İçeriğe geç
30:27

Bitcoin Hangi Problemi Nasıl Çözüyor? Bölüm 3

30:27 YouTube'da aç

Bitcoin'in günlük hayattaki karşılığını ele alıyoruz: bir ödeme nasıl gerçekleşir, Bitcoin nasıl para olarak kullanılır, borsalar nasıl çalışır ve Bitcoin Vakfı ya da çatallanmalar sistemi tehdit eder mi? Bitcoin, Cypherpunk hareketinden doğdu; küresel finans elitlerinin değil onlara karşı duranların ürünüdür. Borsa düzeni ise aslında Bitcoin'in ruhuna aykırıdır.

Bitcoin ile para gönderme nasıl işler?

Serinin önceki yazılarında madencilerin işlevini ve yeni Bitcoin arzının nasıl oluştuğunu ele almıştık. Serinin bu son yazısında Bitcoin'in değerinin nereden geldiği, nasıl alınıp satıldığı, kimin icadı olduğu ve hakkındaki komplo teorilerinin geçerli olup olmadığı gibi soruları cevaplıyoruz.

İlk olarak bir ödeme örneği üzerinden mekanizmaya bakalım. Ali, Ahmet'e bir Bitcoin göndermek istediğinde bu istek önce mempool denilen bir havuza düşüyor. Bankacılıkta havale ya da EFT neredeyse bir saniyede gerçekleşir, çünkü merkezde bir banka sunucusu vardır. Bitcoin'de ise merkez yoktur; herkes kendi defterini tutar. Dünyanın her yerinden saniyede binlerce ödeme isteği bu havuzda birikir.

Kullanıcı işlemine isterse sıfır, isterse daha yüksek bir bahşiş (işlem ücreti) ekleyebilir. Madenciler yeni defter yaprağını, yani bloğu oluştururken havuzdaki işlemleri en yüksek bahşişten başlayarak sıralar; bir bloğa aşağı yukarı 1000 kayıt sığmaktadır. Ardından tüm madenciler hash problemini çözmek için yarışır; çözümü bulan bloğu zincire ekler. Bu noktada işlem "resmileşir": yaklaşık 10 dakikada bir blok eklendiği için işlem ne zaman alındığına göre bir dakika ya da yarım saat sonra onaylanabilir. Artık herkesin defterinde o Bitcoin Ahmet'e geçmiş görünür ve Ahmet parasını cüzdanında görür.

Herhangi bir şey para olabilir

Bitcoin'le bir şey satın almanın mantığı, paranın doğasıyla ilgilidir. Arabasını eve takas eden biri evi para niyetine kullanmış olur. Karşı taraf kabul ettiği sürece bir ülkenin petrolü karşılığında ceviz yaprağı bile verilebilir. Bitcoin de "bunu para olarak kullanın" iddiasıyla ortaya çıkmış bir araçtır.

Bitcoin'in iddiası, merkezi olmadığı için kimsenin müdahale edememesidir. Merkezi sistemlerde paraya el konulabildiğinin örnekleri çok:

  • 2013'te Güney Kıbrıs'taki bankacılık krizinde mevduatlara el konulması; 100.000 eurosu olan birinin hesabının bankayı kurtarma (bailout) gerekçesiyle 50.000 euroya düşmesi
  • Kanada'da kamyon şoförlerinin banka hesaplarının dondurulması
  • Rusya'nın milyarlarca dolarlık varlıklarının dondurulması; Venezuela ve İran'ın benzer uygulamalarla karşılaşması

Bitcoin'de ise binlerce, milyonlarca düğüm işlemleri yürüttüğü için Ali'nin Ahmet'e para göndermesini engelleyecek bir güç yoktur; kimse defteri değiştiremez. Bu nedenle Bitcoin "dünyanın en özgür sistemi"dir.

Satoshi Nakamoto ve ilk yıllar

Bitcoin'in kurucusu Satoshi Nakamoto sistemi Genesis bloğu denilen ilk blokla başlatmıştır. Başlangıçta tek düğüm ve tek madenci kendisidir. Ardından forumlarda ve e-posta listelerinde, özellikle Cypherpunk'lara sistemi duyurarak insanları madenci olmaya davet etmiştir.

Satoshi'nin cüzdanında aşağı yukarı 1 milyon Bitcoin bulunduğu doğrudur; ancak bunun sebebi basittir. O dönemde her blok için 50 Bitcoin ödül verilmekteydi ve ilk yıllarda sistemde yalnızca birkaç madenci vardı; en büyük madenci olan Satoshi bu ödüllerle 1 milyon Bitcoin biriktirmiştir. Bu Bitcoin'leri şu an kullanmıyor; kullansa bile sistem açısından bir şey değişmez. Ayrıca kod binlerce düğümde dağıtık çalıştığı için Satoshi'nin kodu gizlice değiştirmesi de mümkün değildir.

2008'de ortaya çıkan Bitcoin için 2010 civarında Bitcoin Market adlı bir forum kuruldu. Kriptografi meraklıları burada Bitcoin'leri kişiden kişiye, harcanan elektrik maliyeti karşılığında satıyordu. Hatta 1000 Bitcoin karşılığında karışık pizza alınması gibi tamamen hobi ve eğlence amaçlı alışverişler yaşandı. Bu dönemde bugünkü anlamda borsalar yoktu. 2013 Kıbrıs krizi, insanlara paralarının bankalarda güvende olmadığını göstererek dağıtık sistemlere ilgiyi artırdı ve Bitcoin yavaş yavaş bir değer saklama aracı olarak görülmeye başlandı.

Borsalar ve Bitcoin'in ruhuna aykırılık

Forumlarda yazışarak alım satım yapmak yerine borsalar kuruldu. Borsada bir tarafta farklı fiyatlarla satış teklifi veren satıcılar (1000, 1050, 1100 dolar gibi), diğer tarafta alış teklifi veren alıcılar (990, 995 dolar gibi) bulunur. Teklifler eşleştikçe işlem gerçekleşir ve borsa aracılık için komisyon alır. Borsa aslında yalnızca bir aracıdır.

Sorun cüzdan tarafındadır. Bitcoin'de herkesin özel anahtarıyla korunan kendi cüzdanı (soğuk cüzdan) vardır ve bu anahtar olmadan kimse o cüzdandan transfer yapamaz. Borsa ise güvenliği sağlamak gerekçesiyle satıcıdan Bitcoin'lerini önce borsa cüzdanına aktarmasını ister, alıcılara da bu cüzdan içinde alt hesaplar açar. Böylece borsa bir banka gibi davranır ve sistem fiilen merkezileşir. İnsanların yüzde 80-90'ı Bitcoin'lerini borsa cüzdanında tutuyor ve bu çok yanlış; borsa batarsa ya da sitesini kapatıp kaçarsa kimse hak iddia edemez. Bu, Binance için bile geçerlidir.

Bugün Bitcoin araba ya da market alışverişinde para olarak kullanılmaya tam oturmadığı için petrol veya buğday gibi bir emtia muamelesi görüyor. Bu, Bitcoin'in çıkış amacından bir sapmadır.

Bitcoin Vakfı ve Bitcoin Cash çatallanması

2012 civarında kurulan Bitcoin Vakfı (Bitcoin Foundation), kodu değiştiren ve kuralları belirleyen bir elit grup değildir. Kod değişiklikleri BIP (Bitcoin Improvement Proposal) adı verilen önerilerle yapılır ve bunlar genellikle blok yapısıyla ilgili küçük teknik detaylardır. Bir değişikliğin geçmesi için madencilerin ve düğümlerin büyük çoğunluğunun (yüzde 80-90) onaylaması ve herkesin yazılım güncellemesini kendi isteğiyle yüklemesi gerekir. Bitcoin otomatik güncelleme alan bir sistem olmadığı için "dünyayı ele geçirmeye yönelik" bir güncelleme mümkün değildir.

2017'deki tartışma bunun örneğidir. Bir grup, işlemler hızlansın diye blok boyutunun 1000 kayıttan 10.000 kayda çıkarılmasını savundu; çoğunluk ise ana mekanizmaya dokunmak istemedi. Azınlık mevcut zinciri alıp yeni kodla devam etti ve Bitcoin Cash ortaya çıktı; Bitcoin ise eski zincirde BTC olarak devam etti. Buna fork, yani çatallanma denir. O sırada bir Bitcoin'imiz vardı; yeni zincir eski kayıtları devraldığı için bir de Bitcoin Cash sahibi olduk ve böylece kayıp değil kazanç elde ettik.

Son bir cihaz kalana kadar senin varlığına hiçbir şey olmaz.

Cypherpunk hareketi ve komplo teorileri

Bitcoin'in "küreselcilerin" ya da "Yahudilerin oyunu" olduğu iddiaları gerçeği yansıtmıyor: Bitcoin'i ortaya çıkaranlar Cypherpunk hareketidir. 1993'te Eric Hughes, internetin mahremiyete ve özgürlüğe giderek müdahale edeceğini öngörerek açık bir toplum için dijital mahremiyetin şart olduğunu savunan bir manifesto yayımladı. Cypherpunk'lar devletlerin ve büyük şirketlerin her hareketimizi, harcamamızı ve iletişimimizi izleyeceği bir geleceğe karşı kriptografi, açık-gizli anahtar ve hash mekanizmaları gibi araçlar geliştirdi. Satoshi Nakamoto'nun da büyük olasılıkla bu topluluğun üyesi olduğu düşünülüyor; Bitcoin'i ilk olarak onların e-posta listesine duyurdu ve ilk kullanıcılar da onlar oldu.

Bu insanlar küresel finans elitlerinin değil, onlara karşı duran cephenin temsilcileridir ve bu cephe Müslümanların da bulunduğu taraftır. Sonuç olarak Bitcoin müdahale edilemez, özgür, İslam'a uygun ve dolar hegemonyasından kurtulmak için mükemmel bir alternatiftir. Blockchain altyapısıyla yeni paralar da üretilebilir, ancak hâlihazırda yaygın kullanılan Bitcoin'e geçmek daha anlamlıdır. Borsalar ise sonradan çıktı ve Bitcoin ruhuna aykırıdır; Bitcoin günlük hayatta para olarak kullanılmaya başladığında borsaya ihtiyaç kalmayacaktır.