Faiz ve Riba Neden Aynıdır? Modern Bankacılık Nedir?
Faiz ile ribâ aynı olgudur: ikisi de haksız ve risksiz bir fazlalığı ifade eder. Para, enflasyon, senyoraj, Cantillon etkisi ve kaydî para yaratan bankacılık tanımlarından hareketle, 100 liraya karşılık 101 lira almak bile ribâ sayılmalıdır; aksi halde piramidin tepesindeki bankaların baronlaşması meşrulaştırılmış olur.
Tez ve paranın tanımı
Faiz konusundaki kafa karışıklığı büyük ölçüde tanımlardan kaynaklanır. Burada dinî referansları az tutup meseleyi iktisadi açıdan ele alıyoruz. Tezimiz şu: faiz eşittir ribâ, ribâ da eşittir fazlalık. Buradan hareketle, enflasyon gerekçesiyle 100 liraya karşılık 101 lira almanın bile faizli, adaletsiz ve fakiri sömüren bir işlem olduğunu göstermeyi amaçlıyoruz.
Para, örfte kabul görmüş mübadele aracıdır. Gazâlî'nin İhyâ'daki ifadesine göre altın ve gümüş kendi başına amaçlanan şeyler değil, diğer malların değerini ölçen birer hakemdir. İbn Teymiyye de paranın maddesinden çok işlevinin önemli olduğunu, ancak altın ve gümüş gibi zor çoğaltılan bir varlığın daha uygun olduğunu, keyfî para basımının ise zulüm olduğunu söyler. Dört para türü vardır:
- Mal para: altın, gümüş gibi bizzat değerli kabul edilen emtia.
- Temsilî para: sarrafın depoda tuttuğu altını temsil eden banknot.
- İtibarî para: arkasında hiçbir varlık olmayan, değerini devletten alan TL, dolar, euro.
- Kaydî para: ticari bankaların kredi verirken o anda dijital olarak, havadan yarattığı para.
İtiraz ettiğimiz türler itibarî ve kaydî paradır. İbn Teymiyye'nin eleştirdiği tağşîş bile bunlardan daha masum kalır.
Ribâ ile faiz ayrımı ve enflasyonun tanımı
Ribâ kelimesi r-b-v kökünden gelir ve artma, çoğalma anlamı taşır; faiz de fazlalık demektir. İkisini ayırmaya çalışmak bir kelime oyunudur. Bu ayrımın kaynağı Hristiyanlıktadır: Yahudiler faiz yasağını yabancılara (goyim) karşı delmiş, Hristiyanlık ise usury ile interest arasında bir ayrım yaparak yasağı aşmıştır. Bu ayrım İslam'a ait değildir ve sorun tamamen iktisadidir: adaletsizliğe ve servetin bir yerde birikmesine yol açan bir fazlalık varsa, o ribâdır.
Enflasyonun asıl tanımı piyasadaki para miktarının artmasıdır. 100 kalem ve 100 para varken para 200'e çıkarsa kalemin fiyatı iki paraya yükselir. Fiyat artışı sonuçtur, sebep ise para basımıdır. 1860'lardaki ABD İç Savaşı döneminde ve 1907 ile 1934 Webster sözlüklerinde geçen bu tanım, 1970-80'lerden sonra "fiyatlardaki genel artış" olarak değiştirilmiştir. TÜFE ve CPI gibi endeksler sepet ağırlıkları, ikame etkisi, hedonik ayarlama, geometrik ortalama ve konut fiyatı yerine kira kullanımı gibi yöntemlerle manipüle edilebilir; dolayısıyla bilimsel değil öznel ölçümlerdir.
Senyoraj, tağşîş ve Cantillon etkisi
Senyoraj, parayı basanın elde ettiği alım gücü avantajıdır. Maliyeti 10 kuruş olan bir madenî para 1 liraya basılırsa basan kişi 90 kuruş kazanır. Tağşîş örneğinde ise bir kral 100 gram altından 5 gramlık 20 sikke yerine 4 gramlık 25 sikke basar. Halk henüz bunu bilmediği için fazladan 5 sikkenin alım gücünü kral kullanır. Bu işlem, birine bir saatliğine 20 altın verip 25 altın geri istemekle aynıdır. Dolayısıyla tağşîş ve ek para basımı da faiz ve ribâdır.
Richard Cantillon'un 1750'lerde tarif ettiği Cantillon etkisi, yeni paradan en çok ilk kullananın yararlandığını, avantajın piramidin tabanına doğru azaldığını anlatır. Bugün bu piramidin tepesinde bankalar bulunur. Banka, tasarrufları toplayıp kredi isteyenlere aktaran bir aracı kurum değil; kaydî parayı bizzat yaratan ve senyorajı elde eden kurumdur. Bank of England yayınları da bunu doğrular. Fıkıhtaki "kazanç ancak zarar ihtimali üstlenmekle helal olur" kaidesi ve servetin yalnızca zenginler arasında dolaşmaması ilkesi de aynı noktaya işaret eder; Mekke'de Ebû Cehil ve Ebû Leheb gibi Kureyş'in zenginleri de faizle insanları tahakküm altına almıştı.
Faiz teorileri ve para basımı itirazı
Avusturya iktisat okulu faizi bir zaman tercihi ve bilgi sinyali olarak görürken, Keynes faizi likiditeden vazgeçmenin ödülü olarak tanımlar. Doğal faizi parasız bir buğday köyü örneğiyle düşünelim: 100 çuval tasarruf, gelecek yıl 110 çuval olarak geri ödenirse doğal faiz %10 olur. Dışarıdan gelen bir bankacı havadan yarattığı kâğıtla %3 faiz dayatınca verimsiz yatırımlar yapılır ve piyasa bozulur. Bilgi eşit dağılmadığı için herkesin faizi ve enflasyonu farklıdır. Piyasadaki paranın %97'si bankaların ürettiği kaydî paradır; banka vatandaşa %3'ten verdiği krediyi teminatı güçlü bir holdinge %2,8'den verir.
"Para basmak her zaman enflasyon yaratmaz" itirazının da cevabı var. Fiyatlar artmasa bile teminatı olan zengin krediye daha kolay ve ucuz ulaşıp mülkünü risksiz biçimde büyütür, gelir adaletsizliği artar; üstelik paranın büyük kısmı reel ekonominin on katına ulaşan fiktif finans piyasalarına gider. Helikopter para gibi herkese eşit dağıtım adaletsizliği azaltsa da kimin, neye göre para basacağı sorusu çözülmediği için en iyisi, madencilik gibi maliyet ve emek gerektiren, basılamayan bir paradır.
Ribâ testleri ve tarihten örnekler
Bir işlemin ribâ olup olmadığını anlamak için üç test öneriyoruz:
- Tekrar testi: İşlem defalarca tekrarlandığında risksiz ve kayıpsız biçimde kişiyi para baronu yapıyor mu?
- Üretim testi: Kazanca karşılık bir mal veya hizmet üretildi mi?
- Senyoraj testi: İşlemde bir senyoraj kazancı elde ediliyor mu?
Tarihteki tağşîşler hep enflasyon ve ekonomik bozulmayla sonuçlanmıştır. Roma gümüş oranını düşürdükten sonra toparlanamamıştır. Memlükler bakır fülûs basmış; Makrîzî fiyat artışının sebebinin mal kıtlığı değil bakır para bolluğu olduğunu tespit edip altın ve gümüşe dönülmesini istemiştir. Şevket Pamuk'un anlattığı Osmanlı akçe tağşîşleri Celâlî isyanlarına uzanan dengesizliklere yol açmıştır; İbn Haldun da Mukaddime'de genişleyen devlet harcamalarının tağşîşe ve uzun vadede ticaretin ve devletin çöküşüne yol açtığını yazar.
Para piramidi ve Ahmet–Mehmet problemi
Türkiye için bir para piramidi çizebiliriz: en tepede özel bankalar, ardından tahvil yoluyla bankalardan borçlanan devlet, rezerv para nedeniyle ABD özel bankaları, holdingler, holding tedarikçileri, yüksek gelirli ve en altta düşük gelirli vatandaş. Faiz oranı, çekilebilen kredi miktarı, senyoraj ve yaşanan enflasyon her katmanda farklıdır. Ekmek, bankaya 10, holdinge 12, vatandaşa 20 lira olur.
Ahmet Mehmet'e 100 lira verip %20 enflasyon gerekçesiyle 120 lira alırsa, tekrar testine göre Ahmet baron olmaz. Ancak "paranın değer kaybını telafi eden artış faiz değildir" ilkesi kabul edildiğinde, aynı gerekçeyle bankanın kaydî parayla faizli borç vermesi de meşrulaşır. Banka senyoraj elde eder, baronlaşır ve enflasyonu besler. Bu ilişkide gizli bir ortak vardır:
Ahmet Mehmet'e borç verdiği an o borç ilişkisinde gizli bir banka var.
Her iki taraf da mağdurdur, kazanan bankadır. 50 yıl önce bir memur ev ve araba alabilirken bugün birikim yapamaması bu makasın kanıtıdır.
Çözüm: iki ayrı mesele
Altının spekülasyona açık olması ve karz-ı hasenin her ihtiyacı karşılamaması nedeniyle bankasız borç ilişkisi bugün neredeyse imkânsızdır. Bu yüzden iki meseleyi ayırıyoruz. Birincisi, rızamız dışında dayatılan düzende hayatın akması: burada katılım bankalarının araçları ehven-i şer olarak, haram olduğu bilinerek ve zaruretten kullanılabilir. İkincisi, ribâsız, senyorajsız, Cantillon etkisinin ve borç piramidinin olmadığı yatay bir para sisteminin tasarlanması. Zaruret gerekçesiyle mevcut sisteme helal denirse yeni bir sistem hiçbir zaman kurulamaz. Bu yüzden iktisatla ilgilenen Müslümanları bu alternatif üzerinde birlikte çalışmaya çağırıyoruz.
00:00Selamünaleyküm. Rabbi yessir ve la tuassir. Rabbi tenin bil. Allah'ım zorlaştırma, kolaylaştır, işlerimi hayırla sonuçlandır.
00:09Bugünkü videoda faiz ve riba kavramları.
00:14Bunun bağlamında da enflasyon kavramından bahsedeceğiz. Aslında bununla alakalı ben faizle alakalı bir video çekmiştim. Orada hem iktisadi boyutuna hem de dini boyutuna işin değinmiştim. Fakat o videoda
00:28değinmediğim ve daha fazla şekilde iktisadi boyuttan bu videoda olayı incelemeye çalışacağım. Aslında burada kafa karıştıran unsur tanımlar. Yani bizim iktisadi olarak tanımlara
00:42verdiğimiz anlam nedir? Faiz ne demek?
00:44Enflasyon ne demek? Banka ne demek? Yani bu tanımları doğru koyabilirsek ve tarihten örnekleri doğru verebilirsek bugün neden 100 liranın üzerine 1 lira koyduğumda 101 liranın faiz olduğunu,
00:58faiz ve ribanın eşit olduğunu hem ekonomik olarak hem dini olarak ispatlayacağız. Dini olarak önceki videoda daha fazla bahsediyordum. Bu videoda çok az dini referans vereceğim.
01:07Olayı iktisadi açıdan inceleyeceğim.
01:09Yani iktisadi açıdan bu işlem faizli bir işlemdir. Bu işlem adaletsiz bir işlemdir. Bu işlem fakiri sömüren bir işlemdir. Onu anlatmaya çalışacağım.
01:19Neden 100 lira 101 verdiğiniz zaman bu böyle oluyor? Onu anlatmaya çalışacağım.
01:23Enflasyon var. Yani o zaman da diğer taraf zulmediyor deyip baştan aslında yargıya varmamak gerekiyor. İşin gerçekten ekonomik ve iktisadi temellerine indiğiniz zaman bambaşka bir çerçeveyle karşılaşıyorsunuz. Benim
01:37piyasada gördüğüm kadarıyla da bu detaya inilmiş vaziyette değil. O yüzden bu videoda tam olarak faizin ne olduğunu, enflasyonun ne olduğunu, ribanın neden bunlara eşit olduğunu ve temel problemin, bankacılık probleminin paraya
01:52dair problemin ne olduğunu güzel bir şekilde anlayabileceğinizi düşünüyorum ve buna dair de örnekler vererekten kolay bir şekilde anlaşılmasını sağlayacağım inşallah. Şimdi öncelikle bizim tezimiz nedir? Faiz eşittir
02:06ribadır. O da eşittir fazlalık anlamına gelir. Bu video boyunca bunu ispatlamaya çalışacağım iktisadi açıdan. Şimdi öncelikle tanımlardan başlayacağımızı söylemiştim. paranın tanımından
02:18başlamamız gerekiyor. Para örfte kabul görmüş mübadele aracıdır. Tanımı budur.
02:25İslami tanımı da budur zaten. Örf dediğimiz yani toplumda aslında değiş tokuşta kullanılan şey neyse o bir paradır. Yani eğer insanlar ona para değeri yüklemişse bu paradır. Eee
02:39Gazali'nin ihyada buna dair zaten cümlesi var. diyor ki altın ve gümüş yaratılışları itibariyle bizatihi maksut yani amaçlanan istenen şey değildir.
02:51Onların hikmeti diğer malların değerini ölçen bir hakem ölçü olmalarıdır. Yani onlar kendinden değerli değildir. Onlar bir ölçü birimidir. Bir referans birimidir. Yani altın gümüş bile yaratılışları itibariyle kendinden içsel
03:03değerleri olan şeyler değil. İnsanlar onlara değer atfettiği için onlar değerlidir. İşte İslam'ın para tanımı da böyledir. Dolayısıyla bir toplumda para olarak kullanılan şey İslam'a göre de paradır. Yine İbn Teymiye'ye göre de
03:17paranın maddesinin yani altın olmasının, gümüş olmasının, bak olmasının vesaire değil. Fonksiyonunun esas olduğunu eee bahsediyor. O yüzden herhangi bir şekilde ek para basmanın da zulüm olacağını söylüyor. Neden? Çünkü siz
03:31daha fazla para bastığınız zaman piyasada haksız bir rekabete girmiş oluyorsunuz. İbn Teymiye'de aslında paranın maddesi önemli değil ama daha sınırlı bir varlık olursa, daha çoğaltılamayan bir varlık olursa, zor çoğaltılan bir varlık olursa, gümüş
03:45altın öyle mesela ama bakır öyle değil.
03:47Daha uygundur diyor. Yani şimdi para türleri var. E bir kere bunu da aslında açmamız gerekiyor ve konuşmamız gerekiyor. Dört çeşit para türü var.
03:57İşte mal para. Bunlar işte MTIA olabiliyor. Yani altın, gümüş. Bunlar mal para cinsinden şeyler. Temsili para dediğimiz bir şey var. Yani siz bir yerde onu tutuyorsunuz. Örneğin eski dünyada sarrafların yaptığı altını
04:11tutuyorlar depoda size. Onun yerine onu temsil eden işte 100 gram altını temsilen bu kağıt verilmiştir diye size bir kağıt veriyorlar. Onun ismi banknot.
04:19Yani bugün kullandığımız kağıt paranın atası diyebileceğimiz şey. Bu temsili para oluyor. Yani karşısında arkasında onu temsil eden bir varlık var. bir depoda duruyor. Bu temsili para oluyor.
04:30İtibari para denilen bir olay var. Orada da günümüzde kullandığımız para yani herhangi bir karşılığı yok. İtibar neden Türk lirası değerli? Neden dolar değerli? Neden euro sterlin değerli?
04:43Arkasında herhangi bir madde yok.
04:44Sınırlı bir varlık da yok. Tamamen devletlere ait olduğu için bir değer atfedilmiş. İtibari bir değere sahip.
04:50Dolayısıyla sınırlı bir varlık da değil.
04:52Bu itibari para olmuş oluyor. Bir de ka dediğimiz bir para var. Bu para videosunda anlatmıştım zaten. Eğer 3ün videoyu izlerseniz kanalda orada daha net bir şekilde bunları görebilirsiniz.
05:02Bu da ticari bankaların kredi verirken havadan yarattığı paralar. Günümüz modern ekonomik sisteminin böyle işlediğini o videoda anlatmıştık. Yani paranın devlet tekelinde olmadığının, Merkez Bankası tekelinde olmadığının
05:16aslında özel bankaların kaydi para denilen havadan dijital olarak para yarattığının size kredi vereceği zaman veya katılım bankalarına muraba yapacağı zaman aslında parayı kaydi olarak,
05:28dijital olarak o an tam o saniyede banka yaratıyor ve size veriyor. Yani olan bir parayı vermiyor ya da birilerinden topladığı bir parayı vermiyor size.
05:37Sıfırdan para yaratarak veriyor. Buna da kaydi para demiştik. Yani dört çeşit para türünü bu şekilde incelemiş olduk.
05:43Çünkü bu para türlerini de bilmemiz lazım ki aslında sorunlu olan para türü hangisi onu anlamamız gerekiyor. Bizim bugün itiraz ettiğimiz konu itibari para ve kaydi para. İbn Teymiye'ye göre de bunlar adaletsizliğe yol açtığı için
05:57eski dönemde böyle bir şey yok ama İbn Teymiye taşiş denilen şeyi biliyor. Yani siz altın gümüş içerisindeki miktarı azaltarak daha fazla para basıyorsunuz piyasada. Bir kral olarak veya devlet olarak onu bildiği için diyor ki yani bu
06:11uygun bir şey değil. Yani paranın sınırlı varlık dışında çoğaltılması, keyfi olarak çoğaltılması ki günümüzde itibari para ve kaydi para daha da kötüsü havadan basıldığını söylüyoruz. O zaman herhangi bir karşılığı olmadan
06:26basıldığını söylüyoruz. O zaman bunlar kesinlikle zaten gayriami olmuş oluyorlar. Şimdi riba eee kelimesine girelim. İşte temel argümanlar ne oluyor? Ribayla faiz farklıdır.
06:38Kur'an'da riba geçer. Aslında faiz geçmez vesaire. Ya böyle bir kelime oyununa gerek e yok. Eee riba kelimesi RBV kökünden geliyor Arapçada. Yani artmak, çoğalmak anlamına geliyor. İşte RB var, yüksek tepe, işte erba var,
06:52artırmak, fazlalaştırmak vesaire. Yani fazlalık eee anlamına artmak anlamına geliyor. Dolayısıyla fazlalık anlamına gelen her şey aslında riba. Yani yok faiz de fazlalık anlamına geliyor.
07:03Dolayısıyla burada bir kelimenin etimolojik kökeninden eee çıkarılabilecek bir durum söz konusu değil. Bu iktisadi bir vakadır. Bunu etimolojik olarak incelemenin bir anlamı yok. Bu iktisadi olarak incelenmesi gereken bir konu. İktisadi olarak bir
07:15yerde bir fazlalık varsa o ribadır, faizdir. Neyse yani Kur'an'ın anlatmaya istediği şeyin kendisidir. Terimin kendisidir. Dolayısıyla biz burada fazlalık olan şeye bakacağız. İsmini ne koyduğunuzun önemi yok. İsterseniz başka
07:28bir şey koyun. Ama Kur'an'a göre ismi riba. Biz günümüze de faiz olarak diyoruz. Bu şimdi bu peki riba faiz ayrımı aslında nereden geldi bize? Bu özellikle Müslümanları aslında Hristiyanlıktan geldi. Şöyle şimdi üç
07:41dinde de faiz normalde haram.
07:43Yahudilikte normalde haram ama onlar akitlerini bozdular. Eee dolayısıyla eee Tevrat'ta normalde faiz yasağı var ama sonradan işte yabancıya yani goime yani Yahudi olmayana faizde borç verebilirsin
07:56diye bir madde eee kendilerince uydurdular fıkıhlarında, Yahudi fıkıhında ve akdi bozdular. Yani Allah'ın faiz yemeyin akdini yabancıya karşı yiyebiliriz diye bozdular. Kendi aralarında yiyemiyorlar. Yahudiler böyle bozdu. Hristiyanlıkta da faiz yasak.
08:09Hristiyanlıkta da belli bir süre bayağı Orta Çağa kadar faiz yasaktı. Zaten eee kilise de buna karşıydı. Daha sonra Hristiyanlık işte user ve interest diye iki kavram ortaya koydu. Jury demek aslında eee riba dediler. Interest de
08:23aslında faiz dediler. Dolayısıyla tanrı usur'yi yasak kılmıştır. Interes yasak kılmamıştır gibi bir argümanla onlar da bu yasağa deliler.
08:33Tek geriye saf din İslam kaldı. Faiz riba yasak ve hiçbir şekilde de biz bunu delmemeliyiz. Eğer siz faiz farklı, riba farklı derseniz aslında Hristiyanlıktan aldığınız bir bagajla bunu söylüyor
08:45olursunuz. Çünkü bu ayrım Hristiyanlığa ait bir ayrım zaten. Jur ve interest ayrımı. İslam'da böyle bir ayrım yok.
08:53Olay da zaten iktisadi bir olay. Böyle kelime oyunlarıyla çözülebilecek bir olay değil bu. Fazlalıkla alakalı bir olay. Yani ortada fazlalık varsa ve bu fazlalık adaletsizliğe sebep olacak, malın bir yerde birikmesine sebep olacak
09:07bir fazlalıksa o zaman gayet bu riba ve faiz olmuş oluyor zaten. Şimdi diğer tanımımız geldik enflasyon. Şimdi bizim enflasyon eee tanımımız nedire bakacak olursak şimdi e enflasyonun e iki tanımı
09:22var aslında. Geçmişte ilk sözlüklerde kadim dönemde de kullanılan yani gerçek olan enflasyon tanımı şudur. Piyasadaki para miktarının artması. Enflasyon yani parasal bir olgudur. Yani piyasada siz
09:36parayı artırırsanız, para sayısını artırırsanız bu enflasyon demektir.
09:41Doğal olarak bunun sonucu olarak piyasada bir şeyin paranın sayısı artarsa malın sayısı da artar, değil mi?
09:46Mesela diyelim ki küçük bir dünya hayal edelim. 100 kalem var. 100 de para var.
09:53Bir kalem bir paraya eşit oluyor. Ben şimdi piyasadaki para miktarını artırdım. Fazladan para bastım. Yani artık 200 para var. Ne oldu? Hala 100 kalemim olduğu için 100 kalem 200 para yani bir kalem 2 paraya tekabül etti. Ne
10:08oldu? Bakın kalemin fiyatı artmış oldu otomatikman. Yani sonucu fiyat artışıdır. Evet. Ama enflasyonun kökü, ana sebebi, temeli para basından kaynaklanır. Yani siz fazladan para bastığınız için enflasyon kaynaklanır. O
10:22yüzden sınırlı para olması burada önemli. Sizin basamayacağınız mesela altın basabilir misiniz istediğiniz gibi? Hayır. Madenciliğini yapacaksınız.
10:28Onun fizibilitesi var. E para harcayacaksınız. Altın madenin sınırlı bir kere dünyada belli bir limiti var vesaire ama itibari parayı basarsınız.
10:36Bankaların ürettiği kaydi parayı basarsınız. Ya dolayısıyla paranın aslında basılabilen bir şey olmaması lazım ki enflasyon olmasın. Peki bu enflasyon tanımı nasıl manipüle edildi?
10:48Günümüzde enflasyon deyince herkesin de anladığı ve iktisatta da artık bu kullanılmaya başlanıyor. Nedir tanım?
10:55Fiyatlardaki genel artış. Biz buna enflasyon diye tanımlıyoruz. İşte TUIK bunu hesaplıyor. Amerika'da da işte consumer price index diye CPI diye bir indeks var. O hesaplanıyor. İktisatta bunlar kullanıyor. Ama halbuki bu işin
11:09sonucu. Yani fiyatın artması, o kalem fiyatının iki paraya çıkması işin sonucu. Ben sonuca bakarsam sebebi göremem. Sebep senin para basman.
11:17Dolayısıyla enflasyon tanımımızda piyasadaki para miktarının artması şeklinde. Bizim enflasyon tanımımız bu.
11:24Zaten bu tanım e 1860'larda ABD İç Savaşı'nda da bu şekilde tanımlanmıştı.
11:29E 1907, 1934 işte Webster sözlükleri, bunların hepsinde de bu tanım bu şekilde geçiyor. Sadece günümüzde artık 1970'lerden, 80'lerden sonra bu tanım fiyatlardaki genel artış şeklinde güncellendi. Burada bir manipülasyon söz
11:44konusu. Şimdi baktığımız zaman zaten bizim işte TÜFE dediğimiz veya ÜFE veya Amerika için consumer price index yani enflasyon endeksinden bahsediyoruz burada. Bu tam olarak ölçülebilecek bir şey değil. Zaten buradaki sepet, sizin
11:59yaptığınız sepete göre şey değişiyor, değil mi? Mesela TK bir şey açıklıyor.
12:02İşte oradan başka birisi ben farklı bir sepet yaptım diyor. Oradan başka bir enflasyon sonucu buluyor. Ben şimdi bir sepet yapsam genel günlük hayatta kullandığım malzemelerden ben başka bir enflasyon indeksi bulurum. Yani bu
12:14subjektif bir şey. Bu bilimsel bir şey değil. Bunun böyle resmi bir kanıtı, matematiksel net bir formülü yok.
12:20Sürekli güncelliyorlar. Sepeti güncelliyorsun. Hesaplama metodunu güncelliyorsun. Formülleri güncelliyorsun. Enflasyon 30 da çıkabilir, 25 de çıkabilir, 35 de çıkabilir. Ya ne oldu bu? Devasa bir fark. Bu farka göre insanlar kendilerini
12:32ayarlıyorlar. İşte maaşlar artıyor, kiralar artıyor. Sen bunu manipüle edersen ne olur? Piyasada çok büyük adaletsizlik olur, değil mi? İşte bu tüm dünyada manipüle ediliyor. Mesela Amerika'da da enflasyon hesabı değişti.
12:43Değiştiriliyor. Dediğim gibi Türkiye'de de bu değiştiriliyor. Bu manipülasyona açık bir şey. Bu bilimsel bir şey değil.
12:48Zaten bu sizin subjektif bir yorumunuz, bir hesaplama metodu. Ben böyle hesaplıyorum kardeşim diyorsunuz ve öyle hesaplıyorsunuz. Şimdi sepet ağırlıkları değişiyor dedik. Ondan dolayı manipüle edilebiliyor. İkame etkisi denilen bir
13:00şey var. Yani işte et pahalıyor, et var, tavuk var, değil mi? Et pahalınca eee tavuğa geçtim diyor. Tavuklar ucuzladı diyor. O yüzden enflasyon arttı saymıyor. Mesela etin arttığı tavuğun biraz ucuzladığı zaman da enflasyon hala
13:13yok. Eee varsayıyor. İşte hedonik ayarlama denilen metot var. Geometrik ortalama denilen eee metot var. İşte ona konut fiyatı yerine kira fiyatını kullanıyor falan filan. Y bu şekilde çeşitli eee Ali Cengiz oyunlarıyla
13:25enflasyonu siz manipüle edebiliyorsunuz.
13:28O yüzden enflasyon fiyatlardaki genel artış diye bir tanım yaparsanız bu sizi yanıltacaktır. Ama manipüle edilemeyen tanım ve eski tanım 1970'lere kadar nedir? Piyasadaki para miktarının artması. İşte enflasyon budur. Bu
13:43tanımımızı da yaptığımıza göre diğer tanımımıza geçiyoruz. Bu da senyoraj dediğimiz bir olay var. Senyoraj nedir?
13:50Aslında paranın, parayı üreten kişinin kişiye verdiği avantaj. Yani şöyle düşünelim. Şimdi ben parayı basan kişi olduğum için ilk parayı ben bastığımda
14:02eee atıyorum işte darphanede ben eee ne basıyorum? Demir para basıyorum. Demir paranın maliyeti ne kadar? 10 10 kuruş.
14:10Ama ben 1 lira bastım. Değil mi? O piyada 1 lira olarak değer görecek ama bana maliyeti 10 kuruştu. O demir paranın 90 kuruş senyoraj geliri elde etmiş oldum. Yani bana bunun bir avantajı oldu. Parayı basan kişiye ciddi
14:25bir alım gücü avantajı sağlıyor. E biz buna senyor diyoruz. Bunu da yine video boyunca bol bol kullanacağım. Parayı basan kişinin paranın alım gücü avantajından ilk yararlanması. Yani çok
14:37az işte ya da siz eskiden taşiş denilen bir şey var. Taşiş nedir? Siz atıyorum 100 gram altınınız var. 100 gram altından sizin her bir seniz diyelim ki 5 gram 20 tane altın çıkarıyorsunuz değil mi? E kral olarak eski dönemde bir
14:52kralsınız para basıyorsunuz altın para.
14:55100 gramdan 20 tane sikke çıkarıyorsunuz. Sonra diyorsunuz ki kardeşim ben bunun içerisindeki şey altın oranını azaltayım ki bana bir alım gücü sağlasın. Senyoraj elde etmek için bunu yapıyorsunuz. O yüzden 4 grama
15:09düşürüyorsunuz sikkedeki altın miktarını. Ne oldu? Aynı miktardan 20 yerine 25 tane sikke çıkarmaya başladınız. Bakın 5 sikke size senyoraj sağlamış oldu. Yani normalde 20 basmanız gereken 25 bastınız 5 sikke senyorajınız
15:22oldu. Ne oldu? Onu artık harcayabilirsiniz piyasada. Çünkü o bilgi ilk size geldi. Şu an halka o bilgi inmedi. Siz onun faydasından yararlanabiliyorsunuz. Alım gücünden yararlanabiliyorsunuz. Henüz fiyatlar ona göre yükselmedi. Daha ilk sizde
15:36çünkü video boyunca bundan da bahsedeceğiz. Şu an ön bilgi vermiş oldum. Yani parayı yaratan kişi ilk bilgiye sahip olduğu için halka henüz o bilgi gitmediği için o para da henüz halka gitmediği için bu senyoraj
15:48gelirinden çok ciddi biçimde kar elde ediyor ve alım gücü kuvveti elde ediyor.
15:54Bu aslında adaletsiz bir şey. O yüzden İbn Teymiye para basımını ve tahşişi aslında eleştirmişti ve İslam'a uygun olmadığını söylemişti. Nitekim ben de buna katılıyorum zaten. Çünkü parayı basan kişiye çok ciddi bir senyoraj
16:08avantajı sağlıyor bu durum. Bir de bu Taşişin aslında yine eski dönemden gidelim. Siz piyasada 100 birim para varken işte sikkedeki altın miktarını azaltıp 120 birim paraya çevirdiğiniz
16:22zaman bu enflasyona sebep olacak. Y enflasyon buradaki anlamı fiyatlardaki artış manasında söylüyorum. E bu da eee tüm dengeleri bozacak. alacaklıların eee borç ilişkilerinin bozulmasına yol açacak, fiyatların yükselmesine yol
16:35açacak. Benim parayı basan kişi, devlet, kral, neyse kimse artık banka eee bu kişinin adaletsiz bir şekilde, haksız bir şekilde eee para kazanmasını sağlayacak. O yüzden aslında ben eee
16:48deminki örneğimden 100 gramdan 20 sikke yerine 100 gramdan 25 sikke yaptığım anda aslında ben faiz işliyorum. Faizin tanımı neydi? Ribanın tanımı neydi?
16:58Fazlalık. Ve bu fazlalığın adaletsiz, emeksiz, risksiz, ticaretsiz olmasıydı değil mi? E tamam ben hiçbir şey yapmadım kral olarak. Aldım e altını gittim 20 yerine 25 sike bastım ve bu
17:12bilgi ilk bende olduğu için 25 sikk alım gücüne bir anda sahip olabildim. O 5 sikke senioraj gücünü elde edebildim. E bu faiz zaten. Dolayısıyla taşiş aslında faizdir, ribadır. Yani aslında haram olan bir şeydir. Bir kere bu tanımda da
17:26bizim anlaşmamız gerekiyor. Çünkü ben orada eee tamamen haksız bir kazanç elde ettim. Ha birine 20 altın borç verdim.
17:3325 altın geri getireceksin hemen dedim.
17:35Atıyorum kral ne kadar sürede yaptı o işi? Bir saatte değil mi? Bir saatte eritti. Eee 20 altını 25 altına çevirdi.
17:421 saat sürdü. Toplam eritmesi, soğutması. Ben birisizine bir saatliğine 20 altın verdim. 1 saat sonra 25 altın olarak getir diye. Faizle borç verdiğimde de aynı işlem olacak değil mi? İşte bakın faizle ribaile aynı
17:55kapıya çıkmış oldu. O yüzden taşiş yapmak, para sayısını artırmak, ek para basmak bunlar aslında ribadır, faizdir.
18:04Yani bu kavramda da anlaşmış olduk.
18:07Çünkü bunun yükünü, sırtını siz halka yüklemiş oluyorsunuz. Halk bu bilgi bilmediği için artık kalemin fiyatı bir yerine 1.2 altın olmuş oluyor. Ve bu halkın bir tercihi değildi. Onların bir isteği de değildi. Siz zor aki bir
18:22şekilde para basma yetkisi halkta değil.
18:24Sadece sizde olduğu için bunu istediğiniz an tamamen sizin keyfinize göre zoru hakii kullanarak hiç kimseden sormayarak, izin almayarak bir referandum vesaire yapmayarak bunu yaptınız ve bir anda halkın alım gücünü düşürdünüz ve onu kendinize transfer
18:38etmiş oldunuz. O 5 altın arttığı için. E bu faiz riba zaten bu hırsızlık yani bu haram bir şey bakıldığı zaman.
18:48Burada da anlaştık. Şimdi diğer bir terimimiz var. Bunun ismi de kantilon efekt denilen bir efekt var. Eskiden bulunuyor aslında. Bu 1750'lerde, 55'lerde bulunuyor. Richard Cantillon buluyor bunu. İşte bu para basan
19:02kişinin, kurumu neyse artık eee parayı kim basıyorsa ve senyorajı kim alıyorsa ilk alım gücünü, o paranın eee alım gücünden en fazla o faydalanır. Bunu bir piramit gibi düşünecek olursak piramidin
19:16en tepesindeki kişi e en fazla yani parayı ilk basan kral en fazla bundan yararlanacak. O parayı basıp verdiği ikinci kişi ondan bir tık az yararlanacak. En son halka inecek. Bu piramit çekind aşağı doğru indikçe, en son halka yayıldıkça zaten
19:31bu bilgi artık tüm halkta olduğu için fiyatlar otomatik piyasa dengesi gereği artmış olacak. Bu da enflasyona sebep olmuş oluyor. Yani para basmanının efekt bu. parayı basandan halka doğru aslında
19:45bu paranın size verdiği, sağladığı alım gücü avantajı giderek azalır. Halka doğru giderek azalır. En çok avantajı ilk basan kişi kazanır. Buna kantilon effect diyoruz. Günümüzde nasıl oluyor?
19:59Parayı bankaların kaydi olarak ürettiğini söylemiştik. Yani havadan bastıklarını söylemiştik. O zaman ilk bu senyor ajı banka elde ettiği için parayı o bastığı için şimdi hiç sıfır hiçbir şey yok. Ben bir anda size 100.000 L
20:14havadan para basıyorum. Ne oldu? Eee aslında bunun senyorajını banka olarak ben elde etmiş oldum. Ctrol Efekt gereği de piramidin tepesindeki kişi benim. O zaman bundan en fazla ben faydalanacağım. Daha sonra krediyi verdiğim eee kişi daha sonra da halkta
20:27kullanıma yayıldıkça eee bu para dolaştıkça en son halk da artık yararlanamayacak. Bunun zararını görecek. Tam tersi piramidin tepesinden aşağı doğru bu işten yararlanma oranı düşüyor. Şimdi bankacılık sistemini
20:41şimdi geliyoruz. Banka tanımımız da önemli. Son tanımımız da banka tanımı.
20:46Şimdi banka nedir? Banka bir yanda tasarruf sahipleri var. Eee ben paramı bankada yatırıp değerlendirmek istiyorum ve artmasını istiyorum. Yani eee işte mevduat hesabına yatırıyorum paramı, değil mi? Burada milletten parayı
20:59topluyor tasarruf sahiplerinden banka.
21:01Burada da ben kredi almak istiyorum.
21:02İşte ev alacağım, araba alacağım, fabrika yapacağım, bilmem ne yapacağım.
21:05Para talebim var. Banka buradaki tasarruf sahiplerinin parasını alıp aracı kurumu olarak buradaki para isteyen kişilere yönlendiren bir aracı kurum. Hayır, bu tanım yanlış. Banka bu değil. Çoğu kişinin banka zannettiği şey
21:20bu. Ama ne katılım bankası veya ne normal banka. Günümüze banka denilen kurum böyle bir şey değil. Bankanın şurada eee faizle veya kar payıyla neyse araba alacağım, ev alacağım, işte fabrika yatırımı yapacağım diyen kişiye
21:34verdiği para herhangi bir tasarruf sahibinin tasarrufundan gelmiyor. Kaydi olarak üretiliyor. Dijital olarak o an üretiyor. Yani burada herhangi bir şey toplamasına gerek yok. Dijital olarak üretiyor ve size o parayı veriyor. Eee
21:47dolayısıyla burada banka aracı kurum değil. Bizzat kaydi paranın yaratıcısı, bizzat para basan kurum. Ve bu para basından da senyoraj elde eden kurum.
21:583ün videomu izlerseniz bankacılık nasıl işliyor? Bu sistemin daha da detaylarını yani bu videoda anlatmayacağım. 3üncü videoda izleyip detaylarını öğrenebilirsiniz. O yüzden banka tanımımızda aracı kurum değildir. Bizzat
22:09paranın yaratıcısı kurumdur. Eee banka bu yani bu bilimsel bir gerçek. Bank of England makalelerine de bakabilirsiniz.
22:15Yani dünyanın her yerinde bu bu bir gerçek. Yani hani bu böyle competitör falan bir şey değil yani. Şimdi peki e riba yasak, faiz yasak. Peki bunun hikmeti eee nedir? Aslında burada bir risksiz kazanç söz konusu. Kazanç ancak
22:29zarar ihtimali üstlenmekle helal olur.
22:31Fıkıhta böyle bir kaide var. Yani bir zarar ihtimali olacak ki kazancınız helal olsun. Ticarette bu var. O yüzden helal ama faizde kesin kez daha fazlasını alıyorsunuz. O yüzden haram.
22:42Yani risksiz olduğu için riba bu yüzden haram. İşte servetin dolaşımı var.
22:45Servet sadece zenginler arasında dönmemesi. Şimdi siz faiz işletirseniz ne olur? Para giderek sizle birikmeye başlar. Siz faizde daha fazla borç vereceksiniz. aldığınızda bir daha borç verip daha fazla, bir daha borç verip
22:54daha fazla siz para baronu olmaya başlayacaksınız. Bu da hep zengin oligarkların, Mekke'nin olayı da oydu ya. Zengin oligarklar vardı orada.
23:03Kureyş'ten bazı zengin eee kişiler vardı. Ebu Cehil, Ebu Leheb, eee o tayfa. Bunlar paranın sahibiydi. Bunlar faizle borç veriyorlardı. Tahakküm altına almışlardı insanları. Servet kendi aralarında dolaşıyordu. Sadece
23:16halka inmiyordu. O yüzden zaten bu adaletsizliği gidermek için Peygamber efendimiz sallallahu.y ve sellem geldi ve eee buna dur dedi. İslam bunu istemiyor. Dolayısıyla emeğe dayalı veya riske dayalı parayı kar zarar
23:30ortaklığına dayalı bir faaliyet istiyor.
23:33Faizde bunların hiçbiri yok. Kesin bir garanti bir gelir söz konusu. Şimdi faiz tanımında yani şimdi biz dini olarak da bunu tanıdık ama bir de iktisat okullarına bakalım. Biliyorsunuz dünyada iki ana iktisat ekolü var. Bir tanesi
23:48Avusturyan iktisat ekolü, diğeri de Kees. Mesela şu an günümüzde de neasik e iktisat ekolu diyebileceğimiz Kenes var.
23:55Bunların faiz tanımları da farklı aslında. Yani Australic ekolü diyor ki faize bu bir zaman tercihidir diyor.
24:04Zaman tercihini yansıtan bir bilgidir.
24:06Çünkü ben eee bugünkü 100 elmayla bir yıl sonraki 100 elma benim için aynı değerde değildir. O yüzden faiz zaman tercihinin bir sinyalidir, bir bilgi sinyalidir şeklinde söylüyor. Yani
24:20zamana dayalı olarak eee ben daha fazla para isteyebilirim. Çünkü şu anki şeyimden vazgeçtiğim için Avust Avusturya iktisat ekolü bu şekilde söylüyor. KeNES de buna itiraz ediyor.
24:32Hayır. Yani e kişinin tasarrufuyla bunun bir alakası yok. Avusturya iktisat ekolü ne demişti? Şimdi ben tasarruf yapıyorum paramı harcamıyorum. Onun yerine sana veriyorum. Sana verdiğim için de daha fazlasını isterim zamanda. Çünkü bir yıl
24:46bu parayı harcamama şeyine karşılık, tercihime karşılık daha fazla para isterim ki bir bunu kabul edebileyim.
24:52denk bir eylem olsun diyordu. KNS diyor ki, "Hayır yani burada böyle bir durum söz konusu yok. Mesela 100.000 liranız eee var diyelim. Eee paranız her an cebinizin altında. Yani birine borç
25:06vermediğin zaman her an harcayabilirsin, değil mi? Her an bir şey alabilirsin.
25:09Yani borç verdiğinde artık o paraya geri erişemiyorsun ya faizde borç verdiğin ama şu hiç borç vermedim. Para kasamda duruyor. İstediğim an harcayabilirim.
25:16Likidim yani. Likit hemen harcama potansiyelim var. İnsanlar tasarruf yaptıklarında her zaman bunu faizle borç vermek zorunda değillerdir diyor Keynes.
25:25Gayet likit de tutabilir. Çünkü harcayabileceğini düşünüyordur. Kendini biraz daha garanti altında hissetmek istiyordur. Borç da vermez. nakit tutar nakitini böylece güvende hisseder eee kendini diyor. O yüzden faiz tanımı
25:38aslında eee insanların nakit olarak tutmak istemediği eee miktar kaçsa faiz onunla ilişkilidir diyor. İlla tasarruf yapma miktarıyla bağlantılı değil. Benim hem tasarruf yapacağım hem de onu likit
25:52tutmayacağım. Borç verme isteğim olacak.
25:53işte o knes'e göre faiz oluyor. Yani yüksek faiz teklif edersen ben anca o zaman bu likidite hemen şey hızlı satın alma erişimimden vazgeçerim diyor. Yani sizin nakitte kalma esnekliğinizden eee
26:08vazgeçmenizin karşılığı faizdir, ödüldür diyor. Keynes'in tanımı da bu. Şimdi bir de doğal faiz denilen bir kavram var.
26:17Aslında doğal faizi anlamak için parayı denklemden çıkarmamız gerekiyor. Mesela buğday ekonomisi düşünelim. Bir köy düşünelim. Hiçbir para yok. Tek mal buğday. Buğday hem tohum hem yiyecek filan gibi düşünelim. İşte köylüler bu
26:29yıl 1000 çuval eee buğday ürettiler. 900 çuvalını yediler. Geriye kaldı 100 çuval. 100 çuvalını tüketmeyip kenara ayırdılar. E aslında tasarruf ettiler.
26:37Değil mi? Yani 100 çuval bir tasarruf söz konusu. Onu bıraktılar orada.
26:42Yani bugün yemekten vazgeçtiler onu fiilen. Şimdi bir çiftçi geliyor. Bana o 100 çuvalı verin. İşte hem tohum olarak da kullanıldığı için ekeyim onu. Gelecek yıl size 110 çuval olarak ödeyeyim diyor borcumu. Kabul edilirse doğal faiz oranı
26:56%10 olmuş oluyor. Yani bu herhangi bir Merkez Bankası'nın belirlediği, şunun bunun belirlediği değil. Bu kendi aramızda doğal olarak gelişen ve bir itemin benim harcamadan borç verme isteğimi belirten bir oran olmuş oluyor.
27:09%10 tamamen kişiler arasında gelişen bir durum. Yani paranın olmadığı bir ekonomi gibi düşünelim. Ödünç verilen şeyin aynı zamanda malın kendi cinsinden karşılığı 100 çuval buğday 110 çuval e buğday
27:23olarak geri ödemem. Bu doğal eee faiz olmuş oluyor. Bir de ikinci bir senaryo düşünelim. Bir bankacı geliyor eee ve diyor ki ben %3'e borç veririm diyor.
27:33Mesela %3 faize borç veririm diyor.
27:35Çünkü çiftçi de bunu seviyor. Çünkü diyor ki %10 biz normalde kendi aramızda doğal faiz. Şimdi %3'e birisi borç veriyor diyor. O yüzden eee çok fazla borç alıyorlar. E buradan hem tarla yakıyorlar hem sunaman kanalı hem traktör alıyorlar. Yani işi
27:48büyütüyorlar. Ucuda faize borç geldi.
27:50Şimdi normalde doğal faiz %10'du ama bankacı geldi durduk yere kendi bir oran belirledi. %3 diye. Doğal olmayan bir oran. Herkes de o krediyi ucuz bulunca bir sürü kredi çektiler ve garip garip harcamalar yaptılar. Çok verimli
28:01harcamalar da yapmadılar. Bu verimli gibi görünüyor ama günün sonunda üretilen çuval miktarına baktığımız zaman bu %3'ü karşılayabilecek bir duruma gelmiyor. Ha bir de eee şu e soru var. Köyde normalde tasarruf edilen
28:14miktar neydi? 100 çoğaldı. O değişmedi ama sırf dışarıdan bir bankacı ben %3 faiz veriyorum kardeşim deyip eee havadan bir kağıt yarattığı için bir şekilde o 100 çuval aslında e önemsiz
28:29bir şekilde faiz oranı etki etmeyecek bir şekilde kaldı ve çok fazla harcama yapılmış oldu. Daha sonra işte bu projeler sulama kanalı yarıda kalıyor, tohumlar oluyor olmuyor, bitkeli bir şeyler oluyor falan filan. Eee sıkıntılar çıkarsa ne oluyor? piyasa
28:43bozulmuş oluyor. Yani siz doğal olmayan bir faizi dayattığınız zaman piyasayı bozmuş oluyorsunuz. Şimdi biz faiz bir bilgidir tanımından gidecek olursak faiz bir bilgidir. E bilgi asimetrik olduğunda yani bilgi topluma aynı anda
28:56herkese eşit bir şekilde ulaşmadığında ne oluyor? Bir kantilon efekt söz konusu oluyor. Çünkü ben bak kral olarak para basarken toplum benim o sırada para bastığımı bilmiyor. 26'nın 25'e çevirdiğimi bilmiyor. O yüzden fiyatları
29:07henüz değişmemişti. Bilgi asimetrisi var. Bilgi eşit dağılmıyor. Kantilon efekt. Tepedeki adam bilgiye erken erişiyor. Faize erken erişiyor. Satın alma gücüne erken erişiyor. Tabandaki adam geç erişiyor. O zaman toplumda
29:19hiçbir şey eşit değil. Ne faiz oranı eşit, ne enflasyon oranı eşit, ne satın alma gücü oranı eşit. Yani parayı basma yetkisini elinde tutan günümüzde bunlar özel bankalar kaydı para yaratabiliyor.
29:32Bir de devlet merkez bankası da para tabanı denilen bir şey yaratabiliyor.
29:36Ama en fazla bunun kaymağını özel bankalar yiyor. Özel bankalar kaydı para. Piyasada dolaşan paranın %97'si bankalar tarafından basılan kaydi para.
29:46Yani senyorini bankanın yediği, piramidin tepesinde bankanın olduğu para piyasada biz bu dolaşıyor. %97'si.
29:54O zaman piramidin tepesindeki adamın yaşadığı faizle, enflasyonla, alım gücüyle piramidin tabanındaki adamın yaşadığı faiz, enflasyon. Yani bugün Türkiye'de enflasyon %30 diyoruz ama kime %30 ya? Vatandaşa %30. Benim bir
30:09üstümdeki holdingler var. Onların paraya daha yakın. Yani paraya, sıcak paraya, bankanın yarattığı paraya yakınlık arttıkça aslında benim fiyat algım değişiyor. Benim satın alma gücüm değişiyor. Benim üstümdeki holding vatandaş olarak benden yukarıdaki
30:23holding paraya daha yakın olduğu için, bankadan daha kolay kredi çekebildiği için, daha fazla teminat gösterip daha çok bir anda kaydı paraya erişebildiği için ve daha düşük faiz oranlarıyla erişebildiği için banka bana %3'ten
30:34veriyor faizi ama holding'e %2.8'den veriyor. Neden? Çünkü onun ödeyeceğini biliyor. Ona göre bilançosu var. ona göre teminatı var. E bir kere faiz yaşamalarımız farklı, enflasyon yaşamamız da farklı. Çünkü banka bir
30:47anda toplu parayı alıp harcayacağında henüz o bilgi asimetrik olarak aşağıya dağılmamıştı. O yüzden onun yaşadığı enflasyonla benim yaşadığım enflasyon aynı değil. Büyük holdingle en tepede banka mesela. Banka daha ilk defa
30:59yaratırken yaşadığı enflasyon neredeyse sıfıra yakın. On alım gücü devasa ama vatandaşa geldiğinde bu bozuluyor. E o zaman ben Ahmet'ten Mehmet'e 100 lira verdiğimde enflasyon olarak kimin enflasyonunu alacağım ben? Holding'in
31:10enflasyonu mu, bankanın enflasyonu mu, vatandaşın kendi aralarındaki hiyerarşi, piramit enflasyonu mu? Herkesin enflasyonu farklı. Herkesin faizi de farklı. Bu bambaşka bzuk bir piyasa yani. Ve bu piyasada ben doğru bir işlem
31:23yapma şansım var mı? Yok. Adaletli bir işlem yapma şansım var mı? Yok. O zaman sorunun kökünün kaynağına gitmem lazım.
31:28Ben 100 lira, 101 lira yaptığımda adaletsizliğe uğruyorum dediğimde herkes adaletsizliğe uğruyor. Veren de adaletsizliğe uğruyor, alan da adaletsizliğe uğruyor. Çünkü tepede piramidin tepesindeki birisi durduk yere bizim iznimizi almadan para basıyor. O
31:42yüzden o zaman bizim sorunun kökünde bu para basma mekanizmasını eleştirmemiz lazım. Öteki türlü sen 100 lir 101 lira bunu bir kabul edip ondan sonra 100 lira 101 lira işte enflasyon. O yüzden eee bu faize ribaya girmez dediğin zaman şu
31:56oluyor. Tepedeki adam para bastığı için onu da faiz riba kabul etmemiş oluyorsun. Yani tabana sen kurtarayım derken mekanizmanın kendisini meşrulaştırmış oluyorsun. Bu doğru bir yaklaşım değil. Yani tepedeki adam her
32:09zaman kaymak yiyor. Şimdi ben ister banka olarak düşünün ister kral olarak düşünün. 100 birim para vardı. Ben bunu 120'ye çıkardım. İlk bu bilgi bende.
32:17Halka inmediği için ben bundan satın almayı faydalandım. Daha sonra halka indi. Bu artık enflasyon oluştu. 120 oluştu. O sırada ben o 120'yi alıp 150 yaptım. Yine halka inmedi o bilgi. Ben yine ondan faydalandım. Yani sürekli
32:30benim kazandığım, benim baronlaştığım ve benim eee hep halk üzerinde bir avantaj elde ettiğim durum söz konusu. Bir fazlalık. Halktan hep bir fazlayım. E bu riba zaten ribanın tanımı, faizin tanımı fazlalıktı. Bu bu fazlalık. Yani şimdi e
32:44biraz daha ekonomi bilen, iktisat bilen arkadaşlar da şu argümanla geleceklerdir. Para basmak her zaman enflasyona yol açmaz. Yani para bastığınız zaman her zaman piyasadaki fiyatlar artacak diye bir kaide yok.
32:56Eğer bu para gerçek bir üretime giderse, gerçek bir mal hizmet üretimine giderse burada aslında herhangi bir enflasyon söz konusu olmaz. Sen burada yanılıyorsun filan diyeceklerdir. İşte bu ekonomide benim yine bir videoda
33:11videom daha var. 10, 10 veya 11. olması lazım. Ben ekonomistim diye kapağı var.
33:15Orada anlatıyorum bu mekanizmayı. MVPT diye bir formül var. Evet. Yani piyasadaki mal miktarıyla para miktarı eşit oranda artarsa bu belki enfestyona sebep olmayabilir ama bu senin para basma mekanizmanı hala meşrulaştırmıyor.
33:28Çünkü sen para bastığında enflasyon olmasa dahi hala adaletsizliğe sebep oluyorsun. Yani sen enflasyona sebep olmaz desen bile bu hala İslami açıdan geçerli bir argüman değil. Para basmanı
33:42meşrulaştıran bir argüman değil. Çünkü burada şu söz konusu. Günümüzde para nasıl yaratılıyor dedik. Bankalarda kaydi para olarak yaratılıyor. Bankanın sana kredi vermesi için bankanın bana vereceği krediyle holding'e vereceği
33:55kredi aynı mı mesela? Veya holdingler arası vereceği kredi aynı mı? Banka teminat istiyor değil mi? Bu da zenginin teminat dediği işte evin olacak, bir şeyi hipoteklettireceksin, mülklerin olacak, onu ipoteklettireceksin. Ya bir
34:07şeyi hipotek ya bir teminat vermenim gerekiyor. O zaman teminatı olan adam zaten zengin adam oluyor değil mi?
34:12Bayağı mülke olan. Mülke olan adama daha fazla kredi veriyor banka ve daha ucuz faizden veriyor ve daha çok veriyor. Ne oldu? Mülki olan daha fazla para elde etmiş oldu. O daha fazla parayla tamam üretim yapsın, bir şey yapsın önemli
34:24değil. toplumda enflasyona ulaşmasın.
34:26Ama enflasyon yani fiyatlardaki genel artış olmasa bile bu adam paraya daha yakın olduğu için piramidin tepesinde paraya ilk ulaşan adam olduğu için ben buna sahip olamadığım için benden daha fazla bir avantaj elde etti. Onun
34:39zenginliği arttı. Tamam enflasyon olmadı ama toplumun üst basamağıyla tabandaki alt basamağı arasındaki dengesizlik arttı. gelir adaletsizliği artmış oldu.
34:51Yani bu para basma illa enflasyon zaten enflasyon yol açıyor. Ayrı bir olay.
34:54Çünkü her zaman üretime gitmiyor.
34:56Günümüzde fiktif piyasalar var. Parayı alıyorlar. O gerçek üretim yapan kim? Ya da doğru ürettiği şeyin piyasada gerçekten ihtiyaç olduğu bir durum da söz konusu olmayabilir. O videoda bunları anlatıyorum. fiktif şeyler borsaya gidiyor, shorta, lon'a, finansal
35:09piyasalar şu an reel hizmet ve mal piyasalarının 10 katı büyüklüğünde. E yani bu para zaten havaya gidiyor. Yine fiktif işlemlere gidiyor. Soyut işlemlere gidiyor. Üretime gitmiyor ki.
35:19O zaman kesin enflasyona yol açıyor zaten. Ha ama ideal bir dünya kurduk falan. Yine de diyorum bu para basma mekanizması paraya sıcak olan adama daha fazla avantaj sağladığı için hala
35:31geçersiz. Hala İslami değil. Bundan bahsediyorum. Çünkü krediyi alan adam yine daha fazla mülkiyet elde ediyor.
35:38İşte emlak balonu oluyor, bilmem şu balonu oluyor, bu balonu oluyor. E zaten ipoteklettirebilen adam daha fazla mülk sahibi oluyor. O parayı alıyor daha da fazla mülk sahibi oluyor. Ne oluyor?
35:49Fazlalık, fazlalık, fazlalık. Fazla olan adam daha fazlaya sahip oluyor. E faizde nasıldı? Fazla paraya sahip olan adam daha fazla. Risksiz. Bir de bu risksiz ya. Şimdi ticarette de öyle filan diyemezsin. Ticarette risk alıyorsun.
36:01Kar ve zarar etme durumu söz konusu. Her zaman kar edemezsin. Koca koca firmalar mesela batabiliyor. Niye? Ticaret riskli bir şey ya. Dinamikleri var. Ama sen bu para yaratma mekanizmasında riskin yok ya. Riskin yok. Mallarımı ipoteğe
36:12veriyorum. Banka kaydi parayı yaratıyor.
36:14Biraz daha mal alıyorum. Biraz daha kaydi para yaratıyor banka. Biraz daha mal alıyorum. Ne? Risk falan yok burada.
36:18Bu bir ticaret değil. Burada herhangi bir kaybım, öyle bir şeyim yok. Zarar olasılığım sıfır. Enflasyona yol aç açmaması umrumda değil. Dolayısıyla konu illa para basmak enflasyonu yol açar açmaz tartışmasından da çıkıyor. Beni
36:32sebepsiz zenginleştiren bir mekanizma bu. Paraya yakın olan kişileri ve daha zengini daha zengin yapan, fazlayı daha fazla yapan işte ribaın kökü kelime anlamı fazlalık. E bu faiz olmuş oluyor.
36:43O zaman bizim faiz tanımımız bu.
36:44İslam'ın faiz tanımı bu. ekonomi kitaplarında bu faiz geçmiyor olması bunun faiz olmadığı anlamına gelmiyor.
36:51Bu haksız, risksiz bir fazlalık ve fazlalığın daha fazla bu işlemi böyle bir sürü tekrarladığın zaman sen baron olmaya başlıyorsun. O zaman bu fazlalıktır. Birazdan geleceğiz. Bir şeyin faiz riba olduğunu anlamanın kriterleri İslami olarak nasıl bir
37:05düşünce deneyinden geçirerek bunu yapabiliriz? Bundan bahsedeceğiz.
37:08tekrarladığında sürekli işlemi seni baronlaştırıyorsa, seni halkın üzerine çıkarıyorsa, seni bir anda aşırı zenginleşmene sebep oluyorsa, e risksiz bir şekilde, kayıpsız bir şekilde bu faiz olmuş oluyor. O yüzden ya illa da
37:19para basmamız lazım ama işte para basmasak ekonomi büyümüyor, deflasyon oluyor, şöyle oluyor, böyle oluyor.
37:25Tamam tamam. Para mı basacaksın illaki?
37:27O zaman günümüzdeki gibi bankaların kaydığı parayı yaratma yoluyla işte malı olan, ipotik malı olan ona kredi vermek yoluyla vatandaşa kredi vermiyorsun, holding'e veriyorsun. Zengin adama daha fazla kredibilitesi var. Daha fazla
37:38kredi alabiliyor. Bu mekanizma yerine ne kadar para basılacak kardeşim? İşte hesaplıyorsun. E bizim 1 trilyon TL daha basmamız lazım. Ekonomiyi biraz canlandırmamak için tüm vatandaşlara işte 90 milyon kişiye eşit bölüyorsun 1
37:51trilyon TL'yi. İşte herkese atıyorum 10.000 L banka hesabına yarın yatırıyoruz diyorsun. Herkes eşit oluyor bak. Kimse paraya daha yakın değil. Ne oldu? Bilgi asimetrisini kaldırdın.
38:00Herkese para aynı anda gitmiş oldu. Bu bilgi herkese aynı anda gittiği için enflasyon oluşacaksa en azından herkes aynı seviyede olduğu için kimse birbirine bir adaletsizlik üstünüzlük elde edemedi. Parayı basacaksan da böyle
38:12bas. Yani helikopter money denilen bir kavram. Kredi verme yoluyla, teminatlı krediler verme yoluyla paraya sıcak olan adamın, bankaya ilişkileri yakın olan adamın, devlete ilişkileri yakın olan adamın kredi almasındansa 1 trilyon
38:24TL'ye basılacak. Bas tüm halka eşit ver.
38:28Bunun sorunu ne? Para basımına kim karar veriyor ve ne kadar para basılacağına yine kim karar veriyor? Ya bunu senin doğru yapma şansın var mı? Yani devlet işte şu zaman şu kadar para basılacak.
38:40Neye göre karar verdin bunu? Kimden izin aldın? Yani tüm herkese eşit vermen tamam biraz adaletsizliği azaltıyor ama bu sefer de e sonuçta yine de şöyle bir şey var. Eee bu bir enflasyona yine sebep olacağı için bu para basman. Ben
38:55zengin olarak bu enflasyondan daha az etkilenirken o 10.000 1000 lira beni zenginleştirmiyor. Evet. Ama yarattığı enflasyon beni fakirleştirmiyor. Ama fakirde e öyle olmuyor durum. Onun yarattığı enflasyon eee onu hala derinden etkileyebilir. O parayı doğru
39:09kullanamadığı takdirde vesaire. Yani eee burada hala sorunu tam çözmüş oluyor olmuyoruz. O yüzden her türlü bir para basma senaryosunda bir anomali söz konusu oluyor. En güzeli parayı basmamak. Zaten altın basabiliyor musun?
39:20Hayır. Gümüş basabiliyor musun? Hayır.
39:22Bunun madenciliği var. Madenciliğin olay ne? Sen gidiyorsun orada ekipman yatırımı yapıyorsun. Maaş veriyorsun. E işte kazıyorsun, ediyorsun, para harcıyorsun, 1 milyon dolar harcıyorsun, 1.2 milyon dolarlık altın çıkıyor.
39:32200.000 dolar kar elde ediyorsun bazen.
39:34Hatta e bazı altın maden sahaları kar etmemeye başlıyor. Kapatıyorlar, değil mi? Diyorsun ki ulan altın madeni kapatalı mı? Kurtarmıyor. Maliyetleri kurtarmıyor. Mesela para basacaksan bu şekilde olması lazım. Yani bir iş
39:45gücüne, bir maliyete, eee, piyasadaki dinamiklerin ona etki edebilmesi lazım.
39:50Öyle ben oturayım plazada eee ya da devlette bürokratide, kurumda e şu zaman para basılsın, şu kadar para basılsın.
39:58Ya bu bu böyle bir mekanizmada adaleti sağlama şansın, faizsiz, ribasız bir durum yapma şansın yok. Bu uygun değil.
40:06O yüzden yani şimdi ne dedik? Bir şeyin faiz olduğunu, riba olduğunu İslami olarak nasıl test edebiliriz? Bunu nasıl anlayabiliriz? Buna bakacağız. Eee, şimdi bakacağız. E, birinci testimiz tekrar testi. Bu işlemi sürekli
40:17tekrarlayacağız. Mesela ben 100 liram var. 110 liraya faizi borç veriyorum ya artık 110 liram oluyor. Bir daha o 110'u veriyorum 120. Bir daha veriyorum 140 150. Yani sürekli tekrar ettiğinde hızlı tekrar et. Mesela düşünce deneyi
40:28olarak para bende birikmeye başlıyor mu?
40:30Beni aşırı zenginleştiriyor mu? Risksiz eee ve kayıpsız şekilde. Birinci test bu. İkincisi üretim testi. Yani ben bu parayı kazanmaya karşılık bir iş yaptım mı? Bir piyasada yer aldım mı? Mal hizmet ürettim mi? E yani burada bir
40:44değer oluşturdun mu? Bir ikinci testte bu. 3üncü testte senyoraj var mı? Zaten senyoraj e tekrar testiyle benzer. Yani ben bu parayı yaratırken ya da bu işlemi yaparken bir senyoraj elde ettim mi?
40:56Çünkü senyorajın faiz olduğunu söylemiştik. Neden? 26'nı 25'e çeviriyorum. 10 30'a çeviriyorum. 35'e çeviriyorum. Kayıpsız bir şekilde sürekli tekrarla mesela. Tekrarla tekrarla tekrarla ne yaptı? Beni para baronu yaptı. O zaman bu faizdir,
41:08fazlalıktır. Riba bunu bunu e işleteceğiz. Sürekli tekrar ettiğinde seni zenginleştiriyor mu? Olay bu. Bu varsa faizdir ve ribadır. Şimdi bu tahşiş dediğimiz eski zamanda kralın
41:21veya işte devletin eee para basmasından bahsetmiştik. Eee ne yapıyorlar? Ayar düşürüyorlar. İşte yani ayar düşürmek içindeki değerli maden miktarının azaltılması veya ağırlığını eee azaltıyorlar. O da olabiliyor. Eee
41:33bunlar tarşiş oluyor. Bununla zaten tarihte yapıldı. Pek çok devlet, ülke bunları yaptı. kral ve sonucu her zaman enflasyon oldu ve ekonomik bozulma oldu.
41:43Çünkü sen adaletsizliğe, faize, ribaya sebep olursan orada bir bereket görme şansın yok. Roma yaptı bunu mesela gümüş oranlarına düşürdü paralarındaki ve Roma ekonomisi o günden sonra bir daha toparlanamıyoraması. Memlüklüler yaptı.
41:55Memlüküler flus denilen bakır paralar ortaya felsilen bakır paralar basmaya başladılar. Normalde altın gümüş basarsın bakır basmaya başladılar. Çünkü neden? eee senyoraj elde etmek için, devlet harcama yapabilmesi için,
42:08devlette işte biraz para kıtlığı olmaya başladı. Bunu açmak için bakırdan para basıp biz bunu senyorajıyla alım gücümüzü artıralım dedi devlet. Eee bu da günün sonunda bir kıtlığa sebep oldu mesela Memlüklerde. Eee Makrizi bunu
42:22eleştirdi filan. Hatta işte Osmanlı'da yine aynı şekilde eee sikke tahşişleri oldu. İşte akçenin ağırlıklarının düşürülmesi, hafif akçe, ağır akçe kavramları falan olmuştu. Şevket Pamuk Hoca bunları anlatıyor. Bu yine çok
42:35ciddi ekonomik bir dengesizliğe sebep oldu ve adaletsizliği sonunda işte Celali, isyanları, şunlar bunlara sebep oluyor. E günümüzde bakıyorsun kağıt para sürekli enflasyonu artırıyorsun.
42:46Gelir adaletsizliği artıyor, enflasyon artıyor. Yani bir yerde para bastığın zaman ister eski dönemde ister yeni dönemde para bastığın zaman bu faiz riba olduğu için bu bereketsizliğe sebep oluyor. Eski ulema işte İbn Teymiye'den
42:58bahsettik. Yani para basının tehlikeli bir şey olduğundan bahsediyor.
43:02Adaletsizliği olabileceğinin. İşte makrizli dedik. Eee yani fiyat artışının sebebi mallardaki kıtlık çoğunlukla değil diyor. Çünkü o fels para memlük zamanında yaşadığı için bakır para bolluğudur diyor. Yani sen bakır para
43:14bastığın için fiyatlarda artış meydana geldi diyor. Bunu o dönemde tespit edebilmiş mesela. O yüzden altın gümüş standardına dönmemiz gerekir." diyor.
43:23İbn Haldün mesela devlet harcamaları büyüdükçe para tahşişine yönelir. Yani devletin işte ordusu büyor, harcamaları büyüyor, işte sınırları genişliyor falan yetmiyor para. O yüzden tahşiş yapmaya ihtiyacı hisseder devletler diyor. Bu
43:35uzun vadede hem ticareti hem devleti çökertir. Yani diyor mukaddimede bunu anlatıyor mesela. Yani bu kadim bir bilgi aslında. Biz günümüzde ama modern ekonomiyi bu şekilde kurgulamış vaziyetteyiz. kaydı para basaraktan
43:49sürekli para miktarını artırıyoruz. Bu çok ciddi riba ve faiz olmuş oluyor.
43:54Aynı zamanda da enflasyona sebep olmuş oluyor. Dolayısıyla biz kök nedeni doğru bulmamız lazım. Yani enflasyonun kendisi haram olmuş oluyor. Çünkü enflasyon para basmak demek. Para basmanın kendisi haram olmuş oluyor. Yani mekanizmayı
44:04doğru kurmam lazım. O yüzden ben borç verirken enflasyon oranında alabilirim dediğin zaman sen bu tüm mekanizmayı meşrulaştırmış olursun. E ne yapacağız?
44:11E ben adaletsizliğe uğramış oluyorum daha fazla. Almasam da 100 liradan 101 almasam da bu sefer daha da kötü etkileniyorum.
44:18alsan da kötü etkileniyorsun zaten. Onu anlatmaya çalışacağım birazdan vereceğim örneklerle. Senin sen her türlü kötü etkileneceksin bu mekanizma. Sen vatandaşsın. Sen tabandasın zaten.
44:26Piramidin tepesindeki adam kazanacak her zaman. Senin burada enflasyon oranında geri altında işte enflasyon oranında borcu geri almam caizdir değildir. Ya önemli değil. Sen istediğin hareketi yap burada. Sen sen ancak piyonsun.
44:41Üstteki adam her zaman kazanacak. Ama şu var. Sen ona helal dediğin anda üstteki adam e ben de onu yapıyorum. farklı bir şey yapmıyorum dediği için bu adamın tepede olmasını meşrulaştırmış olursun ve bu sistemden asla çıkamazsın. Bu işin
44:54tehlikesi bu zaten. Yani bu modern bankanın kaydığı para yaratma mekanizması sürekli yeni para yaratmasın ya kredi vermenin bitmemesi lazım.
45:01Bittiği anda çünkü ortada öyle bir para olmadığı için geri dönmeyecek. Yani sistem sürekli seni yeni para yaratmaya, daha fazla para yaratmaya, sürekli faizli para yaratmaya doğru yöneltiyor.
45:11Bu sistemi bizim komple kaldırmak, bu İslami bir sistem değil. Bu ribalı komple kokuşmuş baştan aşağı ribalı bir sistem. Bizim ribalsız bir para birimine, bir para sistemine geçiş yapmamız gerekiyor. Bizim bunu
45:24konuşmamız gerekiyor. Öteki türlü çok lokal bir alanda, çok böyle eee bir büyüteçle bir alanda tartışma yapmış oluruz. Piramidin tepesindeki adam da o sırada keyfini çatar ve senyoraj gelirinden faizini yiye yiye bizi
45:38sömürmüş olur daha da fazla. Her geçen gün. Bizim bu büyük çerçeveyi görmemiz gerekiyor. Yani modern bir senyoraj zincir var. Bunları birazdan çizerek anlatmaya çalışacağım inşallah. Merkez Bankası para tabanını yaratıyor ama para
45:50paranın günümüzdeki %97'si kaydi para zaten özel bankaların yarattığı ya.
45:54Dolayısıyla ticari banka piramidin tepesinde devletle birlikte. Hatta devlet onun bir aşağısında diyebiliriz.
45:59Çünkü devlet de özel bankadan borçlanıyor tahvil verme yöntemiyle.
46:04Şimdi kafamızda daha iyi canlanması için bu para piramidini güzel anlamamız gerekiyor. Çünkü olayın özü aslında burada.
46:14Biz bu piramidi güzel anlarsak neden faiz ve ribanın haram olduğunu ve günümüzdeki durumları daha iyi analiz edebiliriz. Şimdi
46:27günümüzde ne dedik? Paranın %97'si kaydi para dedik. O zaman özel banka aslında piramidin en tepesindeki en ayrıcalıklı bölüme sahip olmuş oluyor. Daha sonra
46:42bir aşağısındaki kim oluyor? Devletin kendisi. Neden? Parasal tabanı aslında devlet belirliyor. Merkez Bankası sadece parasal tabanı belirliyor. Fakat siz bankadan kredi günümüzde para sadece kredi vasıtasıyla kredi çekmek
46:55vasıtasıyla yaratılır demiştik. onu özel banka yaratmış oluyor. O zaman paraya en yakın kişi özel banka. Daha sonra devlet. Yani devlet bile kendi borçlanıyor. Eee, tahvil çıkarıyor. Onu özel banka yardımıyla eee, vererekten
47:09bir paraya erişebiliyor. Daha sonra kim var? Şimdi bu bir devlet. Mesela Türkiye olduğunu düşünelim bunun. Bir de rezerv para birimi. Dünyada rezerv para birimi denilen bir şey var. Yani uluslararası ödemelerde kullanılan para birimi.
47:22Dünyada bu dolar. Dolar geçerça. Siz enerjiyi, petrolü, doğalgazı, herhangi birine ben domates sattım, o bana başka bir şey sattı. Tüm uluslararası para birimleri dolardan oluyor. Bu dünyada artık bir sistem. Bize dayatılmış bir
47:34sistem. Bunu da eleştiriyorum zaten videolarda ama şimdi sebebine girmeyelim. O yüzden ABD yazacağım.
47:41Amerika Birleşik Devletleri özel bankaları piramidin şu an Türkiye özelinde bu. Bu Türkiye piramidi. Bu arada Amerika'nın piramidinde ABD özel bankaları eee en tepede olacak. Şimdi Türkiye piramidinden biz ilerleyelim.
47:55ABD özel bankalarından sonra kim var?
47:59Holdingler. Şimdi artık Türkiye'deki holdinglere eee geçiş yaptık.
48:05Onun aşağısında kim var piramitte?
48:09Holding tedarikçileri diyelim. işte Holding'in mal aldığı, sattığı işte e ona yakın ilişkileri olan kişiler işte en sona vatandaşa
48:23geldik. Vatandaşın da işte eee üst ne diyelim? Üst vatandaş eee diyemeyiz ama yüksek gelirli vatandaş diyelim.
48:36Onun aşağısında daabil düşük gelirli vatandaş en son piramidin en altında ezilen taraf olmuş oluyor.
48:49Şimdi bizim piramidimiz bu. Şimdi bu piramide göre her şeyi yorumlamamız lazım. Yani sizin kafanızda herhangi bir günümüzdeki bir para sorusunda, riba sorusunda, işte faiz sorusunda hemen bu piramidi canlandırmanız lazım. Kafadaki
49:02eee bir şey olsun. E doğru yorum yapılabilsin. Şimdi biz ne dedik? Mesela örnek veriyorum.
49:11Şuradaki eee faiz oranıyla devletin borçlanma faiz oranıyla düşük gelirli vatandaşın borçlanma faiz oranı aynı mıdır? Tabii ki de hayır. Devletler çok
49:25daha ucuza eee şuraya yazalım.
49:34düşük faizle borçlanırlar. Neden? Çünkü devlet büyük bir organ. E parasını ödeyeceğini biliyorsunuz. Riski düşük vesaire. Çeşitli sebepler buna bulunabilir. Düşük gelirli vatandaşsa
49:48yüksek faizle borçlanır. Bir kere faizle borçlanma e oranları değişti. Ee peki holdingler, holdingler de ona göre orta. Mesela vatandaştan daha iyi orandan, devletten
50:02daha kötü orandan borçlandırlar. E ne oldu şimdi? Bir kere faiz herkese, piramitteki herkese eşit davranmadı. O yüzden faiz deyince bir faiz varmış gibi anlamamamız lazım. Enflasyon deyince bir enflasyon varmış gibi anlamamamız lazım.
50:15Her bu piramitteki her şey farklı. Eee, peki paraya ulaşma. Buna bir de başlık atalım. Şöyle.
50:24eee faiz oranı dedik. Tamam. Peki faiz oranı böyle.
50:32Peki çekebileceği kredi miktarı diyelim. Yani ne kadar para verir? Eee devleti devlet ne kadar para alabilir mesela? Çok fazla değil mi? Bankalar devlete çok fazla para
50:46verirler. Holdinglere orta fazla para verirler. Değil mi? Çünkü daha fazla teminat gösterebilir vesaire. Anlattık işte buraya hiç veya az kredi verirler. Düşük gelir vatandaşı. E
50:59benim paraya ulaşabilme ihtimalim de farklılaştı bu piramide göre. Gelelim senyor
51:11yukarıda. Nedir? Senyoraaj çok fazla para burada bende olduğu için o bilgi henüz aşağıya inmediği için henüz para bende bastım ama daha harcamadım. Bu bilgiyi de kimse bilmiyor. Gittim hemen bir sürü harcama yaptım. İşte yat aldım,
51:25kat aldım, daire aldım, bir şeyler aldım. Bir harcamalar yaptım. İşte asfalt yaptım, bir havaalanı yaptım. Bir şeyler yani illa devlet veya özel banka olarak da düşünebilirsiniz bunu.
51:35Eee ben fiyatlar henüz artmamışken, o bu bilgi henüz halkta yayılmamışken ve fiyat artışına sebep olmamışken bu paradan faydalandım. Yukarıdaki piramidin tepesindeki adam senyorajdan
51:48çok daha fazla faydalanıyor.
51:50Holding'teki adam orta faydalanıyor.
51:53Aşağıdaki adam hiç aşağıdaki adamın hiçbir senyoraj faydası yok. Çünkü zaten bilgi herkese gelmişti. Tüm artık şuraya geldiği anda bilgi tüm piramide dağılmış oldu. Bilgi dağıldığı anda fiyat artışı çoktan gerçekleşti. Benim herhangi bir
52:07aslında buradan faydam yok. Ama mesela ortadaki holdingleri düşünelim. Devlete ve özel bankalara yakınlığına göre bunların sıralaması üst basamaklara, alt basamaklara gidebilir. Ne oldu? Ben parayı aldım eee özel bankadan. Henüz
52:22vatandaş bilmiyor bu bunu, bu parayı aldığımı. Henüz vatandaşa gelmedi o bilgi. Bilgi asimetrisi var. O zaman ben bu senyorajdan daha fazla elde ederim. E senyorajla bağlantılı olarak yaşanılan enflasyon.
52:34Çünkü para bendeyken henüz aşağıda bu bilgi olmadığı için şimdi ekmek eee 10 lira. Ben parayı bastım ama daha halk bunu bilmiyor. O yüzden ben 10 liraya bir sürü ekmek alabiliyorum bir anda değil mi? 10
52:49liradan alıyorum ben ekmeği. Holding Holding'e geldi para. Henüz vatandaşa gelmediği için ekmek 12 lira falan oldu.
52:5812 liradan ben topluyorum vatandaştan.
53:00Ama vatandaşa indiğinde artık bu para ekmek 20 lira oldu. Vatandaş artık bunun bir hayrını göremedi. Bu basılan paranın yani yaşanan enflasyon yüksek olmuş oluyor düşük gelirli vatandaşta. E şimdi kimin kimle aldığı
53:15borçtan ben hangi faizi eee ve hangi enflasyonu uygulayacağım? Yani böyle bir konsept var mı? Mesela ben kimin eee borcunda mesela holding vatandaş holdingen borç aldığında faizde ne yazacağım? Enflasyona ne yazacağım?
53:29Çünkü ikisinin yaşadığı dünyalar bambaşka. Ya da vatandaş bankadan aldığında yazacağım faiz ve enflasyon nedir? Burada adaleti ben nasıl sağlayabilirim? Böyle bir küresel ekonomik sistemde, böyle bir iktisadi
53:42düzende ben adaleti işte eee enflasyon oranında faiz caizdir. Bu adaletlidir.
53:50Bu ribaya, fazlalığa, harama, riba, şeye sebep olmaz. Nasıl diyebilirim?
53:55Neredekini de diyebilirim? İki düşük gelirli vatandaşın kendi arasındakine mi diyeceğim? Holdingle vatandaşın arasında mı? Bankayla holding arasınd mı?
54:02Bankayla vatandaş arasındakı. Herkes bambaşka bir kafa yaşıyor. E sen bu piramidi bilmezsen doğru yorum yapamazsın. E şimdi yani eee işte Ahmet
54:16Mehmet'e 100 lira borç verdi.
54:26Enflasyonda bir gerçek. Bankalar para yaratıyor. Bu sistem şu an bizim değiştirebileceğimiz bir sistem değil.
54:31Bizim irademizde olan bir sistem de değil. Bu yaşanılan da bir vaka var.
54:35İnsanlar da birbirlerine borç vermekte zorunda. Biz ne yapalım? Sen şimdi faizi riba eşitledin. O da haram dedin. 100'yi geri 101 vermeye de eee ribadır haramdır dedin. Eee biz ne yapalım yani
54:48adaletsizliğe sebep oldun yine diye olabilirsin. Öncelikle bu sistemi bilmek önemli. Bunun adaletsiz olmadığını söylemiyorum zaten. Bu aşırı adaletsiz bir şey. Fakat bunun sebebi ne Ahmet ne
55:00de Mehmet, ne Ahmet Mehmet'e %30 enflasyon diye ölçtü ki enflasyonun tek bir tanım, tek bir gerçeklik olmadığını, işte farklı [homurdanır] eee hesaplama yöntemlerinin olduğu, manipüle edildiğini vesaire. Videonun
55:14başlarında bahsetmiştik zaten. Tanımında bahsetmiştik. Eee sen kafana göre bir enflasyon buldun diyelim. Hadi onu da ona göre de borç alıp verdiğinde adaleti sağladığını düşünüyorsun. İşte mağdur iki tarafın da mağdur olmadığını
55:27düşünüyorsun. Hayır burada Ahmet de mağdur, Mehmet de mağdur. Burada kazanan tek bir kişi var. O da özel banka. Çünkü para bastıkça enflasyon yaratıyor. Bu enflasyon yüzünden anomali oluşuyor. Biz de burada kıvranıyoruz, dolanıyoruz.
55:40İşte ne yapsak, ne etsek falan filan duruyoruz. Yani Ahmet Mehmet'e 100 120 lira işte %20 enflasyon olduğunu düşünün. Mehmet Ahmet'e 120 lira verdiğinde bir adalet sağlanmış olmayacak.
55:54İkisi de hala kaybediyor olacak. En iyi ihtimalle bunu kimse tabii bilemez.
55:58Çünkü enflasyon doğru bir şekilde ölçülemeyeceğini söylemiştik ve her kademede farklı olduğunu söylemiştik. En iyi ihtimalle yaşanacak aralarındaki borç ilişkisindeki yaşanacak adaletsizlik belki azalabilir ama bunu mutlak bir şekilde bilme şansınız zaten
56:12yok. Çünkü her ikisi de enflasyonun içinde yaşıyor zaten. Ve bankanın ve bu sistemin getirdiği bir anomali bu. Yani Ahmet 100 verip 120 alınca hayatında bir şey değişmiyor değil. Değişti. Çünkü maaşlar her ay artmıyor. Her ay %3
56:25enflasyon oluyor ama mesela senin gelirin ona göre artmıyor.
56:29Yani içeride bir sürü dengesizlikler var. Yani bunu şu şekilde de yapabiliriz. Tabii buradaki eee faiz e yapacağın enflasyon eee faiz miktarı da önemli. Şimdi bizim tartıştığımız konu
56:43ne? E birtım kimselerin enflasyon oranında daha fazla değil bak tefecilik miktarında değil. Mesela enflasyon %30ken %100 faizle de borç verebilirsin.
56:51Hani bu da normal şeyler. O zaman konuşulan konu bu değil zaten.
56:55[boğazını temizler] Enflasyonun oranında zaten ben artış yaptığımda sorun olmaz diyorlar ya. E şimdi kardeşim bunu benim baronluk testime tabi tutalım. Neydi?
57:07Sonsuz tekrarlayacaksın.
57:12Risksiz, kayıpsız seni baron yapacak. Şimdi bu riba testi değil mi? Bakalım tekrarlayalım. Ahmet 100 verdi.
57:22Enflasyon 120 olduğu için 120 aldı. Bir daha 100 verdi. 120 aldı. 100 verdi. 120 aldı. 120 120 aldı.
57:29Ne oldu Ahmet? Baronlaştı mı?
57:31Tekrarladım. Bir sürü kez tekrarladım bunu böyle eee enflasyon oranında.
57:37Risksiz mi? Risksiz. Kayıpsız mı?
57:39kayıpsız. Peki tekrarlayınca seni baron yapıyor mu Ahmet? Para varonu oldu mu?
57:43Olmadı. E tamam o zaman bu riba değildir. Bu faiz değildir. Şimdi bu çok zor bir eee denklem. Şimdi diyelim ki bu tamam buna göre riba değildir diyelim.
57:55Faiz değildir diyelim. O zaman bak şöyle bir öncüllerimiz var bizim. Bu öncüle göre şöyle sonuçlar çıkıyor buradan. Sen sistemi meşrulaştırmış oluyorsun. Bu söylemin tehlikesi bu.
58:06Ne diyorsun?
58:09Enflasyon oranında olduğu için Ahmet faiz yemez diyorsun değil mi?
58:20Yani bu bir ilke olmuş oluyor. İlke ne?
58:23Paranın değer kaybını telafi eden işlem faiz değildir demiş oluyorsun. Böyle dersen, böyle dediğin zaman banka diyor ki
58:37piyasada enflasyon var.
58:41Ben mecbur faizli borç vereceğim diyor.
58:46Bunu kabul etmiş oluyorsun.
58:52O zaman bankanın faizli borç vermesi riba olmamış oluyor.
59:01O zaman banka piramidin tepesinde kaydi para ile faizli borç verip para miktarını artırıyor.
59:20Banka senyoraj elde ediyor.
59:26baronlaşıyor.
59:29Piyasada fiyatlardaki genel artışa, enflasyona sebep oluyor.
59:42Tüm bunlar meşru olduğu ilk öncüle göre faiz olmadı.
59:53E nasıl oldu şimdi bu ya? Bu işi anlatmanın en zor kısmı bana göre bu yani. Çünkü iç içe geçmiş bir denklem.
1:00:02Kurguyu o kadar iyi kurmuşlar ki bu modern ekonomik, finansal düzende o kadar iyi bir kurgu var ki bak ne dedik.
1:00:09Benim formülüme göre Ahmet Baron olmuyor enflasyon oranında TL aldığı için. Çünkü eee piyasada bir enflasyon söz konusu.
1:00:16Hatta enflasyonu çok doğru hesapladığını varsayalım. İşte ikisini de aynı piramidin ya tüm koşulları iyi sayalım yani baron olmuyor. O zaman ben buna birinci öncüldeki gibi faiz değildir
1:00:27dediğim anda şu öncüllerden dolayı günün sonunda banka baron oluyor. Piramidin üstüyle altı arasındaki makas giderek açılıyor. Enflasyon giderek artıyor. Bu
1:00:41Kur'an'ın yasakladığı baronlaşmaya, faize neden oluyor. Yani Ahmet'le Mehmet arasında bir baronlaşma yok. Ama sen buna faiz riba demezsen ne Ahmet Baron
1:00:52olur ne Mehmet Baron olur. Doğru.
1:00:57Ahmet de Mehmet de baron olamaz. Fakat
1:01:11denklemde gizli ortak olan banka baron olur. Yani normalde burada iki kişi var görüyoruz biz. Ahmet var, Mehmet var diye
1:01:23görüyoruz. Hayır şurada sinsi banka duruyor.
1:01:28Sinsi banka duruyor. Biz bunu görmüyoruz. Ahmet Mehmet'e borç verdiği an o borç ilişkisinde gizli bir banka var. Ve bu borç ilişkisinden sen 100 verip 120 aldığın an bu banka baronlaşıyor.
1:01:41Bak banka baronlaşıyor.
1:01:45Faiz yemiş oluyor. Riba yemiş oluyor.
1:01:46Haksız kazanç sebebi oluyor. Ahmet de mağdur oluyor. Mehmet de mağdur oluyor.
1:01:50İşte bunu anlatmak çok zor. Hala anlatabildim mi emin değilim. Anca böyle çizmeye çalışıyorum. İşte tanım yapmaya çalışıyorum. Bu şekilde öncüllerle gitmeye çalışıyorum. Anlaşıldı mı? Hala emin değilim. Sen diyorsun ki ya Ahmetle
1:02:02Mehmet ilişkisinde bankanın ne işi var?
1:02:03İşte var. Bak tekrarlıyorum. Faiz eee yemiyor. Ahmet baron olmuyor. Mehmet baronu olmuyor. Tamam o zaman paranın değer kaybından kaynaklanan artış faiz değil. O zaman banka kardeşim ben paramı veriyorsam bunu faizle enflasyon
1:02:18oranında almam lazım. O zaman ben mağdur olurum. Çünkü banka 100.000 L veriyor.
1:02:21Geri 100.000 alırsa bir sene sonra banka mağdur mu olurum diyor. E doğru.
1:02:24Ahmet'le Mehmet ilişkisine göre mağdur oluyor. O zaman 120 alması gerekir.
1:02:28Doğru. E banka piramidinin tepesinde özel para basma yetkisine sahip olduğu için bak Ahmet de para basma yetkisine sahip olsaydı denklem değişirdi. Biz vatandaşlar olarak ya da holdingler olarak burada biz para basma yetkisine
1:02:40sahip değiliz.
1:02:42Banka sahip. Sen bu denklemde bankaya enflasyon oranında faizli borç vermesini meşru kıldığın an ve buna faiz riba değil dediğin an bu bir fazlalık değildir. Hakkındır zaten. Düşen değerin
1:02:55geri yerine konulmasıdır. Dediğin an banka piramidin tepesinden kaydi parayla borç veriyor ve bu kaydi parayla borç verdikçe banka baronlaşıyor. Bunu zaten görmüştük, işlemiştik. Senyoraj elde ediyor çünkü çünkü tepede çünkü alım
1:03:10gücüne sahip. O zaman da bu da fiyatlardaki genel artış olan enflasyona sebep oluyor ve bu döngü böyle giderek artıyor. Giderek döngü artıyor. Zaten bakıyoruz işte 1900'lerden itibaren para basımı arttıkça enflasyon artıyor.
1:03:23Aradaki makas artıyor. Vatandaşla piramidin tepesindeki en düşük gelir grubuyla en yüksek gelir grubu arasındaki makas artıyor. Adaletsizlik artıyor. Birileri daha da baronlaşıyor.
1:03:32Zenginler daha da zenginleşiyor. Ya bu vaka gerçek yaşıyoruz. Hadi bunlara inanmadın. İstatistik yere inanma.
1:03:37Hiçbir şey inanmadın ya. Görüyorsun.
1:03:39En basiten 50 yıl önceki vatandaşın fakirliğiyle günümüzdeki fakirliği bile aynı olmadığını görüyorsun. 50 yıl önce bir devlet memuru bir işçinin birkaç ev arıldığını, araba aldığını, bir servet biriktirebildiğini görüyorsun. Şu an
1:03:50biriktiremediğini görüyorsun. Bu niye ya? Bu bu sistem yüzünden özel bankalar para bastığı için, enflasyona sebep olduğu için, baronlaştığı için, e böyle olduğu için biz giderek fakirleşiyoruz vatandaş olarak. Bu piramidin üstüyle
1:04:02altı arasındaki makas bu yüzden açılıyor giderek.
1:04:05Ne oldu bu? Çok zor bir denklem. Evet, Ahmet mağdur olmadı. Mehmet de mağdur olm işte ikisi de mağdur oldu. İkisi de bir şey kazanmadı ama banka kazanıyor. O yüzden bu işleme ben faiz demek zorundayım, riba demek zorundayım
1:04:17demezsem şu öncüllü işlemlerden dolayı bankanın baronluğunu helal sayarım.
1:04:21İslami sayarım.
1:04:23Bu iyi bir şey değil. Bu doğru bir şey de değil.
1:04:27Bunu bu şekilde bizim anlamamız lazım.
1:04:30Denklemde herhangi bir borç ilişkisindeki denklemde bankayı görebilmemiz lazım. Umarım anlatabilmişimdir. E tamam ikna oldum.
1:04:38Bu güzel. E haklısın da e ne yapacağız yani bu Ahmet'le Mehmet ne yapacak?
1:04:43Günümüzde bir kere şu bir gerçek. Biz vatandaş olarak köşeye sıkışmış durumdayız. Bankalarla iş yapmaya zorlanıyor durumdayız. Biz birbirimize borç veremiyoruz. Mesela altınla ben eee birbirime eee borç verecek olsam,
1:04:57altınla borç verecek olsam, e bu altın yabancı piyasalarda manipüle ediliyor.
1:05:01Enflasyon artıyor, altın düşüyor, bir şeyler oluyor. Yani spekülasyon aracı. O zaman kendi aramdaki borç ilişkisi yine bozuluyor. Altınla borç veremiyorum. TL ile versem bu mekanizmayı meşrulaştırdığım için, bankayı baronlaştırdığım için o da uygun değil.
1:05:13Ya ben ne yapacağım kendi aramda? Ben sıkıştım, çıldırdım. Kar hasen, Karza Hasen versem ya niye Hasen veriyorum yani? Eee, tamam bu güzel. Ben Hasen de veririm arkadaşlarıma, sıkıntı değil.
1:05:25Ama ben meşru, legal, kimsenin mağdur olmadığı, adam akıllı güzel bir borç ilişkisine girmek istiyorum. Ya ya bunu nasıl yapacağım? İşte sistem her zaman bizi bankayla muhatap ediyor. Ya katılım bankası olur veya konvansiyonel klasik
1:05:37bankalar olur. Bir şekilde bankayla muraba yapacaksın. İşte katılım bankasından ev araba muraba alacaksın.
1:05:42Eee veya normal bankadan faiz krediyle alacaksın. Ya bankasız şu anda bir borç ilişkisine girmek kişisel olarak mümkün değil. Bunun bir çözümü şu anda yok.
1:05:53Çözüm olarak katılım bankasındaki aparatları, oradaki işlemleri kullanacaksınız. O size işte bir şekilde ihtiyaç kredisi de verebiliyor arkadaki oyunlarla. Onlar da anlatmıştık. Şimdi onların hepsinin mekanizmasını anlatsak
1:06:04burada video 5 saat olur. Sırayla videolarda e tane tane farklı farklı anlatmaya çalışıyorum. Katılım bankası videolarından izleyebilirsiniz nasıl işlemler yaptıklarını. Mesela eee bankasız borç alıp vermek imkansız hale
1:06:17geldi. O zaman biz e burada iki konuyu ayırmamız lazım. İki konuyu ayırmamız lazım.
1:06:26iki konu ayrılmalı.
1:06:30Şimdi bu iki konu nedir? Şudur.
1:06:33Bir ortada bizim rızamız dışında bir şeytani düzen var.
1:06:46Ben zoraki bundan etkileniyorum ama hayat akıyor.
1:06:57Borç ilişkisi kaçınılmaz.
1:07:01Borç alıp verilmesi lazım.
1:07:05Ne yapacağız?
1:07:08Birinci soru bu.
1:07:10İkinci konu şu.
1:07:15Bu şeytani sistemi gördüm, öğrendim, kabul ettim. Kabul etmedim yani gördüm ve öğrendim.
1:07:24Buna alternatif riba ile para basılmayan baron laştırıcı mekanizmalar
1:07:37olmayan yeni İslami sistemler ve çözümler tasarlamalıyım.
1:07:48Şimdi bu ikisi ayrı konular.
1:07:51Çünkü bu yeni sisteme geçmek, yeni bir şey tasarlamak, onu böyle yavaş yavaş kademe kademe halkta yapmak, devleti ikna etmek, sonra diğer devletlerin buna ikna olması falan filan. Yani bunlar zor işler. Tamam mı? Bunlar uzun süre işler.
1:08:04Bu sırada yıllar geçebilir. E bu sırada da ama ben borç ilişkisine gireceğim.
1:08:07Bir şeyler yapacağım. Hayat akıyor. Ben ne yapacağım?
1:08:11Şimdi benim buradaki görüşüm şu.
1:08:17Faiz eşittir riba eşittir fazlalık eşittir 1 fazlası haram diyeceğiz. Bak bunu diyeceğiz.
1:08:29Şuradaki mekanizmadan dolayı bunu demek zorundayız. Değilse meşrulaştırmış oluyoruz. Bunu diyeceğiz.
1:08:35Bunu dedikten sonra, bu haram kardeşim dedikten sonra ben buna zorlanıyorum.
1:08:44Başka çare bırakılmamış.
1:08:48Borç alıp vermekte zorundayım.
1:08:49Yaşıyorum. Bu hayatın içerisindeyim.
1:08:52O zaman ehveni şer bir metodu seçip haram olduğunu bilerek ama zaruretten
1:09:06zaruret bunu haramlıktan çıkarabilir vesaire o kısımlara girmiyorum. Bunun haram olduğunu bileceğiz bu sistemin.
1:09:11Çünkü yenisini tasarlamak zorundayız.
1:09:12Bunu bildiğ eee bunu bildiğimiz zaman ancak yenisini tasarlayabiliriz. Ama zaruretten uygun olanı kullanacağım.
1:09:22Bu mekanizmalardan uygun bir şeyi kullanacaksın. O artık her kişinin kendisinin verebileceği bir karar. Ben burada kimseyi bir yönlendirme yapamam.
1:09:31Ama sen buna sırf zaruret veya ihtiyaç veya ben buna şeyim var dediğin zaman helal dediğin an artık yeni sistem tasarlayamazsın. Bu sistemi kabul etmiş olursun. Bu sistem kabul edilemez bir sistemdir. Birinci konuyla ikinci konuyu
1:09:44o yüzden ayırıyorum. Sen yine ne yapacaksan yap ama bunu haram olduğunu bilerek yap ve zaruretten başka ihtiyacım yok. Allah'ım ne olur beni affet diyerek yap.
1:09:53Mecbur yapıyoruz. Hepimiz yapıyoruz.
1:09:54Günlük hatta yapmak zorundayız. Başka çaremiz yok çünkü. İkinci olarak ama şu yeni sistem, yeni para yaratma mekanizması ribasız sistem şu borç piramidinin olmadığı, burada kantilon
1:10:08efektinin olmadığı, senyorajın olmadığı bir parasal sistemde tasarlamak zorundayız. Kişiler kendi arasında faizli borç alsın versin beni ilgilendirmiyor ya. Ama bu devlet kanalıyla zor aki bir şekilde bana dayatılmasın.
1:10:22Yatay olsun burada. Piramit olmasın.
1:10:24Yatay sistem olsun. Yatay sistemde kişiler kendi arasında ne yapıyorsa yine yapsın. Ama bana burada dayatılıyor. O yüzden ben burada yeni sistem, yeni çözümler üretmek zorundayım. Biz de buna kafa patlatıyoruz, yoruyoruz. Burada her
1:10:37e müslümanım diyen kişinin, iktisatla ilgileniyorum diyen kişinin buna eğilmesi lazım.
1:10:43Burada bir topluluk, bir komünite oluşturmamız gerekiyor. Yeni sistemleri bir şekilde devletlere dayatmamız gerekiyor. Böyle bir sistem içinde yaşanılamaz. Çünkü bu Müslümanlığa aykırı insanlıktan çıkıyoruz.
1:10:55Birbirimize borç alıp veremiyoruz. Böyle bir dünyada yaşanılabilir mi? Yani o yüzden bu iki konuyu bu şekilde ayıracağız.
1:11:03Ve neden 1 lira fazlası haram olur, faiz olur? Bu mekanizmanın tamamını büyük resmi gördüğümüz için anlayacağız.
1:11:13Umarım anlatabilmişimdir. Anlaması zor bir konu. Çünkü bu banka sinsi bir şekilde denkleme giriyor ve bunu anlamak zor oluyor. Ne yapacağız? Çözüm noktası.
1:11:24Yani işte hocalar haram diyor, haram diyor. Çözüm vermiyorlar. Kardeşim biz ne yapacağız? Bakın e bu iki konuyu o yüzden ayardım. Sen yine yapacağını yap ama helal diyerek yapma yeter ki. Benim görüşüm bu. Mecbur yapıyoruz. Katılım
1:11:36bankalarından uygun şeyleri kullanacağız. Ehvenişer diyeceğiz. Uygun aparatları kullanacağız. borçlanma yöntemlerini kullanacağız katılım bankalarından ne yapalım? Başka bir çaremiz de yok zaten.
1:11:47Normal konvansiyonel banka kullanacağımızda katılım bankası kullanacağız. Oradaki borçlanma çeşitlerini bireyler kendi arasında borç alıp verirken ne yapacak?
1:11:57Sistemin bir anomalisi.
1:11:59Orada her birey kendisine bakacak. Eee ama burada genel felsefemiz bu sistemleri üretmek ve çözüme ulaşmak olmalı. Yoksa yama yaparak, ondan sonra orayı kırparak, burayı kırparak, şuna bari helal diyeyim de en azından
1:12:13insanlar işini görsün diyerek bu çözülemiyor. İşte sistemin tamamını meşrulaştırmış oluyorsun. Çünkü böyle yaptığın zaman eee genel olarak durum bu şekilde. İzlediğiniz için hepinize
1:12:26teşekkür ediyorum. İyi günler diliyorum.
1:12:28Yeah.