# Yahudi Ekonomik Gücünün Sırrı - Cemaat ve Matematik

İktisat · İslam Medeniyeti 2.0, 12. bölüm · 27 Mar 2026 · 35:30

Bağlantı: https://kokfinans.org/video/yahudi-ekonomik-gucunun-sirri-cemaat-ve-matematik  
YouTube: https://www.youtube.com/watch?v=fhvHES5X5bU

Yaklaşık 15 milyonluk Yahudi toplumunun ekonomik ve siyasi gücünün ardında gnostik ya da mistik bir sır yok; cemaat kültürü, içeride dönen döngüsel ekonomi, zorunlu bağış havuzu ve sistematik lobicilik var. Aynı ilkeler zaten İslam'ın cemaat anlayışında bulunuyor ve 2 milyarlık Müslüman dünyası bunları uygulayarak çok daha güçlü olabilir.

### Genelleme uyarısı ve ezilmişlik psikolojisi

Yahudi toplumunun iç ekonomik düzenini ve dışarıdaki ekonomik etkisini, Müslümanların bundan hangi dersleri çıkarabileceği sorusuyla ele alıyoruz. Önce bir uyarı: İslam'da ırkçılık haramdır ve ulemanın hassasiyetle belirttiği gibi bir topluluk toptan bir yargıyla yargılanamaz. "Tüm Müslümanlar böyledir" denemeyeceği gibi Yahudiler, Hristiyanlar ya da başka bir millet için de toplu hüküm vermek doğru değildir. Erbakan'ın Siyonizm vurgusu ve "küfür tek millettir" anlayışı nedeniyle Yahudileri tek akıllı, yekpare bir vücut gibi düşünme eğilimi var; oysa içlerinde birbirine düşman fırkalar bulunuyor.

Bugün yekpare görünmelerinin arka planında tarih boyunca ezilmiş olmaları yatıyor:

- Mısır sürgünü ve ardından Babil'de Nebukadnezar'ın onları sürmesi, Süleyman Mabedi'nin yıkılması
- Roma'nın Kudüs'ü alıp tapınağı yeniden yıkması
- 11-15. yüzyıllar arasında Avrupa'da sistematik dışlanma; Fransa, İngiltere ve İspanya'dan kovulmalar

Bu ezilmişlik psikolojisi, Theodor Herzl'le başlayan Siyonizmde "artık ezilmemeliyiz, güçlü olmalıyız" düşüncesine dönüşüyor ve sistematik bir dönüşüm başlıyor.

### Sır değil, sistem

Bu gücün ardında derinlerden gelen bir büyü ya da gnostik bir sır yok. Güç; rasyonel, matematiksel ve sosyolojik olarak açıklanabilir unsurlardan oluşuyor: cemaat olmak, döngüsel bir ekonomi kurmak, komün halinde yaşamak ve lobicilik yapmak. Az nüfuslu ve sürekli ezilmiş bir topluluk olarak buna mecbur kalmışlar, bu mecburiyeti de sistemleştirmişler.

Bu yapı kopyalanamaz değil, çünkü İslam'da da cemaat kültürü var; ancak yeterince anlaşılmıyor. Cemaatle namaz yalnızca ibadetin topluca yapılması olarak görülüyor. Oysa cemaat, caminin cemaatinin birbirinden haberdar olması, aralarında ticari, sosyal ve akrabalık ilişkileri kurması demek. Bugün ise camiye gidip kimseyi tanımadan, kimseyle konuşmadan ve iş yapmadan dönülüyor: "Cemaat var ama yok." İslam'ın emrettiği cemaat kültürünü bugün Yahudiler yaşıyor.

BlackRock ve Vanguard gibi fonların arkasında Yahudi aileler olduğu iddiası ise bir komplo teorisidir. Bu fonlar milyonlarca insanın emeklilik birikimlerinden oluşuyor; Yahudi olmayan Norveç varlık fonu da 3 trilyon dolarlık büyüklüğe ulaşmış durumda. Kuralları uygulayan herkes aynı güce erişebilir.

### Para, vakıflar ve lobicilik

Temel mekanizma şu: Para önce topluluğun içinde döndürülerek güç elde ediliyor, sonra bu güçle dışarıda lobicilik yapılıyor. Elinde para olan bilimi, sanatı ve siyaseti yönlendirebiliyor. Örneğin Rockefeller Vakfı, kendi bakışına uygun araştırmaları fonlayarak akademinin gündemini belirliyor. Sanatta da fonlanan alan öne çıkıyor. Minyatür sanatçısı geçimini sağlayamazken soykırım sergileri ya da sürgünü konu alan tablolar milyonlarca dolarla destekleniyor. Hollywood'un Yahudi etkisinde olması da fonlamayla açıklanabilir: 500 milyar doları olan Müslümanlar da kendi vizyonlarına uygun filmleri fonlayabilir.

> Ekonomiyi doğru yönetirsen, parayı doğru yönetirsen ve doğru lobicilik yaparsan her alana sızabilirsin.

Somut örnek AIPAC. ABD'de lobicilik ve kampanya bağışları yasal. AIPAC, hem Demokrat hem Cumhuriyetçi senatörlerin kampanyalarına milyonlarca dolar bağışlıyor, oylamalarda da İsrail lehine oy bekliyor. Bunda gizli bir taraf yok, bağışlar şeffaf. Harvard'daki Filistin protestolarının ardından rektörün görevden alınması da akademik fonları kesme tehdidiyle açıklanabilir. 15 milyonluk bir toplum bunu yapabiliyorken 2 milyar Müslüman benzer bir lobi kuruluşu kuramamış. Zekât ve bağışların bir kısmının bu tür lobi faaliyetlerine yönlendirilmesi Filistin için daha etkili olur. Bunun için de zihniyetin değişmesi gerekiyor.

### Herzl, Basel ve Rothschild

Siyonizmin kurucusu sayılan Theodor Herzl, 1897 Basel Kongresi'nde ve kitaplarında yalnızca coğrafi bir yurt değil, küresel bir finansal ağ hedefliyordu. Herzl bir tür "Jewish Corporation" düşünüyor. Herkesin gücü yettiğince ortak bir havuza bağış yapması ve bu havuzun lobicilikte ve Filistin'de arazi satın almada kullanılması planlanıyor. Fakir olanlar dahil Yahudiler büyük bağışlar yapıyor. Buradan çıkan çağrı açık: Bir "Müslim Corporation" kurulmalı.

Rothschild ailesi ise bilgi asimetrisinden faydalanmanın örneği. Fransa'dan İngiltere'ye 6 saatte ulaşan haberi kurdukları iletişim ağıyla 1,5 saatte alıyor, Waterloo Savaşı'nın sonucunu önceden öğrenip borsada pozisyon alıyorlar. Bu da mistik bir güç değil, yenilikçi ve akıllıca bir hamle.

### Döngüsel ekonomi ve cemaat baskısı

Bu yapının merkezindeki kavram döngüsel ekonomi. Bir Yahudi, mümkün olduğunca ihtiyacını başka bir Yahudiden karşılıyor. Fırıncı, öğretmen, okul, şoför, tamirci, hekim, terzi ve güvenlik görevlisi topluluğun içinden seçiliyor. Böylece para dışarı çıkmıyor, tıpkı dış ticaret açığı vermeyen bir ülke gibi. Sistem şu unsurlara dayanıyor:

1. **Güven:** Herkes birbirini cemaatte düzenli olarak görüyor. Hile yapan dışlanma ve aforoz edilme korkusuyla yüz yüze geliyor.
2. **Ortak düşünce:** Aynı kültür ve bakış açısı ticareti ve sözleşmeleri kolaylaştırıyor.
3. **Aile:** Çocuk Yahudi okuluna, bakıcı topluluğun içinden; hem para içeride dönüyor hem güven sağlanıyor.

Ayrıca gelirin yaklaşık %10'unun bağış (charity) fonuna verilmesi zorunlu. Bu fon lobicilikte, medyada, akademide ve sanatta kullanılıyor. Çarpan etkisini daha önce ele aldığımız otel örneği gösteriyor: Turistin getirdiği 100 lira içeride dönünce 400 liralık ekonomi oluşuyor. "Dışarıya sat, içeriden al" ilkesiyle topluluk sürekli fazla veriyor ve refah toptan yayılıyor. Yahudi olmayan bir malı 150 liraya, Yahudi olan 200 liraya satsa bile içeriden alınıyor, çünkü aradaki fark okul, bakıcı ya da bağış olarak yine topluluğa dönüyor. Bu ahlaki üstünlükten değil, sistemin hileye izin vermemesinden kaynaklanıyor.

### Yahudi toplumunun iç çeşitliliği

Bu topluluk yekpare değil; rakamlar bunu açıkça gösteriyor. Etnik olarak:

- Aşkenazlar yaklaşık %80, daha eğitimli, seküler ve elit
- Sefaradlar %10-15 civarında, İspanya ve Portekiz'den Osmanlı'ya sığınanlar, daha ılımlı
- Mizrahiler %5-10 civarında, Irak, Yemen ve Tunus gibi ülkelerden gelen Arap Yahudileri

Dini yaşayış bakımından ise ultra-Ortodoks Harediler (%12-13), Ortodokslar (%10), Konservatifler (%18), Reformistler (%35) ve Sekülerler (%25) var. Aşkenazlarla daha alt işlerde çalışan Mizrahiler arasında çatışmalar yaşanıyor, İsrail iç siyasetinde ciddi ayrışmalar bulunuyor ve ABD'deki bazı seküler Yahudiler Siyonist politikaları protesto ediyor. Dışarıya tek bir blok gibi görünmelerinin sebebi medya üzerindeki lobi gücü.

### Müslümanlar için dersler

Müslüman "emin olan, emniyet veren" demek; buna rağmen Müslümanlar birbirine güvenemiyor, sanayide ustanın kazıklayıp kazıklamayacağını düşünüyor. Erbakan ekolünden bir hocaya atfedilen gözleme göre Yahudiler ortaklığa başlamadan önce, iş bozulunca tasfiyenin nasıl olacağını sözleşmeye yazıyor; Türkler ise yazmadan ortak olup iş bozulunca kavgaya düşüyor. Caminin işlevi yalnızca namaz değildir; camide iş, ticaret ve lobicilik konuşulmalıdır. Bu sistemler aslında İslam'ın sistemleridir; 15 milyona karşı 2 milyarlık nüfus ve üretim gücüyle mesele yalnızca zihniyetin değişmesi ve bu ilkelerin uygulanmasıdır.

## Bölümler

- 00:00 — Giriş
- 00:58 — Genelleme ve ırkçılık uyarısı
- 02:49 — Sürgünler ve ezilmişlik psikolojisi
- 04:10 — Sır değil, cemaat sistemi
- 07:49 — Para, vakıflar ve lobicilik
- 11:06 — AIPAC ve senatör lobiciliği
- 15:27 — Herzl ve Basel Kongresi
- 18:11 — Rothschild ve bilgi asimetrisi
- 19:26 — Döngüsel ekonomi
- 21:52 — Güven, ortak düşünce ve aile
- 27:25 — Yahudi toplumunun iç çeşitliliği
- 31:48 — Müslümanlar için dersler

Etiketler: cemaat, döngüsel ekonomi, lobicilik, yahudilik, siyonizm, çarpan etkisi

## Transkript

[00:00] Selamünaleyküm. Rabbi yessir ve la tuassir. Rabbi tenvin bil kayr. Allah'ım zorlaştırma, kolaylaştır işlerimi hayırla sonuçlandır.
[00:14] Bugün aslında ekonomiyle her ne kadar çok bağlantılı değilmiş gibi gözükse de Yahudiliği ve onların içerideki ekonomik
[00:25] düzenini ve dışarıdaki ekonomik etkilerini konuşacağız.
[00:32] Onlardan nasıl dersler alabiliriz? Hangi sistemleri uyguluyorlar da bu kadar başarılılar? Biz Müslümanlar olarak aslında nerede eksiğiz ve hangi yönlerimizi geliştirebiliriz?
[00:46] Yahudilerin günümüzde elde etmiş olduğu ekonomik başarıyı nasıl elde edebiliriz?
[00:52] Bu bir sır mı? Bu bir marifet mi? Yoksa bunun belli başlı yapı taşları mı var?
[00:58] Aslında bunu inceleyeceğiz. Öncelikle Yahudilik diye başlarken bir ayrıntıyı da atlamadan geçmek olmaz. İslam'da biliyorsunuz ki ırkçılık haramdır. Yani
[01:11] ırkçılık yapılamaz. Bir kimse ait olduğu soya sopa, milliyete, dinine göre eğer ki İslam'a bir zarar vermiyorsa ona ırkçılık biz yapamayız. İkinci bir
[01:25] husus, ulema bu konuda oldukça hassastır. Bir topluluğu toptan bir yargıyla yargılayamayız. İşte bu millet şöyledir. O milletin içinde öyle olmayan insanlar olabilir. Dolayısıyla biz bir
[01:38] millete toptan bir yargı verirsek burada aslında hatalı bir işlem yapmış oluruz.
[01:46] Çünkü milletler her ne kadar tek gibi gözükse de aslında öyle değil. Tüm Müslümanlar böyledir mesela diyemiyoruz.
[01:53] Neden? Çeşit çeşit Müslüman var. Herkes öyle değil. Dolayısıyla aynı şekilde biz bu söylemi farklı yerlere de Yahudilere de veya Hristiyanlara da veya siyahilere de her neyse herhangi bir millet için toplu yargıya varmak hiçbir zaman doğru
[02:07] bir davranış değil. Şimdi biz tabii biraz da yani Erbakan etkisi de diyebiliriz buna. Bilmiyorum. Siyonizmi çok abarttığı için filan da olabilir.
[02:18] Haklılık payı da vardır elbette ama bir yandan da küfür tek millettir hadisinden de dolayı biz sanki Yahudileri böyle tek bir millet, yekpare bir vücut, tek bir akıl, hep aynı şekilde düşünen kişiler
[02:31] topluluğu gibi düşünebiliyoruz. Ama içerisinde çeşit çeşit fırkaları var.
[02:35] Çeşit çeşit birbiriyle düşman şeklinde toplulukları var. Yani farklı bir millet aslında. Pek yekpare bir vücut olarak bahsedemeyiz. Şimdi birazdan detaylardan da bahsedeceğiz. Peki günümüzde neden bu
[02:49] kadar bekpare gibi gözüküyor? Aslında Yahudiler eee çok ezilmiş bir millet olarak tanımlayabiliriz. İşte Mısır sürgünü daha sonra Babil'e geliyorlar.
[02:58] Babil kuralı Nabat Hazer onları işte eee Babil'den sürüyor. Süleyman tapınağı tamamen yıkılıyor. Yani Irak taraflarına sürgün ediyorlar. Daha sonra Roma dönemine geldiğimiz zaman işte Roma orduları Kudüs'ü fethediyor. Bunları
[03:11] yine tapınağa yıkarak eee sürgün ediyor.
[03:14] Daha sonra zaten Avrupa'ya baktığımız zaman 11-15. yüzyıllar arasında sistematik dışlamaya maruz kaldıklarını işte 15. yüzyıldan itibaren de Fransa'dan, İngiltere'den, İspanya'dan zaten Endülüs'ten düşmanlarla birlikte
[03:28] kovulduklarını ve dışlandıklarını Avrupa'dan da dışlanıyorlar. Yani gelen vuruyor, geçen vuruyor bu millete tarih boyunca. Dolayısıyla ezilmiş bir millet olarak da bunları söyleyebiliriz. Bu ezilmiş psikolojisinden dolayı artık biz
[03:41] ezilmemeliyiz gibi bir Theodor Health'e başlayan Siyonizm aslında bir psikolojiye evriliyor ve daha güçlü olmalıyız. Artık gelen vurdu, geçen vurdu. Tarih boyunca milattan önceden beri sürekli hav vurup harvan sarılıyoruz. Yani dolayısıyla bizim
[03:55] artık ezilmememiz lazım gibi psikolojiye giriyorlar ve ondan sonra sistematik bir dönüşüm yaşıyor biz. Aslında bu videoda bu sistematik dönüşümü ve bunun faydalarını ve bunu biz Müslümanlar olarak nasıl uygulayabilirizi konuşacağız. Yani bu konular
[04:10] anlatılırken Yahudilerde sanki gnostik, mistik bir güç varmış. Ondan sonra bunların elinde böyle derinlerde dezlerden gelen bir eee güç varmış, bir sihir varmış. Bir de nostizm.
[04:23] böyle değil aslında. Gayet rasyonel, matematiksel, açıklanabilir, sosyolojik olarak kavramları kullanaraktan bugünkü güçlerini aslında elde etmiş olabiliyorlar. Küçük bir topluluk olmalarına rağmen. Dolayısıyla bunun arkasında böyle komple teorileri,
[04:37] gnostik şeyler, mistik şeyler aramanın da çok bir anlamı yok. Tamamen cemaat olmaktan, ekonomik circle, birazdan bahsedeceğimiz circler ekonomi yaratmaktan kaynaklanan avantajdan faydalanıyorlar. komün oluyorlar, lobicilik yapıyorlar ve dolayısıyla
[04:50] burada doğru lobicilikle birlikte ekonomiyi doğru yöneterek dışarıyı da etkilemeye başlıyorlar. Çünkü komin olmaya mecburlar. Az bir topluluk olduğu için, tarih boyunca da sürekli ezildikleri için kominolu lobicilik
[05:04] yapmak zorundalar. Yani hayat, kader bunları ona itmiş durumda. Onlar da bu fırsatı bu şekilde sistematikleştirerek kullanıyor durumundalar. Ama herhangi bir şekilde yenilemez veya kopyalanamaz değil. İslam'da da cemaat kültürü
[05:18] vardır. Mesela Yahudilik bu cemaat kültürü sayesinde bugün bu halline geldi. Zaten İslam cemaati çok önemser.
[05:24] Biz bunu yani yeterince anlayamıyoruz.
[05:27] Cuma namazlarında cemaat olma, işte cemaatle namazın kat kat fazla olması, orada önemli olan yapılan ibadetin toplu şekilde yapılması gibi biz anlıyoruz.
[05:36] Ama oradaki cemaat kültürü aslında bir nevi caminin cemaatinin birbiriyle haberdar olması, birbiriyle ilişki içinde olması, birbiriyle ticari ilişkiler, sosyal ilişkiler, arkadaşlık ilişkileri olması. Ben bugün camiye gidiyorum, cemaatte namazımı kılıyorum
[05:49] veyahut cuma namazını kılıyorum. E kimseyi tanımıyorum. Kimseyle konuşmuyorum. Kimseyle ticaret yapmıyorum. Kimseyle sosyolojik ilişki kurmuyorum. Kimseyle kız alıp vermiyorum. Yani hiç hiçbir şey yapmıyorum.
[06:01] Çoğunlukla köylerde biraz daha fazla day ama o da olmuyor.
[06:07] Yani cemaat var ama yok. Yani İslam'ın bize aşılamak istediği o cemaat kültürü daha farklı bir şey. Bizim Yahudiler gibi bir cemaat olmamız lazım. Şimdi onların nasıl olduğunu anlatacağım.
[06:17] İslam'ın aslında emrettiği şeyi Yahudiler yaşıyor şu anda. Cemaat kültürü olarak bizim onlar gibi yaşamamız lazım. İşte o zaman Allah bize nimetlerini verecektir. Sen Allah'ın kurallarını doğru uygulayacaksın ki Allah da sana nimetini verecek. Sen
[06:29] yanlış uygularsan Allah vermez.
[06:33] Dolayısıyla bizim bu cemaat kültürüne ve komün kültürüne, komünite kültürüne, kooperatif kültürüne doğru bir açıdan bakmamız gerekiyor. İşte bir diğer komple teorisi de işte Black Rock işte Vanuard önceki borsa videolarında
[06:46] şeylerini anlatmıştık. Bu indeks fonları gösteriyorlar. Diyorlar işte 50 trilyon dolar. Bunlar hep Yahudi ailelerin filan. Zaten onların aslında bireysel emeklilik fonları, insanların milyonlarca insan içindeki hisseler olduğunu filan anlatmıştı böyle
[07:00] olmadığını. Ama peki o zaman ben de şu soruyu soruyorum. Norveç varlık fonu. O mesela Yahudi değil. Norveç 3 trilyon dolar büyüklüğünde.
[07:10] Yani illa böyle bir zenginlik varsa arkasında Yahudi vardır. Biz aman bu işi yapamayız gibi bir psikolojiye girmemize gerek yok.
[07:17] dinleyen herkes bu sistemi gerekli kurallarıyla uygulayan herkes aynı güce erişir. Yeter ki uygulayabilir. Kurallar da öyle saklı, mistik, gnostik değil.
[07:26] Yani anlatacağız birazdan ne yaptıklarını. Gayet basit şeyler ama uygulamaya gelince tabii ki insanları ikna etmek, o şekilde bir organizasyon yapısı kurmak zor oluyor. Bunlar nasıl kurdu? Geçmişten gelen bir eziklik psikolojisi var. O yüzden birbirleriyle
[07:40] daha kenetli haldeler. Biz Müslümanlar olarak, Müslümanlar kardeştir diyoruz ama birbirimize kenetlenmemiz maalesef zayıf.
[07:46] Bu yüzden biz bu şekilde kuramıyoruz.
[07:49] Yani para ile güç aslında Yahudiler parayı kendi içlerinde döndürerek, kendi ekonomilerinde döndürerek gücü elde ediyorlar. Daha sonra da burada elde ettikleri güçle dışarıyı manipüle etmeye, dışarıda lobicilik yapmaya başlıyorlar. Temel yaptıkları şey bu
[08:01] aslında. Bu bir büyü değil. Bu bir sır değil. Yani Erbakan biraz siyonizm, siyonizm şöyle, siyonizm böyle falan diye biraz mistikleştiriyorlar.
[08:10] Şöyle güçlü böyle her yerde böyle sızıntı falan ya. Tamam da ya adamın temel yaptığı şey ekonomiyi kendi komünitesinde geliştirip parayı bir şekilde komünitede tutup daha sonra da dışarıda lobicilik yoluyla kendinden olmayanları bile parayla satın alıp
[08:22] işlerini yaptırmak ve bunu sistematik bir kurum haline getirmek akıllıca yapmak. Bu aslında olay bundan ibaret. Yani daha sonra mesela sizin elinizde para varsa bilimi, sanatı hepsini kontrol edebilirsiniz.
[08:37] İşte Rockfeller Vakfı var Amerika'da.
[08:40] Bazı araştırmaları fonluyor. Fonluyor ne demek? Para veriyor. Siz üniversitedesiniz ya hocasınız.
[08:45] Araştırma yapacaksınız. Makale basacaksınız. Bir araştırma konusu seçmeniz lazım. Ne yapıyorsunuz? İşte Türkiye'de TÜBİTA yazı yazıyorsunuz. Bir size fon versin araştırma yapmak için.
[08:52] Paraya ihtiyacınız var. Doktor öğrencilerinize para maaş vermeniz lazım vesaire. Rockfeller Vakfı bakıyor. Kendi istediği gibi olan çalışmalara, makalelere. Hocaya gidiyor 2 milyon dolar veriyor. Pas diyor
[09:07] makalenin.
[09:09] Ne olmuş oluyor? Para aslında akademiyi yönlendirmiş oluyor. Akademinin çalışmalarını yönlendirmiş oluyor.
[09:15] Veyahut sanat. Ben orada minyatür sanatı yapıyorum ama fonlanamıyorum. Para yok.
[09:19] Ben geçimimi sağlamak zorundayım ya.
[09:21] Ekmek almam lazım. Çoluğum çocuğum var.
[09:22] Kirem var. Ben de bir hayat yaşamak istiyorum.
[09:25] Minyatür sanasını fonlayan olmadığı için minyatür sanatı da dünyaca ünlü olmuyor.
[09:30] Ama parası olan bu Yahudi lobiciler ve vakıflar kendi sanatlarını fonladığı zaman işte orada kendilerini mağdur gösteren Holocaust mesela sergileri düzenlendiği zaman soykırım sergileri işte Babil'den çıkış yağlı boya tablosu
[09:44] Babil'den kovuluş yağlı boya tablodu.
[09:49] Bunlara sen para verirsen abi bunu yap sana 2 milyon dolar vereceğim dediğin zaman bayıla bayıla yapar. Bizim minyatürücülere verelim birkaç milyon dolar. Bakalım dünyada minyatür yayılıyor mu yayılmıyor mu görelim yani sonra. Y bu da sistematik bilimi,
[10:01] sanatı, akademiyi her yerde bir lob lobicilik, siyaseti. Bunlar nasıl oluyor? Ekonomik güçle ekonomiyle. O yüzden ben bu videoları çekiyorum. Her şeyin temeli ekonomi. Ekonomiyi doğru yönetirsen, parayı doğru yönetirsen ve
[10:13] doğru lobicilik yaparsan her alana sızabilirsin. Her alanı yönetebilirsin.
[10:17] Çünkü paranın satın alamayacağı şey çok azdır. Yani bu böyledir. Yani siyasetçiyi de satın alır, sanatı da satın alır, akademiyi de satın alır, her şeyi satın alabilirsin.
[10:28] Hollywood film sektörü işte Hollywood Yahudilerin, siyonistlerin bilmem ne. E niye öyle? Adam orayı fonluyor.
[10:35] Eğer senin varsa 500 milyar doların, git Hollywood'u sen fonla. Müslümanlar olarak Müslüman filmleri çıkar. Senin kendi vizyonuna, ideolojine göre filmleri fonla. Peki böyle bir film yapana havadan işte 100 milyon dolar
[10:48] veriyorum de. 500 milyar dolar Hollywood'a harca. Bak bakalım o zaman Yahudi eseri kalıyor mu kalmıyor mu? E sen 500 milyar dolar Hollywood'a harcayamıyorsun ki. Ondan sonra da yok sızmışlar, yok gnostik, mistik, siyonizm, şu bu değil abi. Ekonomi
[11:02] tamamen para ve ekonomi ve lobicilik.
[11:06] Sır yok yani. Burada mesela IPAK, APİp denilen bir lobicilik kurumu var.
[11:13] Amerik, Amerika siyaseti üzerinde tamamen siyonist bir lobicilik.
[11:17] Amerika'da siyasette lobicilik yapmak yasal. Kampanyalara bağış yapıyorlar.
[11:21] Amerika'da iki parti var. Demokratlar, cumhuriyetçiler. Bu ayıp hak denilen lobicilik hem demokrattaki senatörlere para veriyor hem cumhuriyetçideki senatörlere para veriyor. Senatör satın
[11:35] alıyorlar. Senatörlerin seçim kampanyalarına bağışta bulunuyorlar. O senatöre 10 milyon dolar, o senatöre 20 milyon dolar, o senatöre 50 milyon dolar. Bir sürü senatör satın alıyorlar.
[11:45] Senatörler de parayı seviyor tabii ki.
[11:47] Tabii ki satın alacak. Birçoğunu satın alabiliyor. E sonra ne oluyor?
[11:51] Senato'da bir oylama yapılacak. İsrail aleyhine veya leyhine. Ayıp diyor ki seni fonlamıştık 2030 milyon dolar.
[11:58] Gerekiyorsa biraz daha verelim.
[12:00] İsrail'in ideolojisine uygun leyhine kararlara oy kullanacaksın. IPAKA'ın yaptığı şey bir şey yok. Burada bir misizm, gnosticizm, bir öyle kapalı kapılar ağrında bir şey yok. Yani şeffaf zaten oradaki bağışların, banka
[12:13] hesaplarının aktarımı vesaire görülüyor zaten.
[12:17] Yasak değil. E Müslümanlar olarak biz Ayıpak gibi bir kurum kuruluşu Amerika'da kurabilmiş miyiz? 15 milyonluk nüfusu var Yahudi toplumunun şu dünyanın.
[12:28] 78 milyon İsrail'de yaşıyor. Çok büyük geri kalan kısmın %40'ı da eee Amerika'da yaşıyor.
[12:36] Ya bu adamlar IPAK kurmuşlar.
[12:39] 35 milyar dolar belki daha fazla bunların bütçesi var. Tek yaptığı iş politikacı satın almak. Yani 5 milyar dolar bütçe ayırıyorsun buna.
[12:47] politikacıya havadan para veriyorsun. Bu bu sayede ideolojisini ve leyhine karar aldırabiliyorsun. Biz Müslümanlar olarak 5 milyar dolarlık bir fon kuramıyor muyuz ya? 2 milyar Müslümanız. 15 milyonluk adamlar kurmuş. 2 milyar
[12:59] Müslümanız biz. Aypak gibi bir lobicilik kuruluşu kuramamışız. Bir sanatör satın alamamışız. Oradan Müslümanların leyhine karar verecek. Filistin vesaire gibi Amerika'da görülen senatodaki kararlar.
[13:11] Ondan sonra boykot yap. Ondan sonra bilmem işte gösteri yap. Ya Harvard'da gösteri yapıldı. oldu bu Filistin İsrail durumunda öğrenciler, vicdanlı öğrenciler gayrimüslim bile olsa ya orada zulmü görüyor. Çocukların öldüğünü
[13:22] görüyor. Hastanelerin bombalandığını, yıkıldığını görüyor. Ablukayı görüyor.
[13:26] Açlığı, kıtlığı görüyor. Zulmü görüyor.
[13:29] Gayrimüslim, müslim herkes yani Harvard'da birçok öğrenci böyle protesto yaptı. Harvard'ın ana binası, rektör binasının önünde böyle basın vesaire geldi Amerika'dan. Orada bir eylem yaptılar. Ne oldu?
[13:40] Ertesi gün Harvard rektörü görevinden alındı. Şimdi bu neyin gücü? Harvardin görevinden alan kim yani? Amerikan başkanı falan mı? Değil. Lobicilik.
[13:50] Nasıl alabiliyor? Yani Harvard rektörünü nasıl görevden alabiliyor? Oradaki belki de akademik çalışmaların %6070'ini fonlayan Bobby odur da o yüzden demiştir ki eee fonlamayı bir anda keserim demiş.
[14:03] Harvard'da yıllık 100 milyon dolar akademik çalışma bütçesi veriyorsa kesiyorum artık Harvard akademik çalışma yapamayacak demişti. E ne olacak? Anında Harvard vektörü değiştirir. Tabii ki de şartımız var. Sektör değiştirirseniz
[14:15] ellemeyiz demişlerdir mesela.
[14:17] E senin elinde böyle bir güç varsa sen tabii ki de her şeyi kontrol ediyormuş gibi gözükürsün. Çünkü insanlar paraya tapar kardeşim. Parayla alamayacağın bir şey yok.
[14:29] Bu adam devasa bütçe ayırmış ya. Biz mesela sadaka veriyoruz ya işte fakire gitsin işte Afrika'da su kuyusu açalın.
[14:34] Yani bizim Ayıpak gibi bir lobicilik kuruluşu kurulup Amerika'da milyonlarca dolar. Biz bağış yapmamız lazım. Mesela zekatlarımızı falan orada senatör satın almaya harcamamız lazım bizim.
[14:46] Yani bu zekatları falan senatör satın almaya harcasak Filistin'e, Afrika'ya filan vesaire daha faydalı işler yapmış oluruz.
[14:56] Yahudi orada senatör satın alıyor. 35 milyar dolarlık bir bütçesi var. Bu bütçe kolay, az bir bütçe değil. Kolay da toplanacak bir bütçe değil.
[15:04] Yani bizim bunu Müslümanlar olarak toplayabilmemiz ve orada bir lobjicilik, karşı faaliyet, bir rekabet, bir karşı lobicilik kurmamız gerekiyor ya. Ama mantığımızın değişmesi gerekiyor. Yani işte zekatımı ben oradaki gayrimüslim
[15:18] lobiciye hibe olarak mı vereceğim, bağış olarak mı vereceksin? Evet. E öyle yapmazsan çünkü senin lehine oy kullanmıyor.
[15:27] Bu iş böyle ya. Bu Theoder HS var işte siyonizmin kurucusu diyebileceğimiz 1800'lerin sonunda.
[15:33] Yani bu kendi görüşlerinde de kitaplarında da o Pasel'de konferans yapmışlardı.
[15:40] Orada da açıkça söylüyor. Ben sadece kitabında coğrafi bölge demiyor.
[15:44] Finansal küresel bir ağ kurmak istiyorum diyor. Finansal ekonomik diyor. Yani bunu düşünmüş adamın zaten amacı bu.
[15:50] Ekonomik olarak dünyayı ben etkileyebilirim kafasında. Zaten bu4 her sadece coğrafi düşünmüyor. Dünyada bir ağ düşünüyor. Kitabında yazıyor bunlar.
[15:59] Bir nevi bir Yahudi şirket olacak.
[16:01] Jewish Corporation.
[16:03] Bu böyle dünyada çeşitli şeyleri satın alacak falan. Bunu da komünitenin gücüyle yapacak. Anlatacağım birazdan.
[16:09] Yani bu Basel'de toplan teridor işte Siyonizm kurulsun mu? Yahudileri bir devlet kuralım vesaire.
[16:16] politik gibi görünüyor toplama sebebi ama temelde ekonomik aslında ekonomik amaçla toplamış onu. Çünkü insanlara diyor ki ya biz bir Yahudi devleti kurmamız lazım. Bu konuda dünyayı etkilememiz lazım. Lobicilik yapmamız lazım. Herkes cebinde ne varsa, ne
[16:29] verebiliyorsa bir şekilde bağış yapacak ortak bir havuza. Biz bu havuzu politikalara yönlendirmek amacıyla, lobicilik amacıyla kullanacağız diyor.
[16:36] Bunu açıkçı bu tamamen oradaki Basel'deki konferansta bunlar konuşuluyor ve gerçekten de herkes, tüm Yahudiler çok büyük bağışlar yapıyorlar.
[16:46] Fakir olan, fakir olmalarına rağmen belki bazıları ve bunu adım adım adım adım gerçekleştiriyorlar. Bu hayali komünler ortak bir amaç üzeri hareket ediyorlar.
[16:59] Bir bilinç var, bir cemaat kültürü var.
[17:02] Ama orada düzenleyen herin de bir planı var. Yani adam işi biliyor.
[17:08] Para toplayıp politikacı satın alıyor.
[17:11] Sistemi biliyor.
[17:13] Para topluyor gidiyor Filistin'deki arazilerin e satın almasında bunu kullanıyor.
[17:20] Yani bunun için paraya ihtiyacı olduğunu ve ekonomiyi yönetmesi gerektiğinin farkında. Yani Müslümanlar olarak kat fazlayız. 2 milyarız ya. Adamlar 15 milyon. Ama biz böyle bir network kurup, böyle bir dayanışma ağı kurup, böyle bir
[17:32] havuz kurup, böyle bir ekonomik topluluk kurup adam Jish Corporation kuruyorsa biz de Müslim Corporation kuralım ya. Bu Müslim Corporation'a milyarlarca dolar biriktirelim ya. Trilyon dolara ulaşalım.
[17:46] Nereye sızdıysa biz de sızalım yani. Ya zor bir şey değil ki. Sadece bilincin değişmesi, cebimizdeki paranın boşa gidiyormuş gibi hissetmememiz lazım. Bu yani Amerika'daki senatöre ben buradan bağış yapma yapınca vicdanım
[18:00] rahat olmalı. Çünkü o gidip Filistin'e oy kullanacak. Zaten şu anda ben Filistin'e bağış yapsam gitmiyor bile.
[18:04] Sınır kapalı. Sınırın açılması için senatörün orada baskı kurması gerekiyor.
[18:09] Bu mentalitede olmamız gerekiyor bizim.
[18:11] Rotchild ailesi işte Yahudi tüccarlar her yere sızmış. Anlatık Rotchild'in kim olduğunu.
[18:17] Hızlı iletişim ağ kurmuş. arbitraj yapıyor. Bilgi asimetrisinden faydalanıyor.
[18:23] Normalde bir haber Fransa'dan İngiltere'ye 6 saatte gidecekse bu adam 1 bu5 saatte haberi alıyor. O haberle borsada oyun oynayıp pozisyonunu alıp milleti düdüklüyor. Waterl savaşı işte
[18:36] Napolyon aslında Waterl savaşıı kaybetti.
[18:41] Hemen daha önce haber aldığı için borsalarda ona göre pozisyon aldı.
[18:44] Hayvan gibi oradan parayı vurdu. Mesela Rot ailesi dediğin adam bu ne? inovasyon yapıyor. 6 saatte haber gidiyorsa 1,5 saatte gidecek inovasyonu kurmuş adam haberi. Bilgi asmetisinden farkını ya. Akıllı hamleler yapıyor adam. Yani
[18:57] bir şey bir gnostik, mistik bir şey yok yani. Rasyonel, temel, matematik, cemaat kültürü. Yani burada Yahudilerde para içeride dönüyor. Birbirlerine güveniyorlar. Çünkü öyle bir komünite kurmuşlar. Bir toplum, mahalle baskısı
[19:10] söz konusu. Siz bir yamuk yaptığınız zaman mahalle baskısını çok ciddi anlamda hissedip komiteden çıkma, dışlanma, afforoz edilme korkusuyla karşı karşıya kalıyorsunuz. Dolayısıyla öyle çok kolay yamuk yapmıyorsunuz.
[19:20] Yoksa çok vicdanlı, çok ahlaklı filan olduklarından değil. Yani sistemin doğru kurgulanması.
[19:26] Sistem bireyler üzerinde baskıcı bir şekilde oluyor. Bir mahalle kültürü oluşturmuş oluyor. Yani her şeyi Yahudilerden kuruyor. Mesela New York'ta Yahudi mahaller şeyleri var. Bu adamlar her şeyi kendisi yapmaya çalışıyorlar.
[19:39] Kendi komünlerinde döndürmeye çalışıyorlar. Birbirlerini tanıyorlar.
[19:41] Çünkü cemaatler de görüyorlar birbirlerini. Ben diyor eee Yahudi olmayandan bir iş yapacağım ama Yahudi olandan yapayım mümkün oldukça diyor.
[19:50] Yahudi fırınından alıyor. Yahudi öğretmeni çocuğunu veriyor. Yahudi okuluna veriyor. Yahudi şoförü alıyor.
[19:55] Yahudi aşçı, Yahudi tamirci, Yahudi tüccar, Yahudi hekim, Yahudi terzi, Yahudi güvenlik görevlisi derken kendi komünen insanlarla ticaretini ve günlük hayatındaki sosyal diğer ihtiyaçlarını gidermeye çalışıyor. Birinci seçenek,
[20:08] ben Yahudi bulabilir miyim? Bu işimi gidermek için, bu ihtiyacımı gidermek için, bu ticaretimi giderbilmek için?
[20:14] E ne oluyor? Bir circler economy dediğimiz para hep içeride dönüyor.
[20:19] Yahudiden alıyorum. O da başka Yahudiye veriyor. O bana geri veriyor. O ona veriyor. Yani içeride döndürüyoruz parayı. Parayı içeride katlıyoruz.
[20:25] Dışarıya çıkmıyor para. Aynı bir ülkenin iç ticareti, dış ticareti gibi düşünelim. Önceki derslerdeki gibi. Dış ticaret açığı vermiyor. Yani Yahudiler kendi içerisinde birbirlerine yeterek dış ticaret açığını engelliyorlar.
[20:37] Temel aslında yaptıkları mekanizma bu.
[20:40] Ekonomik mekanizma bu. Bu noktada şimdi bir ekran görüntüsü paylaşacağım.
[20:52] Şimdi burada The Jewish Circular economy Yahudilerin döngüsel ekonomisi. Demin bahsettiğim gibi. Şimdi buradan başlıyoruz çekirdekten.
[21:03] Şimdi finans kısmı var. İşte direct services var. Burada neler olabilir?
[21:07] Demin anlattığım işte öğretmenler, fırıncı, bilmem ne, tamirci. Ben ona veriyorum. O bana veriyor. O bana veriyor, ben ona veriyor. Daha sonra herkes charity yapmak zorunda. Yani bağış yani bir nevi zekat. Bir tane zekat fonu oluşturuyorlar. Charity bağış
[21:21] fonu oluşturuyorlar.
[21:22] Bu zorunlu Yahudi topluluğundaysan oranını tam bilmiyorum. %10 gelirinin sürekli her ay charitye vereceksin.
[21:31] Fix. Bu charity sonra nerede kullanılacak? İşte lobicilik faaliyetlerinde, senatör satın almada, rektörlere, akademi satın almada, bilim satın almada, Hollywood satın almada,
[21:44] sanat satın almada, medya satın almada buralarda kullanılıyor.
[21:52] Üç tane temel şey sıralamış adam. Trust, güven. Yani birbiri içinde güven ilişkisi var bu eee cemaatin içerisinde.
[21:59] Ben diyelim ki bir hizmet aldım birinden. Eğer bu hizmette bir bozukluk olursa ya ben zaten düzenli toplantılarla bu adamı görüyorum. Bu adam bu cemaatin içerisinde. Herkes birbirini aşağı yukarı tanıyor.
[22:12] Tanımasa bile bu adam yamuk yaptığında ona cemaatin bir baskısı olacak. Ben diyeceğim ki bu adam bana yamuk yaptı.
[22:17] Oo bir dakika bizim kendi aramıza böyle yamuk olmaz mı? Gel bakalım köşeye.
[22:23] Dolayısıyla insanlar yamuk yapmaya korkuyor. Sen her gün ya da her cuma hadi her cuma olsun cemaatte gördüğün konuştuğun adama camiye gidiyorsunuz.
[22:31] Namazlı kılıp gidiyorsun. Hayır orada konuşacaksınız. Değerlendireceksiniz. İş yapacaksınız. Ticaret yapacaksınız.
[22:36] Şimdi ben aşağı yukarı her hafta 3 be defa gördüğüm cemaatle böyle topluluk ortamında gördüğüm adama yamuk yapma şansım var mı? Onu dolandırma şansım var mı? Onu çarpıp kaçma şansın var mı? Yok.
[22:48] En kötü elimde olmayan sebeplerden dolayı bir hizmet eksikliği olmuştur.
[22:50] Onu da açıklarım. O da orada zaten kabul görür. Ama bilerek dolandırdıysam ne yaparlar beni? Oradaki mahalle kültürü, o mahalle baskısı bana ne yapar? Beni mahveder. Ben hayatı artık yaşayamam.
[23:00] Yani oradaki ülkeyi, orayı terk etmek zorunda kalırım ve mahvurum. Yani psikolojik etkisi bunun yıkımdır. Yani böyle bir sistem kurmuş adam. Her şey kendi içinde dönüyor ve kimse yamuk yapamıyor. Çünkü çok sık görüşüyorlar. İslam'ın önerdiği
[23:13] sistem ya bu cemaat kültürü işte.
[23:16] Ama cemaatte sık sık birbirimizle toplantılar yapıp birbirimizle görüşüp birbirimizle iş yapmamız lazım. Camide bizim iş konuşmamız lazım. Ya inşaat yapacağın demirci var mı ya aramızda arkadaşlar falan böyle ya iş konuşmamız
[23:27] lazım sosyal şeyler konuşmamız lazım.
[23:29] Camide lobicilik konuşmamız lazım.
[23:34] Sadece din konuşulur bir şey konuşulur.
[23:36] Ya ben buna karşıyım mesela camide fikir üretmemiz lazım. Sistem üretmemiz lazım.
[23:40] Komüniteyi güçlendirmemiz lazım. cemaati güçlendirmemiz gerekiyor. Caminin işlevi bu zaten İslam'da.
[23:48] Başka caminin bir işlevi yok zaten.
[23:50] Sadece namaz kılma yani çok küçük belki %10'luk bir kısmıdır yani caminin.
[23:53] Felsefe bu çünkü bak adamlar uygulamış başarılı olmuş. Demek ki bu doğru bir sistem ya. Yahudiye Allah başarıyı verdiyse Müslümana bundan 10 kat başarıyı vermez mi? Enfal suresindeki ayetlere göre verir.
[24:06] Birinci olay güven.
[24:08] İkinci olay think to say. Yani ben aynı cemaate, aynı kültüre, aynı bakış açına sahip olduğum için aynı şeyleri düşünüyorum. Dolayısıyla bu benim içeride eee hareket etmemi kolaylaştırıyor. Ticaretimi, anlaşmamı, sözleşmelerimi kolaylaştırıyor. Çünkü
[24:23] ben aynı şeyin adamıyım. Aynı düşüncenin adamıyım. Farklı bir düşüncenin adamı değilim. Dolayısıyla zorlaşmıyor yani kolaylaşıyor işler. Üç family. Aileyi de bu adamlar işin içine katıyor. Ya ben çocuğumu işte okula vereceğim ama
[24:36] Yahudiye okuluna veriyorum. Niye? Artık güvenim var ona. Aynı şekilde düşünüyorum. İdeolojik olarak o adamın o işi yapacağını biliyorum filan. Hem para içeride dönmüş oluyor hem de ailemi güzel rahat bir şekilde emanet edebiliyorum. Bakıcı mı bulacağım? Hemen
[24:49] Yahudi bakıcı buluyorum. Moldovyalı, Filipinli bakıcı bulmuyor. Neden? O adamın ne yapacağı belli değil belki beni dolandırıp kaçacak. Belki çocuğumu dövecek. Yahudi bakın çocuğunu dövme şansı var mı? Direkt aforoz edilir.
[25:00] Direkt hayatı kayar. Biter yani. Ve her gün zaten farklı cemaatlerden farklı kişilerle görüşülüyor bu.
[25:06] Burada bir mahalle baskır kültürü ve circler ekonomi durumu söz konusu.
[25:11] Adamların sırrı bu. İşte içeride dönerse para çarpan etkisiyle birlikte şey örneğini hatırlayın önceki videolardan otel örneğini 100 lira getiriyordu turist 400 liralık ekonomi dönüyordu.
[25:22] Eğer ben mahallede kendi içimde ekonomiyi döndürürsem para hep benim içimde birikir. Sürekli ben zenginleşirim, ben yaparım. E dışarıya satış yaparım. Yani ülke gibi düşünelim bunu. Hep ihracat yaparım Yahudi olarak ben Yahudi olmayanlara satarım ama
[25:34] alırken hep Yahudiden alırım. Satarken Yahudi olmayana satarım. Alırken Yahudiden alırım. Ne oldu? Bayağı bir dış ticarette fazla vermiş olurum ya.
[25:42] Ciddi zenginlik olurum. Ve bu zenginlik hep komünitede döndüğü için komünite toptan zenginleşir. Yani buradaki birkaç oyuncu bile diyelim 10 oyuncu var, iki oyuncu bile çok iyi dış ticaret yapsa diğer onunla bu refah adil bir şekilde
[25:54] dağılacak. Arada makas olmayacak yani.
[25:57] Ama ben random yaparsam Müslümanlar dediği gibi böyle circler ekonomi olmasa o onunla dış ticaret işler yapar. O onunla yapar. Ben ondan almam.
[26:04] Yabancıdan da alırım filan. Bu adamlar biraz pahalı olsa bile içeriden alıyor.
[26:07] Çünkü içeriden aldığında aslında daha ucuz olacağını biliyor. Ve herkes charity'ye para vermek zorunda olduğu için adam diyor ki biraz daha pahalıya alayım. Yahudi olmayan 100 50 liraya satıyor. Yahudi olan 200'e satıyor. Adam
[26:18] diyor ki ben 200'lükten alayım. Hem para içeride döner hem de zaten o %10'unu içeride bağışa verecek. O da günün sonunda yine benim komüniteme iyilik olarak kalacak diyor. Ya da 200'ü buna vereyim zaten dönüp dolaşıp o 200'den
[26:31] ben yine nemalanacağım. Benim çocuğumun okuluna gidecek. O işte benim çocuğumun bakıcısına gidecek. Benim karımın bilmem kuaför masrafına yani komününe gidecek yine. O o 50 lirayı ben sanki bir kayıp olarak görmüyorum.
[26:43] Çünkü o döngüsel ekonomi içerisinde o yine bana bir fayda olarak mal hizmet faydası veya yine maddi fayda olarak dönecek. Bu bilinç işte tam olarak bu bilinç.
[26:52] Biz Müslümanlar olarak 15 milyon adam bunu yapıyor. Biz Müslümanlar olarak 2 milyar yani %30'umuz bile böyle bir cemaat komün kültürü yapabilsek ne olur biliyor musunuz? Uçarız havaya bayağı
[27:04] fırlarız ya. Uzaya çıkarız ya.
[27:08] Buradaki mentalite felsefe bu. Dışarı sat Yahudiyle Yahudiden al.
[27:15] Çünkü hem güvenilir hem bana geri döneceğini biliyorum hem de benim ideolojimi dünyaya yaymayı sağlıyor. Ben daha ne isterim ya? Harika mükemmel bir sistem.
[27:25] Şimdi bu Yahudilerde tek bir yek par vücut olmadığını farklı aslında içeride fırkalar olduğunu söylemiştik. Üç ana temel Yahudi grubu var aslında. Bir Eşkenezler. Bunlar aslında %80'ini oluşturuyor diyebiliriz. Eşkenez Yahudileri. Bunlar daha böyle yüksek
[27:39] eğitimi seküler gibi adlandırabiliriz.
[27:40] Bir de seferat Yahudileri var. Bunlar %1015 civarında. Bunlar aslında İspanya, Portekiz'den, Osmanlı'dan vesaire gelen, göç eden Yahudiler. Yani seferat, sefer edenler gibi de aklımızda kalabilir bu Yahudi türleri 1015 civarında. Daha
[27:54] uyumlu, daha ılımlı, daha Siyonistliğe yatkın olmayan Yahudi türü. Bu Seferat Yahudi türü zaten. Bir de Mizrahi Yahudileri var. Onlar da Irak, Pas, Yemen, Tunus gibi yani aslında Arap Yahudileri diyebileceğimiz Yahudi türü
[28:06] mizrahi. Onlar da %5 10 civarlarında takılıyor. Genel olarak Yahudi grupları bu şekilde. Yani bunların kendi aralarında fikirsel farklılıklar da mevcut. Şimdi dini olarak dini yaşama noktasında, dini anlama noktasında
[28:20] Yahudi gruplarına bakacak olursak da bir kere ultraortodoks dediğimiz yani ortodoks demek yani eee bizim sünnilik gibi düşünebiliriz. Yani en sünnisi yani en cemaatçisi sarıkla cübeyle gezen gibi tabiri caizse yani teşbih hata olmasını
[28:33] söyleyebiliriz. Bunlar ultraortodoks yani Haredi denilen Yahudiler var.
[28:37] Bunlar %13 civarlarında. 10 15 civarlarında 13 civarlarında. Karedi.
[28:42] Bunlar böyle işte askerliğe karşı bilmem yani bunlar aşırı böyle dindar full dindar bir kesim düşünün. Yani Karediler bunlar %12 civarında. Daha sonra normal Ortodoks Yahudilere geliyoruz. Yani daha dinine bağlı böyle sağlam ama Harediler
[28:54] kadar kas katı böyle değil. Yani normal dinine bağlı eee Yahudi diye söyleyebileceğimiz bunlar %10.
[29:01] Konservatif var. Yani biraz daha eee hafif ılımlı eee ama yine de iine bağlı diyebiliriz. Ama böyle mesela sadece cumaya gidenler gibi düşünebiliriz. Yani normal Ortodoksları 5 dakika mantıklı işte konservatife daha sadece cumaya
[29:14] giden bir sun olan gibi. Hani böyle teşbih yapacak olursak hani bu şekilde olabilir. O konservatif olanlar %18 olmuş oluyor. Bir de reformist yani bizdeki modernist eee Kur'an Müslümanı filan gibi belki tabir edebileceğimiz
[29:26] yani bunu teşbih yapıyorum. Eee tabir edeceğimiz kesim var. Onlar eee fazla mesela %35. Bir de seküler Yahudiler var. Yani adam ırkı Yahudi de tamam diyor yahudiyiz de diyor. Yani din min işte Rabbiler, bilmem Tevrat, Talmut
[29:40] hani tora falan yani okumaz etmez.
[29:43] Cumaya de gitmez yani. Biraz daha sözde Yahudi gibi, seküler. Onlar %25 mesela reformistlerde %35. Aslında yarısı eee dini sadece cumaya gidenleri de sayarsak mesela teşbih yaparaktan eee
[29:57] yarısı dindar yarısı da daha seküler ve modernist diyebileceğimiz yapıda. Yani kendi içlerinde de aslında hırkalara ayrılıyor. Bu aşkenazlar mesela daha Avrupai, daha elit gibi gözüküyor ama bu
[30:09] işte mizrahiler yani Arap Yahudileri daha böyle düşük işlerde çalışıyor.
[30:13] Orada biraz daha ezik konumlalar diyebilirim. O yüzden bundan eee mizrahiler ve aşkena arasında bazı çatışmalar da yaşanıyor. Yani biz İsrail'in bugün iç politikasına baktığımız zaman İsrail'deki partilerin birbirlerine karşı olan tavırlarına,
[30:25] argümanlarına, çatışmalarına baktığımız zaman orada ciddi bir çatışma olduğunu görebiliyoruz. Halk içerisinde de bu demin söylediğim gruplar arasında çeşitli çatışmalar mevcut. Yani orayı biz İsrail'i herkes böyle yekpare bir
[30:37] sütun böyle herkes aynı şeyi düşünüyor.
[30:39] Herkes aynı yolda aynı şeye baş koymuşlar. Öyle bir şey yok yani. Eee, orada farklı görüşler var, farklı çatışmalar var. Kendi aralarında çatlaklar ama dışarıya böyle monopolik yani dışarıya böyle tek yek fare gibi
[30:53] görünüyorlar. Bunu böyle sağlamaların sebebi medyanın işte elinde olmalı.
[30:57] Medya lobiciliği.
[30:59] Adamın devasa her charti bağış bçesi olduğu için her yere lobicilik açmış.
[31:03] Medyayı da eline almış. Hollywood'u da eline almış. Biz öyle zannediyoruz. Biz çünkü nereden öğrendim? Biz İsrail'e gitmişliğimiz mi var? Biz televizyonda, gazetede ne görürsek onu biliyoruz. E dışarıdaki ülkelerin gazetelerinde
[31:14] fonladığı zaman ne olacak? İstediği şeyi haber yaptırabilme ülküne sahip.
[31:20] Olay burada. Mesela İsrail diasporası yani İsrail dışında yaşayanlar mesela İsrail içinde yaşayanlara göre bir çatışma söz konusu. Amerika'daki bazı Yahudi gruplar İsrail portakallarını eylem falan yaptılar. Bayağı orada
[31:34] Yahudiler, seküler Yahudiler eylem yaptılar. vesairin bu siyonist politikalarını nasıl reddediyoruz? Bu insanlık suçu vesaire gibi. Yani Amerika'daki diasporası yani o dolayısıyla burada bir yekpari vücuttan söz edemiyoruz. Yahudilik denince farklı
[31:48] gruplardan söz edebiliyoruz. Ama temel sistemi, prensiplerini anlarsak o siyonistliğin biz Müslüman olarak buradan ne çıkaracağız? Ona bakacağız. Yani biz bu cemaat kültürünü, bu circular ekonomi,
[32:01] döngüsel ekonomiyi yaptığımız zaman ya Müslüman ne demek? Güven. Müslüman emin olan, eminlik alan, eminlik veren demek.
[32:09] Ya biz daha birbirimize güvenemiyoruz ya. Müslümanım, müslümanım. Ben şuradan bir şey alsam kazıklanır mıyım diyorum ya. Otosanayiye gittiğim zaman acaba usta beni çarpacak mı diye düşünüyorum ya. Yahudilerin kendi içerisinde oto
[32:20] sanayisine gittiği zaman hiç düşünmüyor bile adam. Çünkü zaten oradaki camide görüyor onu. Ve görmese bile kazıklandığı zaman gidip onun cemaatine, onun camisine teşbih yapıyorum. Onun camisinde cuma namazına gittiği zaman,
[32:33] ikindi namazına gittiği zaman ya bu adam beni kazıklamış. sonradan öğrendiğim dediği zaman onu nasıl haşlayacaklar?
[32:37] Onu nasıl mahvedecekler? Onu nasıl komiteden dışarı atacaklar? O adam onu riske alır mı? Ha bir de şöyle bir şey var. Niye kandırsın? Biz birbirimizi kandırıyoruz Müslümanlar olarak. Niye?
[32:47] Ben maksimum faydayı elde ediyorum buradan. Buradan kar elde ediyorum.
[32:51] Zengin oluyorum. Daha fazla para kazanıyorum. O adam Yahudiyi kazıklasa ne değişecek ki? Zaten döngüsel ekonomide dönüyor para.
[33:00] Onu kazıklasa yani bir anlamı yok. Yine alacağı şeyleri yine Yahudiden alacak.
[33:06] Yani onun kazıklaması için bir nedeni yok adamın. Zaten döngüsel bir ekonomide çalışıyor adam. Herkes birbirini güzelce ticaret yaptığında kendi çoluğu çocuğu bundan faydalanıyor. Kendi ailesi bundan faydalanıyor. Kendi komünitesi bundan
[33:17] faydalanıyor. Yani kazıklanması için bir sebep yok. Yani çok saçma. Biz de ama bağımsız bireyler, kişilikler komün halinde olmadığımız için ben kazıklandığım zaman diğer bireylerin üstüne çıkabiliyorum. Diğerlerinden daha
[33:27] fazla zengin ayırt edici olabiliyorum. O adamın öyle bir nedeni yok. O da sistem sayesinde. O adam o sistem olmasa o adam da kazıklar. Yahudi böyle süper ahlaklı olduğu için falan değil yani. Sistemi buna izin vermiyor. E biz de öyle sistem
[33:38] kuralım. Bizim sistemimiz de izin vermesin diyorum ben ki İslam öyle sistem kurmayı önermiş zaten. Ya burada da işte belli başlı ilkeleri öğrenmemiz gerekiyor. Mesela bu Erbakan talebelerinden o Erbakan ekolünde de bu var. Reşat Nuri Eroğlu galiba. O
[33:53] beyefendi diyor ki Yahudiler bir işe başlamadan önce bir ortaklığa başlamadan önce önce nasıl tasfiye olacağını bir sorun çıktığında burada ne gibi şeyler yaşanacağını sözleşme yazarlar. ortaklar sözleşmesi. Ondan sonra iş yaparlar. İş
[34:06] bozulunca, tasfiye olunca, batınca vesaire o sözleşmedekini uygularlar.
[34:09] Hiçbir sorun kalmaz diyor. Çünkü birbirleriyle çatışmak istemiyor adamlar. Sistem kurmuşlar. Ama diyor Türkler hayda bir ortaklık girerler.
[34:16] Sonra iş bozuldu, bir şeyler oldu.
[34:19] Tasfiye olacak, battı. Herkes birbiriyle kanlı, bıçaklı, kavgalı. Yok sen onu bana vursun, yok bu sana bu. Ya baştan ama diyor Yahudiler gibi kriz anında ne yapacağımız yazılı olsa bunu bir sözleşme haline getirsek çok daha
[34:30] verimli olmaz mı diyor. Ve çok haklı.
[34:33] Ya bu tarz sistemler kurmuş adamlar.
[34:36] Bu sistemler bizim İslam'ın sistemleri aslında. Bizde mevcut bunlar. Biz bunları güzel bir şekilde uygulayabilirsek biz yani yapamayacağımız hiçbir şey kalmıyor.
[34:45] Gere nüfus gücümüz olsun, üretim gücümüz olsun yani her türlü kat kat kat kat üstünüz 15 milyonla 2 milyarı kıyaslıyoruz. Burada rekabet etme şansları yok yani.
[34:56] Ama burada kafa yapımızı, mental yapımızı iyi oluşturmamız ve değiştirmemiz gerekiyor. Bakış açımızı değiştirmemiz gerekiyor. Olay bu şekilde. Yahudilerin herhangi bir mistik nostik bir sırrı yok. Sırrı bu sistem.
[35:10] Sistemleri de açık.
[35:12] Açıkladım ne olduğunu.
[35:15] Geriye sadece bunu uygulamak kalıyor bizim için. İnşallah günün birinde biz de bu şekilde organize olup tüm dünyaya etkili bir şekilde adilane bir sistemi getirmiş oluruz diyelim.
[35:27] Hepinize iyi günler diliyorum. Yeah.
