# Stok Ortaklığı: İslami Yatırım Modeli Tavsiyesi

İktisat · 9 Eki 2026 · 56:52

Bağlantı: https://kokfinans.org/video/stok-ortagligi-islami-yatirim-modeli-tavsiyesi  
YouTube: https://www.youtube.com/watch?v=a7v_OYpFDz4

Bu videoda, günümüz müslümanlarının altın, dolar, katılım banka fonları, sukuk, borsa gibi şüpheli yatırım alternatifleri yerine, gerçek mal-hizmet üreten işletmelere yatırım yapabilecekleri, islam fıkhına uygun, fintech orgnizatör şirket aracılığıyla yeni bir yatırım aracı önerisinde bulunuyoruz. Faiz, kâr payı, islami bankacılık ve finansın fiktif sanal ve şüpheli dünyasından, borsanın manipülatif ve spekülatif ve gerçeklikten uzak hareketlerinden bıkmış müslümanlar için, gerçek ticaret içinde küçük miktarlarla da olsa yatırım yapabilecekleri ve helal şüphesi olmayan yeni bir model öneriliyor.

### Neden yeni bir yatırım aracı?

Daha önce de ele aldığımız gibi, katılım bankacılığı ürünleri ve İslami etiketli yatırım araçları tamamen şüpheden arınmış değildir; faizli düzene göre *ehven-i şer* bir ara basamaktır. İslam'da yatırım kâr ve zarara ortaklıkla, riske katlanarak yapılmalı; kaldıraç, açığa satış gibi fiktif işlemlerden uzak, gerçek mal ve hizmete dayanmalıdır.

Mevcut alternatiflerin her biri bu ölçüte uymuyor:

- **Altın** kendi başına bir yatırım aracı değil, eskiden paranın kendisiydi; bugün yalnızca enflasyondan korunmak için alınıyor ve kâğıt altın, sertifikalar yüzünden fiyatı borsalarda spekülasyona ve manipülasyona açık.
- **Borsa**da hisse değeri şirket performansıyla pek ilişkili değil ve fonların manipülasyonuna maruz kalıyor.
- **Katılım fonları ve sukuk**ta, konvansiyonel bankalarla rekabet baskısıyla sözleşmeler şüpheli hale geliyor ve fiilen garanti getiri ortaya çıkıyor.

Ticaretle uğraşmayan memurlar sık sık "keşke bizim de bir dükkânımız olsa" der; mesela parkeci, parasını enflasyona yedirmemek için mal alır ve sonradan enflasyon oranında artırarak satar. Önerdiğimiz platform, sermayesi veya imkânı olmayan vatandaşın da az parayla ticarete ortak olabilmesini hedefliyor.

### Ahi Market: vatandaş, işletme ve fintech

Platformun adı, Anadolu'da esnaf ve zanaatkârların güven, dürüst ölçü-tartı ve dayanışma esasına dayanan **Ahilik** teşkilatından geliyor. Modelde üç taraf var: kimlikleriyle (kara para aklamaya karşı) üye olan vatandaşlar, ürünleriyle kayıt olup kampanya açan seçili fiziksel işletmeler ve bütün organizasyonu yürüten **fintech** şirketi.

İşletme, stok kodlu belirli bir ürün için kampanya açıyor; vatandaş telefonundan, hisse alır gibi bu ürünün dijital sahiplik göstergesi olan **token**ları satın alıyor. İşletme açısından fayda: rafta bekleyen malı hızla nakde çevirmek, yeni ürün veya koleksiyonu halkla birlikte finanse etmek, sezon sonu riskini paylaşmak ve faizli krediye başvurmamak.

### 12'li çay seti örneği

Rafta 2.000 TL'ye satılan, işletmeye maliyeti 900 TL olan bir çay seti için işletme, tokeni 1.560 TL'den satan 120 günlük bir kampanya açıyor. Örneğin 10 token alan vatandaş 15.600 TL yatırıyor; her satıştan vatandaşın brüt kârı 440 TL, işletmeninki ise 660 TL oluyor. İşletme normalde 1.100 TL kazanacakken 660 TL'ye razı olup kalanını vatandaşla paylaşıyor; karşılığında yüzlerce hazır yatırımcı sayesinde kampanyayı birkaç saatte doldurup nakde erişiyor. Kampanyada son kullanma tarihi ve depolama koşulları da belirtilmek zorunda.

Token alındığı anda ürün teknik olarak vatandaşın oluyor. Kampanya süresince işletme, sözleşme gereği vatandaşa **vekâleten** ürünü kendi mağazasında raf veya depo kirası almadan satıyor. İslam'da sahiplik önemlidir: mala sahip olan, onun sorumluluğunu da taşır.

### Süre dolunca, ikincil piyasa ve risk paylaşımı

Süre sonunda satılmayan ürünler için üç seçenek öngörülüyor:

1. Fiziki teslim: vatandaş malını mağazadan kendisi alıp götürür.
2. İşletmeye geri satış: taraflar bir fiyatta anlaşır; ancak işletmenin hileyle fiyatı düşürmemesi için bu fiyat ilk satış fiyatından fazla uzaklaşamaz.
3. Raf kirasıyla devam: raf kirası daha kampanya açılırken bir yıllık süre için baştan ilan edilir.

Süre içinde vatandaş tokenini platform üzerinden başka bir vatandaşa devredebiliyor. Bu ikincil piyasa borsa değil, *peer to peer* bir yapı; nihai raf fiyatı belli olduğu için fiyat ondan çok uzaklaşamaz, dolayısıyla spekülasyona elverişli değildir.

Kırılma, hırsızlık, yangın veya sel gibi durumlarda zararı tamamen işletme karşılasa garanti getiri doğacak ve ribâya yaklaşılacak; tamamen yatırımcı karşılasa adaletsiz olacak. Bu yüzden işletme stoğunun ancak bir kısmını (azami %50) kampanyaya açabiliyor ve kendi malıyla vatandaşın malı aynı yerde durduğundan zarar **oransal** paylaşılıyor. Yanlış depolama, arızalı soğutma, güvenlik zafiyeti veya kasıt gibi işletme kusurlarında ise zararın tamamını işletme tazmin ediyor.

### Güven mekanizmaları: kıdem, karne ve ERP entegrasyonu

- **Kıdem ve itibar sistemi:** Yeni işletme stoğunun en fazla %10'unu kampanyaya açabiliyor, yeni mal getirme kampanyası açamıyor, 30 günlük kampanyalarla başlıyor ve ilk kampanyalarda teminat veriyor; başarılı ve itirazsız kampanyalarla oranlar kademeli artıyor.
- **Kampanya karnesi:** Her işletmenin geçmiş kampanyaları, satış süreleri, raf fiyatı değişiklikleri, yorumlar ve ihtilaflar şeffaf biçimde görülebiliyor.
- **Satış sırası kuralı:** Kampanya başladıktan sonra mağazada satılan ürünler önce vatandaşın stoğundan düşüyor; böylece işletme kendi malına geçebilmek için vatandaşın ürününü kendi malı gibi pazarlamaya motive oluyor.
- **ERP ve POS entegrasyonu:** Satışlar anlık izlenebilsin diye yalnızca yazar kasası ve stok yazılımı buluta bağlı kurumsal, zincir mağazalar kabul ediliyor; mahalle bakkalı veya terzi gibi işletmeler bu yüzden platforma giremiyor.

Raf fiyatını işletme belirliyor, çünkü aynı ürün mağazada iki fiyata satılamaz. Fiyat değiştiğinde vatandaşa bildirim gidiyor; örneğin bir indirim kârını 240 TL'ye düşürürse vatandaş süre dolmuş gibi yukarıdaki seçeneklerden birini kullanabiliyor.

### Müdarebe ve istisna modelleri

Dinamik modelin yanında bir **müdarebe** modeli de öneriyoruz: işletme örneğin 1.000 kahve makinesi üretmek veya ithal etmek için 10 milyon TL ister, kâr paylaşımını (mesela %70'e %30) baştan ilan eder ve süre sınırı yoktur. Vatandaş *rabbü'l-mal*, işletme *müdârib* olur; vatandaş işin yürütülmesine karışmaz.

Hamburger yapan bir restoran ya da mobilya imalatçısı gibi işçiliğin ve dönüşümün olduğu işlerde, ortada henüz bir mal olmadığı için token satılamıyor. Burada **istisna** (sipariş üzerine imalat) akdi devreye giriyor: menüde 100 TL olan hamburger için vatandaş 90 TL'den 100 adetlik sipariş verip bedeli peşin ödüyor. Garar olmaması için ürünün gramajından malzemesine kadar tamamen belirli olması şart. Henüz üretilmemiş bir siparişi farklı fiyata satmak borç satışı gibi olduğu için bu modelde ikincil piyasa ve geri alım yok; sipariş yalnızca aynı fiyattan devredilebiliyor ya da süresiz bir kupona dönüştürülebiliyor.

### Hukuki çerçeve, vergi ve sonuç

Mevcut mevzuat yetersiz olduğu için bir **stok şemsiye fonu** öngörüyoruz: vatandaş doğrudan değil, perakende-gıda, ev-mobilya, giyim, beyaz eşya veya kozmetik gibi alanlarda uzmanlaşmış fonlar aracılığıyla yatırım yapıyor, kâr diğer fonlardaki gibi otomatik stopajla vergilendiriliyor. KDV örneğinde fon 500 TL'ye token alıyor ve işletme 100 TL KDV yükleniyor; ürün 1.000 TL'ye satılınca işletme müşteriye fatura kesiyor; mutabakat gününde fon 500 TL'lik kâr için işletmeye fatura kesip 100 TL KDV yükleniyor. Böylece fonla işletme arasındaki KDV mahsuplaşıyor, yalnızca müşterinin zaten ödeyeceği KDV kalıyor. Fon küçük bir yönetim ücreti (örneğin %1) alıp kalanı vatandaşa dağıtıyor.

Bu model vatandaşı aynı zamanda ürünün denetçisi ve gönüllü reklamcısı yapar; banka kredisi yerine yastık altı tasarrufları kullandığı için piyasaya yeni para pompalanmaz ve bu yüzden enflasyonu da azaltır. Mevzuatın çıkması için kamuoyu oluşturulması gerekiyor:

> Yastık altındaki tasarrufları gerçek mal, reel mal hizmet üretimine katıyorum.

Modele dair soru ve geliştirme önerilerine açığız.

## Bölümler

- 00:00 — Giriş
- 02:14 — Mevcut yatırım araçlarının sorunları
- 05:29 — Ahi Market önerisi
- 10:54 — 12'li çay seti örneği
- 17:23 — Kampanya süresi dolunca
- 20:09 — İkincil piyasa
- 22:34 — Risk paylaşımı ve stok sınırları
- 26:00 — Kampanya karnesi
- 31:18 — Satış sırası ve ERP entegrasyonu
- 38:30 — Müdarebe modeli
- 40:31 — İstisna akdiyle üretim
- 47:05 — Fon yapısı ve vergilendirme

Etiketler: yatırım, ortaklık, stok ortaklığı

## Transkript

[00:00] Selamünaleyküm. Rabbi yessir ve laassir.
[00:03] Rabbi teminim bilir. Allah'ım zorlaştırma, kolaylaştır, işlerimi hayırla sonuçlandır. Bugünkü videomuzda yeni bir stok ortaklığı platformu
[00:15] yatırım aracı modeli önereceğim.
[00:19] Biliyorsunuz önceki videolarımızda şu anki piyasada bulunan katılım bankası aracılığıyla veya diğer yöntemlerle yapılan ve İslami etiketi olan yatırım araçlarının aslında tam olarak İslam'ın
[00:33] öngördüğü şekilde hani %100 helal diyebileceğimiz, tamamen şüphelerden arınmış diyebileceğimiz, tamamen gerçek mal ve hizmete dayanan yatırımlar olmadığını, İslam'ın öngördüğü gerçek
[00:46] modele giderken aradaki tabii ki bir basamak olduğunu faizli düzenden veya tamamen haram düzenden tabii ki daha iyi bir durumda olduğunu ehvenişer olduğundan bahsetmiştik. Bu noktada da
[01:00] bir önceki videolarımızda ev ve araba finansmanı için azalan müşareke modelini ve yöntemini önermiştik. Orada da aslında hem vatandaş hem de yatırımcı tarafı vardı. Eğer izlemediyseniz o
[01:12] videoyu da izlemenizi öneririm. Bu videoda da aslında tamamen yatırımcı odaklı bir platform öngörüsünde bulunuyorum. Biliyorsunuz ki İslam'da yatırım her zaman kar ve zarara ortak
[01:27] olmakla yapılıyor ve risk içermeli.
[01:30] Dolayısıyla riske katlandığınız oranda, zarara katlandığınız oranda karınız meşru sayılıyor. Aynı zamanda da fiktif işlemlerden yani sanal işlemlerden işte kaldıraçtır, açığa satmaktır, borsa tipi şeylerden. Onu da borsa videolarında
[01:44] anlatmıştık zaten. İslam bunları hoş karşılamıyor. gerçek mal ve hizmete dayanan işlemler yapmamızı istiyor.
[01:52] Piyasada gerçekten bir mal üretmemizi, hizmet üretmemizi ve buna dayanan işlemler yapmamızı istiyor. Öyleyse biz bugün ne yapabiliriz? İşte biz de bunu düşünerekten bir platform önerisinde bulunacağız. Çünkü çevremizde ya işte
[02:07] paramız var, enflasyon var zaten enflasyonun olmaması gerekiyor. Normalde sağlam para kullanmamız gerekiyor.
[02:12] Bunların hepsi ayrı bir tartışma konusu.
[02:14] Ama mevcutta şu anda işte altına yatırım yapıyoruz. altının biz zaten önceki videolarda borsa videosunda Londra'da, Chicago Metal Exchange'te çeşitli borsalarda işte kağıt altınla vesaire işte altın sertifikalarıyla mevcut
[02:28] dünyadaki varlığından daha fazla şekilde borsalarda oynandığını dolayısıyla altının fiyatının da speküle edildiğini, manipüle edildiğini söylemiştik. Zaten altın kendi başına bir yatırım aracı değil. Biz bugün günümüzde enflasyon
[02:39] yaşadığımız için paramızın değeri korunsun diye altın yapıyoruz. Yoksa yatırım aracı ne demek? Sen bir yatırım yaparsın. Karşılığında bir kar beklersin, değil mi? Yani zarar riskine katlanarak kar gelmesini beklersin.
[02:49] Altın öyle bir madde değil. Altın zaten eskiden paranın kendisi olarak kullanılan şey. Biz altını yatırım olarak değil de paramız değer kaybetmesin bari diye kullanıyoruz ama onu bile neredeyse başaramıyoruz. Zaten içinde bulunduğumuz bu küresel finansal
[03:01] düzenin ve Müslümanların bu kadar çaresiz olmasının nedenlerinden bir tanesi de bu. Zaten ben bu kanalda ilk videolardan beri bunları anlatmaya ve sizlere göstermeye çalışıyorum. Onun dışında borsa yatırımı yapabiliyoruz,
[03:14] değil mi? İşte yerli veya yabancı borsalar yatırım yapabiliyoruz. Ama orada da problemler olduğundan bahsetmiştik. E baktığımız zaman katılım bankalarında fonlar var. Para piyasası fonları veya çeşitli başka kira sertifika fonları var. E sukuk. SUK
[03:28] dediğimiz zaman orada sözleşmenin içerisinde çok şüpheli maddeler var.
[03:32] Normalde riske tabi olması lazım ama katılım bankaları mecburen faizli bankalarla, konvensiyonel bankalarla yarışabilmek için sözleşmeyi daha sıkı ve biraz da maalesef eee şüpheli hale gelecek şekilde kullanıyorlar. Orada da
[03:45] garanti bir getiri söz konusu ve kendinizi böyle bir yatırım yapıyormuşum gibi, gerçek mal hizmet üreten bir faaliyet içerisinde bulunuyormuşum gibi hissetmiyorsunuz. zaten insana vicdanı her şeyi zaten anlatır. Genelde de biz
[03:57] arkadaşlarımızla çevremizde konuştuğumuz zaman insanlar şundan bahsediyor.
[04:01] Özellikle de mesela ticari hayatta olmayan memur veya farklı meslek erbaplarındaki kişiler diyorlar ki ya keşke bizim de bir dükkanımız olsa.
[04:09] Keşke biz de işte ticari faaliyetlerde bulunabilsek veya ticari faaliyette bulunan birisine yatırım yapabilsek mesela. Çünkü orada bir parkeci arkadaş oluyor. İşte diyor ki ben paramı enflasyon yedirmemek için gidiyorum mal
[04:20] alıyorum. Nasıl olsa satacağım parke alıyorum diyor mesela. Park'in fiyatı enflasyona göre zaten artırıyorum. Hani mesela 2 yıl önce aldığım parkeyi şimdi satabiliyorum ama enflasyon oranında da artırabilmiş oluyorum ve helal bir yolda
[04:31] olmuş oluyor. Ben paramı oldukça park alıyorum kardeşim diyor. Mesela adamın kendi mesleği de bu. Kendi işine yatırım yapıyor kısacası. O zaman da mesela memur arkadaşlar diyor ki aa keşke biz de böyle bir imkana sahip olsak da biz
[04:43] de ticari bir işletmeye ortak olabilsek.
[04:46] Keşke biz de parke alıp böyle hani en azından tam helal bir ticaret yapmış oluruz. hem paramız değerini korumuş olur hem de hatta kar etmiş oluruz.
[04:53] Enflasyonun üzerinde reel bir getiri elde etmiş oluruz şeklinde böyle yorumları oluyor konuşmalarımızda. E biz de bunu acaba nasıl yapabiliriz şeklinde düşündük. E o zaman biz de dedik ki ya normalde ticarete giremeyecek
[05:07] vatandaşlar veya elinde o kadar yüksek miktarda para olmayacak arkadaşlar veya durumu şeyi ona müsait olmayan arkadaşlar. Çünkü herkes diyor ki ya ticaret yapacaktın İslam'da ticaret yap.
[05:15] Yatırım yapmak istiyorsun git ticaret yap. Ama herkes için bu uygun durum ve şartlarda olmayabiliyor. O zaman herkes gerçekten eee az paralarla da olsa ve uygun şartlarda ticari faaliyet üretebilmesini sağlayan ya da en azından
[05:29] ticaret yapan kişiye yatırım yapabilmesini sağlayan bir platform kursak eee acaba nasıl olur şeklinde düşünüp e Ahi Market adında böyle bir platform önerisinde şu anda bulunuyoruz.
[05:40] ismi ahi ahilikten geliyor. Anadolu'da esnaf ve zanatkarların karşılıklı güven işte ölçüde tartıda, hile olmayan, dayanışma esasına dayanan bir teşkilat.
[05:49] Ahilik teşkilatı biliyorsunuz. Yani esnafın, zanaatkarın, tacirin bağlı olduğu teşkilat. O yüzden ismini AHI market koyduk. Şimdi nedir bu AHI Market? Aslında kişilerin, seçilli fiziksel işletmelerin yani işletmeler bu
[06:04] platforma kayıt olacaklar. seçili fiziksel işletmelerin belirli stok ürünlerine yani siz belirli ürünlere stok kodu olan ürünlere dijital olarak bir online platform üzerinden aynı hisse senedi alır gibi mesela altın alır gibi
[06:18] veya işte diğer e para piyasası fonu alır gibi, katılım bankası fonu alır gibi. Yine aynı şekilde telefonunuzdan veya web üzerinden bu fiziksel işletmenin gerçek bir stok kodu olan gerçek bir ürününe siz yatırım
[06:32] yapacaksınız ve bu ticaretten kar veya zarar edeceksiniz. Eee dolayısıyla tam bir helal yatırım aracı yöntemine gelmiş oluyor. Dolayısıyla ne olmuş oluyor?
[06:45] gerçek bir mal hizmet üretimine yatırım. Yani tam olarak İslam'ın istediği şeyi bu platform sayesinde
[06:58] vatandaşlar gerçekleştirebilecekler.
[07:00] Neden böyle bir şeye ihtiyaç var? İşte demin bahsettiğim gibi günümüzde herkes kendi işini kurmak ister, ticarete atılmak ister ama herkesin o kadar sermayesi olmayabilir, o kadar operasyon gücü olmayabilir. Eee, biz sevdiğimiz
[07:10] işletmeleri, takip ettiğimiz işletmeleri mesela keşke burada ben de yatırımcı olabilseydim. Yani bunu bu borsa vasıtasıyla değil, şimdi diyeceksiniz ki borsa var ama borsa tam olarak bunu karşılamıyor. Neden? Çünkü orası da
[07:21] fiktif olduğunu anlatmıştık. Yani oradaki mesela şirketin performansıyla borsadaki hisse değerinin azalıp artması çok da koreli değil ve çeşitli bir sürü fonlar tarafından eee manipülasyona maruz kalıyor biliyorsunuz. O yüzden
[07:34] borsa mantığında olmayan doğrudan malın kendisine yatırım yapabileceğimiz bir platform olması gerektiğini düşündüğümüz için biz bu projeyi sunuyoruz. O yüzden borsa olmadan da ortak olması zor ve biz
[07:47] bunu hem borsa kadar kolay hem de borsa gibi manipülatif ve spekülatif olmayan bir yöntemle yapabilmesini sağlamayı hedefledik. Eee, helal hassasiyeti nedeniyle işte fiktif işlemler, şunlar bunlar yapmak istemeyen yatırımcılar
[08:01] için. Diğer tarafta işletmeler için bunun olayı ne? İşte rafta depoda mallar bekliyor ya da yeni bir mal ürettirmek istiyorsunuz veya yeni mal getirmek istiyorsunuz ama o kadar sermayeniz yok vesaire. Halkın gücüyle birlikte siz bir
[08:14] ortaklık kuraraktan bu işlemleri yerine getirebileceksiniz veya işte sezen sonu indirimine düşme eee riskini tek başınıza karşılamayacaksınız. İşte malı çektiniz. Eee atıyorum belli bir miktar mal çektiniz. Hedeflediğiniz satış
[08:27] miktarına tam olarak erişemediniz. Eee ama buna belki de bir yatırımcı arıyorsunuz veya işte ürün geldi iyi sattı ama siz nakit akışını tam sağlayamadınız. Bu noktada belli bir nakit akışı sağlatanız yatırımcı tarafından daha çok ürün getirip daha
[08:41] fazla daha fazla kar edebileceksiniz. Bu tarz yöntemler için de kullanılabilir.
[08:47] İşte bir yatırım yapacaksınız, bir şey yapacaksınız ama işte teminatınız yetersiz. İşte banka size faiz şey kredi vermiyor veya siz kredi kullanmak istemiyorsunuz. Yani aslında helal yöntemler kullanmak isteyen işletmeler
[08:58] için de bu güzel bir platform olacak. Bu iki platformu aslında bu iki vatandaşı ve işletmeyi bizim platformumuz birleştiriyor olacak. Eee günün sonunda
[09:11] burada da yine dediğim gibi üç unsur var. Vatandaş, işletmeler. Şurası aslında fintech olmuş oluyor. Fintech dediğimiz nedir? Bu şirketin kendisi.
[09:21] Yani bir de aracı şirket olacak. Bu mobil uygulamayı sitesini kullan işte işletmeleri kaydettiren, vatandaşları kaydettiren, ona göre bu işlemlerin gerçekleşmesini sağlayan eee işte stok kodlarını gösteren, kampanyaları gösteren yani bu organizasyonu yapan
[09:34] organizatör bir şirket. Onun ismi de Fintech. Eee bu piyasada bu tarz şirkette Fintech diye geçiyor. E bir de Fintech şirketi olacak. Yani tane bacak var bu projede. Burada işte vatandaşlar üye oluyorlar. Vatandaşlar işte
[09:48] kimlikleriyle üye oluyorlar.
[09:51] Neden? işte kara para, aklama vesaire eee o tarz şeyler olmasın diye aynı normal borsaya nasıl yatırımcı olarak üye oluyorsanız ya da diğer fonlara eee bu tüm kurallar burada da geçerli.
[10:03] İşletmeler de ürünleriyle aslında işletmeler kendilerini üye yapıyorlar ve kampanya açıyorlar. Birazdan bahsedeceğiz. Yavaş yavaş geleceğiz.
[10:12] Yani şöyle oluyor. Diyelim ki ben bir işletmeyim. Hangi işletmeyim? İşte ev eşyalarından bir işletme olduğumuzu düşünelim. Örnek veriyorum işte ben tabak çanak işte züccarciye satan e çok bilindik zincir bir işletme olduğunuzu
[10:26] düşünelim. Ben bazı ürünlere kampanya açıyorum. Kampanya ne demek ya? İşte kardeşim ben şu kadar stokta ürün getireceğim veya şu kadar stokta mevcutta ürünüm var. Bunun fiyatı şu, tarihi şu. Buna yatırım yapmak isteyen var mı diye kampanyayı sunuyorum
[10:41] platformda. Vatandaşlar da bakıyor. Aa böyle bir kampanya varmış. Ben buna üye olursam işte bu kampanyadan satın alırsam şu kadar kar edebilirim, zarar edebilirim. bunları görecek. Aslında bir örnek üzerinden isterseniz anlatabiliriz
[10:54] bu durumu. Mesela işte 12'li çay seti böyle bir tüccarci ürünü olduğunu düşünelim. Bu ürünün normalde Raft'taki
[11:07] satış fiyatı örneğin 2.000 olsun. Yani normalde rafta şu an gittiğiniz mağazada AVM'de 2.000 liraya satılıyor.
[11:15] İşletmenin işletmenin maliyeti ise 900 lir. Yani işletme 900 liraya bu ürünü getirtiyor.
[11:22] 2.000 liraya rafta satıyor. Şimdi bir kampanya açacak bu işletme. Diyecek ki kardeşim ben 12'li çay seti kampanyası açıyorum. İşte stok kodum bu. Şu mağazalarımda fiziksel olarak bulunuyor.
[11:34] Kaç tane açıyorum bundan? Atıyorum 5.000 tane 12'li çay seti kampanyası açıyorum diyecek. e işletmeler ve diyecek ki Ahi Market token fiyatı. Bunlar tokenleştirilecek. Token ne demek? İşte sanal olarak bunun sahiplik hakkı
[11:48] anlamına geliyor. Bir önceki azalan müşarekede de tokeni işlemiştik. Token aslında hisse senedi gibi düşünebilirsiniz. Sizin burada kaç adet bu üründen spesifik her şeyiyle belli olan üründen sahip olduğunuzu gösteren
[12:02] bir sahiplik dijital göstergeci gibi düşünebilirsiniz tokeni işte 60 liraya AI markete satıyor. Yani neden? Çünkü diyor ki ben 2.000 liraya vatandaşlara satmak yerine bunun tamamını işletme diyor ki ben bunun tamamını kendimden
[12:15] finanse etmek yerine yine kar edecek mesela işletme. E 1560'a Ahi Market vatandaşlara satacak. Vatandaşlar 1560 liradan yatırım yapacaklar 12'li çay setini ve rafta 2.000 liraya bu satılmaya başlanacak. Dolayısıyla her bir satıştan vatandaş kar elde edecek.
[12:30] Mekanizma bu şekilde. Detaylarına yavaş geliyoruz zaten. Bir de kampanya süresi diye bir şey belirleniyor. Mesela 120 gün olsun. Bu da şu demek. Yani 120
[12:43] gün boyunca. Çünkü sonuçta şu burada ne oluyor? şu oluyor. Siz vatandaş olarak bu tokene satın aldığınız zaman aslında 12'li çay seti sizin oluyor teknik olarak. Çünkü İslam'da sahiplik önemlidir. Mala kim sahipse tüm her
[12:57] şeyinden o sorumlu oluyor. Ya normalde 12'li çay seti tokeni aldığınız an aslında artık o size ait. Hani onu dükkandan gidip alabilmeniz lazım. Ama amaç o değil ya. Amaç dükkanda satılmaya devam etmesi. Sizin sadece orada bir
[13:09] yatırımcı olmanızı sağlamak. O yüzden burada bir kampanya süresi denilen bir süre var. Bu 120 gün şu demek. İşletme diyor ki bunu işletme belirliyor. Bu arada kampanyayı oluştururken işletme kendisi belirliyor tüm bunları.
[13:22] Vatandaş serbest piyasa. Vatandaş isterse yatırım yapar isterse yapmaz.
[13:26] İşletmeler ona göre bu parametreleri belirleyecekler. Kampanya süresi 120 gün. Yani işletme diyor ki ben 120 gün boyunca abi normalde tokeni aldın. Bu ürünler senin. Evet. Ama ben 120 gün boyunca kendi mağazamda sanki benim şkim
[13:39] gibi sana vek vekaleten sözleşmeyi de ona göre ayarlayacağız zaten. Bu token sahibi olduğunda işte kampanya süresi boyunca işletme vatandaşa eee vekaletlik eder. Ürününü kendi mağazasında gönüllü olarak satar ve pazarlar şeklinde
[13:52] sözleşmeye bunu ekleyeceğiz. 120 gün boyunca vatandaşın olan bu ürünü ben rafımda satmaya devam edeceğim ve raf kirası veya depo kirası gibi şeyler de senden istemeyeceğim. Niye? Ya normalde senin ürünün artık. Ben şimdi bugün
[14:06] gitsem AVM'deki mağazaya, "Abi bende böyle bir takım var. Bunu satar mısın desem?" "Kardeşim burası yeri mi?" Yani biz kendi mallarımızı satıyoruz. Veya işte satıyorsa da der ki, "Rap'ın kira fiyatını ver sana ona göre satayım" der.
[14:19] Mesela değil mi? Sonuçta artık benim oldu bu mal. Eee, bu sahiplik oranının olması önemli. Sahiplik kısmının olması önemli. Çünkü İslam'da bir şeye sahip olduğunuz zaman o artık size aittir.
[14:29] Karşı taraf onun sorumluluğunu bırakır.
[14:31] Kampanya süresi bu. Peki kampanya süresi bu olunca ne olacak? oralara geleceğiz.
[14:35] Sonra diyor ki kaç adet? Yani kaç adet bundan atıyor? Mesela atıyorum eee 100 adetlik bir kampanya çıkıyor bu mağaza.
[14:44] 100 tane token. İşte vatandaşlar istediği kadar yatırım yapabilecekler.
[14:47] Ben mesela 10 tane 10 tokenlik eee yatırım yapabilirim buna. O zaman ne yapacağım? İşte 10 tokenlik yaptığım zaman işte 15.000 L gibi 15.600 L para ödemiş oluyorum. Yatırım yapmış oluyorum. Öyle düşünebiliriz. Bu durumda
[14:59] ne oldu?
[15:01] Her bir satıştan vatandaşın kazanacağı brüt karı ne kadar oldu?
[15:09] 440 değil mi? Her bir satıştan vatandaş 440 lira kazanacak. Neden? Çünkü raft'taki satış fiyatı 2000. Ehi market token aldığında 1560 liraydı. Bu sırada tabii ki eee şunları da belirtmiş
[15:23] olacak. Onları da yazalım. İşte bu mesela çünkü bu market ürünü de olabilir, gıda ürünü de olabilir veya kozmetik ürünü gibi şeyler de olabilir.
[15:33] O yüzden son tüketim tarihi, ondan sonra eee işte depolama koşulları ve benzeri belirtilir.
[15:44] Çünkü ona göre yani şimdi ben 120 günlük örnek veriyorum. İşletmeyim. Son kullanma tarihi 30 gün sonra geçecek ürüne gidip 120 günlük kampanya süresi açamam değil mi? Neden? Çünkü ürün bozulacak 30 gün sonra. Yani öyle bir
[15:57] şey olabilir mi? O tarz bilgileri de burada kampanyada belirtmesi gerekiyor.
[16:01] İşletme sahibinin. Tabii ki 12 il çay setinin son tarihi olmaz ama eee olabilecek ürünler için burada belirtecek.
[16:08] Burada peki işletme ne kazanıyor?
[16:10] İşletme de henüz mesela 100 ürün satması için atıyorum işletme şöyle düşünüyor. Şimdi bu bir kar zarar. Bunu geleceği kimse bilebilir mi? Yani burada 120 günde 100 tane 12'li çay seti satılacak mı?
[16:24] satılmayacak mı? Bunu sadece Allah bilir. Değil mi? Yani işletme de bilemez, vatandaş da bilemez. İşletme şunu söylüyor. 120 günde ben 100 tane satamayacağım diye düşünüyor muhtemelen.
[16:33] Veya acil bir paraya, nakite ihtiyacı var. Daha ucuza satarken mesela elinizde bir mal vardır ama siz bir nakite sıkışmışsınızdır. Çeşitli sebeplerden dolayı malınızı daha ucuza verirsiniz, değil mi? Öyle bir durumu da olabilir
[16:43] işletmenin. Vatandaşa daha ucuza verse bile o kadar hızlı satamayabilir. Ama böyle bir platformda bir sürü yatırımcı hazırda beklerken bir günde hatta bir gün değil birkaç saatte bu kampanyayı sonlandırabilir. Değil mi? birkaç saatte
[16:53] 100 adeti anında satabiliyor ve nakitine erişebiliyor. Yani işletmenin bu tarz burada avantajları olacak. İşletme bu satıştan hızlıca
[17:04] 660 de işletmenin şeyi var. 1560 - 900 660 işletmenin brüt karı var.
[17:11] Normalde ne kadar kar ediyordu? 11.00 ediyordu. 660 liraya aslında kanaat getirdi. Eee, gerisini de vatandaşla paylaşmayı teklif etmiş oldu ve sunmuş oldu aslında. Peki buraya kadar güzel.
[17:23] Peki, süre dolunca ne olacak?
[17:26] Bu önemli bir soru.
[17:31] Yani 120 gün doldu. 120 gün içerisinde 100 adet çay seti satılırsa ne hala değil mi? E daha hızlı da satılabilir.
[17:38] Satılırsa vatandaşlar karını alacak, çıkmış olacak. Ürünler de satılmış olacak. Ortada herhangi bir problem kalmıyor olacak. Peki 120 günde ürün satılamadı. Atıyorum 80 tanesi satıldı, 20 tanesi kaldı. Ürün kalınca ne olacak?
[17:51] Nasıl bir yol izlenecek? Orada da şöyle bir şey öngörüyoruz. Üç tane şey olabilir. Bir fiziki test. Yani sonuçta bu ürünler vatandaşa ait. Kampanya süresi de bitti.
[18:05] Kampanya süresi neydi? Ben eee raf ücreti almadan kendi mağazamda satmaya bu süre boyunca devam ederim demişti mağaza. Artık e bu kampanya süresi doldu. Vatandaşa diyebilir ki vatandaş gel tane ürün artık senin. Mağazaların
[18:18] belli. Gel ürünü yüklen git. Ya tüm her şey sana ait. Yani kamyonunu getireceksin veya işte taşma masraf yani gideceksin fiziki olarak ürününü teslim alacaksın. Neden? Bu ürün vatandaşa ait.
[18:28] Artık birinci opsiyon bu. Seçenek bu.
[18:32] İkinci opsiyon geri işletmeye satış. Burada da durum şu. Vatandaş diyebilir ki ya benim gelip onları teslim alacak bir durumum yok. Alsam
[18:46] bile koyacağım depo yok. Yani ben bunları şu an bir şey yapamam. İşletme o zaman ben sana bunları geri satmak istiyorum deyip aralarında anlaşacaklar.
[18:54] Ve ben bunu kaça alırım? İşte normalde 1560'a aldı. işletmede muhtemelen daha ucuz almak isteyecektir. Atıyorum 1400 liraya el sıkışacaklar. 1400 liraya işletme tekrar vatandaştan bunları almış olacak. Yani eee bu şekilde bir opsiyon
[19:08] da var. Üçüncü opsiyon raf kirası ile devam etme. Yani işletme diyecek ki kardeşim ben şu kadar eee raf parası istiyorum. Bu bunları devam ettirelim için aylık işte atıyorum x
[19:22] miktar bana raf parası ödersen ben bunları mağazamda sergilemeye ve satmaya senin adına devam ederim diyor. Tabii bu sonradan e oluşan bir şey değil. Önceden bu raf kirası daha kampanyaya çıkarken belirlenecek. Yani şurada e raf kirasını
[19:36] da herhangi bir kampanya süresi uzaması durumunda 1 yıllık ileriye yönelik raf kirasının ne olacağını da burada ay belirtecek işletme kampanya sayfasında.
[19:46] Dolayısıyla burada da herhangi bir sürprize eee yer olmayacak. Ona göre vatandaş bu seçeneği de seçebilir. Başka ne olabilir? Bu da süre dolmadan aslında süre dolma eee gibi değil. Bunu ayrı yazabiliriz. O yüzden süre içinde ne yapılabilir diyelim.
[20:06] Süre içinde de şunlar yapılabilir.
[20:09] İkincil piyasa olacak. İkincil piyasa dediğimiz kesinlikle borsa değil.
[20:14] Çünkü borsa olduğu zaman borsa mekanizmasının bu işi bozduğunu biliyoruz. Borsa değil. E peer to peer yani vatandaştan vatandaşa veya tekrar vatandaştan işletmeye. Yani vatandaş diyor ki kardeşim ben bununla yatırım yaptım ama atıyorum işte 40 günde
[20:26] diyecek ki ya benim de acil nakite ihtiyacım oldu veya ben çıkmak istedim hani sevmedim. Başka bir vatandaşa bu tokenlerini satabilir değil mi? Niye?
[20:34] Sonuçta o token onun kendi sahiplik hakkı. Başka bir vatandaşa tokenini yine platform üzerinden satabilir. Ama bir borsa şeklinde olmayacak bu. E nitekim borsa şeklinde olsa bile zaten satış fiyatı vesaire her şey belli olduğu için
[20:46] onun şeyi gidebileceği noktalar bellidir. O yüzden bu tam manipülatif veya spekülasyon yapılabilecek bir şey değil. Çünkü nihai satış raftaki satış fiyatı belli ya. Onu aşamaz nihayetinde.
[20:58] Ondan çok da uzaklaşamaz. E o oranlarda serbest piyasa çerçevesinde e dalgalı bir şekilde gidip gelecektir. O yüzden eee tam bir borsa mantığıyla olmayacaktır. Süre içerisinde de dolayısıyla ben hala tokenlerimi farklı bir yatırımcıya, farklı bir vatandaşa
[21:11] devredebiliyorum.
[21:12] Bu sistemde ne olmuş oluyor? Tam bir kar ve zarar ortaklığı olmuş oluyor. Ve sahiplik tamamen token vatandaşa ait olduğu için istediği gibi bunu tasarruf edebiliyor, kullanabiliyor, satabiliyor, el değiştirebiliyor. Dolayısıyla tamamen
[21:25] İslami bir sistem olmuş oluyor. Burada tabii bazı eee sınırlar ve kıstaslar var. Örneğin geri işletmeye satışta onu da yazalım.
[21:38] Bazı sınırları burada şey yapalım. Geri işletmeye satışta minimum
[21:52] fiyat ilk satış fiyatından fazla uzaklaşamaz.
[22:01] Bu neden gerekli? Bu şu yüzden gerekli.
[22:03] İşletme şöyle düşünebilir. Yani burada her zaman eee hile hileci olma durumlarını göz önüne almamız lazım.
[22:09] İşletme şunu düşünebilir. Ya ben vatandaşa 120 günlük bu kadar stok açayım. Nasıl olsa bu kadar sürede bunlar satılmayacak. Atıyorum o kadar iyi tahmini var ki bu konuda yani nasıl olsa bunlar satılmayacak. O yüzden geri
[22:20] satın alma hakkımda da eee iyice öldürürüm fiyatı. İşte atıyorum 300 liradan vatandaştan geri alırım. deli gibi kar yazmış olurum. Haneme gibi bir hilekarlığa başvurmaması için geri işletmeye satma durumunda süre
[22:34] sonlandığında başlangıçtaki satış fiyatının eee altına inemeyecek veya çok az inebilecek gibi bir eee kural getiriyoruz. Peki eee telefte bunu kim katlanacak? Mesela işte mal
[22:49] kırılabilir, çalınabilir, yangın, su, depo, yangın çıkabilir. Eee, su basabilir, zarar görebilir. Eee, ya bu tarz başına şeyler gelebilir değil mi malın? Yani bu durumda aslında kim sorumlu olacak ve bunu kim nasıl, eee,
[23:00] tazmin edecek bunu eğer işletme tazmin ediyor olsaydı her halükarda bu aslında biraz garanti bir gelir olmuş olacaktı.
[23:07] Çünkü ben riskine katlanamamış oluyorum malımın. E bu durumda biraz riba yaklaşan bir durum olabilirdi. Tamamen yatırımcı tek başına karşılıyor olsaydı da bu sefer de e benim tamamı benim kontrolümün altında olmadığı bir şey
[23:20] üzerinden tüm yük bana bindirmiş oluyordu. Bu yüzden aslında ortayı eee bulacağız. Bu noktalarda oransal bir paylaşım yapacağız. Normalde biz zaten şöyle bir şart getiriyoruz. E onları da yavaş yavaş değineceğim. Şimdi önce işte
[23:34] önce basit bir halini anlattım sistemin.
[23:36] Normalde işletme örneğin 12'li çay seti varsa atıyorum stonda ne kadar var? İşte 200 tane var. 200'ünü birden kampanya açamaz. Yani tüm stoğu kampanya açmasına izin vermiyoruz. Eee bir kere maksimum %50'sini zaten kademeli kademeli gidecek
[23:50] işletmeler bu sisteme kayıt olacaklar.
[23:52] Kayıt olduklarında atıyorum stoklarındaki malın en fazla %10'unu 200 varsa 20 tanesini açabilecek. Çünkü sen daha yeni geldin. Sana bir güvenmemiz lazım. İşletme olarak kendin bir ispat etmen lazım değil mi? tamamını açarsan,
[24:03] e, bu hem vatandaş için riskli olabilir hem de sen bir hileye huraya başvurabilirsin. Sonuçta mallar artık senden çıkmış olduğu için sen çok rahat davranacaksın. O malı satıp satmamak için çok da çaba göstermeyebilirsin.
[24:15] Halbuki seni biz e rafta bu malları satman için vekil tayin etmiştik. O yüzden oradaki vekillikteki malı satma motivasyonuna hala sahip olmanı istiyoruz. Bu yüzden de stoaki tüm ürünleri kampanyaya açamazsın. maksimum
[24:29] %50'sini açabilirsin. Dediğim gibi kıdemine göre de bu oranlar değişiyor.
[24:34] Şimdi böyle olunca zaten atıyorum 12'li çay setinin adamın kendi stoğu da vardı.
[24:39] Yani işletmenin e 100 tane vatandaş aşmıştı. 100 tane de işletmenin kendi stoğu da var. Aynı yangından o da etkilendi. Aynı selden ya da aynı kırılımdan o da etkilendi. Eee dolayısıyla hem işletmenin kendi malı hem vatandaşın yatırım yaptığı mal ikisi
[24:52] aynı anda aynı yerde durduğu için ikisi birden etkileniyorlar. İkisinin başına da ortak bir şey gelmiş. oluyor. Böyle olduğu için ikisi oransal olarak bunun riskini paylaşıyorlar ve riskini ödemiş oluyorlar. Dolayısıyla burada mesela
[25:07] yarı yarıyaysa yarı yarıya riski ödeyecekler. Yarı yarıya riski paylaşacaklar. Bu da tamamen oranına oransal olarak değişecek. Yani işte işletmenin malı daha fazlaysa o kendi oranında daha fazla riski üsttenmiş
[25:21] olacak veya ödemiş olacak. eee bu şekilde kim hangi orana sahipse o oranda e malın uğradığı zayyatı karşılayacak veya onun kefetine yüklenmiş olacak.
[25:31] Peki işletmenin kendi kusurundan kaynaklı bir şey olursa işte yanlış depolama, arızalı bir soğutma, e veya işte çok iyi bir güvenlik zafiyeti, işte taşıma hatası, kasıtlı bir davranış, şunlar bunlar yani işletmenin kendi
[25:44] tamamen kendi sorumluluklarını, yapamamasından kaynaklı bir şey olursa o zaman burada sorumluluk işletmeye ait olduğu için işletme tamamını tazmin etmek durumunda kalacak. Bir de kampanya
[25:56] karnesi açıklanacak.
[26:00] Şöyle diyelim. Her kampanyadan sonra istatistikler geçmişe yönelik hep var olacak, incelenebilecek. Yani işte
[26:15] her işletmenin her açtığı kampanya geçmişe yönelik eee izlenebilecek. İşte hangi maldan sattı, ne kadar kampanya süresi açtı, ne kadar sürede kaç tanesi satıldı. E bunları kıyaslayabileceğiz.
[26:28] eee, hangi tarz ürünler genel olarak bu platformda? Atıyorum çay setleri, kaç tane çay seti kampanyası açıldı, kaç tanesi, kaç günde nasıl performans sergiledi vesaire gibi tüm bu istatistikleri eee görebileceğiz. Ona göre de yatırımlarımızı
[26:41] şekillendirebileceğiz. Aynı zamanda da işletmeleri buradan performansını görebileceğiz. Yani bu işletmenin açtığı kampanyalar nasıl gidiyor? Yani iyi kampanyalar açıyor mu, açmıyor mu? Ona göre ben belki o işletmenin kampanyalarına yatırım yapacağım veya
[26:54] yapmayacağım gibi. Daha sonra oraya yatırımcılar şey de yazabilecek. işte yorum da yazabilecekler veya işte bir ihtilaf olduğu zaman, bir itirazlar olduğu zaman oralarda yer alacak.
[27:03] Herhangi bir anlaşmazlık oldu mu olmadı mı? Bu kampanyada bir problem çıktı mı çıkmadı mı? Bu işletmenin yaptığı kampanyalar işte nasıldı, neydi falan.
[27:10] Tüm bunlar şeffaf bir şekilde görülebilecek. Bu yüzden de işletmeler daha dikkatli davranacaklar. Bu noktada dediğimiz gibi işletme açısından bunun çeşitli faydaları var. eee işte belli bir artık süreyi bağladığı için stok
[27:24] tutma maliyetini o süre eee sonunda artık e üzerinden atmış oluyor.
[27:29] Vatandaşa geçmiş oluyor bu maliyet.
[27:30] Sonuçta bu da bir ortaklık yapmış oluyorlar. Daha sonra yeni ürün, yeni koleksiyon, yeni bir şey getirtecek dışarıdan. Bunun için bir finansman bulması gerekiyordu. Vatandaşla birlikte bu finansmanı getirebilir. Yeni bir ürün
[27:40] getiriyoruz. Yeni bir model çıkardık. Bu modelden işte 1000 tane üreteceğiz, satacağız. Bakalım nasıl performans gösterecek. Millet bunu alacak mı, almayacak mı? vatandaşla birlikte bu riski üstlenecekler. Satışa çıkaracaklar. Satarsa ne güzel her iki
[27:51] tarafta kar etmiş olacak. Satamazlarsa da zararını katlanacaklar. Hani zararda bölüşmüş olacaklar. Bu zaten ticaretin doğasında olan bir şey. Zaten işi helal yapan kısım da bu. Dolayısıyla yeni bir ürün getirme, yeni bir koleksiyon
[28:04] çıkarma, yeni bir model çıkarma konusunda da işletme bu modeli beğenecektir ve kullanacaktır. Acil nakit ihtiyacıyla ikite krizinde de yine bunu kullanacaktır. Dediğim gibi mevcut ürünlerini daha ucuza, vatandaşa yatırım
[28:15] yapıp sattırarak aslında güzel giden ürünlerdir, iyi satan ürünlerdir ama satılması atıyorum 100 gün sürecek.
[28:22] Halbuki işletme 60 günlük bir ya da 30 günlük bir kampanya açaraktan vatandaşa toptan bunları satmış oluyor. Toptan bir satış yapmış oluyor aslında. Her ne kadar perakendeci olsa da toptan bir satış yapabilme imkanı kazanmış oluyor
[28:34] bu platform sayesinde.
[28:37] Böyle olduğunda da işte bankadan kredi çekeyim de yatırım yapayım. İşte likidite krizinde bankadan kredi çekeyim bir şeyler yapayım. Yani bir faiz faize bulaşma durumuna girmemiş oluyor. Aynı zamanda biz diğer videolarımızdan da ne
[28:48] demiştik? Herhangi bir şekilde bankadan bir kredi kullandığımız zaman bu katılım bankası da olsa, normal konvansiyonel banka olsa da fark etmez. Günümüzdeki para kaydi para olduğu için, itibari para olduğu için, borca dayalı para
[28:59] olduğu için bir para yaratılıyor. Para yaratıldığı zaman da bu enflasyona sebep oluyor. Bu mekanizma olmadığı zaman işletmeler para bulmak için bankalardan kredi çekiyorlar. Bu da piyasadaki para miktarının çoğalmasına, o da enflasyon
[29:12] olmasına yol açıyor. Halbuki bu sistem sayesinde ne olacak? Bankadan kredi almaya gerek kalmadan vatandaşın yastık altı tasarrufları tarafından işletmenin nakit ihtiyacı giderilecek. Dolayısıyla yeni bir para piyasaya pompalanmayacak.
[29:25] Dolayısıyla enflasyon oluşmayacak. Yani aslında enflasyonun çözümünü de bu mekanizma kendi içerisinde üretiyor. Bu yönden de kıymetli oluyor. Yatırımcı açısından faydaları neler? yatırımcı açısından da işte reel ticaret yapmış
[29:38] oluyor. Reel ticaretten kar zarar ortaklığı yaparaktan eee güzel kar elde etme imkanına sahip oluyor. Malda kalıyor. Yani malın fiyatı artabiliyor enflasyonla. Dolayısıyla malda kaldığı için şeyden korunmuş oluyor. Yok işte
[29:51] paramı faize koydum, şöyle yaptım, böyle yaptım. Onlardan korunmuş oluyor. Malın fiyatı da enflasyon oranında artacağından dolayı enflasyona karşı da mal da korunmuş oluyor. Mikro yatırımlar yapabiliyor. Normalde küçük sermayelerle
[30:01] 20 30 40 50.000 000 lirayla böyle bir ticaret yapamayacakken eee bu imkana sahip olmuş oluyor ve kavuşmuş oluyor.
[30:07] En güzel kısmı da bu olmuş oluyor aslında bakıldığı zaman. Şimdi biz burada ne dedik? İşletmelere bir kıdem ve itibar sistemi yapacağız dedik.
[30:16] Kaydolan işletmelere kıdem ve itibar seviyeleri uygulanacak. Örneğin birinci kıdemde daha yeni bir işletmeyseniz mallarınızın, elinizdeki malların en
[30:29] fazla %10'u kadar bir stok açabileceksiniz, kampanya açabileceksiniz. Yeni mal getiriyorum diyemeyeceksiniz mesela. Neden? Önce rüştüğünüzde ispat etmeniz lazım. Hileci bir işletme olmadığınızı ispat etmeniz lazım. Vatandaşın yararını gözeten bir
[30:41] işletme olduğunuzun hani böyle tabiri caizse çakal bir işletme olmadığınızı ispat etmeniz lazım sisteme ve vatandaşlara. Aranızda bir güven ilişkisi kurulması lazım. Ondan sonra yavaş yavaş sizin oranlarınız ve yapabilecekleriniz peyder peey
[30:54] artırılacak tabii ki de. E bunun sonucu olarak da ne oluyor? Aslında şöyle bir şey var. Atıyorum eee verdiğim örnek yukarıdaki 200 adet stok var.
[31:08] Eee işte şöyle diyelim. 50 adeti vatandaşa satıldı. 150 adeti hala işletmenin.
[31:18] E şimdi bu durumda ne oluyor? Bu durumda olacak şey şu. Hala hepsi tüm mallar rafta. Peki ben bir normal müşteri olarak girdim işletmeye. Ürünü aldım. Bu ürün şu 150'nin içindeki ürün mü yoksa
[31:32] 50'nin içindeki ürün mü? Yani bu yeni müşterinin girip aldığı ürün hangisinden düşecek? Bu önemli bir soru. Biz burada şunu söylüyoruz. Bu işletmenin sözleşmesinde yazacak. Böyle bir kampanyayı açtığın zaman
[31:47] mağazalarından satılan ürünler ilk vatandaşın stoğundan düşer. Kuralı getiriyoruz. Bu kural önemli. Yani bu şu demek. İlk 50 adet
[32:02] 12'li çay setimi çıktı mesela. Artık o kampanya başladıktan itibaren satılacak ilk 50 adet 12'li çay setinin hepsi vatandaşın hakkından düşecek. Daha henüz işletmeni kendi hakkından bir tane bile
[32:15] satmış sayılmayacak. İlk kampanyadakiler tüketilecek her zaman. Bunu nasıl bileceğim? Yani sattı mı satmadı mı?
[32:22] Böyle bir şey oldu mu olmadı mı? Bunu da şöyle bileceğiz. Modern ERP post entegrasyonu. Eee ona göre mağazalar seçeceğiz. gidip de mesela bu tarz bir platforma şey üye olamayacak. İşte mahalle bakkalı üye olamayacak. Mahalle
[32:36] terzisi üye olamayacak. Ya da şuradaki e orta düzey bir esnaf diyebileceğimiz birisi parkeci mesela adam parke döşüyor veya işte tesisatçı gibi ya da elektrikçi olduğunu düşünelim mesela
[32:49] hırdavatçı vesaire. Bunlar şimdi buraya üye olabilmeleri için belli kıstasları geçebilmesi lazım. Her işletmeyi almıyoruz. Neden? Çünkü bu dijital bir platform. Bizim güven sağlayabilmemiz lazım. E hile, hurda gibi şeyleri
[33:01] engelleyebilmemiz lazım. Zaten organizatörü Fintech şirketinin yapacağı işlemlerden bir tanesi bu. Şimdi o malı sen mağaza olarak kampanyaya çıkarıyorsan kardeşim o malın ben satılıp satılmadığını an be an kontrol edebilmem lazım dijital olarak. Bunu da
[33:15] nasıl sağlıyorum? Normalde artık günümüzde tüm bu yazar kasa sistemlerinde eee şuraya şey de yazalım.
[33:21] Kazar kasa.
[33:23] Eee, artık hepsi internete bağlı ve bu şekilde ERP denilen bir yazılıma, post cihazları da aynı yazılıma geliyor. Yani ürün satıldığı anda faturası otomatik kesiliyor. Arkadaki yazılımdan stok
[33:37] bilgisi düşülüyor. Eee, tüm bunlar da bulut ortamında tutuluyor. Normalde güzel işletmeler işte bugün AVM'lerde gördüğümüz zincir işletmeler işte kozmetikçisinden tutun yiyecek içecek sektörüne kadar veya giyim mağazasından
[33:50] tutun züccarci cyesine kadar AVM'de gördüğünüz o her ilde olan kurumsal mağazaların hepsinde bunlar standart zaten. Yani bu mağazalar hangi üründen ne zaman sattığı anlık bu bilgi merkeze örneğin İstanbul'daysa İstanbul'daki merkezde direkt
[34:04] bilgisayara bulut sistemi üzerinden veri tabanına düşüyor. Dolayısıyla bizim bu platformumuz bu veri tabanına entegre olacak. Biz bunu şart koşuyoruz. O yüzden hangi mağazadan 12'li çay seti ne zaman satıldığı an adam post cihazından
[34:19] ödediği an ben artık biliyorum bundan bir tane satıldı. Dolayısıyla vatandaşın hakkından oradan bir tane eksiltebiliyorum bu yazılım entegrasyonu sayesinde. Bu da yine eee bizim özelliklerimizden bir tanesi olacak.
[34:31] Neden ilk vatandaşın hakkından düşüyoruz? Şu yüzden demiştik ya işletmenin de orada ürününün olmasını istiyorum ben. Neden? Bu ürünü satma motivasyonuna sahip olmasını istiyorum.
[34:41] Hepsi vatandaşa ait olsaydı bu sefer işletme derdi ki kardeşim onlar satıldı zaten. Parasını da aldım. Eee oradaki satış görevlisine derdi ki sen bunları satmak için çok uğraşma. Şu bizim mallardan satmaya çalıştır. O nasıl olsa
[34:53] sattım vatandaşa diyebilir değil mi?
[34:55] Böyle bir ihtimal var. Her zaman kötü ihtimalleri düşünerekten sistemimizi ona göre kurmamız gerekiyor. Bu ihtimal olduğu için ilk vatandaşın hakkından düşecek. Bu da şu demek. İşletme kendi ürününe gelebilmesi için hemen hızlıca
[35:06] vatandaşın ürünlerini tüketebilmesi lazım. Bu da vatandaşın ürünlerini güzel pazarlamasını, satış sorumlularını vatandaşın ürünü satması için güzel bir şekilde sanki kendi ürünleriymiş gibi satmasının sağlayacak motivasyonu
[35:18] işletmeye verecektir. Aynı zamanda şöyle bir özelliğimiz de var.
[35:24] RAF fiyatını işletme belirler. Şimdi işletmenin de kendi en az %50 olsa bile %50'den fazlasına izin verilmeyecek. Şu anda öngördüğümüz o e %50 stok e şeyi olsa
[35:38] bile yani 100 adete 100 adet olsa bile sonuçta işletme bunun raf fiyatını belirliyor. Neye göre belirliyor? O zaten kendi içinde optimize ediyor bunu.
[35:46] Kendi içinde optimize ettiği için buradaki raf fiyatını aslında vatandaş otomatik e kabul edecek. Tabii ki burada vatandaşın olduğu için hala token.
[35:54] Vatandaş şu hakka sahip kardeşim. Yeni raf fiyatı belirlendiğinde bu arada vatandaşa bildirim gelecek. Vatandaş ya ben bu raf fiyatını beğenmedim veya bir indirim oldu mesela illa raf fiyat artacak diye bir şey de yok. Hafta sonu
[36:04] indirimine girip daha fazla ve hızlı satabilmek için örneğin 2.000 liradan eee 00 liraya indirmiş olabilir. Öyle olduğu zaman da vatandaşın karı düşeceği için 240 liraya vatandaş bunu seçmeyebilir. O zaman ne olacak? Sanki
[36:15] süre dolmuş gibi vatandaş şu seçeneklerden bir tanesini gerçekleştirebilir. Ama mağazada aynı ürün iki farklı fiyata satılamayacağı için mağazada tek bir raf fiyatı olabilir. Raf fiyatını da işletme kendisi belirler. Ben işletmenin
[36:28] kendisini bu satış fiyatını hileli belirlememesi için gereken tüm önlemleri zaten alıyorum. Geçmiş kampanya karnesini de eee sunuyorum.
[36:38] Orada da mesela bu işletme ne kadar raf fiyatını değiştirdi, ne kadar vatandaşları mağdur etti yani tüm bu yorumlar da orada olacağı için mesela işletme hakkında bu işletme işte geçen kampanyalarda sürekli vatandaşın zararına olabilecek eee şeyler yapıyor
[36:52] eee gibi yorumlar olursa rasyonel bir şekilde bunlar da incelenirse tüm geçmiş istatistikler ve veriler burada inceleneceği için eee bu bakımdan da işletmeler itibar kaybına uğramamak için her zaman vatandaş leyhine veya kendi
[37:05] leherlerine en azından hile yapmayacak şekilde de hareket edebileceklerdir.
[37:09] Oyun teorisi gereği tabii işletmelerin nasıl alınacağına dair, nasıl bir kıdem seviyeleri yapılacağına dair biraz daha ondan bahsetmek isterim. O da şöyle olacak.
[37:22] Bir maksimum stok oranı, daha sonra maksimum kampanya süresi. Atıyorum 1 yıllık kampanya açamayacak baştan. Neden? O çok uzun bir kampanya. 30 günlükten
[37:36] başlatacağız. Eee, çünkü onun bir şeyini görmemiz lazım. İşte kaç adet kampanya yaptıysa başarılı bir şekilde ve itirazsız şekilde ve puanı yüksek şekilde ona göre bir üst kademeye ve bir üst basamağa çıkacak. İşte ilk kampanyalarda
[37:50] teminat isteyeceğiz. Neden? Ya sen bizi dolandırıp kaçabilirsin. O tarz işletmeleri almayacağız tabii ki ama yine de e günün sonunda her ihtimali düşünmekte fayda var. O yüzden ilk başta belli bir eşiği geçene kadar sen teminat
[38:04] sun. Neden? herhangi bir hile yapıp bir şeyler yapıp kaçıp gidersen burada kimsenin mağdur olmaması lazım. O yüzden sen bize bir teminatını bir yerlerde göster. E zaten dürüst davranırsan hiç onu kullanmaya gerek kalmayacak. Ama
[38:15] dürüst davranmazsan da biz de eee sen belli bir kademeye gelene kadar bunu güvenlik olarak kullanmış oluruz. Bu tarz kademeler olacak. Bu tabii ki eee dinamik model için geçerliydi. Aynı
[38:30] şekilde bir de müdarebe modeli de olabilecek.
[38:36] Müdarebe modeli nasıl? E o da şöyle oluyor aslında. Klasik müdarebe işi. İşletme diyecek ki ya atıyorum ben 1000 tane
[38:49] kahve makinesi üreteceğim veya getirteceğim.
[38:56] İşte bunun için işte atıyorum 10 milyon TL ihtiyaç var.
[39:02] Eee, bu böyle bir kampanya çıkacak.
[39:04] Bunun bir süresi olmayacak. İşte diyecek ki %70'e 30 kar paylaşımı. Ben mağazalarım bunlar şu mağazalarımda eee bu ürünleri satışa çıkaracağım. Şu fiyattan çıkaracağım.
[39:17] İşte kampanyasını açacak ama müdarebe modeli yani burada bir süre sınırı yok.
[39:20] Burada baştan eee yeni bir ürüne girildiği için veya yeni bir ürünün üretimine de olabilir. E ithalatına da olabilir. Bu fark etmez. Girileceği için baştan oranlar belirleniyor, şeyler belirleniyor. Süre sınırı yok.
[39:31] vatandaşla birlikte bu ürünlerin ortak sahibi olmuş oluyorlar. Yani burada 1000 tane kahve makinesi kime ait dediğin zaman bu artık birine ait olmuş olmuyor.
[39:39] Burada müdarbe modeli olmuş oluyor.
[39:41] Müdarbe modelinde ne oluyor? Vatandaş rabbül mal oluyor. Müdarebenin ne olduğunu anlatmıştık. Bir rabbül mal vardır. Sermayer vardır. O sermaye saylar. Bir de girişimci vardır. İşletme
[39:54] müdariip oluyor. Eee yani girişimci oluyor. Dolayısıyla biz vatandaş olarak rabbül malız. gerisinde iş nasıl satıldığına, ne yapıldığına, neğine ona karışmayacağız. Eee, hiçbir şekilde işletme bunu alacak, kendi bilgisi dahiline getirecek, yapacak, satacak.
[40:07] %70 300'da mesela kar paylaşımı bunu baştan kampanya açarken kendisi belirleyecek dinamik bir şekilde. E burada dolayısıyla şey yok. Kahve makinesi şuna ait, buna ait, buna ait değil. Yani küçük bir stok belirli ürün için e mini bir ortaklık kurmuş
[40:20] oluyoruz. Aslında böyle bir müddar modeli de yine bu platform sayesinde şeffaf bir şekilde dijital araçlarla satıldıkça da yazılıma düşeceği için gayet iyi bir şekilde yapılabiliyor.
[40:31] Peki bazen şöyle bir durum söz konusu olabilir. Örneğin bir fırın, pasthane veya bir e gıda işletmecisi veya bir imalathane veya montaj yapan, mobilya üreten gibi işletmelerde bu durum nasıl
[40:45] olacak? Çünkü siz örnek veriyorum eee bir gıda işletmesi düşünelim. Ya ben şu kadar hamburgere e kampanya açıyorum diyebilir misiniz? Yani şöyle şöyle diyelim işte 100 tane hamburger
[41:05] kampanyası. Yani böyle bir böyle bir şey yapılabilir mi? Bu yapılamaz. Neden?
[41:09] Çünkü İslam fıkhı gereği ben yatırım yaptığım şeyin parasını verdiğim şeyin eee sahibi olmam lazım. Ama henüz ortada hamburger diye bir şey yok. O vatandaş gelecek masaya oturacak. E müşteri gelecek siparişini verecek. O anda
[41:21] üretilecek bir şey. Dolayısıyla dönüşümlü bir şey. Yani mobilyacı da aynı şekilde ham maddeleri var, bir şeyi var, duruyor. Sipariş geldiği zaman montaj yapıp ortaya yeni bir eser ortaya koyup masa yapıyor, sandalye yapıyor,
[41:32] mobilya yapıyor. Neyse yani orta işin içinde bir eee dönüşüm söz konusu. E bu durumda bu sistem nasıl çalışacak? Biraz bunu inceleyelim. Burada çünkü bir hizmet var. Örneğin eee çiğ et orada duruyor. Onu hamburgere çevireceksin.
[41:46] Yani burada işçilik var. Fazlaca işçilik var. mobilya montaj gibi durumlarda da böyle eee stok yani 12'li çay seti gibi rafta duran böyle işçiliği az bir ürün değil. Bunlar siz dönüştürüyorsunuz ürünü alıyorsunuz bir ustalık yaparaktan
[41:59] ürünü farklı bir formata geçiriyorsunuz.
[42:01] Bu durumda nasıl olacak? Eee dengeyi nasıl tutturabiliriz? Hem İslam fıkhına göre hem de adaleti koruyacak şekilde.
[42:08] Burada aslında istisna denilen e İslam ekonomisinde bir şey var.
[42:13] İstisna ne demek?
[42:15] ısmarlama imalat akti diyebiliriz. Yani ısmarlayacaksınız. Eee ya 100 tane hamburger ısmarlıyorum sana diyeceksin.
[42:24] Yımarlamak demek eee sipariş vermek diyelim. Sipariş imat hakkı diyelim.
[42:28] Ismarlama deyince farklı anlaşılabiliyor. Bazen farklı yörelerde ısmarlamak. Sanki hediye etmek manasında kullanılıyor. O yüzden eee yani istisna akti yapılacağız. Sipariş imalet akti kullanacağız. E bu şu demek. Yani yatırımcı diyecek ki hamburger normalde
[42:42] menüde 100 lira ben eee 100 tane hamburger siparişi veriyorum sana işletmeciyim. Yani işletme öyle bir kampanya açacak. Bana sipariş verecek vatandaşlar aranıyor diye kampanyaya çıkacak. 90 liraya siparişleri alıyorum diyecek. Mesela ben de 100 tane eee
[42:56] hamburger sipariş akti imzalayacağım.
[42:58] Sipariş vereceğim. Eee halbuki o hamburgerler 100 liraya satılacak. Menü fiyatı 100 lira. Bu bu şekilde bir sipariş istisna akti ile çözülebiliyor.
[43:08] Burada tabii bu tarz şeylerde garar olmaması lazım. Yani garar dediğimiz şey belirsizlik olmaması lazım.
[43:16] Belirsizlik olmayacak. Hangi üründen işte hamburger ne kadar hamburger şu kadar gram köfte olacak içinde. İşte domates olacak, şey olacak. Yani tamamen spesifik önlem bilebileceğimiz kesin belirli tüm yönleri çizilmiş bir ürün
[43:28] olması gerekiyor. Yoksa ortaya böyle ya bir tane mobilya için yapıyorum diye bir şey e İslam'da kabul edilmiyor. Mobilya hangi mobilya abi? Nasıl bir masa? Kaç ayağı var? Hangi maddeden yapılıyor?
[43:37] Boyutları ne filan. Yani spesifik olarak o masa olması gerekiyor ki buradaki belirsizlik kalksın. İstisna aktinde. Bu önemli bir kriter İslam fıkhı açısından.
[43:47] Dolayısıyla bedeli peşin ödüyorum. Yani peşin ödüyorum ben. Eee malı daha sonra alacağım. Bu hangisiydi? Bu Selem Akti deniliyor biliyorsunuz. O şey videolarında önceki videolarda işlemiştik. Burada tabii ki önemli bir
[44:01] ayrıntı. İkincil piyasa olamaz. Neden?
[44:06] Şu yüzden olamaz. İkincil piyasa. Yani ikincil piyasa ne demek? Ben işte 100 tane hamburger sipariş akti var elimde.
[44:12] Bunu süre gelmeden satacağım. Başka birine devredeceğim. Bunu tam olarak eee yapamam. farklı fiyata yapamam en azından. Çünkü neden? Elimde olmayan malı satamam da o yüzden. Yani bunu
[44:23] farklı fiyata yapamam. Neden? İslam'da henüz üretilmemiş, elimizde olmayan sipariş aktini başka bir fiyata başkasına satmak caiz değil. Bu yüzden eee bunu İslam istemiyor. Çünkü bu bir
[44:36] borcu satmak gibi oluyor. Henüz bana borcu var işletmenin. O borcu ben alıp başkasına satıyorum. Arada da bir makas fiyat farkı oluyor. İslam bunu caiz görmüyor. O yüzden burada ikincil piyasa yukarıdaki 12'li çay setindeki gibi
[44:50] olamıyor. Ama havale yapabilirim. Yani devir yapabilirim. Birebir aynı fiyattan devir edebilirim. O zaman herhangi bir problem kalmaz. Burada o zaman ne oluyor? Geri alım. Hani yukarıda bahsetmiştik ya süre sonunda işletme
[45:02] geri alabilir. Öyle bir opsiyonu var.
[45:04] Oluyor ama burada geri alım olamaz.
[45:06] Neden olamaz? Çünkü mal henüz üretilmedi. Hamburger diye bir şey yok.
[45:09] Ben bunu sipariş olarak vermiştim. Bu siparişi tekrar birine tekrar satamam.
[45:14] Satamayacağım için de geri alım yok. Ha aynı fiyata verebilirim. İşletme eğer kabul ederse o farklı bir şey. Ama daha ucuza veya daha pahalıya ya da farklı bir fiyata maalesef bunu devredemiyorum.
[45:24] Buradaki ayrıntılardan bir tanesi de bu.
[45:26] E devredemediğim zaman eee ne olacak? E bunu çek veya kupona çevirebilir.
[45:33] Yani atıyorum eee ne olacak elinizde?
[45:35] 100 hamburgerlik kupon var. Gidip istediğiniz zaman süresiz bir kupon bu.
[45:41] Ben 100 tane hamburger siparişi vermiş miyim? Vermişim. E yıl içerisinde giderim istediğim gibi hamburgerlerimi yerim. Değil mi? Eee burada kupon olarak bunu kullanabileceksiniz.
[45:51] Genel olarak sistem bu şekilde. Az çok mantığının anlaşıldığını düşünüyorum.
[45:56] Kafada çeşitli soru işaretleri gelebilir. Bu e onları da cevaplarız.
[46:00] Çok derinine inersek bu sefer de çok uzun oluyor. Tüm soruları cevaplamak zorunda kalıyoruz vesaire. Yorumlarda kafanıza takılan soruları veya geliştirme önerilerini belirtirseniz yorumlarda bu konuyu tartışabiliriz ve sistemi birlikte geliştirebiliriz. Bu
[46:12] sistemin güzelliği vatandaş yatırımcı olduğu için ve her gün aslında işte çevresindeki AVM'lerde, şuradaki buradaki zincir mağazalarda yatırım yaptığı için bir nevi de kendisi denetleyebilir bir kişi de olmuş oluyor.
[46:24] Bu güzel özelliği de var. Veya kendisi pazarlayıcı bir şey de olmuş oluyor.
[46:27] Diyelim ki ben işte bir kod pantolona yatırım yaptım. Çevreme diyorum ki ya abi şu marka kod salon çok güzel gidin alın filan. Niye? Çünkü yatırım yaptım ya oradan ben de para kazanıyorum. E böylece markalar için şu da olmuş
[46:39] oluyor. Sizin yerinizde marka yani işletme için sizin reklamınızı yapan vatandaşlar var orada. Neden? Adam para kazanacak bundan. Yani para kazanacağı için onun reklamını tabii ki de yapar. E o yüzden orada da bir işletmeler için
[46:51] marka biliriliğini artırma, bedavaya reklam yaptırma gibi avantajları da olmuş oluyor. Şimdi tabii burada eee şu ayrıntıya da girmemiz gerekiyor mecburen. Faturalandırma
[47:05] ve kar ödemesi legal olarak nasıl kurgulanabilir?
[47:17] Sonuçta eee belli bir yasalara göre hareket ediyoruz. Siz normalde işletme sahibi değilsiniz, esnaf değilsiniz, çağ şirketiniz yok veya anonim şirketiniz, şununuz bununuz yok ama yatırım yapıyorsunuz ve ticari bir kampanyaya
[47:28] yatırım yapıyorsunuz. Oradan da bir para kazanıyorsunuz. Kar elde ediyorsunuz. Bu karı kendinize nasıl çekeceksiniz? Bunun vergilendirmesi nasıl olacak? Bunun faturalandırması nasıl olacak? E bunlar üzerine de e düşünmemiz gerekiyor.
[47:39] Burada tabii ki şu anda Türkiye'deki mevzuatlar tam yeterli değil. ek bazı mevzuatlar çıkması gerekebilir ama mevzuat çıkması zor bir şey değil. Yeter ki eee kamuoyunda bu istensin. Böyle bir talep oluşsun. Bunun karşılığında
[47:52] yetkili resmi kurumlar bu tarz bir oluşum olması için gerekli mevzuata çıkaracaklardır. Burada benim öngörüm şu fon oluşacak. Stok şemsiye fonu adı altında. Normalde nasıl
[48:06] para piyasası fonu var. işte katılım hisse senedi fonu var, katılım işte kira sertifikası fonu var gibi. Yani sizin yerinize eee vatandaş doğrudan yatırım yapması yerine bir fon yatırım yapacak.
[48:18] Yani orada bir tüzel kişiliğe ihtiyaç olduğu için bu bir fonasına dayalı olarak işletilebilir. Aynı zamanda vergilendirmesi de normal fonlarda ne oluyor? otomatik stopaj
[48:32] vergisi oluyor. Normalde siz fonlara yatırım yaptığınızda paranızı çekeceğiniz zaman otomatik stopaj biniyor ya e karınızın üzerine. Burada da yine aynı mantık devam edebilir.
[48:40] Buradaki stopaj vergi oranını da artık eee devletimiz belirleyecek. Böylece operasyon daha sade bir hale gelebilir.
[48:46] Şimdi nasıl olacak peki o zaman? Eee şöyle olabilir. Çeşitli fonlar da olabilir. Mesela ne tarz fonlar? İşte sadece çeşitlenebilir bu sayede sadece işte perakende
[48:58] ve gıdaya yapabilen fon olabilir. Ondan sonra işte ev, mutfak, mobilya yatırımı yapan e fon olabilir. Giyim tekstil fonu olabilir.
[49:15] Mesela beyaz eşya olabilir, kozmetik olabilir.
[49:21] eee, bu tarz fonlar da oluşabilir. Yani bir fon bu yatırımı şurada yukarıda belirttiğimiz vatandaş aslında bir fon olabilir.
[49:36] Şöyle yapalım.
[49:38] Böylece eee vatandaş aslında fona yatırım yapmış olur. Fon tüm bu işlemleri yapıyor olur. Vatandaş da oradan karını almış olabilir. Vatandaş da oradan yatırım yapmak yerine fon olduğu için de tüm bu vergisel faturalandırmasal şirket kurmadan da bu
[49:50] işlemleri gerçekleştirebilmiş olur. Bu tabii ki bir öneri. Daha farklı bir mevzuatta vatandaşın doğrudan yatırım yapabileceği bir şey yapılabilirse o da tabii ki iş görecektir. Vatandaş da fonun yaptığı tüm yatırımları şunları
[50:00] bunları görür. Eee burada da hem fon kurmaya yetkili kuruluşlar istediği gibi fonları kurarlar. Onların performansına göre de vatandaşlar onları seçeceklerdir. Burada zaten gerçek bir mal ve hizmete yatırım yapılıyor.
[50:10] Herhangi bir fiktiflik yok. Herhangi bir borsa, morsa gibi bir şey yok. Herhangi bir manipülasyona açıklık bir durum yok.
[50:16] O yüzden gönül rahatlığıyla normal şu anda kullandığımız fonlar gibi olmayacak şekilde gerçekten eee helal, İslami, güzel bir ticarete siz ortak olmuş olursunuz. Peki burada nasıl olacak?
[50:29] Şöyle olabilir mesela bir adımlar şunlar olabilir. İşletme kampanyayı açar.
[50:39] Fon token satın alır. İşletme fona fatura keser. Neden? O malları normalde müşteri alsaydı müşteriye fatura kesip malı satacaktı. Şimdi fon aldı token
[50:53] olarak. O zaman fona fatura kesip eee fona satmış oluyor aslında malları.
[50:57] indirim list kontolu fiyattan fon işletme sözleşmesi devrede diyelim yani devreye girer. Bu ne demek? İşte işte süre sonuna kadar
[51:10] ben rafta bu fiyatlardan satacağım.
[51:12] Yukarıda anlattığımız şeylerin sözleşme haline gelmiş kısmı eee o devreye girmiş olacak. Burada tabii şeyleri düşünmemiz lazım. KDV'leri düşünmemiz lazım. Şurada ne oluyor? işletmeye fatura kestiği zaman
[51:25] aslında burada şöyle altına yazmış olalım.
[51:32] Fon şöyle diyelim işletme KDV yüklenir. Neden? Siz bir mal sattığınız zaman vergi dairesi diyor ki ertesi ay bana bu malın KDV'sini ödemek
[51:45] zorundasın. Değil mi? Malın içinde KDV var ama KDV ödeme yükümlülüğü kimde?
[51:50] işletmede. Şimdi bunları da eee takip etmemiz lazım sırasıyla. Tamam. Güzel.
[51:54] Fond işletme sözleşmesi devreye girdi.
[51:56] Daha sonra müşteri geldi.
[51:59] Müşteri raftan ürünü satın aldı diyelim.
[52:03] Bu sefer ne oluyor? İşletme müşteriye fatura keser. Burada ne oldu?
[52:12] işletme KDV yüklenmiş oldu. Daha sonra mutabakat dönemi gelsin. Yani her ay başı veya her ay sonu veya her 15 günde bir artık bu belirlenecek. Mutabakat günü geldiği
[52:27] zaman e kaç mal sattın bakacak. E fon e zaten tüm yazılımda, bulut sisteminde, ERP sisteminde bunlar görünecek. Fon diyecek ki işletmeye, "Kardeşim sen kaç mal sattın?" İşte 100 tane mal satmışsın. Tamam. Bunun normalde işte
[52:42] normalde benim aldığım fiyat ne kadar?
[52:44] İşte eee 500 lir. Sen kaça sattın? 1.000 L. Şimdi bu fiyatlar üzerinden eee gidelim. Bence o daha güzel olur. Eee font token satın alsın. Ne kadardan? 500 liradan token satın alsın. Şimdi bir token gibi ilerleyelim ki nasıl
[52:58] olacağını daha güzel görmüş olacağız.
[53:00] Bir 500 liranın %20 KDV'si ne kadar yapıyor? 100 lira. Burada 100 lira KDV yükü bilmiş oluyor işletmeye. Müşteri ürünü raftan satın aldı. Müşteriye fatura keser. Müşteri ne kadara sattı
[53:13] ürünü? 1.000'ye sattı.
[53:16] Eee, 1.000'ye sattı. Ne kadar e KDV yüklemiş oldu? 200 liralık KDV yüklemiş oldu. Şimdi fon geliyor. Fon diyor ki, "500 lira kar ettin. Şimdi ben sana
[53:29] fatura keseceğim. Fon işletmeye fatura keser. Ne kadarlık bir fatura kesecek? Kar.
[53:38] Kar fatura kesecek.
[53:42] Kar ne kadardı? 500 liraydı. Yani fon KDV yüklenir.
[53:51] Ne kadar?
[53:53] 100 lira. KDV'sini yüklenmiş oluyor burada. Dolayısıyla ne fona ne işletmeye kendi aralarındaki işlemlerden dolayı yani hani token alım satımından kaynaklı yani fon işletmeye veriyordu işletme fona veriyor ya oradaki işlemlerden
[54:07] dolayı ikisinin de KDV yükü kalmamış olur. Birbirlerinden mahsuplaşmış olurlar. Yani sadece müşterinin normal işletmeden satın aldığında ödeyeceği KDV kalmış olur. O zaten normalde ödeyeceği bir şeydi. Kampanyalarda da bu KDV
[54:20] oranları belirteceği için KDV hariç bir şekilde karlar hesaplanacaktır. Sonuçta bu KDV devlete ödenecek. E müşteriye bu fiyatta her zaman yansıtılıyor. Bu standart bir uygulama zaten. Böyle olduğu zaman da fon bu şekilde karını
[54:33] alabilmiş oluyor resmi ve legal bir şekilde işletmeden. Daha sonra bu fon kar edecek, edecek, edecek. Günün sonunda da bu karı küçük bir işletme eee fon işletme yönetim ücreti alacak.
[54:44] Atıyorum %1. Eee sonrasında da vatandaşlara verecek. Vatandaşlar doğrudan parasını normal para piyasası fonu gibi, işte kira sertifika fonu gibi, herhangi bir fon gibi parasını alacak. Devlet stoppaajına uygulayacak vatandaş yatırımını yapmış olacak. Böyle
[54:57] bir model olabilir. Legal olarak daha güzel farklı eee araya fon girmeden belki daha vergisiz, belki daha teşvikli eee modeller de olabilir. Bunların hepsi mevzuata bağlı. Bunun mevzuatının çıkabilmesi lazım. Mevzuatının
[55:10] çıkabilmesi için de bizim kamuoyu oluşturmamız lazım vatandaş olarak.
[55:13] Böyle bir model istiyoruz biz. Biz yatırım yapacak helal yöntemler bulamıyoruz. Bu gayet güzel bir yöntem.
[55:18] hem işletmenin karına hem vatandaşın karına güzel bir kar zarar ortaklığı. E biz böyle bir şey istiyoruz deyip devletten isteyeceğiz. Yani aynı zamanda enflasyonist ortamın azalmasına katkı sağlıyor. Neden? Banka kredisi
[55:31] kullanmıyorum. Kredi kullanmayınca piyasaya yeni para pompalanmıyor. Yeni para pompalanmayınca da enflasyon olmamış oluyor. Böyle güzel avantajlar da var. Yastık altındaki tasarrufları gerçek mal, reel mal hizmet üretimine
[55:43] eee katıyorum. Bu zaten normalde ekonomi yönetiminin yapmaya çalıştığı, Maliye Bakanının yapmaya çalıştığı şey bu.
[55:49] Millet tasarrufunu ekonomiye katsın.
[55:51] Ekonomi aldıkça, verdikçe eee bir birer para herkes arasına döndükçe ekonomi iyileşir, enflasyon düşer, eee fakirlik azalır. Bunu yapmaya çalışıyorlar. Ama bu bankalarla yapılacak bir şey değil.
[56:04] İşte bu tarz bir e modellerle vatandaşın tasarrufunu siz makul İslam fıkhına uygun kar zarar ortaklığıyla reel mal hizmet üreten ticarete yönlendireceksiniz. Bunun için böyle buna benzer metotlar, yöntemler
[56:18] bulacaksınız ki bu gerçekleşebilsin. Bu model de tam olarak bunu sunuyor zaten.
[56:22] Genel olarak sistem bu şekilde. Eee, ben daha böyle çok detayına girmeden, her ayrıntıyı anlatmadan genel mekanizmanın kendisini anlatmaya çalıştım olabildiğince sizlerin de aklınıza gelen sorular varsa veya geliştirme önerileri
[56:37] varsa veya işte şurası şöyle olsa daha iyi olabilir veya şu tarz işletmeler veya şu tarz yöntemler de buna eklenebilir gibi çeşitli fikirleriniz varsa yorumlarda belirtebilirsiniz.
[56:48] Dinlediğiniz için teşekkür ediyorum.
[56:50] Hepinize iyi günler diliyorum. Yeah.
