol açacaksa sen yine hür kadın gibi giyinmek
[1:08:51] zorundasın. Yani bu verdiğim esnekliği kimse yokken veriyorum yani sana. Ama namahrem durumu varsa o kadar da değil.
[1:08:58] Fitne durumu varsa o kadar da değil.
[1:08:59] Bunu görmüyor. Mesela o Mustafa Özdüktür, Zeker Ebezdır bunu görmüyor.
[1:09:04] Sonda yazılan bu detayları görmüyor.
[1:09:06] Çünkü buradaki pakin verdiği şey bir esneklik. Tam durumu yoksa fin durumu yoksa birisi sana bakıp böyle kötü kötü düşüncelere sevk olmayacaksa, orada ortamda böyle kötü bir durum olmayacaksa yap diyor. Yani tamam sana izin var
[1:09:19] rahatlatmak için onu. Biz nasıl anlıyoruz? İşte avret yeri diz kapağıyla göbeği olduğu için göğüsler de açık olacak. Oo böyle eee göğüsler açık açık gelecek. Üzüm verecek, meyve sepeti verecek. Biz misafirlerle böyle eee
[1:09:32] oturmuş olacağız sofalarda. Onlar da gelip böyle göğseri açık açık bize hizmet edecek. böyle bir manzara çiziyor. Şimdi diyor ki İslam bu diyor.
[1:09:39] Fıkıh kitaplarında bakın bu yazıyor diyor.
[1:09:42] Kesinlikle iftiradır. Kesinlikle böyle bir şey yoktur. Aşağısında fitne durumu hariç. Birisi bakıp kötü cüncelere dalacaksa bunların hiçbiri geçerli değildir. Hürkadın kurallarına aynen tabiidir diyor. Ahmed bin Hanbel de
[1:09:55] muhtemelen bunu düşünmüş olacak ki en baştan Hürkadanıkiyle aynı olması daha iyidir diyor. Çünkü mutlaka bir fitne durumu olabileceğini sezmiş olmuş olabilir. Senin kafanda ne canlanıyor?
[1:10:04] İşte Spartaküs dizisi var ya mesela oranlanıyor böyle bir sürü cariye böyle orada o o dans ediyorlar oyun oynuyorlar yarı çıplak avet mahali zaten izin vermiş ya böyle bir şey yok böyle bir
[1:10:16] zevk ortamı böyle bir eee böyle bir şey yok yani. Bu asla yani Müslüman olan bir insan yani peygamber ben sünnetini tabi ediyorum diyen bir insan, Kur'an'ı tabi ediyorum diyen insanın namusunu, ahlakına, ifetine tabi ediyorum diyen
[1:10:30] insan. Ha bunu böyle bir sence fetva vermiş olabilir mi? Bu kadar sınırları çizen yok evlilikte şunu yapabilir, şunu yapamaz işte zorlayamaz. Bu kadar sınır çizen bir insan bunu niye demiş olabilir? Arvetleri bu çelişiyor değil
[1:10:44] mi? Bak çelişki gördüğün anda demek ki niyet o değil. Onu anlaman lazım. Yani olay namaz kılarken etrafında kimse yoksa mevcut kıyafetine devam et. Daha rahat bir şekilde devam et. Terledim, yerledim, oram buram belli oldu. Çok
[1:10:56] takılma. Bu olay bu.
[1:10:59] En ufak bir fitne varsa, namahrem varsa da kusura bakma güzelce örtüneceksin.
[1:11:04] Açın bakın fitne durumu hariç diye yazmıyorsa konuşalım. İster Elmergegani'ye bakın, isterse de Serasi'nin elemusuna bakın. Hepsine yazıyor. Fitne durumu hariç. İmam oraya şerhini koymuş. Sonrasında işte köle
[1:11:17] pazarı mevzusu. Şimdi ben bu videodaki iddialara cevap vererek gitmeliyiz ki bir anlamı olsun. Karikatürize ediyorlar. Kafam köle pazarı. Ne?
[1:11:25] Kafamızda böyle canlanıyor bir meydan.
[1:11:27] İşte dişi filan böyle çürük, suratsız, böyle kötü, böyle küçük. Bir tane adam yan yana böyle dizmiş. Eee, köleleri, ellerindin hepsini zincirler böyle elleri ayakları demirli kadınlar. Böyle bir köle pazarı hayal ediyoruz, değil
[1:11:42] mi? İstanbul'da işte köle pazarı vardır.
[1:11:43] Alınıp satılır. Maldır, ticari maldır.
[1:11:45] Miras bırakılır falan değil mi? Böyle karikatürize ediyor ve senin böyle olmayan bir şey hakkını soğutmaya çalışıyor. Bu imaj yanlış. Öyle bir şey yok. Asla İslam'da böyle bir şey yok.
[1:11:58] Tarihte böyle bir köle pazarı olmuş mudur? Olmuştur. İslam bunu onaylar mı?
[1:12:02] Onaylamaz. Fakihler bunu onaylar mı?
[1:12:03] Onaylamaz. Ehli sünnet bunu onaylamış mı? Onaylamamış. Ya İslam'da İslam döneminde zina olmamış mı? Olmuş.
[1:12:08] Hırsızlık olmamış mı? Adam öldürme olmamış mı? Aslı saadet diyoruz ya.
[1:12:11] Saadet dönemi. Peygamber efendimiz zamanında zina yapan olmamış mı? Ya peygamber var. Mükemmel bir dönem. Her yer sahabe mükemmel bir ortam diyoruz değil mi? Asrı saadet diyoruz. Suç işlenmemiş mi asrı saadette? Tüm kurallar belliyken peygambere hemen
[1:12:23] sorup cevap alabilecekken zina yapan olmuş, adam öldüren olmuş, kavga eden olmuş, iftira atan olmuş. Y tüm suçlar işlenmiş ya akla gelebilecek.
[1:12:32] Ya insanın olduğu yerde her zaman her daim suç işlenir. İşte halifelik döneminde, işte İslam devletleri döneminde köle pazarlarında böyle durumlar yaşanmış. E yani birisi kurallara uymayı reddetmişse, bir suç işlemişse bu İslam'ın onu onayladığı
[1:12:43] anlamına mı gelir? İslam'daki köle pazarı diye böyle bir şey yok. Yani böyle bir algı yok. Bundan kurtulmamız lazım. Bu Roma'da böyle. Bu batıda böyle. Sandığın gibi karikatürize değil.
[1:12:55] İstanbul'daki fıkıha uygun, İslam'a uygun köle takası diyebileceğimiz, köle cariye takası diyebileceğimiz. Çünkü neden? Bir adamın performansından memnun kalmayabilirsin de iş başvurusu gibi.
[1:13:04] Şimdi ben işveren çalışan performansından memnun kalmıyorum bazen.
[1:13:07] Diyor ki yollarımızı ayıralım. Ya beğenmiyorum adam çalışmasını beğenmiyorum yani. Adam tarlada çalışıyor ya da işte hizmetli abla.
[1:13:12] Hizmetli ablayı beğenmiyorum yani.
[1:13:13] Temizliği iyi yapamıyor. Yemekleri kötü yapıyor. Diyorum ki abla ya ben başka hizmetli ablala çalışmak istiyorum ya.
[1:13:19] Filipinli bakıcı yani. Ya çocuğa iyi bakamıyor kardeşim. Ben ayrılmak istiyorum ondan. Yani değiştirmek istiyorum onu. Bu amaçla var. Yani memnun olmadığım hizmetliden ayrılmak için işçi işveren akti gibi düşüneceğiz bunu. Modern anlamda işçi işveren akti
[1:13:31] aynı kurallara aynı hukuk şeylerine tabii. Böyle kafamızdaki o karikatürize demin anlattığım şeylere tabi değil.
[1:13:39] Belli hukuku sorumluluğu, şeyi var. Yani şimdi sen iş başvurusu yapıyorsun.
[1:13:43] Gidiyorsun şirkete. Ne yapıyorlar? Seni böyle bir odaya alıyorlar. 1020 kişi oturuyorsun değil mi? Böyle koyun gibi bekliyorsun orada. Ya aynı mantık. Şöyle ideş tokus mekanında da şöyle böyle oturuyorlar. 1020 kişi. Bunun özelliğine
[1:13:57] bu şu işi iyi yapar. Şu işte ehidir.
[1:13:59] Güzel temizlik yapar bu abla ama iyi yemek yapamaz bu cariye filan. Ya anlatıyorsun işte özelliklerini. O diyor ki tamam ben zaten temizliğe bakmıyorum ama güzel yemek yapan lazımdı bana filan. Normal işçi işverende de sana
[1:14:10] soruyor. Güzel özelliklerin ne? Sen diyorsun ki işte ben şu işi süper yaparım ama şurada biraz beceriksizimdir falan. Ya işçi işveren mantığıyla aynı.
[1:14:19] Yani bu köleler de Müslüman ya.
[1:14:21] Kafandaki hoca elleri zincirli bilmem ne. Köle namaz. Günde beş vakit namaz var. Bu köle namaz kılmayacak mı? Cariye namaz kılmayacak mı? Onu onun için bir mekan ayarlamış olmayacak mı? Camiye gitmeyecek mi? Ya da yemek yemeyecek mi?
[1:14:31] Yediğinden yedirmek zorundaydın bu adama. Hadis var, nas var.
[1:14:37] E sen orada bir yandaki pideciden, şimdi ben yandaki pideciden pide yiyorsan oradaki pazardaki adam olarak, kölelerin başındaki başındaki takasçı adam olarak onları da o pideden ısmarlamak zorundasın. O adam da seninle birlikte
[1:14:50] namaz kılacak. Belki imam o olacak.
[1:14:52] Belki o pideden o da yiyecek. Vermek zorundasın.
[1:14:57] Bizim kafamızda nasıl o böyle orada güneşin altında duracak. Ne abdest ne namaz var zaten. Müslüman değil herhalde. Ondan sonra işte yemek vermezsin. Su ya böyle bir şey yok. Yok.
[1:15:06] Bu nasta yok. Bu bu İslam'la böyle bir köle değiş tokuş yeri işçi işveren ilişkisi yok. Yani tam şöyle bir şey düşünmemiz lazım. Böyle kermeslerde böyle hafif çadırımsı bir şey olur.
[1:15:16] Böyle üst kapalı tente aşağısında bir masa olur. Plastik maza, plastik sandalyeler. Orada oturursun kermesinde gün boyu böyle bir etkinlik bir şeyler olur falan. Ya da böyle bir düğün gibi bir şey düşün. O tarz. Oturuyorsun
[1:15:29] plastik sandalyelerinde geliyor işçi görüşmesi gibi. Diyor ki benim şöyle birine ihtiyacım var. Diyor ki abi işte Mehmet var bir konuşun. konuşuyorsun.
[1:15:35] Abi ben şu işi iyi yaparım, bu işi yaparım, şu götüyüm. Tamam diyor. O zaman ben seninle devam edeyim yoluma.
[1:15:42] Böyle bir ilişki düşünmemiz lazım. Yani o sırada pideler geliyor. E namaz vakti isterseniz bir namaz kılalım arkadaşlar falan. Böyle bir ortam. Gayet medeni, temiz. İslam'da kibir yasak. Bir kere sen üstten bakamazsın ki. Üstünlük ancak
[1:15:53] takvadadır. O adamın hukuki statü sadece o işçi adam. Sen de işveren adamsın.
[1:15:58] Allah rolleri bu şekilde dağıtmışız. bir kimine maldan veriyor, kimine vermiyor.
[1:16:02] Çeşit çeşit insan tipleri olarak yaratmış. Üstünlük tavsamazsın. Ona böyle bir eee hakaret edemezsin. Kötü söz söyleyemezsin. Kötü davranamazsın.
[1:16:09] Kötü bir şey yapamazsın. Normal koşacaksın. Kibir olmalı. Güzel güzel takılacaksın. Karikatürize edildiği gibi bir durum yok. Köle pazarı bu. Pidey namaz kılan böyle tenteli çadırda kermez plastik sandalyal oturan bir adam hayal
[1:16:21] etmemiz lazım. Bizim aklımıza gelen böyle düşleri sonra öyle bir şey yok.
[1:16:24] Yani mesela günümüzde köle pazarı denilen şeye örnek verecek olursak belki hala var galiba ama eee belki hatırlayanlarınız eee olur. 30 yaş üzeri insanlar varsa. Eskiden amele pazarı denilen bir şey vardı. Şehirlerde
[1:16:39] olurdu. Amele pazarı böyle 2000'lerde, 90'larda falan olurdu. Mesela sizin bir işiniz var günü birlik. İşte eşya taşıyacaksınız veya bir tarlada bir ihtiyacınız var ya da bir işçi, işçiye ihtiyacınız, ameleye ihtiyacınız var.
[1:16:48] Yani amele pazarı adı üstünde 10 tane, 20 tane ameliye ihtiyacınız var.
[1:16:50] giderdiniz. Şehrin bu bilinir bir sokağında, bir yerinde, bir caddenin bir yerinde sabah erkenden ameleler gider oraya böyle gruplar halinde, öbekler halinde genelde arkadaşlar kendi aralarında takılırlar. Böyle ellerinde
[1:17:02] çaylar, sigaralar bazen tost m, poğça moğça simit mit yerler. Bekler. Sabah adam 6'da 700'de gider amele pazarına.
[1:17:08] Gruplar halinde beşerli, 10arlı böyle tüm sokak boyunca ameleler var böyle.
[1:17:12] Sen de işveren olarak, adam ihtiyacı olan kişi olarak o gün taşıma mı yapılacak, tarlaya mı gidilecek, işte inşaata mı gidecek? Yani bir günü bir bile işi ihtiyacım var. 10 kişiye ihtiyacın var. Genelde de minibüsünle veya kamyonetinle gelirsin. Sokak
[1:17:24] boyunca böyle gidersin, bakarsın. Eee, hatta şöyle şeyler var. Fiziksel kuvvetine bakarsın. Diyelim ki işte ağır iş yaptıracaksın adama. Gelirsin böyle şeyler olurdu. Böyle adam puzzlesunu falan böyle bir gösterirdin. O gösterirdi böyle. Abi iyiyiz biz,
[1:17:37] kondisyonluyuz. Merak etme abi ben 5 kata kadar tek başıma çamaşır makinesi taşırım falan filan der. Mesela kendini satar, pazarlar orada. E tamam beşiniz siz gelin o zaman dersin. Anlaşırsın mesela fiyatını konuşursunuz filan.
[1:17:50] Köle pazarı bu. O sırada çayını içer, sigarasını içer, orada oturur. Plastik sandalyesinde yanındaki büfeden tostunu yemiştir. Yani kafamızda canlanması gereken köle pazarı bu. Ve 2000'lerde, 90'larda belki hala günümüzde bazı
[1:18:02] illerde devam ediyordur. Ben son zamanında gitmediğim için bilmiyorum.
[1:18:05] Adamı incelersin, dokunursun ya işte köle pazarında kölelere dokunuluyormuş falan filan. E dokunacaksın adam kas gücüne bakıyorsun. Kası var mı? Adam iyi mi, güçlü mü, kuvvetli mi? Bu işe uygun mu falan yapacağın işe göre onu test
[1:18:17] ediyorsun. Yani durum bu. Kafamızda bu canlanması lazım. Yine diyorlar ki işte özellikle kadın cariyeler için işte satılırken avlet yerinde işte el, yüz, göğüsler, bacak ellenebiliyor. İyice her yerini mıncıklayabiliyorsun, göstermek
[1:18:28] zorunda falan filan. Ya böyle şeyler anlatıyorlar o videoları izlediğiniz zaman. İşte fıkıh kitaplarına inanmıyorsanız açın bakın. Fıkıh kitaplarında yazıyor bunlar. Bana inanmıyorsanız onlara bakın falan diyorlar. Yani şimdi burada yine hukuki
[1:18:39] boyutu ele alacağım. İslam'da alım satım akti. Bunun belli hukuki bir çerçevesi var. Her şey hukuk tarafından bakmamız lazım. İslam'da alışverişte garar yasağı denilen bir yasak var. Yani belirsizlik yasağı. Yani ayıplı mal, kusurlu mal
[1:18:53] olmasın diye. İslam diyor ki alınan, satılan malın tüm özellikleri belli olmak zorunda. Yani sen karşıya işte kusurlu, hileli eee bir mal satamazsın.
[1:19:02] Karar ya da vadeli satıyorsan ya da malı parayı önden alıp mesela malı sonradan vereceksen işte e selam akdi deniliyor buna. Malın tüm özellikleri her şeyle belli olmalı. Bir gar, bir belirsizlik durumu olmamalı. Alım satım aktimlerinde
[1:19:16] hepsinde bu geçerli. Belirsizlik durumu olmayacak. Saklayamazsın. Bir kutu var mesela. Kutunun içinde bir mal var. Ne olduğunu bilmiyorum abi. Sana satacağım.
[1:19:22] İslam'a göre geçerli bir alışveriş akti değil. Mal tüm özellikleriyle görünmeli İslam'a göre. Şimdi bu bir alım satım aktinde bir hukuki kural değil mi? Şimdi Fakih'in kafasına girmemiz lazım. Fakih böyle düşünüyor. Karar yasağı olmaması
[1:19:33] lazım. Burada da amele pazarında da yani köyle cariye pazarında da garasaının olmaması lazım. Yani bir belirsizlik olmaması lazım. Sen şimdi tüm cariyeyi peçeyle kapattın. Tamam. Güzel. Harika.
[1:19:45] İşte ben onu alacağım ama bir garar var.
[1:19:47] Yani alacağım ürünün bir örtünün altında bir ürün var. E onu alacağım diye düşünüyor. Ne özelliklerini bilmiyorum.
[1:19:54] Hiçbir şeyi bilmiyorum. Bu garasağı olabileceği için hukuki olarak şöyle düşünüyor bizim ulemamız. Bu garar yasağından mümkün olduğunca kurtarmam lazım. Ama insan uğrun uğruna, haysiyetine, iffetine halel gelmeden,
[1:20:07] mümkün olduğu mertebede karar yasağından bu alışverişi çıkarmam lazım. Öncelik sözlü. Sözlü olarak soracaksın. Şöyle mi, böyle mi, şöyle mi? Tamam. Ya ayıplı mal olmasın diye sözlü sözlü sordum ama hala ikna olamadım. Ondan sonra şey
[1:20:21] isteyebilirim işte ne özelliğini istiyorsam. Fıkata demiş ki bu garasağını çıkarmak için gerçek alıcıya yalnızca gerçek alıcıya pazarda teftişçiler var bu arada. Yani böyle eee ben sürekli pazara geleyim her hafta.
[1:20:35] Ondan sonra bir sürü de tüm tüm işte o masaları da dolaşayım. Tüm cariyeleri de güzel güzel elleyim elleyeyim. Nefsimi öldüreyim. Yani nefsimi tatmin edeyim.
[1:20:46] Ondan sonra da gideyim her hafta bunu yapayım. Ya bunu yapamazsın. Bir kere pazarcı tefsiler seni yakalarlar ve bunun bir cezası var. Amaç gerçekten satın alma arzusunda ve yüksek satın alma konusunda gerçekten kesin olan
[1:20:59] kişilerde bu garasağını eee yok etmek için verilmiş bir ruhsat var aslında burada. Dolayısıyla Fakih diyor ki bu adam eğer gerçekten alıcıysa artık almanın son noktasına gelmiş fiyatlı ve alan enerjisi anlaşılacak artık ya
[1:21:13] maldan kesin mutmain olmak emin olmak istiyor. O zaman diyor belli yerlerine dokunabilir belli yerlerini açabilir ama eğer cariye veya köyle bunu istemiyorsa buna zorla sen yaptıramazsın. Bir kere insan onur, ifet ve hayetine aykırı
[1:21:27] işler yapman yasak zaten. Diyelim ki böyle bir şey işe kalkıştın sen. Hemen kadıya şikayet eder seni. Bakın aklımızda alıyor mu? Mesela köle cari biz haksız, hukuksuz tamamen böyle öylesine yaşayan var. Hayır kadıya gider
[1:21:39] hemen şikayet eder ve muhtemelen ceza alırız. Olay bu. Ve bu icma görüşü değil. Yani karar yasağını özellikle cariyelerde karar yasağını çünkü kölelerde pazosuna mazosuna adamın bakıp gücünü amele pazarında söylemiştik.
[1:21:52] Cariyelerdeki garadğını kaldırmada bir icma değil. Yani bazı alimler eee olabilir diye fetava vermiş sırf alışveriş akdi gerçekleşsin diye. Bazısı da daha itidatlı davranırsa daha iyi olur demiş artık seçime göre. Ama
[1:22:06] demişler hepsinin yine altında şerh var.
[1:22:08] Eğer bir şehvet duygusu oluşacaksa bu kesinlikle yasaktır. Yani bunu sen bunu açtırmaya veya dokunma olayına şehvet yönüyle yaklaşacaksan bu yine yasak. Şerhi düşmüş. Sen orada söylüyorlar işte
[1:22:23] kitaplarda bu yazıyor bilmem şöyle böyle şerhini de oku. Aşağısında yazan eğer bir şehvet duygusu, eğer bir haram duygusu girecekse bu yaptırılmaz, dokundurulmaz veya işte açılmaz. E bunu da söyle o zaman madem yani. Ve
[1:22:36] kafamızda şu var işte cariye her ay pazarda birisi alıyor kullanıyor atıyor pazara öteki ay bir daha satılıyor.
[1:22:41] Kullanılıyor atıyor öteki ay bir daha satıyor. Ya bir kere özellikle kadın özellikle cinsel cariye ya mesela eee ne dedik? Erkek köleler var. kadın hizmetliler, bakıcılar, hizmetli ablalar, işte temizlikçi ablalar o var.
[1:22:54] Bir de kadın cariyeler yani cinsel birliktelikli olan kadın var. Üç çeşit var dedik ya. Eee bu cinsel birliktelikli olanın pazara düşmesi zaten çok böyle eee iyi bir şey olarak görülmemiş. Hem alimler tarafından hem de toplum tarafından çok iyi görülmüyor.
[1:23:07] Bir problem yaşaman lazım. Ya boşanma gibi düşünün. Boşanman da çok iyi görülmüyor ya. Ama zorunda kaldığın zaman yaptığın bir şey yap. Bu cinsel birlikte olduğun cariyenin de pazara düşmesi hiç iyi bir şey olarak değil.
[1:23:18] Onun yerine azat edilmesi daha teamülde geçerli. İnsanlar çoğunlukla bundan kaçınıyorlar ama bazen çeşitli nedenlerden dolayı düşebiliyor.
[1:23:26] Dolayısıyla böyle her ay pazarlarda alınıp satılıyor, alınıp satılıyor. İşte ben kadınım hayatımda her ay birinci cariye oluyorum. Çok zaten bir kere 3 ay bekleme iffet süren var ya senin. Her ay böyle bir şey yapamazsın bile zaten. Y
[1:23:36] kafandaki bu algının tamamen çıkmış olman lazım. Dolayısıyla öyle e cinsel partnerliği cariyenin sürekli el değiştirmesi vesaire yani toplumda böyle bir algı yok. Toplum tam tersi. onu artık inzel bir olduğu için eşi gibi
[1:23:48] düşünüyor. Dolayısıyla onu azat etmeyi tercih ediyor ki çocuksuz olması lazım.
[1:23:54] Çocuk olduğu zaman zaten azat olmuş oluyor otomatikman. Yani çok sınırlı, çok dar, küçücük bir küme kalıyor. Yani 100.000 000 kişilik bir cariye olduğunu düşünürsek bu pazarda alım satılabilecek miktar düşüyor belki 1000'e. Yani
[1:24:06] dolayısıyla çok küçük bir kesime hitap etmiş oluyor ve bunu da hukuki olarak kuralları hakin buradaki işte elleyebilir açabilireki eee mantığı garar yani alışverişte belirsizlik yasağının olmaması için başka amacı yok
[1:24:20] ama eğer diyor şey gelirse bir şehvet duygusu vesaire gelirse de kesinlikle yasaktır yapamaz diyor ve kesin almayacaksa yaparsa da şikayet etme hakkı var. cariye veya öyle göstermek zorunda değil. Ben yapmak istemiyorum dediği zaman yapmayacak. Kadıya gidip
[1:24:34] şikayet edebilir. Yani bir sürü kuralı şartı jurtu var. Yani bu şekilde bakmamız lazım. Daha sonra mesela kölenin şahitliği konusu var. İşte diyorlar ki fıkıh eee kölenin şahitliğini kabul etmiyor. Genel olarak doğru ama yine de bunu hukukçu bakış
[1:24:48] açısıyla bakmamız lazım. köle alt statüde bir adam olduğu için adamdan sayılmadığı için onlar böyle zaten insan bile olmadığı için değil yani zaten.
[1:24:56] Çünkü üstünlük takvada zaten demin videonun başında anlattığımız bir sürü örnek var. Demek ki fakirin buradaki demek istediği olay başka, çıkarım yaptığı nokta farklı. Onu algılamamız lazım. Çünkü kölenin insan olmadığı için
[1:25:09] veya sözüne güven olmadığı için falan filan değil. Mesela hadis aktarılırken o zaman mesela peygamberimiz şöyle dedi vesaire gibi hadis aktarılıyor ya. Eğer kölenin şahitliği o insan olmadığı için, düşük statyde olduğu için onun sözünün
[1:25:20] bir değeri olmadığı için reddedilseydi naklettiği hadisler de mesela eee kabul edilmezdi. Kitaplarda yer almadı. Ama Buhari'de belki yüzlerce kölelerin mevalii denilen azatlı kölelerin aktardığı hadisler var. Ravisi köle olan
[1:25:33] hadisler var. Ha demek ki adamın sözüne güven oluyor aslında. Yani olay o değil.
[1:25:38] Olay başka. Fakimin burada vermek istediği, koymak istediği kural, hukuk, çizim başka. Mahkeme buradaki mahkemedeki şahitlik söz konusu. Yoksa hadis aktarabiliyor. Niye mahkemede o zaman sözü kabul edilmiyor? Ha demek ki
[1:25:48] bu bir hakla alakalı mesele. Yani burada adamın bir efendisi olduğu için yani bir işvereni olduğu için siz işverenizin aleyhinde leyhinde bir şeyler söylerken nasıl çekingen davranabileceğiniz için veya baskı hissedebileceğiniz için veya
[1:26:01] zorla yalan söyleme durumunuz olabileceği için fakirler baştan net çizmiş. Demiş ki kölenin en iisi hiç kabul etmeyelim. O adamı da zora sokmayalım. Yani onun iyiliği için aslında bu.
[1:26:11] Çünkü ben onun şahitlerini kabul edersem üzerinde bir baskı unsuru işvereni yani sahibi onun baskı unsuru kullanabilir. O da biraz kendi mecburiyette hissettiği için zorunda kalabilir işini kaybetmemek için veya işte neyse biz günümüzdeki
[1:26:24] gibi hayal edelim.
[1:26:27] O yüzden ben onu hiç otopak koymayayım.
[1:26:28] Direkt şahitliğini kabul etmeyeyim. O da rahat daha rahat bir nefes alsın ve hayatını o şekilde devam etsin diyor.
[1:26:35] Yani düşük vasfından değil.
[1:26:37] kölenin efendisinin baskısı altında kalmasından korkulduğu için bu fetva verilmiş. Ama tam tersi örneklerde var mı? Var. Çünkü bu bir içtihat. Eğer sen içtihat yapabiliyorsan kölenin şahitin kabul edildiği durumlar da olabilir.
[1:26:50] Nasıl efendisi çok adil bir kişiyse bununla ilgili bir örneğimiz var. Mesela Kufe kadısı Şureyh var ünlü.
[1:26:57] Biliyorsunuz Hazreti Ali zamanında.
[1:26:59] Hazir Ali sola giderken bir zırh görüyor bir Yahudide ve diyor ki kadıya gidiyor Şuhe şikayet ediyor. Diyor ki bu Yahudi galiba benim zırhımı almış. Bakın bu olayda çok fazla şeriatla alakalı çıkarımlar yapmamız lazım. Sadece köyle
[1:27:12] değil. Hazreti Ali İslam'da ne kadar üstün bir makama sahip. Peygamber Efendimiz Sallallahu aleyyhi ve sellem'in yeğeni, bilginin anahtarının onun elinde olan kişi.
[1:27:24] Hazreti Ali yani tüm müştehitlerden daha kitap sahibi, tüm kadılardan daha iyi kadılık yapabilecek bir insan.
[1:27:32] Kendisi halife olmasına rağmen hüküm vermiyor. Bağımsız bir mahkemeye başvuruyor. Doğrudan kendisi mesela hüküm verse Hazreti Ali dese ki Yahudi gel sen benim zırhımı çalmışsın. cez şudur dese kim itiraz edebilir veya Hazreti Ali bu konuda haksızlık yaptı
[1:27:44] diyebilir veya haksızlık yapar mı Haz Ali bu konuda? Yapmaz. Biliyoruz kesin.
[1:27:49] Kendimizden emin olmaz bu kadar Hazreti Ali'den eminiz. Ama ona rağmen bağımsız bir merciye, mahkemeye başvuruyor.
[1:27:57] Şeriat budur. İşte şeriatı bu şekilde anlamamız lazım. Şure başvuruyor Kadıya.
[1:28:03] Kadı da kadıya da iki tane şahit gösteriyor. Birisi Haz Hasan oğlu, birisi de Kanber var biliyorsunuz.
[1:28:09] Hazreti Ali'nin eee kölesi yani yardımcısı, yandaşı, can dostu falan ya bir sürü şeyler getirilebilir.
[1:28:16] Alevilerde filan meşhurdur biliyorsunuz.
[1:28:19] Kanber ve Haz Hasan'ı da şahit olarak sunuyor mahkemeye ve Şurey Hz. Hasan oğlu diye yani babasını destekleyebilir.
[1:28:28] Dolayısıyla adil bir şahit olamayabilir ilkesine dayanaraktan hukuki kurallar bakın bunlar. Onun şahitlerini kabul etmiyor Hazreti Hasan'ın ama Kamber'in şahitliğini kabul ediyor. Bakın şimdi ne demiştik? Kölelerin şahitliği kabul
[1:28:39] edilmiyor. Normal fıkta dedik. Burada şurayı tam tersi işte müçtehit olduğu için o kezde o vakada demek ki kölenin şahitliği kabul edilebiliyor.
[1:28:47] Dolayısıyla Kamberin şahitliğini kabul etmiş oluyor. Haz Hasan'ınkini de yani Haz Ali'nin oğlu ne kadar adil güvenilir bir insan olmasına rağmen o şain de babasının baskısı altında kalabilir diye kabul etmiyor. Ya burada olay tamamen
[1:29:00] hukuki. Yani biz olaya bambaşka boyuttan bakıyoruz. Köleler insan değil. O yüzden kabul edilmiyor gibi değil. Hukuki adam baskı altında kalabilir diye adamı hiç o topa sokmamak için fakirler bu yorumu yapmışlar. Ama şuraya mesela Kamber'in
[1:29:11] şahitliğini kabul edebiliyor. Demek ki duruma göre değişebilir. Gerçekten efendi baskısı olmayan durumlarda şahitliği kabul edilebilir. Ona kadı karar verecek. Bu olayı manipüle etmeye gerek yok. Bu civil law bakış açısı.
[1:29:22] Yani şimdi şeriat diye anlatıyorduk.
[1:29:23] Şeriatta common lov var. Şeriatta hukuku eee içtihat yoluyla zamana duruma, her vakaya özel olarak değerlendirilir. Bir tane kural yoktur. Biz zannediyoruz ki fıkıh kitaplarında yazılan her şey aynı bizim kanun maddesi gibi kanundur.
[1:29:36] Değildir. Esnektir. Değişir zamana, yöreye, o vakaya göre bile değişir. Şu rey burada bunu yapıyor. Bu kaidenin dışında bir hüküm veriyor. Çünkü bu vakada o gerekiyordu. O yüzden şeriatın güzelliği bu. Şeriatın insan doğasıyla
[1:29:50] uyumluluğu sağlayan şey bu zaten. Aynı şekilde mesela işte eee Osmanlı'da çeşitli padişahlara zaman zaman peçe yasağı getiriyorlar. Abdülhamit Velan da getirmiş mesela. Bu maslahat icabı yani.
[1:30:00] Çünkü peçeli bazı insanlar istihbarat ajanları veya peçenin altına gizlenip farklı eee zararlı faaliyetlerde bulunabiliyorlar. E bu yüzden yasaklanmış. O dönemde o konjonktürde o zaman kısa zaman için geçerli olan bir kural. Şimdi her şey durumuna göre
[1:30:15] değerlendiriliyor kıtalı. E şimdi sen bunu şey yapsan, bu kuralı günümüzden baksak ya peçeyi de yasaklamışlar. Böyle fukaha mı olur? Böyle fakih mi olur? Bu geleneği reddediyorum. Bunlar İslam'a aykırı hareket ediyorlar. İslam'da böyle
[1:30:27] bir şey olamaz. İslam tam tersi kapalı giyinmeyi emreder. Bunlar ise peçeyi yasaklamışlar falan diyebilir misin?
[1:30:33] Diyemezsin. Çünkü o dönem o gerekiyormuş. O maslahat varmış. Çünkü durumuna, vakaya, zamana göre fakihin kafası gibi düşünmemiz lazım. Hukuki olarak düşünmemiz lazım. Mesela Hz.
[1:30:44] Ömer. Hz. Ömer döneminde bir ara bir eee hasatlar çok azalıyor. Bir kıtlık zamanı oluyor. Hz. Haz. Ömer o dönem kıtlıkta hırsızlık yapanlara ceza uygulamıyor.
[1:30:55] Diyor ki insanlar karunu doyurmadan onlardan kanunlara uymalarını isteyemeyiz diyor. Yani e şimdi yani o konjonktürde, o kısa dönemde, o dönem için geçerli bir kural koymuş oluyor müştehit olarak. İslam İslam şeriatı esnektir zaten. Olay budur. Dolayısıyla
[1:31:08] biz buradaki işte e avret yeri böyledir.
[1:31:10] Bilmem şahitliği kabul edilmez. Şöyle böyle ya duruma göre bunlar esneyebilir, daralabilir, genişleyebilir, değişebilir. Haz Ömer bakın hırsızın cezasını uygulamıyor mesela kıtlık olduğu zaman.
[1:31:21] Tam olarak şeriat budur zaten. Değişken, akışkan, dinamik. Fix değil. Civil la kafasından çıkmamız lazım. Common Low'dur. Şeriat common low. Önceki videoları izlemenizi tavsiye ediyorum.
[1:31:32] İşte yine Mustafa Öztürk'ün yine videolarını izlerseniz manipülasyon yapıyor. Diyor ki işte köle sahipliği ortaklığı olabilir. Müşterek kölelik diye bir şey var diyor. Bu fıkıh kitaplarında yazar diyor. Müşterek yani ortaklık kölelik. Yani şimdi ben bir
[1:31:44] kişi olarak iki ayrı şirkete çalışamıyor muyum? Şu an günümüzde yok mu zaten müşteri kölelik? Ben iki farklı şirkete çalışabiliyorum. Sabah birine çalışıyorum. Akşam başka birine çalışıyorum. Bu müşteri kölelik dediğim bu zaten. Aynı anda adam hem benim
[1:31:58] patates tarlamda çalışıyor hem de arkadaşımın soğan tarlasında çalışıyor.
[1:32:02] Müşterek kölemiz. O bizim ortak işçimiz yani. SGK'sını yarı yarıya ödüyoruz gibi düşün. Kıyafetlerin yarısını ben alıyorum yarısını o alıyor filan gibi. E bu kötü bir şey mi yani? Müşterek külli bunu şöyle anlatıyor ama işte e
[1:32:14] İstanbul'da bir kişi kişiyi bile müşterek sahiplenmişler ona ırgat gibi davranıyorlar. sömürüyorlar falan. Ne alakası var? Temizlikçi ablalar var mesela. Haftada iki kere geliyor ama her gün birilerinde o temizlikçi abla 34 eve
[1:32:27] gidiyor. Yani 34 kişi müşterik olarak o temizlikçi ablayı cari olarak kullanıyor. Cariye hizmetli cariyesinden bahsediyoruz burada. E modern günümüz dünyasında bu yapabiliyorsa aynı mantık
[1:32:40] fıkıhta bu buna izin verilmiş. Yani bir kişi birden fazla işverene hizmet edebilir. Ne var bunda? Ya bunu manipüle edip böyle kötü anlatıp karikatürize etmenin farklı bir yöne çekmenin bir anlamı var mı? Tüm haklar geçerli. Tüm
[1:32:52] sorumluluklar geçerli. Hiçbir farkı yok.
[1:32:56] Ama o bunu söyleyerek sanki üçüncü tip olan cinsel cariyelik kısmının da müşterek olduğunu ima etmeye çalışıyor.
[1:33:04] Bunu asla kitaplarda göremez. Çünkü neden? Evlilik kurallarıyla aynı kurallara tabi. Nasıl senin eşin müşterek olamıyorsa başka erkekle cinsel cariyende başka erkekle müşterik olamaz.
[1:33:16] Çünkü zaten imkansız. 3 ay iddet süresi var. Bir kere benden boşandığı zaman yani ben onu çıkardığım zaman azat ettiğim ya da el değiştirmek takas etmek istediğim zaman, satmak istediğim zaman zaten 3 ay bekleme süresi var. Nasıl
[1:33:27] müşterek olsun? Cinsel köliliğin asla müşterek bir tarafı yok. Bunu hiçbir kitaptan da örnek getiremez. Ama diğerlerine örnek verip temizlikçi abla örneğinden, erkek köylü örneğinden, farklı işverenlere aynı anda çalışma
[1:33:37] örneğinden, buna da ima etmeye çalışıyor. Böyle bir şey yok. Mesela iftira bu şekilde suyu bulandırmaya çalışıyorlar. İşte yine aynı manipülatif videolarda izlemeye devam ederseniz ne diyor? İşte köle mal statüsündedir.
[1:33:50] Alınır, satılır, kiralanır, miras bırakılır. İşte böyle manipüle ediliyor.
[1:33:54] Ya kardeşim bu hukuki bir sınıflandırma.
[1:33:57] Sadece işçi işveren de işçiye iştirebilirsin. Mesela şirketler var böyle adamları topluyor. Bilişim sektöründe var mesela yazılımcıları falan topluyor. Yazılım ihtiyacı olan şirketleri 6 aylığına, birer yılına
[1:34:09] kiralıyor. Ve futbolcular mesela kulübü kulüp başka kulüpleri kiralıyor. Onun gibi düşün yani. Kiralanabilir. E alınıp satılabilir. Anlattık.
[1:34:19] Cinsel köle de alınıp satılabiliyor. Ama diyor eşinden boşanıyorsun başka biri evleniyor. Aynı mantık anlattık. Kötü bir imaj yok. aynı hukuk kurallarına tabi ama zihninde seni canlandırdığı şey çok farklı. Seni yönlendirmeye çalıştığı şey
[1:34:32] çok farklı. Bu manipülasyondur işte.
[1:34:33] Yani böyle düşündüğümüz için bize kötü geliyor, iğrenç geliyor, hukuksuz geliyor, Roma tipi, batı tipi geliyor.
[1:34:39] Değil yani.
[1:34:41] Miras bırakılabilir. E ne var? Baban öldüğü şirketteki sahibi patron öldüğü zaman çocuğuna geçtiği zaman senin işçiliğin devam etmiyor mu aynı şirkette?
[1:34:50] Aynı mantık. Sahibim öldüğü zaman tarla.
[1:34:53] Tarla onların ailesine aynı. karla oynamaya devam edeceğim. Ha cinsel partnerimize zaten baba, oğul, cinsel ilişkiye yasağı olduğunu söyledik.
[1:35:01] Zaten cinsel oğulamak. Ben mutfağa geçerim, temizlik yapmaya, hamur yoğurmaya devam ederim. Kadın zamda e ne var bunda? Miras bırakılıyormuş. E anlamsız anlamsız yani. Yanlış
[1:35:13] manipülasyonlar şeklinde devam ediyor.
[1:35:16] Şartlar insancıl. Kimsenin namusuna, iffetine, haysiyetine, onuruna, gururuna zedelenecek bir şey yok. İşçi işveren ilişkisi klasik.
[1:35:24] Garip yani.
[1:35:25] Tamamen hukuki bir boyut. Mesela işte vakıf Kur'an kadın kölelerden falan bahsettik. Bir kere fıkıh kitaplarında eee efendi kölesine hizmetçisine belli bir miktarda nafaka vermek zorunda.
[1:35:36] Mesela vermediği zaman da onun geçimini sağlamak zorunda. Yani o adam öyle sefalete bırakamaz. Vermiyorsa nafakasını gider kadıya şikayet eder.
[1:35:44] Zorla alır köle. E nasıl köle şimdi bu?
[1:35:46] Yani hukuki hakları var. Yani efendisinden zorla nafaka alabiliyor filan.
[1:35:51] E hukuk kitaplarında bu da geçiyor.
[1:35:53] Hukuk kitaplarında ilginç. Yani mesela bir kişi evlendi. Ben evlendim. Karımın cariyesi var, hizmetçisi var, kölesi var. Neyse o kişi o cariyenin de nafakasını sağlamak durumunda kalır.
[1:36:03] Hizmetinden faydalanır mesela. Ama cinsellik olarak kuramaz. Çünkü o benim sözleşme bağımda değil. Eşimin sözleşme bağımında. Eşim diyelim ki kadın cariyeleri var. İki ü tane. Evlendim ben eşimle. O cariyelerin nafakasını da
[1:36:16] benim evimde yaşamaya başlayaklar artık benim mutfağımda artık yemek pişirecekler. Ne yapıyorlar temizliği yapacaklar vesaire çocuğa bakacaklar.
[1:36:24] Filipinli bakıcılar gibi. Onlara da ben artık maaşlarını ödeyeceğim ya da onların bakımından sorumluyum. Ama onları asla cinsel partner cari olarak kullanamam.
[1:36:34] E şimdi yani bu hukuk kuralları, bu şeyler fakirler bunlar kitaplarında böyle yazıyorlar ki millet sınırın dışına çıkmasın. Roma tipi senin düşündüğün, senin karikatörize ettiğin tipte adam düşünmesin diye zaten bu kuralları koymuş. Sende tam tersine
[1:36:45] sanki bu kurallar kötü bir şeymiş gibi iğrenç şeylerden bahsediyor. İslam'la asla çalışmayan bunu uydurulan din falan diye böyle bundan şey yapıyorsun. Adam medeniyet getirmiş. Medeniyet.
[1:36:54] Günümüzde işçi işveren kurallarında olmayan şeyleri getirmiş.
[1:36:58] Sen bunun nasıl mükemmel bir şey diyeceğini tam tersini söylüyorsun.
[1:37:01] Çünkü manipüle oldun ve anlamıyorsun. O yüzden yani bir işte efendi kölesine istediği gibi davranır. Yook. Efendi kölesine haram işletemez. İçki içiremez.
[1:37:10] Domuz yediremez. Hırsızlık yaptıramaz.
[1:37:12] Kötü haram bir şey yaptıramaz. yasak bir şey yaptıramaz. Gayrimüslim kölen varsa zorla Müslüman olacaksın. Ben senin efendinim. Böyle bir şey yaptıramaz.
[1:37:21] Kadıya gittiğin anda anında keserler cezanı. Fena ceza yersin. Zorla Müslüman bile yaptıramıyorsun. Dini değiştiremiyorsun. İbadetine karışamaz.
[1:37:30] İbadet için zaman vermek zorundadır.
[1:37:32] Bugün cuma vaktine götürmeyen işverenler var ya.
[1:37:36] Beş vakit namaz kılacak adam işte cem et, kazasını kıl, cumaya gitme.
[1:37:45] Gayrimüslim bile olsa adam kilisesine gider gelir. İslam dini bu. Kadıya şikayet ederse cezanı yersin. Çünkü fıkıhta bu böyledir. Ayrıca bir kişi bilinmiyor. Bir kişi geldi. Ya bu hür mü köle mi? Her zaman default olan köle
[1:38:00] olması değil, hür olmasıdır. Bir kişiye her zaman hür bakılır. Yani mesela kıta şey vardır ya her şey helaldir. Haram olması için ek delil gerekir. Bir kişinin de köle olması için ek delil gerekir. Bilinmiyorsa hür kabul edilir.
[1:38:11] E şimdi İslam demek ki o zaman her zaman hürlüğü savunan bir din olduğu buradan anlaşılıyor. Sadece kural hukuk kurallarını koymuş oluyor bu noktada.
[1:38:20] Şimdi bunları da bir özetleyecek olursak ne dedik? Tartışmalı konulardan bahsettik. Avret yeri dedik. Bu bir kere namaz bahsi içindir.
[1:38:32] Kabire zorlu koşullarda kıyafet aramasın diye rahatlık sağlamak için verilmiş.
[1:38:45] Şehvet şüphesi, namahrem şüphesi olursa izin verilmemiş, şerh düşünmüş dedik. manipüle edilmeye gerek
[1:38:56] olmadığından bahsettik. Köle pazarı mevzusu karatürize edil
[1:39:11] memeli normal amele pazarı gibi elinde çay, kahve, öğlen pide,
[1:39:21] cemaatle namaz, kermes gibi bir ortam.
[1:39:27] olduğunu söyledik.
[1:39:29] Kadın cariyeler için zaten cariye kadın oluyor. Cariyeler için garım satımda belirsizlik yasağı
[1:39:44] kuralı gereği gerçek alıcıya şehvet olmamak kaydıyla belli miktar dokunma bakma izni verilmiş. Cevas illa
[1:39:58] kullanacak diye bir şey yok.
[1:40:02] Cinsel cariyenin öyle sık el değişimi, pazara düşmesi toplumda iyi karşılanmıyor.
[1:40:13] Alimlerce de iyi karşılanmıyor.
[1:40:15] Zorunluluk hallerinde olması gerekiyor.
[1:40:17] Boşanma gibi anlaşamadıysa cariyeyle azat eder.
[1:40:26] En kötü pazara düşer dedik. 3 ay iddet beklemelidir. Sık el değiştiremez.
[1:40:36] Kiralama olmaz. Öyle bir şey yok.
[1:40:39] Bunlardan bahsettik.
[1:40:42] Köle şahitliği konusunda köleler hadis rivayet etmiş.
[1:40:49] Azatlı köleler hadis rivayet etmiş.
[1:40:52] Dolayısıyla sözüne itibar var.
[1:40:59] Mahkemede baskı altında kalma ihtimali yüzünden kolaylık sağlanmış.
[1:41:09] Ama şu rey Hz. Ali hanberi şahitliğini kabul etmiş dedik.
[1:41:25] Müşterek kölelik aynı anda birden fazla işte çalışma dedik.
[1:41:36] Çinsel cariyede asla yok. Müşterek köle miras kalır, alınır, satılır, kiralanır.
[1:41:49] Bolcu da böyle diyelim.
[1:41:53] Patron ölüp çocuğu geçince de aynı evde, aynı tarlada çalışıyorum.
[1:42:03] Bir farkı yok. Yani bunu böyle manipüle etmeye kötü bir şeymiş gibi lanse etmeye gerek gerek yok.
[1:42:11] Eşimin cariyelerine bakmakla yükümlüyüm.
[1:42:16] Cinsel partner yapamam. onun sözleşmesi altında benim değil. Olaya hukuki boyuttan her zaman bakacağız.
[1:42:28] Nafaka verilmek zorunda. Efendi haram işletemez.
[1:42:36] Din değişimine zorlatamaz gibi bir sürü yasakları söz konusu.
[1:42:44] Şimdi mesela amele pazarı dedik ya. Köle pazarı nasıl bir şey? karikatürize edildiği gibi bir şey mi? Böyle çirik düşlü adamların zincirli köleler falan değil. Amele pazarı gibi dedik. Mesela bu YouTube'da Ankara İşçi Pazarı
[1:42:55] 1970'lerde böyle bir video var. Mesela buna baktığımız zaman burada ameliyat pazarı neye benzediğini göreceğiz. Belli bir işte Ulusta mesela amele pazarı oluyordu. Bir sürü işte insanlar orada öbek öbek. Böyle bir yer hayal etmemiz
[1:43:06] lazım. Yani böyle insanların öbek öbek toplaştığı eee işverenlerin orada gelip pazarlık ettiği filan eee bir durum. Bakın burada insanlar öbek öbek bekliyorlar. Orada çayını kahvesini içiyorlar. Ayakta bekleyenler yorulunca oturuyor. Bir sürü
[1:43:20] insan, insan kalabalığı bol. Burada eee şimdi sesi çıkmıyor ama eee anlatıyor işte abimiz işte bir hafta buradayım, bir hafta
[1:43:36] Bursa'dayım diyor mesela. Böyle bir şey veya işte modern anlamda da varmış. Amel pazarı. Bakın burada mesela şu an pazarlık yapılıyor. Bakkalın orada tostun bostonun bak şurada sokakta şu an
[1:43:50] duran insanlar eee ne iş yaparsa onu yapıyoruz diyor mesela abimiz eee bakın burada minibüse biniyor adam demek ki çok fazla işçiye ihtiyacı var. Buradan köle
[1:44:04] pazarından seçiyor gidiyor. Ya böyle bir şey. Köle pazarı dediğimiz bu yani kafamızdaki manzarayla hiç hiç taş. Bak orada esnaf var. Köfteci var bak. Çayını içiyor, kurabiyesini yiyor. Bu bu canlanacak. Kafamızda canlanması gereken
[1:44:18] şey bu. Yani İslami olan şey bu. İşçiler var, işverenler var. Karşılıklı anlaşıyorlar. Senin yeteneğin ne kardeşim? Senin durumun ne kardeşim? Gel bu işi birlikte yapalım. Olay bu. Yani daha farklı daha farklı bir mevzu yok.
[1:44:31] Yani bunun karikatürize edilmesine izin vermememiz lazım. Kafamızdaki algının doğru olması lazım.
