Bitcoin Hangi Problemi Nasıl Çözüyor? Bölüm 2
Bitcoin, ilk bölümde ele aldığımız dağıtık defter problemlerini SHA-256 hash fonksiyonu, özel ve genel anahtarlar, hash'lerle birbirine bağlanan bloklar ve iş ispatı (proof of work) ile pratikte çözer. Bu sayede geçmiş değiştirilemez ve sibil atağı ekonomik olarak anlamsız hale gelir. Madencilerin kazancı ise altın madenciliğiyle aynı mantığa dayanır.
Önceki bölümün kısa tekrarı
Serinin ilk bölümündeki temel problem şuydu: Merkezi bir banka sunucusu ya da tek bir kayıt defteri olmadan, herkesin kendi defterini tuttuğu ama bütün defterlerin birbiriyle senkron olduğu bir sistem nasıl kurulabilir? Biri "Ali'ye 100 lira gönderdim" diye kendi defterine yazabilir; ancak bu kayıt diğerlerinin defterinde yoksa kabul edilmez ve kimse olmayan parayı harcayamaz.
İlk bölümde ele aldığımız teorik engeller şunlardı:
- İki general problemi: Mesajın ulaşıp ulaşmadığından hiçbir zaman kesin emin olunamaz; bu tür sistemler kesin değil olasılıksal çalışır.
- Bizans generalleri problemi: Katılımcıların üçte biri hain olduğunda güven tesis edilemez.
- FLP imkânsızlığı: Dağıtık sistemler yüzde yüz deterministik olamaz, ancak çok yüksek bir olasılıkla doğru çalışabilir.
- Sibil atağı: Sisteme giriş ucuzsa bir kişi çok sayıda makineyle sistemin yarısını ele geçirip sahte defteri herkese kabul ettirebilir.
Şimdi Bitcoin'in bu problemleri hangi teknolojilerle pratikte kullanılabilir hale getirdiğine bakalım.
Hash fonksiyonu ve SHA-256
İlk kavram hash, yani kriptografi. Generallerin ulak aracılığıyla gönderdiği mesaj yolda değiştirilirse bunu nasıl anlayacağız? Roma'daki Sezar şifresi gibi yöntemler de bu ihtiyaçtan doğmuştu; mesajdaki en küçük değişikliği tespit edecek bir mekanizmaya ihtiyacımız var.
Hash fonksiyonu herhangi bir dijital girdiyi alır: bir harf, bir PDF, bir roman, 10 GB'lık bir video ya da Bitcoin'deki bir blok. Bitcoin'de kullanılan SHA-256 fonksiyonu, girdinin boyutu ne olursa olsun her zaman 64 karakterlik bir çıktı, yani bir "imza" üretir. Olası imza sayısı neredeyse evrendeki atom sayısı kadar olduğundan, iki farklı girdinin aynı imzayı üretmesi matematiksel olarak imkânsıza yakındır.
Bir hash aracıyla deneme yaptığımızda "A" ile "B" ya da "A1" ile "A2" girdilerinin bambaşka çıktılar verdiğini görürüz. Bu fonksiyonun iki kritik özelliği vardır:
- Girdiden çıktıyı hesaplamak çok kolaydır; alıcı mesajı fonksiyona sokup gelen imzayla karşılaştırarak değişiklik olup olmadığını hemen anlar.
- Çıktıdan geriye, yani orijinal girdiye gitmek imkânsıza yakındır.
Bloklar ve zincir: geçmiş neden değiştirilemiyor?
Blok, herkesin tuttuğu defterin bir yaprağıdır. Her yaprağa sınırlı sayıda kayıt (örneğin "Ali'den Veli'ye 1 Bitcoin" ve tarih) yazılabilir ve işlemler sürdükçe yeni yapraklar eklenir. Her yeni bloğun içine bir önceki bloğun hash'i yazılır, ardından bu yeni bloğun hash'i alınır ve bir sonrakine aktarılır. Böylece bloklar kopmaz bir zincir oluşturur.
Bunun önemini bir hain örneğiyle görelim: Biri geçmiş sayfalarda yalnızca kendi gönderdiği bir satırı silip "doğru defter budur" diye yaymaya çalışırsa, en küçük değişiklik bile son hash'i tamamen değiştirir. Milyonlarca sayfayı tek tek kontrol etmeye gerek kalmaz; düğümlerin yalnızca 64 karakterlik son hash'i karşılaştırması yeterlidir.
Milyonlarca satırlık defterdeki bir harfçik değiştirseniz bambaşka bir hash geleceği için bu değişmiş diyebiliyorsunuz.
Özel ve genel anahtarlar
İkinci mekanizma kriptografik anahtar çiftidir. Herkesin yalnızca kendisinde bulunan gizli bir özel anahtarı ve tüm dünyaya ilan ettiği bir genel anahtarı vardır. Ali mesajını kendi özel anahtarıyla şifreleyip gönderir; alıcı, Ali'nin genel anahtarıyla mesajı açar ve bozulmadığını görür. Araya giren biri mesajı değiştirirse, Ali'nin özel anahtarına sahip olmadığı için genel anahtarla açıldığında anlamsız bir sonuç çıkar.
Böylece hem mesajın kimden geldiği hem de değişmediği kesin olarak bilinir. Bu kesinlik de aslında olasılıksaldır; ama bugüne kadar trilyonlarca kullanımda iki farklı şeyin hash'i aynı çıkmamıştır ve Bitcoin'de yıllardır sorun yaşanmamıştır.
Sibil atağına çözüm: iş ispatı
Satoshi Nakamoto'nun sibil atağına bulduğu çözüm, "bir kişi bir oy" yerine "bir CPU iş gücü bir oy" ilkesidir. Sistem için makinenin sayısı değil, harcanan işlem gücü önemlidir. Saldırganın oy oranını artırabilmesi için tüm ağın toplam işlem gücünden fazlasını, yani yüzde 51'ini sağlaması gerekir; bu da devasa bir elektrik maliyeti demektir. Buna proof of work (iş ispatı) denir.
Madencilerin çözdüğü problem şudur: Yeni bir bloğun zincire eklenebilmesi için hash çıktısının ilk dört karakterinin sıfır olması gerekir (basitleştirilmiş bir örnekle). Madenci blok içeriğine rastgele değerler ekleyerek saniyede milyonlarca deneme yapar. Süreç şansa dayalıdır: 100 makinesi olan biri, evindeki tek bilgisayarla deneyen birine kaybedebilir.
Hileli bir bloğu kabul ettirmek isteyen saldırgan hem büyük bir elektrik harcamak zorundadır, hem de rastgelelik yüzünden yine de kazanamayabilir. Üstelik özel anahtar sistemi sayesinde yalnızca kendi işlemleriyle oynayabilir, başkasının Bitcoin'ini değiştiremez. Bu yüzden saldırı, oyun teorisi açısından da pratikte de fizibil değildir. Bitcoin böylece hash ile mesaj güvenliğini sağlamış, Bizans problemindeki üçte bir hain sınırını yüzde 51'e çıkarmış ve sibil atağını çözmüş olur.
Madenciler nasıl kazanıyor?
Madenciler blokları bulup birbirleriyle haberleşerek zincirin güvenliğini sağlar. İki gelir kaynakları vardır:
- Blok ödülü: Koşulu sağlayan hash'i ilk bulan madenci yeni yaratılan Bitcoin'i kazanır.
- İşlem ücreti (fee): Banka komisyonuna benzer ama tamamen gönüllüdür. Bir blok yaklaşık 10 dakikada (8-12 dakika aralığında ayarlanmış zorlukla) bulunur ve yaprak başına kayıt sayısı sınırlıdır. 100 kişi beklerken 10 kayıtlık yapraklarla sıra 100 dakika sürebilir; araba ya da ev satan biri işleminin hemen resmileşmesi için örneğin 0,005 BTC bahşiş verir ve madenciler en çok ücret verenleri ilk bloğa yazar.
Altın madenciliği benzetmesi ve kapanış
Madencinin "havadan para kazandığı" itirazına altın benzetmesiyle cevap verebiliriz. Altın madeninde kepçe, dizel, su ve işçilik için örneğin 1 milyon dolar harcanır, karşılığında 1,4 milyon dolarlık altın çıkar. Bitcoin'de de aynı şekilde doğalgaz, kömür ya da nükleerle üretilen 1 milyon dolarlık elektrik harcanır ve sistem karşılığında ödül verir. Altının dünyadaki miktarı sınırlı ve yıllık arzı yaklaşık yüzde 2-3 artarken, Bitcoin de 21 milyon adetle sınırlıdır ve yarılanma (halving) mekanizmasıyla belirli oranlarda piyasaya çıkar. Fark yalnızca birinin elle tutulması, diğerinin ekranda görülmesidir; arkadaki emek ve zaman aynıdır.
Ethereum ise sibil atağını farklı bir mantıkla, yatırılan teminata göre oy hakkı vererek çözer; bu konuyu başka bir bölümde ele alacağız.
00:00Selamünaleyküm. Rabbi yessir ve laassir.
00:03Rabbi tenvin bilr. Allah'ım zorlaştırma, kolaylaştır, işlerimi hayırla, sonuçlandır. Bir önceki videomuzda Bitcoin ve blockchain'in neden ortaya
00:15çıktığını ve temel bilgi dağıtım problemlerini işlemiştik. Bu videomuzda blockchain'e biraz daha detaylı bir giriş yapacağız. Ama ondan öncesinde tekrar bir önceki videoyu kısa bir eee
00:28bilgi olarak hatırlayalım. Eee neydi esas problemimiz neydi? E ve karşımıza çıkan sorunlar ve eee matematiksel bulgular neydi? Bunu kısa bir tekrar yapalım ki onun üzerine eee dersimize devam edebilelim. Şimdi ne demiştik?
00:41merkezi bir banka bilgisayarı olmadan veya merkezi bir kayıt, merkezi bir defter olmadan herkes kendi defterini tutarak ama bu defterlerde herkes de aynı senkron olarak yani bendeki defterin yaprağında ne yazıyorsa
00:56karşımdaki, dünyadaki herhangi bir kişinin defterinin yaprağında da aynı şey yazmalı ki biz eee aynı defter üzerinden ilerleyebilelim. Öteki türlü ne demiştik? Ben 100 lira gönderdim Ali'ye derim. Defterime yazarım. Bunu
01:10kimse engelleyemez. Ama diğerlerinin defterinde de o bilgi yoksa herkes bana der ki kardeşim bu bilgi diğerlerinin defterinde yok. Eee dolayısıyla senin bilgin yanlış. Biz bunu kabul etmiyoruz.
01:18Derler. Ben olmayan parayı harcayamam.
01:20Böylece herkesin defteri eşit olursa, herkesin defteri sürekli senkron olursa herkes birbirine güvenli bir şekilde dağıtık bir sistemde merkezi bir sunucu olmadan, merkezdeki bir kayıt organı olmadan, banka sunucusu olmadan herkes
01:35kendinin defterini tutarak ama her defterde senkron olarak para alıp gönderebilirler. kayıt tutabilirler.
01:41Blockchain bunu amaçlıyor. Bitcoin'de bunun üzerine oluşturulmuş bir paradır demiştik. Ama herkesin kendi defterini senkron bir şekilde ve güvenilir bir şekilde çünkü burada hilekar insanlar
01:53olacaktır, hainler olacaktır demiştik.
01:56Deftere başka başka şeyler yazmak isteyenler olacaktır. Bunu nasıl engelleyebiliriz ve bunu güvenilir bir şekilde nasıl sağlayabilirizin aslında teorik altyapısını oluşturmuştuk. İşte iki general problemi vardı. Generaller birbirine mesaj
02:10gönderecek ama sürekli acaba benim mesajım gitti mi gitmedi mi endişesi yaşayacak. Dolayısıyla bir kesinlik olamaz. Ama yüksek oranda eee doğruluk yani olasılıksal çalışır bu sistemler demiştik. İşte Bizans generalleri probleminden birkaç hain 1/3 hain olduğu
02:25zaman sistem güvenilmez hale geliyor.
02:27Bundan bahsetmiştik. VLP imkansızlığı yani bu tarz sistemlerin %100 kesin deterministik güvenilir olamayacağını olasılıksal çalışabileceğini ha olasılığın %99.9999 9 9 olabilir ama sonuçta bir olasılıktır. 1 milyonda bir
02:42de olsa değil mi? Bir hata olabilir.
02:44Yani kesinlik %100 kesin ve determinizm olamayacağını söylemişti. Daha sonra konsensüs algoritmalarından bahsetmiştik ve sibil atağından bahsetmiştik. Yani böyle bir sistem kuracağız biz. Ama sisteme giriş kolay olursa ben birden
02:56fazla böyle defter bir anda sisteme empoze edersem sistemin yarısı kadar sistemi ele geçirebilirim. Dolayısıyla defterler istediğimi yazarım. Herkes de, "Aa, birçok defter bunu söylüyor." deyip senkron olur ve yanlış bilgi dağılmış ve
03:08kabul edilmiş olur. Buna sivil atağı deniliyordu. Eee, bunun teorik problemlerinden bahsetmiştik. Şimdi blockchain'in ve Bitcoin'in aslında tüm bu problemlere getirdiği çözümler nasıl bunları daha ileri bir seviyeye taşıyor?
03:21Bu problemleri olabildiğince güvenilir şekilde nasıl çözüyor? Pratikte kullanılabilir hale getiriyor. Bunun üzerine kullandığı teknolojiler ve çözümler nelerdir? Bunlardan başlayacağız. İlk öğreneceğimiz kavramsa
03:34hash yani [homurdanır] kriptografi kavramı. Bu kavram aslında şunun için kullanılıyor. Şimdi iki general problemine gelelim veya Bizans generalleri probleminde de olur. Şimdi ben bir generalden diğer generale eee
03:48bir bilgi gidecek değil mi? Bu bilgi bir ulak aracılığıyla gidecek ve bir kağıt mesaj aracılığıyla gidecek. Tamam da bu mesajı yolda ulağın değiştirmediği veya ulak ulağa zorla pusu kurulup tehdit edilip mesela kafasına silah dayanıp
04:03kardeşim buradaki bilgiyi değiştireceksin denilip daha sonra o bilginin değişip diğer generale gitmediğini nereden bileceğiz? Yani bu bilgi %100 güvenilir bir şekilde yani bu generalden gittiğini kesinlikle
04:17değişmediğini nasıl anlayabiliriz?
04:19Bir kere bu problemin çözülmesi gerekiyor ki defterlerde herkes bu bilgiyi kimin attığını bilsin %100 bir şekilde. Bu bilgi şundan gelmiştir. Ben kesin olarak biliyorum kardeşim. Çünkü bu onun imzasını taşıyor diyebileyim.
04:33Yani bilgi değiştiği an bunu tespit edecek bir mekanizmaya ihtiyacım var.
04:39Tamam. Peki bunu nasıl sağlayabiliriz?
04:41Normalde işte teknoloji düşünmeyelim.
04:43Nasıl sağlayabiliriz? İşte Roma'da falan sezar kriptografi filan vardır bilirsiniz. Hani böyle farklı işte alfabedeki harflerin sayı karşılığını yazar ya da işte +5 ekler +5'teki karşılığını yazar.
04:58Yani çeşitli şifreleme sadece bu kişinin bildiği ve karşıdakinin de deşifre edebildiği bir kriptografi kullanabilir, değil mi? Bir içine bir e yani dolayısıyla mesajı değiştirmek isteyen bir kişi o kriptografi yöntemini,
05:11metodunu bilmiyorsa mesajı değiştiremez.
05:13Değiştirirse de karşı taraf anlar eee bu mesajı. Biz de burada hash'te de bunu sağlıyoruz. Yani mesaj, orijinal mesaj en ufak bir harf bir harfi bile değişse
05:25eee komple mesajın imzası değişiyor. Bu nasıl oluyor? Şöyle oluyor. Şimdi hash fonksiyonu aslında şu demek. Siz bir input yani girdi alıyorsunuz. Bu girdi bir yazı olabilir, resim olabilir, video bile olabilir. Yani kocaman şeyler
05:40verebilirsiniz. işte PDF olabilir, Word dokümanı olabilir veya bizim Bitcoin içinde blog olabilir. Yani defter yaprağı kayıtların olduğu defter yaprağı olabilir. Yani bu hash fonksiyonun içerisine dijital olarak e girebilen her
05:54şey girebiliyor. Normalde hash fonksiyonunun herhangi bir sınırı yok ama biz Bitcoin ve blockchain'de blok yani defter yaprağını kullanacağız.
06:00Şurada herkesin tuttuğu defterin eee bir yaprağı eee bu hash fonksiyonun içerisine girecek. Bu kriptografi öyle bir eee fonksiyon ki buna şah 256 deniliyor. Bu has fonksiyonudur
06:15bu. Siz herhangi bir şuradan bir şey bir harf de yazabilirsiniz. A harfi.
06:19Birazdan göstereceğim zaten. A harfi de yazabilirsiniz. Sonucunda bunun 64 karakterlik bir imza çıkıyor. 64 karakterli bir
06:32imza. Yani ben içine 10 GB'lık video da koysam bu yine 64 karaktere indirgeniyor. 64 karakterlik herhangi bir şeyin imzası çıkıyor. E tamam da kardeşim e yani bir sürü olasılık var.
06:46İmzaların birbirine benzeme şansı yok mu? Hayır yok. Bu öyle bir şey ki neredeyse dünyadaki atom sayısı kadar
06:59imza çeşidi olabiliyor. Yani dolayısıyla sizin koyduğunuz herhangi bir şeyin imzası başka bir şeye benzeme olasılığı imkansıza yakın. İşte bunlar hep olasılıksal çalışıyor. Deterministik çalışmıyor dedik. Bu sistem de böyle
07:13olasılıksal ama yani buradaki ihtimal dünyadaki atom sayısına neredeyse eşit olacağı için bakın atom maddenin en küçük para maddenin en küçük eee yapı taşı eee dünyadaki değil pardon
07:27evrendeki diyelim.
07:29Evrendeki atom sayısı kadar neredeyse bir çeşitlilik olabileceği için yani sizin koyduğunuz herhangi bir şeyin başka bir şeyin imzasına eşit çıkma olasılığı matematiksel olarak imkansıza
07:42yakın. İmkansıza yakın bir şey. Eee, imkansız diyebiliriz dolayısıyla. Peki bu nasıl çalışıyor? Şöyle çalışıyor.
07:48Şuradan göstereyim. Mesela bu bir hash fonksiyon çeviri aracı. Çok basit bir matematiksel işlem aslında A yazıyorum.
07:54Bakın A'nın H imzası bu. Ş 256 hash imzası bu. 64 karakter her zaman sabit.
08:01Ben buraya bir HD film de yüklesem kendi fotoğrafımı da input'un verdiğiniz girdinin çeşidinin önemi yok. Text de olabilir, herhangi bir şey olabilir.
08:10Buraya bir romanı da koyabilirim. 500 sayfalık PDF falan da atabilirim. Sonucu 64 karakterlik bir imza olacak ve dünyadaki herhangi koyacağınız girdinin imzası kesinlikle neredeyse farklı. Eee bakın A yazıyorum. B yazınca tamamen
08:24değişiyor. Bir de benzemiyor da birbirine. Mesela A1 A1 böyleyken mesela A2 bambaşka neredeyse tüm karakterler değişiyor. Yani dolayısıyla burada bu güvenli bir mesajdır dediğimde birisi gelip ulağın içerisindeki mesaja güvenli
08:39bir mesajdır yazsa bakın nasıl değişti.
08:42İmza şeyi nasıl değişiyor bakın çok dramatik değişiyor. Dolayısıyla mesajda herhangi bir değişiklik yapıldığını kesinlikle anlayabiliyorum. Neden? Bu şah 256 çok basit bir algoritma. Hemen eee ben mesajı açarım buraya yazarım
08:55bakarım output'u eee gelen mesajın output'uyla aynı mı? Aynıysa eee zaten mesajım değişmemiş demektir bunun. Ama bu fonksiyonun şöyle bir özelliği var.
09:05Bende sadece bu varsa, sadece bu output varsa bundan şu inputa'a gidemiyorum. Yani 64 karakterlik bunu verip acaba input'um neydi diyemiyorum. Bunu bulma olasılığım
09:19imkansıza yakın. Yine yine imkansıza yakın. Yani ben size sadece şunu versem, a bunun aslında orijinal mesajı neydi arkadaşlar desem, e bu terse çevrimi yok. Sadece düze çevrim çok kolay bir matematik seçen terse çevrim imkansınıza
09:32yakın hesaplamak. Bu da bu güvenliği sağlamış oluyor. E dolayısıyla bu hash fonksiyonu böyle bir şey. Peki bu şeyde nasıl kullanılıyor? Blockchain'de? Şimdi blockchain'de şöyle bir mevzu var. Şöyle yapalım.
09:46Şimdi bloklar var. Bloklar ne demiştik?
09:48Defter yaprağı aslında.
09:52Blok eşittir defter yaprağı. Çünkü herkes kendi defterini tutuyor demiştik.
09:55Her defterde sayfalardan oluşuyor, değil mi? Bloklardan oluşuyor yani. Çünkü yaprak yaprak her yaprağa da yazabileceğim bir satır sayısı var.
10:02Örneğin 10 adet eee şey yazabilirim.
10:05Girdi yazabilirim. Girdimle işte Ali'den Veli'ye bir Bitcoin. Bir de tarih mesela böyle bir girdim var değil mi? bunun gibi eee mesela bir yaprağa işte 2 3 5
10:18tane girdi yazabiliyorum. Örnek veriyorum işte bunların hepsinin farklı olduğunu düşünelim. İşte bu Ahmet'ten Mehmet olsun falan filan. Şimdi sadece kopyalayıp yapıştırmış oldum. Şimdi buna blok deniliyor bir blockchain'de. Eee ve
10:32bu bloklardan işte bir yaprağı be tane varsa sürekli ben işlem yapıyorum.
10:35Sürekli herkes birbirine para gönderiyor, transferler oluyor. Sürekli bloklar artıyor değil mi? Sayfalar hıp hızlı bir şekilde doluyor. Şimdi biz ne demiştik? Hash fonksiyonuna herhangi bir şeyi verdiğin zaman sana 64 karakterlik
10:47hashini verir demiştik. Burada şöyle işliyor işler. Ben bu yaprağın hash'ini alıyorum.
10:55Hh çıktısı değil mi? 64 karakterlik hash çıktısını alıyorum. Bunu hash fonksiyona sokuyorum hemen. 64 karakterlik H çıktısını alıyorum. Şimdi yaprak yaprak gidiyor ya benim defterim. defterler herkesinki senkron olmak zorunda ve
11:07herkesin defteri de yaprak yaprak bu şekilde gitmek zorunda. Aynı deftere sahip olmak zorundayız. Her bir eee her bir defterin ben sonuna şöyle bir şey ekliyorum. E içine daha doğrusu sayfanın
11:19sonuna bir önceki bloğun hash'ini yazıyorum.
11:29önceki hash yani bu defterin içine aslında önceki bloğun hashini de yazmış oluyorum. Daha sonra bunun tekrar bu bloğun bu şekildeki hashini alıyorum. Sonra tekrar
11:41bunu da önceki hash olarak yazıyorum.
11:45Sonra o bloğun da hashini alıyorum.
11:49Sonra tekrar yine aynı şekilde mantığı anladınız.
11:53Bu şekilde bu şekilde hep bir önceki bloğun hashini e sayfanın her yeni sayfanın sonuna yazıyorum. Bu bana neyi sağlıyor? Geçmişe yönelik asla yaprak sıralamasının ve yaprak içeriğinin
12:07değişmemiş olduğunun garantisini sağlıyor. Bu şekilde aslında defterin geçmişe yönelik garanti bir şekilde doğru defter hala olduğunu ispat etmiş oluyorum. Çünkü bu neden buna ihtiyacım var? Şu yüzden herkeste bir defter var.
12:20Daha sonra ben hain olarak geçmiş defterin geçmiş sayfalarında bazı değişiklikler yapabilirim. Mesela birisine para gönderdiysem o gönderdiğim satırları silerim, değil mi? Ve diğer satırlara dokunmam. Mesela çok küçük bir
12:31kısmını değiştirmiş olurum. Ve a derim ki benim defterim bu şekilde arkadaşlar.
12:36Siz de bence böyle yapın. Senron defteri. Herkesin defteri böyle olsun diye yayarım. Eğer hash olmasaydı diğerlerinin kafası karışacaktı. Ama hash olduğu için diğerleri ne yapacak?
12:44Hemen bakacaklar. Allah Allah. Bizdeki defterlerin hep hash çıktıları bunlar.
12:49Eğer o adam değiştirdiği zaman hash çıktısın tamamen bambaşka bir çıktı olacak değil mi? Diğerleri hemen anlayacak. Aa bu değiştirilmiş. Sen bu defterin geçmiş sayfalarını değiştirmişsin kardeşim. Çünkü bak diğerlerinin herkeste hasi belli. Senin
13:02getirdiğin bize hash farklı. Bir de bunun geçmişe yönelik on binlerce milyonlarca sayfa olacak ya. Her birini tek tek kontrol etmek eee çok fazla süre alacak bir şey değil mi? Yani bilgisayar da yapsa bunu çok fazla süre alacak bir
13:12şey. Ama burada kontrol yapacağınız tek şey ne? 64 karakterlik benim yeni final hashim.
13:18Acaba doğru mu? Yani her zaman sizin elinizde şey olarak, madenci olarak veya nod olarak veya insan olarak 64 karakterli son hash var. Çünkü geçmişteki herhangi
13:31en ufak bir harfi bile değiştirse herhangi bir kişi bu hasi değişeceği için son hash'i siz o adamı direkt göz ardı ediyorsunuz. Bu adam haindir, yalan söylüyordur. Bu sistemde işi yok diyorsun. Bu işin güzelliği bu. Yani çok
13:45devasa belgelerde bile bir harfi değiştirseniz, milyonlarca satırlık defterdeki bir harfçik değiştirseniz bambaşka bir hash 64 karakterli hash geleceği için bu değişmiş diyebiliyorsunuz. Tüm satırları tek tek
13:58kontrol etmenize gerek kalmadan. Bu işte blockchain'de bizim geçmişe yönelik çok hızlı bir şekilde defterin doğru olup olmadığını anlamamızı sağlıyor. Ş 256 hh fonksiyonu deniliyor buna. Şimdi yine
14:12buna benzer bir mekanizma daha var.
14:15O da yine kriptografik özel anahtar.
14:21Kriptografik özel anahtar. Şimdi bu sistemde de şöyle oluyor. Herkesin yazalım.
14:32Herkesin bir özel bir genel anahtarı vardır.
14:39Özel anahtar gizli. Sadece o kişide vardır.
14:45Genel anahtarı tüm dünya bilir çünkü yayınlar.
14:51Şimdi ben bir mesaj mesaj ileteceğim sisteme. Mesajı ileteceğim. Mesaj olsun bu. Mesaja kendi özel anahtarımı yazıyorum. Şöyle yapalım.
15:02Yine özel anahtarım böyle 64 karakterli bir şey. Mesajımı şifreliyorum. Bu bu bir paket oluyor.
15:10Bu artık benim mesajı her zaman kendi özel anahtarımla şifreliyorum.
15:15Daha sonra şuradan kopyalayalım.
15:20Şöyle. Şimdi bu bendim. Daha sonra herhangi birine bu mesajı götürüyorum.
15:25Değil mi?
15:27Bu vatandaşa mesaj geldi. Bu şekilde mesaj geldi. Bu vatandaş bu vatandaşın elinde
15:41benim genel anahtarım var. Herkeste var bu zaten. Herkeste herkesin genel anahtarı var. Mavi yapalım.
15:50Ali olsun. Benim isim Ali'nin genel anahtarı var değil mi? Mesaj baktı. Kimden geldi? Ali'den geldi. Ha tamam. Ben Ali'nin genel anahtarıyla bu mesajı bir açayım. Bakalım mesaj bana ne
16:05verecek şeklinde mesajı Ali'nin genel anahtarıyla açıyorum ve bakıyorum bu bir gizli mesajdır yazıyor. Bakıyorum mesaj bozulmamış ve gayet eee güzel bir
16:17şekilde açılabiliyor. Eğer herhangi bir hain kişi ortaya gelseydi ve sistemi bozmaya çalışsaydı yani mesajı ortadan alıp değiştirmeye
16:31çalışsaydı mesajı değiştirir diyelim. Mesajı değiştirmeye çalışsaydı özel anahtara sahip olmayacağı için Ali'nin özel anahtarı bunda yok. Bu mesajı değiştirecek.
16:45değişen mesaj buraya gelseydi ben genel anahtarla açtığım zaman burada saçma sapan bir şey çıkacaktı. Mesajı göremeyecektim. Çünkü neden? Bu hash fonksiyonu geriye doğru çalışmaz demiştik. Sadece kendi özel anahtarıyla şifrelenen mesaj doğru bir şekilde genel
17:00anahtarla açılır. Onun dışında açılamaz.
17:03Dolayısıyla şu problemi ben eee bu hash fonksiyonunu ve özel genel anahtarla çözdüm. Bu mesaj kesinlikle bu kişiden gelmiştir ve kesinlikle değişmemiştir.
17:12Ya burada tabii kesinlik dediğimiz deterministik oluyor. O da şuradan dolayı evrendeki atom sayısı kadar ama denk gelme ihtimali. Eee ama %99.9999999 bayağı bir 9 ihtimal yani. O yüzden biz bunu kesin kabul ediyoruz ve şu ana
17:26kadar pratikte hiçbir şekilde dünyada bu sistem pek çok yerde kullanılıyor.
17:30İnternet dünyasında şu ana kadar hiç iki tane şeyin hasi aynı çıkmadı. Yani pratikti. Günde milyonlarca, milyarlarca, şimdiye kadar trilyonlarca bu şeyden kullanıldı hash fonksiyonu ve kullanılmaya devam ediyor. Eee, her gün,
17:43her yıl hiç iki tane şeyin hash fonksiyonun aynı çıktığı olmadı. O yüzden kesin gibi davranabiliriz.
17:48Bitcoin'de e yıllardır e kullanılıyor.
17:51Hiç böyle problem olmadı. Yani bu dolayısıyla gayet güvenilir bir sistem.
17:55Ben artık birinden mesajın geldiğini kesin biliyorum ve değişmediğini de kesin biliyorum. Bu da bu hash fonksiyonu ve özel genel anahtar prensibiyle olmuş oluyor. Şimdi bilginin değişme problemini çözdük.
18:10Sibil atağı eee çözümüne doğru gelelim.
18:13Şimdi şimdi sibil atağında da Satş Nakamoto şöyle bir ara yol buluyor.
18:21Sibil atağı çözümü Bitcoin diyelim. Şimdi sibil hata neydi? Ben sisteme pek çok bir anda makine, server hemen bir sürü server kiralarım. Sistemin %50'sini ele
18:33geçiririm. Defter doğru defter budur derim. Herkes de onu kabul eder. Çünkü büyük çoğunluk doğru defter bu dediği için ve hain olarak sistemi hemen manipüle edebilirim. Niye? Sisteme giriş maliyetim çok az, çok düşük. Hemen e bir
18:47makine kiralayıp bu işi yapabilirim.
18:50Peki Sataj Nakamoto 1/3 hain olduğu zaman da yukarıdaki Bizans generalleri probleminden ne demiştik? 1/3 hain olursa güven tesis edilemiyor demiştik değil mi? Şimdi bunu birazcık eee çözmesi lazım Sataj Nagamutunun. Yani
19:04Bitcoin'in kurucusu oluyor bu adam.
19:06Bitcoin'i yayınlayan adam. Lakabı o sivil hağını nasıl çözebilirim diye düşünüyor ve şunu buluyor. Normalde ne demiştik?
19:14Bir kişi sistemdeki bir kişi bir oya sahip olur değil mi? Yukarıdaki defter örneğinde düşündüğümüz zaman böyle yaptığımız zaman sibil atağına maruz kalıyor. Çünkü ben birçok kişi gibi davranabiliyorum. Kişi dediği aslında
19:26sistemde makine olmuş oluyor. Kişi diye bir şey yok. Makine, server, bilgisayar.
19:31Neyse bu kodun çalıştığı şey bu.
19:34Normalde bir oy sahibi olursa sivil hağına açık oluyor. Bitcoin diyor ki hayır bir oy değil bir CPU iş gücü eee eşittir
19:47bir oy yapacağım diyor. Yani ben işin sol tarafını siliyorum diyor. Benim için makinenin serverın bilgisayarın önemi yok. Ben CPU'nun yapacağı iş gücüne oy veriyorum diyor. O zaman sizin sivil hata yapabilmeniz için sistemdeki tüm
20:02işlem gücünden daha fazla bir işlem gücü sisteme katıyor olmanız lazım ki oy oranınız artsın. Ona göre de sistemi manipüle edebilin. Bu çok maliyetli bir şey. Aşırı maliyetli bir şey. Buna proof
20:15of work deniliyor.
20:22Yani ben makinesı olarak bir problem çözüyorum.
20:28Algoritmada bir problem var. Bu problemi çözerken çok fazla CPU gücü yani işlemci gücü harcıyorum. Yani elektrik yakıyorum. Çok devasa elektrikler yakıyor değil mi bu makineler? devasa elektrik yakıyorum ki benim bir oy
20:41hakkım olsun. Onu o şekilde elde edebiliyorum. Dolayısıyla işe dayalı bir kanıt sistemi. Ben hain olarak sistemin yarısından fazla oy hakkını elde etmek istiyorsam tüm dünyadaki Bitcoin makinelerın harcadığı elektrik kadar
20:55çünkü onlar işlem yapıyorlar. O işlemden daha fazla bir işlem yapabilmem lazım ki sistemin yarısını ele geçirebileyim.
21:00%51'ini geçirebileyim ki anca o zaman manipüle edebileyim. Bu da devasa bir elektrik harcaması demek. E ben bu kadar elektrik harcadığımda elde edeceğim eee para acaba harcadığım paraya kurtarıyor
21:15mu? İşte bu sistemde kurtarmıyor.
21:17Kurtarmadığı için de kimse bu işe girmiyor. Çünkü feible değil. Eee bu sayede sibil hatağını çözmüş oluyor Bitcoin. Peki burada madenci dediğimiz yani bizim madenci dediğimiz şey şuradaki defter tutan kişiler olmuş oluyor aslında. Herkes kendi defterini
21:31tutabilir veya işte sistemdeki bir sürü node var. Bunlar genel insanların eee defterlerini tutabilir. Dağınık milyonlarca şu anda note dediğimiz yani defter tutucu yani işte madenci dediğimiz bilgisayarlar var. Peki bu
21:45bilgisayarlar ne iş yapıyor? Yani burada iş gücü elektrik yakıyor dedik. Bunlar ne yapıyor? Bunların yaptığı şey şu.
21:51Şimdi blok var demiştik.
21:54Şimdi bu bloğu yazmamız için yeni blok olarak şimdi bu zincir şeklinde devam edebiliorduk değil mi? Şu an Bitcoin'de işte milyonlar harca geçmişte defter yaprağı var. Sürekli yeni işlem yapılı.
22:03yeni yaprak oluyor. Buna blok deniliyor.
22:05Yeni blok zincire ekleniyor. Bu bir zincir şeklinde şu şekilde devam ediyor demiştik. Milyonlarca zincir şeklinde devam ediyor. [homurdanır] Şimdi yeni defter yaprağının eski zincire eklenebilmesi için eee Bitcoin'de şöyle
22:18bir şey var. Hh çıktısının şöyle bir kural getirmiş.
22:24eş çıktısının ilk 4 harfi 0la başlamalı diye bir kural getirmiş.
22:34Yani bu ne demek? Şu benim eee blok içeriğim olsun, değil mi? Bu benim blok içeriğim. Şöyle bakıyorum. İlk 4 harfi 0'la başlamıyor. 240'la başlıyor değil mi? Ben buna herhangi random bir şey ekleyeceğim. Yani rastgele bir şey
22:45ekleyeceğim. Mesela bak buraya 1 ekledim. İlk 4 harf 0 oldu mu? Olmadı. 2 ekleyebilirim. 3 ekleyebilirim. 4 ekleyebilirim. 5 ekleyebilirim. 6 ekleyebilirim. bir sürü şeyler yazabilirim. Bak böyle böyle yazabilirim. Böyle böyle yazabilirim.
22:55Böyle böyle böyle yazabilirim. Bak ilk D harfi hala sıfır değil. Yani bu çok zor bir problem. İlk D harfini sıfır getirene kadar buraya random rastgele bir şeyler yazacaksınız. Bu sizin sürekli deneme yapmanızı gerektiriyor.
23:05Yani buraya kafadan bir şeyler atıp atıp atıp atıp atıp atıp şuradan 4 taneyi sıfır yakalamanız lazım ki bloğa ekleyebilesiniz. Böyle bir kural getirmiş. Bu kural işte sizin elektrik yakmanıza. Çünkü sürekli işlemciniz bunu
23:16deneyecek, deneyecek, deneyecek, deneyecek. saniyede binlerce kez, milyonlarca kez deneme yapacak ki ilk D harfi 0 olan bir hash bulabilsin buraya koyduğu random şeyle. Bunun random şeyin önemi yok. Bu arada onu bulduğu an madenciler diyelim ki
23:30herhangi bir madenci buldu. Bu arada rastgele yani rastgele olduğu için ben ilk denememde şanslı olup şurada ilk dördünü sıfır bulabilirim bilgemde diğeri milyarlarca kez denmiş olup bir saattir deniyordur hala bulamamış
23:42olabilir. Bu biraz şans faktörü işin içine katıyor. Herkes harıl harıl harıl bunun ilk dört harfini sıfır yapmak için deniyor. Eee dolayısıyla burada şans var. Ben işte 100 makineyla eee deniyor olabilirim. 100 makineyla
23:56saniyede işte atıyorum 1 milyar farklı durumu burada deneyip bulmaya çalışıyor olabilirim. Öteki yandan bir tane gariban çocuk evinde makinesinda, basit makinesinda öyle bir şansa denk getir ki şöyle bir şey yazar şurada ilk dörtü
24:09sıfır oluverir o kazanır. Yani benim 100 makineme karşılık hala bir makinesi olan kişi kazanabiliyor. Ya burada bir rastgelelik söz konusu. Şimdi ben atak yapacak kişi olarak o kadar makine kiralayacağım. O kadar elektrik
24:21yapacağım. Bunu deneyeceğim.
24:22Deneyeceğim. Deneyeceğim. ilk dördünü en hızlı ben bulayım da benim bloğum e girsin diye. Niye? Ben burada çünkü hileli e veriler yazdım. Defter yaprağına hileli şeyler yazdım. Kendimi işte sürekli Bitcoin artıran e şeyler
24:35yazdım. Bu defter yaprağını sisteme kabul ettirmeye çalışıyorum. Kabul ettirmek için de doğru şeyi bulmam lazım. En hızlı şekilde bulmam lazım.
24:41Diğerlerinden önce bulmam lazım. Burada bir kere bir rastgelelik var. Rastgele olarak ben 100 makineyım diye şansım hala yüksek değil. Başka bir kişi benden önce bulabilir. Çünkü bu rastgele çalışıyor. İkincisi ben çok fazla
24:53elektrik yakmam lazım. Aşırı fazla buna elektrik yakacağım. Karşılığında alacağım şey o kadar fazla yani yaktığım elektriği kurtaracak düzeyde bir şey değil. Ve hala eee defter yaprağı bloğa eklenmeme şansı var. Dolayısıyla ben
25:05bunu fizibil bulmuyorum. Eee ya şu ana kadar böyle bir atak gerçekleşemedi.
25:10Çünkü proof of work'e day yani bu elektrik yakmaya ve bu tarz bir şansa dayalı. O yüzden eee oyun teorisi de gereği ve pratikte de bunu yapmak aşırı anlamsız ve ihtimal dışı olarak kalıyor.
25:22Bu bu sistem sayesinde de Bitcoin sivil atağını çözmüş oluyor. Şimdi Bitcoin bunlarla birlikte ne yapmış oldu? Yani neleri çözmüş oldu? Ya iyileştirmiş oldu diyelim.
25:36Eee iyileştirdiği şeyler ne dedik?
25:45Hash ile mesaj güvenliğini sağladı.
25:49Ben artık o mesajın kimden geldiğini kesin olarak biliyorum. 1/3 hain kuralını %51 e kadar çıkarmış oldu. Çünkü artık bu
26:03sistemde 1/3 hain bile olsa eee ben hala güvenilir bir şekilde yoluma devam edebiliyorum.
26:11Bitcoin'de böyle bir durum var. E bunu %51'e kadar çıkardı.
26:16Bu da yine bağlantılı. Çünkü ben sadece kendi mesajlarımı burada değiştirebiliyorum. Başkasının mesajını değiştiremem. Neden? Çünkü başkasının özel imzası bende yok. Ben sadece kendi mesajımı değiştiriyorum. Benim bir Bitcoin'im varsa o Bitcoin'i eee 2iü
26:29kere harcayabilirim mesela ama başkasının Bitcoin'i değiştiremem yine.
26:32Çünkü onun özel anahtarı yok bende.
26:34Bende sadece benim özel anahtarım var.
26:35Hem bu kadar elektrik yakacağım eee milyonlarca dolarlık. Hem sadece kendiminkini değiştirebileceğim hem de bir ihtimal bunu yapabilirim. Hala yapamama ihtimalim var çünkü rastgeleye dayanıyor. İlk 4 harfi, sıfırı başkası
26:47bulabilir. Benim onca çabama rağmen. Çok anlamsız. Dolayısıyla böyle bir atak yapmak hiç feib olmuyor ve kaybetme olasılığım aşırı yüksek hale geliyor. Bu sayede de sisteme atak yapma şeyini
26:59çözmüş oluyor. Şimdi burada şu sorular akla gelebilir.
27:05Madenci nasıl para kazanıyor? eee ve Bitcoin nasıl oluşuyor sorusu akla gelebilir. İşte madenciler aslında yaptığı şey bu. Blokları bulmak, birbirleriyle konuşmak. Şunların her biri madenci aslında. Birbirleriyle
27:19konuşmak, güvenli bir şekilde yeni blokları zincire ekleyerek blockchain'in güvenliğini sağlamak ve eee sürekli devam edebilir bir sistem sağlamak.
27:28Dağınık sistem hainlerin de atak yapmasını bu şekilde engelliyorlar.
27:32Zaten madencilerin çoğu da şey yapıyor.
27:35Normal dürüst çalışıyorlar. Peki burada ne yapıyorlar? İşte 4 harfi bulmaya çalışıyorlar. 4 harfi bulup bloğu ekleyene Bitcoin ödül veriyor. Çünkü orada bir matematiksel eee iş yapıyor.
27:47Emek sarf ediyor. Elektrik sarf ediyor.
27:50Sarf ediyor. İlk 4 0 hash buluyor.
27:56Ödül kazanıyor. Şimdi birinci geliri bir ödülden para kazanabilir. Bir de fi dediğimiz işte e komisyon diyelim. komisyondan para kazanır madenciler. Madenciler bu aslında verileri işliyor. Defter
28:11yapraklarını işliyorlar. Birbirlerine senkron oluyorlar. Bu sistemin çalışmasını sağlıyorlar. Arkadaki algoritmada yaptıkları şey bu. Ve madencilik dediği de bu ilk 4 harfi sıfır olan şeyleri bulmak sürekli. Çünkü öyle bulduğu zaman da bloğa ekliyorlar.
28:25Bundan bir Bitcoin eee yeni bir para yaratmış oluyor aslında ve madenci bu Bitcoin'i vermiş oluyor. Madenci bunu bulan ilk madenci bunu kazanıyor. Fi nedir? Ben şimdi aynı banka komisyonu
28:38gibi ben bugün işte e 1.000 lira göndereceğim birisine banka ne diyor? 1 lira gönderim ücreti alırım diyor.
28:43Bitcoin'de bu tamamen kişilerin gönlünden kopan bir şey. Ben işlemimin hızlı olmasını istiyorsam şimdi defter yaprağında şey sayısı sabit. eee, satır sayısı sabit. İşte bu deftere 10 tane, e, her yaprağa 10 tane kişi
28:57yazabiliyorum. Ve bu bloğun da böyle ilk 4 harfinin bulunup eklenmesi bir 10 dakika sürüyor. Bitcoin'de böyle bir şey var. 10 dakika civarında sürüyor. Çünkü zor bir şey. İlk 4 harf 0 bulmak böyle çok deneme gerektiriyor. 10 dakika
29:08boyunca dünyadaki tüm madenciler bunu bulmaya çalışıyor. Aşağı yukarı değişiyor. Bu 8 dakika, 10 dakika, 12 dakika civarlarında zorluğu ayarlanmış durumda. Eee, şimdi elimde şu anda işlem yapmak isteyen, birbirine para göndermek
29:22isteyen diyelim ki, eee, 100 kişi var ama benim şu an yaprağım 10 tane kayıt alabiliyor. Dolayısıyla hız yaprakta aşağı yukarı 10 dakika sürdüğüne göre bu 100 kişi 10 dakika çarpı 10'dan 100
29:35dakika sürecek. Ama benim işim hızlıysa örneğin araba satacağım, ev satacağım, bir şey yapacağım. Yani hemen transferimin bir an önce blockchain sisteminde resmileşmesini istiyorum. O yüzden buraya dahşiş koyuyorum. Diyorum
29:46ki kardeşim ben bir Bitcoin göndereceğim ama sana da 0,005 komisyon veriyorum ki beni hemen gördüğün ilk yaprağa yaz.
29:53Böylece madenciler ne yapıyorlar? Bu komisyonda madencileri kazanmış oluyor.
29:57Madenciler ne yapıyor? 100 tane elimde potansiyel yazacağım, [boğazını temizler] deftere yazacağım şey var. Potansiyel var. Bunlardan ben en fazla bahşiş verenleri ilk bloklara, hiç bahşiş vermeyenleri de son bloklara yazıyorum. İlk blok 10 dakika içerisinde
30:11tamamlanıyor, bulunuyor ve blockchain'i ekleniyor ve resmileşiyor. Ben de hemen uygulamadan tamamdır e Bitcoin'in geldi kardeşim al arabanı diyebiliyor.
30:19Karşıdaki kişi de 10 dakika içinde işim çözülüyor böylece. Hiç bahşiş vermeseydim muhtemelen işte bir yarım saat sürecekti, bir saat sürecekti veya 2 saat sürecekti artık o andaki işlemlerin yoğunluğuna diğer kişilerin verdiği bahşişlere göre benim
30:32gönderimimin resmileşmesi daha uzun sürecekti. Ben de bekleyecektim böyle beklememek için bahşiş veriyorum.
30:38Madenciler hem bu bahşişlerden kazanıyorlar hem de Bitcoin ödülünden kazanıyorlar. E şimdi bu adam bir tane işte ilk öfte ARF0'la başlayan hash buldu da bloğu ekledi diye para kazandı.
30:49Bu havadan para kazanmak olmadı mı? Bir olmadı. Neden? Çünkü bu adam gerçek elektrik yaktı.
30:55Elektrik karşılığında ETC, Bitcoin kazıldı, kazanıldı. E şimdi altına bakalım. Altın nasıl çıkarılıyor?
31:05Dünyada altın madenleri var, değil mi?
31:07Gidiyorsun kepçeyle işte oraya bir altın sahası kuruyorsun. Madeni kuruyorsun.
31:11Onun bir sürü prosesi var. Bir sürü alet edevatı var. Su bağlıyorsun. Suyla onu ayrıştırıyorsun. Bulman lazım. Bazen bulabiliyorsun, bazen bulamıyorsun. Yani ona çok ciddi para harcıyorsun. Yani altında ne oluyor? İşte altında eee
31:24atıyorum 1 milyon dolar harcıyorsun.
31:27Madende buna karşılık işte 1.4 milyon dolarlık altın çıkıyor değil mi? 400.000 dolar karın olmuş olacaksın. Ona bir emek sarf ediyorsun. eee, bir orada madencilik yapıyorsun. E, Bitcoin'de de aynı şekilde
31:421 milyon dolarlık elektrik harcıyorsun.
31:45Yani aynı şey. Ha işte orada dizel harcıyorsun. O maden sazındaki kazıcılardan, kepçelerden, orada çalışan insanların marjını ödüyorsun vesaire.
31:54Aynı şey reel bir para harcanıyor. Yani elektrik üretmek için de ne yapıyorsun?
31:58Doğalgaz yakıyorsun, kömür yakıyorsun, işte nükleer enerji falan filan parayla sonuçta bu çıkıyor. 1 milyon dolar elektrik harcıyorsun. Bunun karşılığında Bitcoin'de 1.4 milyon dolar ETC üretiyor sistem. Tamam. O anda sen bulduğunda
32:12bloğu sana ödül olarak veriyor. Yani altınla aynı mantık. Bir para harcıyorsun, iş gücü sarf ediyorsun, emek ve zaman sarf ediyorsun. ve sonunda da ondan biraz daha fazla karlı bir şekilde sistem sana para vermiş oluyor.
32:27Eee, altında nasıl dünyada sınırlı işte şu an kaç olduğunu bilmiyorum ama atıyorum işte e dünyada 100.000 ton altın madeni var. Maksimum altın madeni sınırlı. Uzayda da altın madenimiz yok.
32:41Bitiyor yani bitiyor. Eee, yıllık %23 civarında altın artıyor dünyada.
32:49Tamam mı? Yani ne demek bu? İşte yıllık %23 madenlerden altın çıkıyor demek. E Bitcoin'de de öyle. Bitcoin 21 milyonda sınırlı.
32:5821 milyon adet daha fazlası üretilmeyecek. Altın gibi yani maden gibi şu an bekliyor algoritmada. 21 milyon üretilmedi. Bunlar yapıldıkça, kazıldıkça yani bu elektrik sarf edildikçe Bitcoin'de altın gibi ortaya çıkmaya başlıyor. Eee aynı mantık. Eee
33:13yıllık bu da yarılanma süresi diye bir şey var. Bu da yıllık belli bir oranlarda, şu an oranını bilmiyorum belli bir oranlarda arz olmaya başlıyor.
33:21Piyasaya çıkmaya başlıyor. Madenciler de buralardan para kazanıyor. Sistem aslında temel de bu. Yoksa bu para nereden çıktı? Madenci ne yaptı da para kazandı? Dijital bir şey yani altınla benzer mi aldık? Altını sadece sen
33:32elinle tutuyor musun? Onu bilgisayar ekranında görüyorsun. Ama arkasındaki temel emek, zaman sarf etmek vesaire hepsi aynı. Bir farkı yok. Şimdi Bitcoin'deki temel genel altın mantığını, madenci mantığını, işte nasıl
33:46güvenliği sağladığını, sibil hatağını nasıl çözdüğünü, %1/3 ayından %51'e çıkarmış olduğunu vesaire incelemiş olduk. Eee, şimdi Etherium'da böyle çalışmıyor. Etheryum'da şimdi biz Bitcoin'de ne dedik? Group of work dedik. Yani elektrik yakımına göre bir
33:58oy hakkın oluyor. Sivil hağını böyle çözüyorsun. Etheryumda farklı bir mantıkla çözüyor. Orada teminat yatırıyorsunuz. Teminatınız kadar oy oranınız oluyor falan. Onu başka bir videoda inceleriz. Şu anda biz Bitcoin ve blockchain incelediğimiz için eee bu
34:11bunları şimdilik bu videoda bu kadar kafi geleceğini düşünüyorum. Umarım anlaşılır ve açıklayıcı bir video olmuştur. Dinlediğiniz için teşekkür ediyorum. Yeah.