İçeriğe geç
31:00

Bitcoin Devrimi: İslami Finansın Dijital Geleceği mi?

31:00 YouTube'da aç

Bitcoin ve kripto paralar İslami açıdan caiz mi? Önce altın ve gümüşün sahip olduğu para vasıflarını tek tek sayıyor, ardından Bitcoin'e yöneltilen kabz, devlet garantisi, manipülasyon, kara para, haksız kazanç ve yaygınlık itirazlarını inceliyoruz. Kaydi parayı caiz sayıp Bitcoin'e haram demek tutarsızdır; blockchain ise İslami finans için bir fırsattır.

Tartışmanın çerçevesi

Bitcoin ve onun altyapısı olan blockchain teknolojisi etrafında iki görüş var: Bir kesim, Bitcoin ve benzeri kripto paraların para vasfını taşımadığı için caiz olmadığı görüşünde; diğer kesim ise Bitcoin'in bugün kullanılan altın, gümüş ya da itibari paralardan farkı olmadığını, dolayısıyla caizliğinde bir sorun bulunmadığını öne sürüyor. YouTube'da "caiz değil" görüşü çok daha sık işleniyor, karşı görüş azınlıkta kalıyor; bu yüzden konuyu yeniden ele almak bilgi birikimine katkı sağlayacaktır. Bir şeye caiz değildir hükmü verirken ekonomiyi ve arkasındaki para sistemini doğru anlamak gerekir.

İlk olarak "Kur'an-ı Kerim'de altın ve gümüş geçtiği için tek geçerli para altın ve gümüştür" iddiasına bakalım. Bu iddia herhangi bir nassa dayanmaz. Bir benzetme yapalım: Kur'an'da binek olarak at ve deve geçer; bu, arabanın, trenin, uçağın binek sayılmayacağı ya da bineklerle ilgili fetvaların bunlara uygulanmayacağı anlamına gelmez. Fıkıhtaki kıyas usulüyle, altın ve gümüşün vasıflarını ve İslam'ın paradan beklediği nitelikleri taşıyan herhangi bir şey para olarak kullanılabilir. Birçok âlim de bu görüştedir.

Paranın vasıfları

Altın ve gümüşü gerçek para kabul edenlerin kendi argümanı üzerinden gidersek, bir şeyin para olabilmesi için gereken şartlar şunlardır:

  1. Sahibi bir merkez veya kul olmamalı. Aksi halde para manipüle edilebilir, keyfî olarak artırılıp azaltılabilir. Altının ya da gümüşün bir sahibi yokken doların sahibi olarak Amerika'yı, FED'i ve havadan para basabilen özel bankaları gösterebiliyoruz.
  2. Arzı sabit olmalı. Altın ve gümüş havadan yaratılamaz; altın çıkarımı ile nüfus artışı da eş zamanlı ilerler.
  3. Küçük parçalara ayrılabilmeli. Aynı parayla hem bir ciklet hem bir yat alabilmek gerekir; altın ve gümüşte de küçük ölçü birimleri bu yüzden icat edilmiştir.
  4. Kopyalanamamalı. Kalpazanlık para miktarını artırır, enflasyona yol açar ve halkın cebinden para çalmak anlamına gelir. Para ancak mal, hizmet ve risk karşılığında kazanılabilmeli.
  5. Özgür olmalı. Emekle kazanılıp paranın içinde depolanan değer istenildiği yere, istenildiği kişiye harcanabilmeli. İngiltere'den Gazze'ye ya da Arakan'a yardım göndermek isteyenlerin SWIFT sistemi nedeniyle engellenmesi bunun tersinin örneğidir.
  6. Manipüle edilmemeli. Altın paraya başka madenler katarak yapılan tağşiş de arzı artırıp başkalarının parasını eritir.
  7. Geçer akçe olmalı. Pazarcıya ceviz yaprağı verip para dediğinizde kabul etmez; insanların o şeye para değeri atfetmesi gerekir.

Bitcoin'e yöneltilen itirazlar

Şimdi Bitcoin'in neden caiz olmadığına dair argümanları tek tek inceleyelim.

Elle tutulamaz, kabzedilemez. Bu itirazı yapanlar dolara, Türk lirasına ve kaydi paraya caiz diyor. Oysa bugün paranın yüzde 90'dan fazlası mobil ve internet bankacılığıyla dijital olarak transfer ediliyor; bankalar zaten rakam girerek para basabiliyor. Bitcoin cüzdanı ise istenirse QR kod olarak kâğıda basılıp cepte taşınabiliyor; bu da bir nevi kâğıt paraya denk.

Arkasında devlet garantisi yok. Bu şart Kur'an'da da hadislerde de yer almaz. Altın ve gümüşün arkasında da devlet yok; zaten paranın sahibinin kul veya merkez olmaması gerektiği kabul edilmişti. Bu şart, itibari parayı gerçek para kabul eden zihniyetten doğar: Devlet yıkıldığında itibari para ancak sobada yakılacak bir kâğıda dönüşür, Venezuela'da yaşanan devalüasyon da bunu gösterir. Bitcoin ise kayıtları milyonlarca madencinin bilgisayarında aynı anda tutulan dağıtık bir sistem; bankaların merkezî sunucularındaki kayıtların aksine değiştirilmesi pratikte imkânsız.

Manipülasyona açık. Bugün emtia, döviz ve faiz piyasalarının tamamı açığa satış, çıplak açığa satış, vadeli ve kaldıraçlı işlemlerle manipüle ediliyor. JP Morgan'ın gümüş piyasasını manipüle ettiği haberleri ve fiziki karşılığından fazla satılan paper gold bunun örnekleridir. Bitcoin'in daha oynak görünmesi hacminin düşüklüğünden kaynaklanır; mekanizma aynıysa diğerlerine de haram demek gerekir.

Denetimsiz ve kara para aklamaya elverişli. Bitcoin 2008'de çıktı, kara para aklama ise çok daha eski; demek ki bu suç helal kabul edilen paralarla da yapılıyor. Denetim ise özgürlüğü kısıtlar: Dolarla Gazze'ye para gönderilemezken Bitcoin'i kimse engelleyemez.

Haksız kazanç sağlıyor. Bitcoin borsasındaki fiktif işlemlerin aynısı döviz ve COMEX gibi emtia borsalarında da yapılıyor. Buradaki kazanç helal sayılıp Bitcoin'deki haram sayılıyorsa ortada bir tutarsızlık var.

Halk arasında yaygın değil. Altın ve gümüş de bugün alışverişte binde bir oranında bile kullanılmıyor, buna rağmen onlara haram denmiyor. Bütün bu itirazlar kaydi ve itibari paranın anlaşılmamasından kaynaklanıyor.

Bitcoin ve blockchain nedir?

Bitcoin, kullanan herkesin cihazında çalışan dağıtık bir algoritmadır. Madenciler altın madeni kazar gibi algoritmayı çözerek Bitcoin üretiyor; toplam arz 21 milyonla sınırlı ve şimdiye kadar 18-19 milyonu çıkarılmış. Merkezi olmadığı için kimse kuralları tek başına değiştiremiyor; bu güven ve dağıtıklık blockchain teknolojisiyle sağlanıyor. Bir merkezin para transferini engelleyebildiği bankacılık sisteminin aksine, milyonlarca cihazdan bir kısmının engellemeye çalışması hiçbir şey ifade etmiyor. Bitcoin'in özgürlüğü, sağlamlığı ve manipüle edilemezliği buradan geliyor.

Borsa meselesi ve fiyat algısı

Bitcoin alışverişte kullanılmak üzere para olarak ortaya çıktı, ancak dükkânlar kabul etmediği için geçer akçe olamadı; bunda dolar hegemonyasının da payı var. Para olarak yaygınlaşamayınca bir emtia gibi borsaya dönüştü ve borsada yaşanabilecek her şey onun da başına geldi. Oysa bir Bitcoin yine bir Bitcoin'dir; değişen yalnızca dolar karşısındaki değeridir.

Doların değerini altın cinsinden ölçmem lazım. Doların değerini Bitcoin cinsinden ölçmem lazım.

Altının fiyatının artması da aslında doların aşırı basıldığı anlamına gelir. Hocaların "insanlar batıyor, haksız kazanç var" gerekçesiyle Bitcoin'e caiz değil demesi, teknolojinin kendisinden değil borsa olarak kullanılmasından kaynaklanan bir yanılgıdır.

Blockchain ve İslami finans

Önerdiğimiz sistemde de sabit ve blockchain tabanlı bir para olacak; bunun Bitcoin olması gerekmiyor. Murabaha, mudaraba ve müşareke gibi İslami finans ürünleri token tabanlı yapılabilir; akıllı kontratlar sözleşmeleri manipülasyona kapalı hale getirir. Gerçek dünya varlıklarının (RWA) tokenleştirilmesiyle örneğin azalan müşareke blockchain üzerinde kurulabilir. Blockchain Müslümanlar için bir nimettir; Satoshi Nakamoto takma adlı mucit, dünyadaki para sistemini değiştirme yolunda büyük bir hizmet yapmıştır. Bitcoin'e caiz değil diyenler ise İslam'ın kaydi para sistemini düzeltmesinin önüne engel koymaktadır.

Sonuç

Bitcoin para olarak doğdu ve borsa yüzünden yanlış anlaşıldı. Günümüzde her şey manipüle ediliyor; bu yüzden tutarlı olmak için ya hiçbir şeye ya da her şeye caiz denmeli. Bitcoin'e karşı getirilen argümanların çoğu zayıftır.