İngilizler Şeriatı Nasıl Çaldı? "Kayıp Halka" ve Şeriat Gerçeği
İngiliz common law sistemi jüri, trust ve sınırlı sorumluluk gibi kurumlarını büyük ölçüde İslam hukukundan devraldı. Osmanlı'nın bir nomokrasi olarak işleyişini, Mecelle'yi ve Malezya örneğini de ele alıyoruz. Şeriatta cezanın amacı suça denk (misil) bir karşılık vermektir ve had cezaları çok dar şartlara bağlıdır.
Kayıp halka: Common law'un İslami kökenleri
Hukuk tarihi genellikle Roma'dan başlatılıp Avrupa'ya ve oradan Code Napoléon'a bağlanır. Oysa bu anlatıda bir kayıp halka var: Anglosakson common law sistemi, sanıldığı gibi Aydınlanma düşüncesiyle değil, büyük ölçüde şeriattan görerek şekillendi. Bunun dayanağı Prof. John Makdisi'nin 1999 tarihli The Islamic Origins of the Common Law makalesidir; BBC de bunu 2008'de haberleştirdi.
Aktarımın yolu, Müslümanların yönettiği ve muhtemelen Mâlikî fıkhının uygulandığı Sicilya. Sicilya ile derin bağları olan II. Henry bazı kurumları İngiltere'ye taşıdı:
- Jüri sistemi: Mâlikî fıkhındaki lefif, bir olay hakkında şahitliği kabul edilen 12 kişilik yerel bir topluluktu; common law jürisinin 12 kişilik yapısı büyük ihtimalle buradan geliyor.
- Trust ve vakıf: Trust'taki kurucu (settlor), yönetici (trustee) ve yararlanıcı (beneficiary), vakıftaki vâkıf, mütevelli ve vakıftan faydalananlara karşılık geliyor. Roma hukukunda mülkiyet tek ve bölünmezken İslam hukuku ve common law'da yasal mülkiyet ile faydalanma mülkiyeti ayrılıyor. Oxford ile emeklilik ve yatırım fonları bu mirasın örnekleridir.
- Mudârebe ve sınırlı sorumluluk: Sermaye ile emeğin ortaklığı olan mudârebede yatırımcı yalnızca koyduğu sermaye kadar sorumlu. Bu fikir Venedikli ve Cenevizli tüccarların commenda sözleşmesine, oradan Hollanda Doğu Hindistan Şirketi gibi anonim şirketlere uzanır.
İmam Muhammed (eş-Şeybânî) daha 8. yüzyılda vakıf ve Kitâbü'l-Kesb gibi eserlerde bu kavramları işlemişti; bu gerçekten bir mucizedir. Thomas Jefferson da Kur'an'ı bir hukuk metni olarak okumuştu; Kongre'ye seçilen Müslüman üyeler onun Kur'an nüshasına yemin etti.
Osmanlı'da 300.000'e yakın vakıf vardı ve sosyal hizmetler devlet eliyle değil vakıflarla yürütülüyordu; devlet de yalnızca kolluk ve yargıyla sınırlı, minarşik olmalıdır. Fatih'in vakfiyesinde yatağa düşmüş hastalara evde doktor gönderilmesi, Yavuz vakfında her gün fakirlere 100 ekmek, Nurbanu Sultan vakfında hastalar için güzel sesli müezzin kadrosu bunun örnekleridir. Bosch'un %92'sinin Robert Bosch Vakfı'na ait olması da bu kültürün Almanya'daki yansımasıdır.
Osmanlı bir şeriat devleti miydi?
Osmanlı'da şer'î hukuk ile kanunnamelerden oluşan örfî hukuk yan yana bulunuyordu. Kanunnameler şeriata aykırı değil, her maddesi için şeyhülislamdan onay alınan ve şeriatın boş bıraktığı idari, mali ve siyasi alanları dolduran düzenlemelerdi. Bu yüzden Osmanlı rahatlıkla bir şeriat devleti sayılabilir.
Peygamber tam teşekküllü bir devlet bırakmadı; Hulefâ-yi Râşidîn döneminde halifelik babadan oğula geçmeyip biatla belirlendiği için bu dönem bir cumhuriyet olarak tanımlanabilir. Muaviye'nin oğlu Yezid'i halife yapmasıyla kurum monarşiye dönüştü ve bu durum son halife Abdülmecid'e kadar sürdü.
Osmanlı için en doğru tanım teokrasi değil nomokrasi, yani hukukun üstünlüğüne dayalı devlettir. Padişah medeni, ticari ve ceza hukukunda söz sahibi değildi; hukuk kadılar ve fıkıh âlimleri tarafından yürütülüyordu. Padişahın keyfi idam yetkisi yalnızca kul statüsündeki bürokratlar üzerindeydi, reaya ise normal yargılamaya tabiydi. Bunun örneği Evliya Çelebi'nin aktardığı hikâyedir: Caminin sütunlarını kısa yaptığı için mimarın ellerini kestiren Fatih, kadı tarafından Muratoğlu Mehmed diye mahkemeye çağrılıyor ve kısasa hükmediliyor; mimar şikâyetinden vazgeçince ceza tazminata çevriliyor. Ancak hikâyenin sıhhatinden emin değiliz. Kardeş katli ve Şehzade Mustafa'nın idamı ise hanedan içinde maslahat-ı âmme gerekçesiyle verilmiş, tartışmaya açık istisnalardır.
Mecelle: Şeriatın kodifikasyonu
- yüzyıl modernleşmesinde Âli Paşa çevresi Fransız medeni kanununun doğrudan alınmasını savunurken Ahmed Cevdet Paşa, ithal kanun yerine şeriata uygun bir metnin yazılması gerektiğini savundu ve padişahı ikna etti. Böylece Hanefî mezhebi merkezli Mecelle-i Ahkâm-ı Adliyye ortaya çıktı. Mecelle, Code Napoléon gelmesin diye yapılmış zorunlu bir geçiştir ve common law ile civil law arasında bir yerde durur.
Mecelle yaklaşık 1850 maddeden oluşuyor; ilk 100 madde külli kaidelerdir, aile ve miras hukuku yer almaz. Örnek kaideler:
- Bir işten maksat ne ise hüküm ona göredir.
- Şek ile yakîn zâil olmaz.
- Berâet-i zimmet asıldır (masumiyet karinesi).
- Def-i mefâsid celb-i menâfiden evlâdır.
- Ezmânın tagayyürü ile ahkâmın tagayyürü inkâr olunamaz.
- Örfen maruf olan şey şart kılınmış gibidir.
Kile ölçüsü gibi hükümler, Mecelle'nin kendi kaidelerine göre örfle güncellenebilir. Mecelle Cumhuriyet'le yürürlükten kalktı, ancak Lübnan, Ürdün ve Filistin'de uzun yıllar kullanıldı.
Malezya'nın ikili hukuk sistemi
Malezya'da kısmen common law'a dayanan sivil mahkemelerin yanında evlilik, boşanma, miras ve dini suçlara bakan şeriat mahkemeleri bulunuyor. Bu mahkemelerin yetkisi 3-5-6 kuralıyla sınırlı: en fazla 3 yıl hapis, 5.000 ringgit para cezası ve 6 kırbaç. Bir din polisi var ve dinden çıkış tanınmıyor. Bu model katı ve selefi bir anlayışa yakındır.
Suç ve cezada misil ilkesi
Şeriatta cezanın amacı caydırmak ya da ıslah etmek değil, suçun kendisine denk (misil) bir karşılık vermektir; caydırıcılık bunun kendiliğinden ortaya çıkan sonucudur. 100 lira çalan kişi parayı iade etmekle sıfıra döner, cezası için bir 100 lira daha ödemelidir. Kur'an'daki örnekler bu ilkeyle okunabilir:
- Sonsuzluk ağacından yiyen Âdem ve Havva'nın sınırlı, ölümlü dünyaya gönderilmesi
- Cumartesi yasağını hileyle delen İsrailoğullarına bazı helal yiyeceklerin haram kılınması
- Bakara kıssasında işi yokuşa sürenlere işin yokuşa sürülmesi
- Görev yerini terk eden Yunus peygamberin balığın karnında hapsedilmesi
- Nahl 112'deki nankör köyün rızık ve güveninin açlık ve korkuya dönüşmesi
- Mâide 95'te ihramlıyken avlananın fakirleri doyurması ya da oruç tutması
- Yusuf'un özgürlüğünü elinden alan kardeşlerin yıllar sonra Bünyamin'le aynı karşılığı görmesi
Modern hukukun her suça hapis cezası vermesi ise fıtrata aykırıdır.
Hayır, her şeyin cezası da kendi cinsinden olmalı.
Had ve ta'zir cezaları
- Kısas: Kasten öldürmede uygulanır ama mağdurun ailesi affedebilir; burada kamu hukuku yoktur. Hanefîler gayrimüslim canını eşit sayarken en zayıf içtihatları cımbızla seçmek doğru değildir.
- Hırsızlık: En üst sınır olan el kesme; failin muhtaç olmaması, malın korunaklı yerden çalınması, failin malda payı olmaması gibi ağır şartlara bağlı, aksi halde ta'zir uygulanır. Sağ elin Kur'an'da mülkiyeti temsil etmesi, ceza ile suç arasında misil ilişkisi kurar.
- Zina: Kur'an'da cezası Nur suresindeki 100 sopadır; recm ise Yahudi şeriatına aittir. Dört şahidin olayı bizzat görmesi gerektiği ve tecessüs yasak olduğu için uygulaması çok nadirdir. Tecavüz için misil ilkesine göre iğdiş ve hapis önerilebilir.
- Kazf: Zina iftirasının cezası 80 sopa ve şahitliğin reddidir; bu, bugünkü banka ve noter işlemlerinden dışlanmaya benzer.
- Alkol: Hz. Ebubekir 40, Hz. Ömer 80 sopa uygulamış; ceza kamusal alanda topluma rahatsızlık verildiğinde söz konusu.
- Hirâbe: Mâide 33'teki silahlı eşkıyalık ve terör, en ağır suçtur; ancak fikir değil fiilî eylem şarttır.
- İrtidat: Fikrî irtidadın dünyevi cezası yoktur; ölüm cezasını gerektiren, düşman safına geçmek gibi siyasi irtidattır. Peygambere hakaret için de idam yerine onur kırıcı cezalar misil ilkesine daha uygun olur.
Şeriat ve özgürlük
Şeriatı Afganistan örneğiyle özdeşleştirmek yanlıştır. Fıkıh örfe, zamana ve coğrafyaya göre farklı hükümler demektir; peçe Afganistan'da örf olabilir ama Türkiye gibi karma bir toplumda kimse zorlanmaz. Şeriat özgürlük üzerine kurulu, esnek ve dinamik bir sistemdir; kamu hukuku bulunmadığı için de bugünkü hukuk sisteminden çok daha az dava üretir.
00:00Selamünaleyküm. Rabbi yessir ve la tuassir. Rabbi tenvin bilhar. Allah'ım zorlaştırma, kolaylaştır işlerimi hayırla sonuçlandır.
00:11Şimdi temeli oluşturduğumuza göre Anglasanların bu common low'u nereden aldığına ve aslında şeriattaki ilkelerden nasıl faydalandığını özellikle İngilizlerin biraz bunlardan bahsetmek istiyorum. Bunun tarihi
00:24kökenlerine biraz eee gelmek istiyorum.
00:27Çoğumuz hukuk tarihini işte Roma'dan alıp Avrupa'ya vesaire bağlıyoruz.
00:30Oradan kod Napoleon ve günümüzdeki modern gibi bir hukuk fakültelerinde bu şekilde bir eee anlatı var. Ama burada bazı kayıp halkalar var. Şeriatın nasıl bu hukuk sistemlerini aslında etkilediği, bu hukuk sistemlerinin eee
00:42özellikle İngiltere ve Amerika'da nasıl eee İslam'dan etkilendiğini anlatan bazı örnekler var. Bunlardan bahsetmek istiyorum. 2008 yılında aslında BBC eee hukuk dünyası ile alakalı sarscı bir başlık yaptı. Başlık şuydu. Is English
00:55law related to Muslim law? Yani İngiliz hukuku Müslüman hukukuyla acaba e ilişkili mi diye bir başlık attı.
01:02Aslında bunu da eee Kuzey Karol Üniversitesi'nde Profesör McDisi var.
01:06John McDisy 1999 yılında bir makale yayınlıyor. Makale The Islamic Origins of the Common Law. Bakın The Islamic Origins of the Common Love. Yani Common Love'un İslami kökenleri adlı bir makale
01:18yayınlıyor. Profesör John Mtdisi bunun üzerine BBC haber yapıyor zaten. Eee ve burada biz aslında eee şunu görüyoruz.
01:26Batı hukukunun yani özellikle Anglosakson eee dediğimiz İngiltere Amerika Comon Love hukukunun sanıldığı gibi kendileri böyle düşünerek böyle aydınlanmayla falan ya öyle şekilde bulmadılar aslında. Müslümanlardan, şeriattan eee görerek aldılar. Bunu da
01:40nasıl yaptılar? arasında Sicilya bağlantısıyla eee olduğunu düşünüyor.
01:44İtalya'nın biliyorsunuz Sicilya bölgesi var. 8. yüzyılda orada Müslümanlar kontrol ediyordu. Orada Müslüman devletler vardı. Eee hatta şu an Siziler gittiği zaman YouTube'a falan yazın.
01:53Orada İslami kiliseye çevrilmiş çoğu ama hala kalıntıların olduğunu hatta kiliselerin içerisinde geometrik İslami desenlerin vesaire gibi olduğunu da görürsünüz. Sicil'da yoğun bir İslami e devletler var. Eee orada şeriatı, İslam
02:05hukukunu uyguluyor vaziyetteler. 8.
02:07yüzyılda daha erken aşamalardan bahsediyoruz. Maliki fıkıh muhtemelen hani aşağıya olduğu için muhtemelen Maliki fıkhını uyguluyorlardı. Henry'in İngiltere'de Sicilya'yla derin böyle ailevi falan bağlantılar olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla ikinci Henri
02:20Sicilya ile bir bağlantı kuruyor. E biz ikrinin İslami hukuku oradaki düzeni, İslami yapıları vesaire inceleyip eee İngiltere'ye bazı güzel şeyleri transfer ettiğini, oradan öğrendiğini eee görebiliyoruz. Bir nevi oradan ithal
02:32ediyor. Sicilya'dan İslam'ın o güzel hukukundaki eee ve yine vakıf sisteminden biraz bahsedeceğim. eee, onları e ithal ettiğini görebiliyoruz.
02:40Mesela jüri sisteminin kökenleri vesaire araştırırken aslında eee, Maliki fıkhına lefif denilen bir eee, kurum var. Bu lefif e bir olay hakkında şahitliği kabul edilen 12 kişilik yerel bir topluluk. Yani 12 kişiden olan, bakın
02:53jürride de genel 12 kişi var. 12 Angryman filmi var biliyorsunuz Amerika'da. eee izlemiyseniz kesinlikle izleyin. Bu jüri sistemi Amerika Common Low sistemini çok daha iyi anlamanızı sağlayacaktır. E 12 kişilik Lefif denilen Maliki usulünde bir jüri
03:06sisteminin olduğu o dönem Sicilya'da eee görüyor ve bunu aslında oradan alarak İngiliz hukukunda jüriye oralardan geldiğini kitaplar vasıtasıyla ve etkileşim vasıtasıyla geldiği eee düşünülüyor. Dolayısıyla Common Low'daki
03:19jüri sistemi aslında şeriattan gelen bir sistem olduğunu burada görüyoruz. İkinci transfer ise trust sistemi. Yani İngiltere'nin şu an neredeyse kalbi olacağı ticaretin İngiltere'nin bu kadar ileri gitmesini sağlayan trust sistemi
03:30trust diye geçiyor. Eee aslında İslam'dan alınmış yani Sicilya'dan yine alınan bir sistem. Yani vakıf. İslam'ın vakıf sistemi yani eee nasıl olduğunu şimdi anlatayım. O İslam'da biliyorsunuz vakıf denilen bir eee kurum var. Yani
03:44mesela biz günümüzde işte devlet çok büyük olduğu için eskiden devletler o kadar büyük değildi. Mesela Osmanlı'yı düşünelim. Belediyeyi kim yapıyordu?
03:50Sosyal işleri Osmanlı'da devlet hastanesi falan mı vardı mesela? Yok yani tüm bu sosyal hizmetler işte hanlar, saraylar, vakıflar, hastaneler, yardımlaşmalar vesaire yetimler, bakım evleri, şunlar bunlar hepsi vakıflar
04:04aracılığıyla yürütülüyordu. Osmanlı'da 300.000 üzerinde vakıf olduğu söyleniyor. Yani İslam'da vakıf denilen bir kurum var. İmam Muhammed yani İmam Azam'ın öğrencisi İmam Muhammed'in bu vakıfla alakalı daha 8. yüzyılda daha
04:14ilk eee kitabında eee bunlardan vakıf sistemi ile alakalı bahsettiğini biz görebiliyoruz. Yani bak dünyada böyle bir sistem henüz yokken İmam Muhammed 8.
04:24yüzyılda gidip vakıfla alakalı bir şeyler yazıyor. Yani çok ilginç, çok ilginç. Ve daha sonra İngilizler bunu kopyalayarak trust sistemini alıyorlar.
04:33TR sistemi sayesinde İngiltere bambaşka bir seviyeye atılıyor. Vakıf sistemi aslında biliyorsunuz eee mülkiyetin vakfa ait olması, vakfta sonsuza kadar devam edecek olan, eee, bir işletme,
04:46eee, bir herhangi bir faaliyette kullanılacak vakfın bir faaliyet alanı vardır. Bir vakfın malı vardır. Kimseye ait değildir bu. Bu Allah artık Allah'ın malıdır. Vakfın malı artık Allah'a vakfedilmiştir. O da insanların yararı
04:58amacıyla vakfın hizmeti dairesinde kullanılır. Şimdi vakıf sistemiyle trust sistemini karşılaştıracak olacak. Şöyle bir şey vereceğiz. Üç temel eee unsur var burada. Bir kurucu. Settler.
05:08Trust'taki karşılığı bunun settler.
05:10Vakıftaki karşılığı kurucu. Yani vakfı kuran kişi malını sisteme koyan kişi nasıl sahibi? İşte diyor ki mesela ben bu arazimi ve şu gayrimenkullerimi vakfettiyim diyor. Settler yani kurucu.
05:21Bir de trust var. TR sisteminde yani eee vakıftaki karşılığı mütevelli olmuş oluyor. O da malın yasal sahibi. Yani eee yasal olarak mal üzerinde e yönetmekle onu kullanmakla yükümlü olan kişi yani vakfın mütevellisi, vakfın
05:36yöneticisi yani vakıftaki kararları alan, vakfı işleten kişi. Truste oluyor.
05:40Mütevelli heyeti. Bir de benefisher var.
05:43Yararlanıcı oluyor. Eee o da vakıfta genelde işte İslam'da mesela diyelim ki kim? Yoksullar, öksüzler, hastaneye gelenler vesaire. halk olmuş oluyor.
05:53İngiltere'de de bunu ticarete çevirmiş aslında. Beneficiary dediğimizde o maldan faydalananlar artık eee vakıfın kurulma amacındaki bunun faydalanıcısı kimse eee vakıftan faydalanan kişi de o olmuş oluyor. Eee Roma hukukuna
06:05baktığımız zaman civil olmuş oluyor.
06:07Mülkiyet tektir mesela. Parçalanamıyor.
06:09Ancak İslam hukuku ve İngiliz Comun Law'da mülkiyet ikiye bölünüyor. Bir yasal mülkiyet, bir de faydalanma mülkiyeti. Yani bir eee yönetici, bir de beneficiary dediğimiz eee faydalanıcı.
06:20Şimdi bu bir devrim yani ve bu 8.
06:22yüzyılda oluyor. Bakın eee inanılmaz bir şey yani bir mucize. Yani bunu insan aklıyla düşünerek bulabileceği bir şey değil. Mucize. Yani vakfın yöneticisi farklı, yararlanıcısı farklı. Hard Romal
06:36konuda mülki bu tarz kavramlar falan yok mesela. Bu yeni gelen bir şey. İslam'la gelen bir şey. İngilizlerde Tras sistemin zaten İslam'dan aldığını makalelerle de zaten sistemin aşırı benzer olmasından da eee anlayabiliyoruz.
06:49Dolayısıyla çifte bir eee mülkiyet gibi bir şey söz konusu oluyor. Mesela bu vakıf sistemi sayesinde mesela Oxford kuruluyor. Oxford bir vakıf üniversitesidir. Mesela bu vakıf sistemine dayanıyor mesela. Ya bu vakıftan İngilizler çok fazla
07:01faydalanmışlar. eee kendilerine Oxford mesela vakıfır mesela bugün e yatırım fonları vesaire eee yine bu trust sistemiyle İngiltere'de e yönetiliyor.
07:11Emeklilik fonları vesaire yine bu eee trust sistemiyle yani yönetici var ama faydalanıcı eee farklı bir kişi olmuş oluyor. Bunun hukukunu, trust hukukunu İngilizler eee buradan yararlanarak geliştirmişler.
07:23Daha sonra yine ticaret olarak İngilizlerin kopyaladığı bazı şeyler.
07:26Mudaraba bizim eee ekonomi videolarından da eğer izlediyseniz eee bilirsiniz.
07:30Mudarabayı tekrar şey yapmak gerekirse eee Mudarip yani emek sermaye ortaklığı daha önce olan bir şey değil.
07:36Müslümanlardan almışlar İngilizlerde.
07:38Yani birisi sermayeder parayı veriyor, birisi emektar işi yapıyor. Böyle bir ortaklık kuruyorlar. Eee zarar olduğu zaman sermayer sadece parasından oluyor.
07:48Emektar da eee emeğinden olmuş oluyor.
07:50Böyle bir ortaklık. MARBE ortaklığı yani sınırlı sorumluluk yani limited eee liability dediğimiz bir şey. Yani sadece sermayen oranında sorumlu olmuş oluyorsun mudarabada. Yani yatırımcının sorumluluğu ne? Sadece sermayesi. Onun
08:02dışında bir sorumluluğu yok. Sınırlı eee sorumluluk kavramını şeriattan alıyor mesela İngilizler. Ticaret hukukunda çok önemli. Daha sonra bu anonim şirketlerin oluşmasına kadar gidecek. Biliyorsunuz şimdi birazcık da ekonomiye girmiş
08:16olayım. Normalde şirketlerde eskiden Roman kunda olsun ya da farklı eski zamanlarda şirketin bir sahibi olur.
08:22Böyle tüzel kişilik günümüzdeki gibi gerçek kişilik vesaire bir şey yok.
08:27Sınırlı sorumluluk falan da diye bir şey yok. Sen ticaretini yapıyorsan bunu tüm zararından veya tüm yararından eee sorumlusundur. Ama sınırlı sorumluluk kavramı bu vakıftaki mütevelli gibi filan düşünebiliriz veya işte bu da
08:39aradaki bu da arabadaki bu da gibi düşünebiliriz. Sınırlı sorumluluk kavramı şu günümüzdeki anonim şirket.
08:45Mesela anonim şirkette eee şirketin ortakları yatırdığı sermaye oranında sorumludur. Daha fazla değil. O yüzden mesela şirketin sermayesi diyelim ki 100.000 L ama ettiği zarar 1 milyon lira. Ortak sadece 100.000 lira kadar
08:59sorumlu oluyor. Çünkü eee yatırdığı sermaye oranında sorumlu. sınırlı sorumluluk kavramı sayesinde alınabilecek riskler aşırı geliştiği için hatta coğrafi keşiflerin altındaki itici gücünde bu eee sınırlı sorumluluk
09:13olduğunu yani anonim şirket mantığının olduğunu söyleyebiliriz. Çünkü artık zarar etmekten o kadar korkmamaya başlıyorsunuz. Sorumluluğun sınırlı bu tarz bir eee şirket yapısı böyle bir hukuk eee ticaret hukuku oluşturabilmiş
09:25oluyorsun. Bu şeriattan gelme bir şey.
09:27Mesela İslam'ın, İslam'ın ilkelerden gelen bir şey. Ve bu yani Kitabul Kesp'te falan olan şeyler. İmam Muhammed 8. yüzyılda yazmış bunları. Ya bu mucizedir. Yani çölde yaşayan bir insanın 600 yılında okuma yazma bilmeyen
09:40bir insanın bir mükemmel bir hukuk sistemi yazması, şeriat gibi mükemmel bir ticaret hukuku, sınırlı sorumluluk gibi, vakıf gibi eee şeyleri kurması ve sonrası gelen neslin birkaç nesil
09:53sonra Kitabul Kesp'te buna yer vermesi ya bu mucize bu Allah'ın varlığının ispatlarından bence bir tanesidir yani.
09:59Çünkü o dönem e bambaşka hayatlar yaşanıyor Avrupa'da, şurada, burada yani ve burada bu eee kavramların hepsi üretilmiş durumda. Bunları bizim bilmemiz lazım. O yüzden şeriatın ne kadar mükemmel bir şey olduğunu burada anlatmaya çalışıyorum. Venedik'te,
10:12Cenevizli tüccarlar Müslümanlarla ticaret yaparken işte 11-12. yüzyıllarda eee komenda denilen eee bir şey yapıyorlar. Yine o anonim şirket sınırlı sorumluluk olayı. Onlar da bunu öğrenmiş oluyorlar mesela. Eee daha sonra 17.
10:24yüzyılda vesaire zaten eee biliyorsunuz Doğu Hindistan eee şirketi, VK falan denilen şirketler, Hollanda, Hindistan Ticaret vesaire büyük şirketler var.
10:32Bunların hepsi zaten eee sınırlı sorumluluk eee çoklu mülkiyet. Eee mesela o VOG denilen şirket Hollanda, Hindistan ticaret şirketi gibi bir ismi var. İşte dünyanın en büyük şirketlerinden bir tanesi. Orada mesela
10:46insanlar ortak oluyor. Yani hisse senedi vesaire var. Bunlar hep buralardan evrilerek gelen hukukun geliştirildiği şeriattan türetilerek yapılan yapılmış şeylerdir mesela. Eee dolayısıyla biz bunu eee Mudarabadan eee ve Müslümanların ticari hukukundan,
11:00şeriattan aldıklarını görebiliyoruz.
11:02Daha sonra Amerika'nın mesela kurucu babalarından eee Thomas Jefferson var.
11:06Eee o mesela Amerika temel anayasal eee hukukunu inşa ederken birçok kitaptan yararlanmış. Kur'an'ı da okumuş mesela.
11:14Hatta bir tane makale var.
11:16Thomas Jefferson read Kur'an diye, read Kur'an diye veya Kur'an'ın Thomas Jefferson nasıl okudu? Onu aslında bir hukuk metni olarak okudu Jefferson oradan anayasa çıkarmak için ve oradaki bazı maddelerden yararlandığı
11:28söyleniyor. Eee, beğenip tabii Harman farklı yerlerden de eee, tüm hukuk kitaplarını getirerek okuyor ama Kur'an'ın bir hukuk kitabı olarak okuyor. Thomas Jeffers'ın Amerika'nın kurcu babalarından mesela. Hatta buna referans olarak günümüzdeki en güzel
11:41sembol ABD Kongresi'ne eee seçilen ilk Müslümanlar var. Eee 2007'de ve 2019'da yemin töreninde mesela onları eee şeyi Thomas Jefferson'ın okuduğu Kur'an'ı getirip ona yemin ettiriyorlar. Öyle bir
11:56eee değişik tarihi güzel bir eee vaka eee yaşandı. E dolayısıyla burada aslında bizi Kur'an-ı Kerim'in hukuk kitabı olarak hem İngiltere'yi hem Amerika vesaire yani çeşitli medeniyetleri bugün diyebileceğimiz Anglosakson eee etkilediğini
12:10görebiliyoruz. Dostlar şeriat çünkü neden olmayan bir şey ya? Ya 600 yılında eee bunu yapamazsın. İmkansız yani.
12:17Böyle bir şey yok orada. Öyle bir dönem yok. Eee o coğrafyada Mekke'de bu çölün ortasında okuma yazma bilm bunları yazama imkansız yani imkansız bunları yapman. sınırlı sorumluluk, vakıf, eee, şeriattaki şimdi konuşacağımız diğer
12:30kurallar, kadınlara verdiği haklar.
12:31Birazdan gireceğiz. Tam tersi biliniyor.
12:33Halbuki öyle değil. Gireceğiz.
12:35Dolayısıyla çok ileri bir medeniyet eee, tasavvuru söz konusu. Eee, Osmanlı vakıfa tekrar gelecek olursak Osmanlı'da 300.000'e yakın vakıf olduğunu söylemiştim. Yani günümüzde her şeyi devlet yapıyor ama bu iyi bir şey değil.
12:46E, minarşik olması lazım devletin.
12:47Sadece kolluk kuvvetleri ve hukuku yani yargılamayı yapması lazım. Hukuk derken yargılamaya, kadılık müessesini. Eee, onun dışında devletin bir şey yapmaması lazım. Osmanlı'da da öyle. Mesela vakıf sisteminde biz bakıyoruz mesela Fatih
12:58Sultan Mehmet eee vakfiyesinde bazı şeyler var. Mesela bakalım okuyalım birazını. İşte yatağa düşmüş hastalara evine doktor gönderilecek. Hizmet edenler hastaya karşı daima güler yüzlü olacak. Bunlar vakfiyesinin eee maddelerinde yazıyor. Yani bu vakıf
13:12neyle alakalı diye vakfın bir şeyi oluyor. Eee metni diyeyim artık. Mesela Yavuz Sultan Selim Vakfında iyi cinsan yapılmış 100 ekmek her gün fakirlere dağıtılacak. Kalistanlarda olduğunu vesaire görebiliyoruz. Nur Banu Sultan
13:24Hatun Vakfının mesela eee şeyinde metninde hastaneye sadece doktor değil hastalara moral vermesi için hoş sadayile güzel sesle ezan okuyacak özel bir müezzin kadrosu bahsedilmiş. Müzik ve sese terapi düşüncesi. Bunlar ne
13:36zaman oluyor? 1500'de. 1500'de gidin Avrupa'ya Orta Çağ deniliyor. Bırakın böyle musikiyle tedaviyi vesaire. Yani adamlar çamurun affedersiniz bokunun her şeyin içinde yüzüyorlar yani. Ve ne biçim yargılama yöntemleri geleceğiz
13:48birazdan. ne kadar ileri bir medeniyet olduğunu, şeriatın temel felsefi tasavvurunun yaşanmışlıkta tabii ki hataları olabilir. Osmanlı'nın yaptığı hatalar olabilir veya İslam eee devletlerinin yaptığı hatalar olabilir.
14:00Biz felsefik olarak, teorik olarak sistemin mükemmel ve güzelliğinden bahsediyoruz.
14:06İşte yine Sivas'taki bir vakıfta iflas etmiş, işleri bozmuş hücralara yardım etme şartı var. Mesela böyle bir vakıf sigorta gibi bir nevi işte bayramda eğitim çocuklara, o anki mevsim şartlarına uygun elbiseler vesaire. Yani
14:17vakıflar bu şekilde eee saymakla bitmez.
14:21Mesela bu vakıf kültüründen daha sonra bakıyoruz ki Almanya, Almanya'da femin stinfunk diye bir şey var. Tam nasıl okunuyor bilmiyorum. Eee yine bu vakıf sistemiyile alakalı. Bizim mesela en büyük bildiğimiz şeylerden bir tanesi
14:34Bosch. Mesela Bosch şirketini biliyoruz ya biz aslında Alman Bosch. %92 hissesi Robert Bosch Vakfına ait. Yani şirket mirasçıları arasında böylece parçalanamıyor, satılamıyor, ele geçiremiyor. Neden? %92 zaten vakfa ait
14:47olmuş oluyor. Eee, dolayısıyla burada bir vakıf sistemi işte aslında vergiden kaçırmak için filan da bunu kullanabiliyorlar. Şirketin dağılmasını, bölünmesini engellemek için, işte yüzyıllar boyunca devam edebilmesini sağlamak için vesaire. Yani bu vakıftan
14:59etkilenip kendi üzerlerine kataraktan bir eee kanun eee yazmışlar kendilerine.
15:04Mesela boş bir vakıf olduğunu buradan eee anlayabiliyoruz. Buraya kadar olan kısmı da bir notlarımıza ekleyecek olursak ne dedik?
15:178. yüzyıl civarlarında Sicilya Müslümanları İngiltere Henry'yi etkiledi. Buradan neler çıktı? Hangi sistemler alındı?
15:32Jüri sistemi, 12 kişilik, hukuk sistemi, trust, vakıf sistemi alındığını söyledik. anonim şirketinin alındığını söyledik.
15:46Bu tarz şeyler aslında sicil Müslümanlarından alındığını eee ifade etmiş olduk.
15:53Daha sonra ABD kurucu babalarından Thomas Jefferson Kur'an'ı hukuk metni olarak
16:05okumuş, yararlanmış.
16:08Eee bundan bahsettik.
16:12Daha sonra İmam Muhammed Kitabül Kesp adı altında kitabıyla aslında anonim şirket sınırlı sorumluluk kavramları
16:268 9. yüzyılda yazmış. Ya bunun kitabı var, kanıtı var elimizde var yani. Eee bunlardan bahsettik.
16:38Genel olarak eee bu tarz konulardan bahsetmiş olduk. Şimdi tekrar devam edecek olursak şimdi biraz yavaş yavaş artık eee Osmanlı'ya ve eee Mecelle'ye yavaş yavaş gelelim. Şeriat
16:50konuştuğumuza göre piyasada bazı tartışmalar var. Osmanlı acaba şeriat devleti miydi? Bir gürült diyor ki Osmanlı şeriat devleti değildi. Niye?
16:58İşte kanunnameler var veya işte eee kendine göre örfi hukuk, şeri hukuk diye ayrı eee hukuku geliştirmiş. Tam şeriat devleti diyemeyiz. Kimisi de diyor ki ya Osmanlı şeriat devleti değilse biz kime şeriat devleti diyeceğiz o zaman şeriat
17:10sizin bildiğiniz gibi selefi mantıkla düşünmeyin. Esnek şey bir şey şeriat devletidir. Öncelikle Osmanlı'daki duruma biraz bakalım. Osmanlı'da aslında Halilcıkla vesaire de aynı şekilde bu ayrımı yapıyor. Şeri hukuk ve örfi hukuk
17:22denilen iki çeşit hukuk sistemi olduğundan eee bahsediyorlar. Şeri hukuk bizim bildiğimiz şeriat yani aslında Kur'an'a, sünnete eee fıkha eee mezheplere göre yapılan hukuk. Örfi hukukta kanunnameler. Yani Fatih'ten itibaren biliyorsunuz padişahların
17:36kanunnameleri var. İşte Fatih'in kanunnamesi var. Mesela Süleyman'ın Kanunnamesi. Kanun Yusufan Süleyman deniyor. Yü padişahın kanunnameleri var.
17:43Bunlar da padişahın iradesiyle içerisinde hükümler içeren idari, mali, siyasi bazı eee maddeler içeren kanunnameler. Ama şunu biz biliyoruz ki kanunnameler aslında şeriatı eee tersinde olacak şeyler değil. Çünkü bu kanunnameleri yazarken şeyhlü islam'dan
17:57onay alınıyor her bir madde için.
17:59Dolayısıyla aslında şeri hukuka aykırı şeyler değil. Onun boşluklarını doldurmak. En başta anlattığım common low'da neden anayasa var? Neden meclis var? Neden yasalar var? Ya çünkü devletin işleyişiyle ilgili, kamuyla ilgili, vergiyle ilgili, yapılarla
18:12ilgili vesaire bazı hükümler koymak zorundasınız. Eee dolayısıyla burada aslında kanunnameleri bu minvalle değerlendirmek lazım. Böyle değerlendirirsek bir common law sistemi olduğunu, dolayısıyla bir şeriat devleti olduğunu kolayca söyleyebiliriz. Yönetim
18:24biçimi olarak da biz şimdi şuna da girmek istiyorum. yönetim biçimi işte biz ne biliyoruz? Monarşi, işte tek adam eee devleti, işte cumhuriyeti biliyoruz, demokrasiyi biliyoruz. Kavramlar böyle birbirinin içine geçmiş eee durumda.
18:38Monarşi dediğimiz aslında kral, babadan oğula geçen sistemden bahsediyoruz. Eee halbuki eee cumhuriyet dediğimizde de yöneticinin babadan oğula değil eee farklı yöntemlerle farklı kişilere geçebileceği
18:53yönetim biçimine biz cumhuriyet diyoruz.
18:54Demokrasi ise halkın seçim yoluyla yöneticiyi seçmesi olmuş oluyor. Dolaylı veya doğrudan fark etmez. Buna da demokrasi denmiş oluyor. Dolayısıyla aslında cumhuriyet demek yöneticinin babadan oğula geçmemesi demek. Peki
19:08Osmanlı neydi? Osmanlı bir işte eee monarşi miydi? Evet. Yani aslında babadan oğula geçiyordu. Ama aslında Osmanlı'yı daha iyi tanımlayan şey işte teokrasi deniliyor. Dini bir devlet mi falan değil. Aslında en güzel tanım eee
19:22nomokrasi. Osmanlı bir nomokrasidir.
19:26Nomokrasi ne demek? Aslında hukuk devleti, yasa devleti anlamına eee geliyor.
19:32Çünkü teokrasi de din adamlarından tarafından yani Venedik vesaire teokrasi diyebiliriz. Eee Osmanlı'da böyle bir din adamları tarafından yönetilmem bir şey yok. Nomakrasi dediğimiz hukukun üstünlüğü, yasanın üstünlüğü gibi bir
19:44devlet anlayışı söz konusu. Şimdi diyeceğiz ki Allah hukukun üstünlüğü, yasağın üstünlüğü nasıl oldu? İşte buradan biraz hilafete girmemiz gerekiyor. Halifelik nedir? Şimdi biz baktığımız zaman Peygamber efendimizin böyle tam teşekküllü bir devlet, bir
19:56bayrak falan bile yapmışlığı yok.
19:57Baktığımız zaman böyle bıraktığı, böyle miras olduğundan söz edemiyoruz asla.
20:01Dolayısıyla bize bir yönetim biçimi tam anlamıyla teşekküllü bir devlet biçimi vesaire bırakmış değil. Sonra bakıyoruz halifelik denilen kurum nasıl oldu?
20:09Peygamberimizden sonra bir yönetici seçilmesi gerekti. Ve burada yine Arap usullerinde ne var? Kabilelerin liderleri var, değil mi? İşte orada bir çeşit eee meclis gibi düşünebiliriz bunları. işte belki 10 tane, 20 tane eee
20:23nüfuslu insanlar var. Bu nüfuslu insanlar biat usulüyle birini yönetici emir olarak seçiyorlar. Halife-i raşidin dediğimiz dört halife döneminde aslında hep bu şekilde gerçekleşti. Çünkü
20:35bakıyoruz ki Hz. Ebubekir eee oldu. Onun oğlu sıradaki halife olmadı. Bambaşka biri. Hz. Ömer. Hz. Ömer'in oğlu mu oldu yeni halife? Hayır. Hz. Osman. Haz.
20:47Osman'ın oğlu mu oldu yeni halife?
20:48Hayır. Haz. Ali. Yani burada aslında bir cumhuriyet olduğunu görüyoruz. Ya halife-i Raşidin dönemi bir cumhuriyet dönemidir. Neden? Cumhuriyetini ne diye tanımlamıştık biz? Esas tanımı cumhuriyetin. Babadan oğula geçmeyecek.
21:00Yöneticiler belli bir şekilde biat usulüyle veya işte meclis usulüyle bir usulüyle seçilecek seçim yöntemiyle babadan ola geçmeyecek bir şekilde yönetme biçimine cumhuriyet deniliyor.
21:09Burada tam olarak böyle olmuş. İnsanlar biat ediyorlar. Diyorlar ki işte Hazreti Ömer bundan sonra bizim halifemizdir. 10 kişi, 20 kişi orada kabile reisleri eee biyat ediyorlar. fiyat ettiği zaman emirül müminin oluyor. Yani halife olmuş
21:22oluyor. Halifeliği bu şekilde bizim anlamamız lazım. Dolayısıyla halife raşidin döneminde babadan oğula geçim yok ve biat usulüyle dolayısıyla cumhuriyet bir eee yönetim söz konusu.
21:32Ama daha sonra Hz. Ali'den sonra Muaviye'ye geçtikten sonra Muaviye eee Muaviye de başka biri Haz Ali'nin oğlu değil zaten. Muaviye'den sonra kopuyor.
21:41Muaviye kendi oğlu Yezit'i yeni halife olarak getirmeye çalışıyor. Hatta orada itiraz ediyorlar. Ya diyorlar ki, eee, sen işi monarşiye çeviriyorsun. Yani sen işi, eee, Romalıların usulüne çeviriyorsun. İtiraz ediyorlar bayağı
21:53ama kabul etmiyor o bir şekilde. Eee, Muaviye ile birlikte artık halifelik kurumu monarşiye, cumhuriyetten monarşiye dönmüş oluyor. Ondan sonra hep babadan oğula geçmiş oluyor. Ta ki Yavuz eee, fethedene kadar. Ondan sonra
22:05Yavuz'dan sonra da Osmanlı'da hanedane Ali Osmanlı'dan babadan oğula devam ederek son eee halife Abdülmecid'e kadar eee geliyor. Sonra da halifeli kaldırılıyor zaten. Eee dolayısıyla burada bizim aslında halifeliği de bu
22:16şekilde anlamamız gerekiyor. Beyatos ölü babadan oğula geçmeyen aslında bir eee kurum gibi. Şimdi burada tekrar Osmanlı'ya gelecek olursak Osmanlı'ya nomrasi yani eee hukukun üstünlüğü, yasanın üstünlüğü dememizin sebebi şu.
22:28İslam'daki yönetici emir eee direkt kuralı koyan, yargıyı yapan gibi bir statüde değil. Osmanlı'da da öyle değil.
22:35Osmanlı padişahının direkt işte eee yargılayıp kanun koyup böyle asıp kesip öyle bir yetkisi yok. Yasalara tabi şeriata tabi şehlar var, kadılar var.
22:46Eee, dolayısıyla bu kanunnameler devletin işleyişi ile alakalı koyulan kanunnameler. Onun dışında kişilerin arasındaki boşanma huku ceza hukuku, medeni hukuk, ticari hukuk. Yani bunlarda aslında padişahın bir söz
22:59söyleme hakkı yok. Buradaki hukuk alimler tarafından, fıkıh uleması tarafından, şeyhl islamlar, kadılar tarafından yürütülüyor. Dolayısıyla burada bir hukukun üstünlüğünden söz edebiliyoruz Osmanlı'da. Dolayısıyla nomrasi diyebiliyoruz. Çünkü doğrudan
23:13eee katı bir şekilde kuralların belirlendiği bir şey yok. Hukuk sistemi ayrı, hukukun yapıcıları ayrı, yönetim sistemi, yöneticiler ayrı. Yani yönetici padişah olmuş oluyor. Dolayısıyla Osmanlı'ı demokrasi olarak adlandırabiliriz.
23:27Şimdi bazen eee şu akıllara gelebilir. E bir padişahı işte herkesin kellesini alıp duruyordu. Bu nasıl demokrasi?
23:32Şimdi Osmanlı'daki kul sistemini anlamamız gerekiyor. Biliyorsunuz Osmanlı'da iki çeşit halk var. birisi normal reaya dediğimiz normal sıradan vatandaşlardan oluşan herkesin olduğu kısım. Bir de kulların olduğu eee özel
23:46kısım. Burada devşirmeler olabiliyor veya Türklerden de eee olabiliyor az da olsa. Bunlar aslında bürokratik kısım.
23:54Yani bunlar paşa olacaklar, vezir olacaklar. Sarayda önemli görevlere gelecekler. Eee devletin bürokrasisinde çeşitli mevkilere gelecek adamlar.
24:01Bunlar Enderun'dan gayrimüslim olup daha sonra Müslümanlara çevrilip eee kul sisteminde yetiştirilen, devşirilen kişiler. Bunlar veziri azamlığa kadar geliyorlar zaten veya paşalar, paşa olabiliyorlar. Ordu komutanları olabiliyorlar. Bürokratik yerlere
24:14gelebiliyorlar. Türklerden de var. Şimdi kul sisteminde şöyle bir şey var. Eee, sıradan vatandaşlar aslında hür olmuş oluyor. Reaya olmuş oluyor. Normal hak vatandaş olmuş. Kul sistemi ise devşirmeler ise padişahın bir nevi kulu.
24:26Yani padişahın kölesi gibi. Onlar özgür değiller. Onlar azat edilmeleri lazım.
24:31Yani köle hükmünde gibi düşünebiliriz. E bu bürokratik kesimi, hocalar, beyler beyi vesaire eee bu kul sisteminde eee padişahın kendi kulu olduğu için onlar padişah onlar üzerinde doğrudan yargı
24:45verme yetkisine sahip. Ya Osmanlı'nın kendi iç mekaniğinde bu bu şekilde. Eğer bir kişi ben bürokraside yer alacağım işte bürokraside ilerleyeceğim devletin yönetim basamaklarında ilerceğim belki vezir azamlığa kadar geleceğim diyorsa
24:57bu kul sistemi içerisinde geliyor ve riski de göz önüne alıyor. Çünkü padişah onu doğrudan yargılama hatta idam ettirme kellesini alma yetkisine sahip.
25:04Çünkü o bir kul statüsünde. Ama normal reaya halk örneğin bir işte bazen böyle olaylar var. Diziler vesaire izlediyseniz de görmüşsünüzdür. E şehzadeler veya padişahlar böyle sokakta
25:17yürürken adamı beğenmedi bir şeyini.
25:20İdam edin bunu alın muhafızlar. Derhal bunun kellesini alın. Öyle bir şey imkansız. Öyle bir şey yok yani. Çünkü hukuka aykırı, fıkha aykırı, şeriata aykırı şeyhül islamlar bunu asla fetva vermezler yani. Çünkü o adamın doğru
25:31şeriata uygun bir şekilde yargılanıp eee idam cezası aldıktan sonra eğer öyle bir iş yaptıysa ki bu ancak idam cezası birini öldürdüyse olabilir. Onun dışındaki şeyler için olamaz. Eee, dolayısıyla halk için geçerli bir şey
25:43değil ama kul statüsündekiler padişah kafasına göre işte onun yönetim tarzını beğenmediği için, onu devlete karşı geldiğini, isyan ettiğini vesaire gibi şeyler yapabildiğini düşündüğü için onun kellesini vesaire alabiliyor.
25:53Dolayısıyla buradaki halkla kul eee hukukunun farklı işlediğini görebilmemiz lazım. O yüzden demokrasiye bu aykırı değil. Çünkü kullar üzerinde padişah yetkisi var. Halk üzerinde normal yargılama süreçleri devam ediyor. Bunu
26:06nerede görebiliyoruz? Mesela tarihi bir vaka var. E, Evliya Çelebi'nin seyahatnamesinde geçiyor. E Fatih Sultan Mehmet aslında eee burada bir vakası var. Fatih aslında yaptırdığı caminin
26:20sütunlarını istediği ölçüde yaptırmadığı için yani biraz daha kısa olduğu için e cami inşaatında ziyaretinde eee mimara çok fazla kızıyor, sinirleniyor. O kadar öfkeleniyor ki kesin bunun ellerini.
26:33Diyor yani. Çünkü istediği yükseklikte olmamış. Mimarın ellerini kesiyorlar orada. Ondan sonra mimar gidiyor kadıya şikayet ediyor. Diyor ki, "E benim eee elimi haksız yere padişah kesti. Derhal yargılanmasını talep ediyorum." eee kadı
26:47eee hemen padişaha mektup yazıyor. Murat oğlu Mehmet yani padişah falan diye de yazmıyor. Normal ismiyle yazıyor.
26:53Muratğlu Mehmet şu gün şu saatte eee mahkemeye geliniz işte şikayet e yargılaması yapılacak. Duruşma oluyor.
27:02Ondan sonra kadı işte normal pçak gibi değil. Normal stand vatandaşlar çektiği muamele neyse padişah onu çekiyor. O muameleyi çekiyor. Ondan sonra kadı en son hükme veriyor. Eee haksız bir yeri bu kişinin elleri kesilmiştir. Eee
27:16cezası kısastır. Dolayısıyla işte Muratoğlu Mehmet'in de ellerinin aynı şekilde kesilmesine hüküm verilmiştir.
27:25Bunu duyan eee mimar çok geriliyor ve hemen diyor ki eee kadıya benim ellerimi e kesti padiçam ama padişah öyeleri lazım işte. O yüzden eee ben şikayetimden vazgeçiyorum. Eee padiçanın
27:40elinin kesilmesini istemiyorum diyor.
27:41Mesela kamu hukuku olsaydı başta anlattığım şikayetten vazgeçse bile kamu hukuku gidip padişahın elini kesecekti.
27:47Yani teşpite hata olmasın. Çünkü kamu hukuku devlet karışıyor bu işe. Halbuki şeriatta böyle bir şey yok. Adam vazgeçti şikayetinden. Elinin kesilmesini istemiyorum. O kadar ağır olmasın diyor. Kadı da diyor ki madem öyle hani şikayetçi olan sensin o zaman
28:00bunu para cezasına çeviriyorum diyor ve para cezasına çevrilip mimara para cezası şeklinde giriyor. E burada tabii ki evliya Çelebi'nin bazen uçtuğu kaçtığı yerler oluyor. Bu hikayenin sıhhat derecesi nedir bilmiyorum ama en
28:11azından Osmanlı'da nomrasi eee olduğunu felsefesini verebilen eee bir vakadır bu baktığımız zaman. Ama aynı şekilde bazen baktığımız zaman şey de görebiliyoruz.
28:23Özellikle Fatih'ten itibaren mesela kardeş katli kanunnamelerde veya Kanuni Sultan Süleyman denilen kişinin yani sıfatına kanun gelen yani adaletiyle hüküm nam salmış kişinin eee Şehzade Mustafa olayı biliyorsunuz Şehzade
28:36Mustafa'yı yani kendi çocuğunu idam ediyor. Aynı zamanda torunla beraber ve hatta Şez Bey da. E dolayısıyla bir anda kardeş katine fetva veren, kendi çocuğunu iktidar uğruna eee öldüren,
28:48idam eden eee ve bunu ismi de Kanuni falan geçen adalet salmış kişilerin yapması, Fatih Sultan Mehmet'in bunu yapması yani İstanbul'u fetheden kişinin yani çok büyük padişahlar eee buna eee cevaz vermesi. Şimdi burada acaba şimdi
29:03nasıl oldu? Domokrasi diyorduk, hukukun üstünlüğü diyorduk, şeriat diyorduk. bir anda da kardeş katli ve çocuk yani kendi oğlunu katletmesi. Eee, bu bir çelişki gibi görünüyor. İşte burada şu devreye giriyor. Sonuçta burada bir halkın,
29:16reyın idamı söz konusu değil. Hanedane-ı Ali Osman'ın içerisindeki bireylerin, kulların eee idamı söz konusu. Burada da kendi içlerinde şöyle bir eee fetvaya geliyorlar. E maslahatı amme yani
29:30toplumun iyiliği için. Yani bir burada isyan çıktığı zaman devlet yıkılacağından dolayı eee bu fetvayı veriyoruz. Ha ne kadar doğru bir fetva eee ne kadar şey bir fetva onu bilemem.
29:42O tartışılması gereken bir mesele. Çok istisna bir mesele olduğu için de şeriatın eee şeyine halel getirecek bir mesele değil. Eee dolayısıyla burada bunu değerlendirmesi lazım. Ama şu aklımıza gelmesi lazım. Yine Faram
29:56Mehmet gibi büyük bir dehanın ve İslam feten kişinin ve kanuni gibi adalet namsış kişinin buna cevaz vermesi demek ki meselenin düşünüldüğü kadar basit olmadığını, bu şekilde düz ayak bir şekilde, düz mantık bir şekilde bu
30:08kararın alınmadığını en azından bize ipuçlarını verebiliyor. Osmanlı'da dediğim gibi eee şeriat şeri hukuk var.
30:14Nasıl oluyor mahkemeler? İşte Müslümanlar var, gayrimüslimler var.
30:17Biliyoruz Osmanlı şimdi Türkiye'deki gibi değil. Eee Osmanlı'nın üçte biri eee toplumun gayrimüslim yani zibil gibi her yerde gayrimüslim var. Müslümanlarla gayrimüslimler bir arada yaşıyorlar.
30:27Eee, dolayısıyla burada, eee, kendi iç hukukunu ilgilendiren şeyler, Müslümanlar kendi mahkemelerinde, kadılarda gayrimüslimler kendi şeylerini seçme hakkına sahip. Eğer öyle bir mahkemeleri varsa, isterlerse tabii ki şeriat mahkemelerinde de eee,
30:39yargılanabiliyorlar. Kendi tercihlerine bağlı. Dolayısıyla çoklu hukuk sisteminden bahsedebiliyoruz. Aynı zamanda Osmanlı çok büyük bir coğrafya.
30:46Hanefi'nin uygulandığı var. Maliki'nin, Hanbeli'nin, Şafii'nin. Ha dolayısıyla burada lokal uygulamaları da görebiliyoruz. İşte Mısır'da daha Malikilere yönelik işte pas civarlarında Malikilere yönelik olabilirken işte
30:59Anadolu'da daha Hanefilere yönelik işte daha doğuda daha Şafiilere yönelik vesaire gibi yani böyle farklı kadı uygulamalarında olduğunu daha dağınık bir hukuk sistemi olduğundan söz edebiliriz. Vakitler geldi geldi geldi
31:10geldi. Osmanlı modernleşme dönemlerine geldi. Modernleşmeler konuşuldu.
31:13Fransızca zaten eee yabancı dil Fransızlardan etkilenmek. Kod Napoleon ortaya çıkmış. Sivil kodu diye bir şey ortaya çıkmış. Artık modernleşme çabaları başlamış. Ne olacak? Eee, biz de bir, eee, kanuna ihtiyaç duyuyoruz.
31:27Artık şu şeriattan kurtulalım. Bir tüm ülkede sabit uygulanan, eee, herkese aynı muameleyi çeken, farklı muamele çekmeyen, mezheplere göre farklılaşmayan, topluma göre, coğrafyamıza göre farklılaşmayan tüm Osmanlı ülkesinde her yerde aynı
31:41standart bir metin kod Napolyon gibi bir Sivilow'a geçiş denemeleri ilk defa geliyor başlıyor. Modernleşme ile birlikte 19. yüzyılda batıcılar Ali Paşa ile birlikte eee işte eee onlar Fransız
31:56Medeni Kanununu biz getirelim diyorlar.
31:57Yani kod sivilin aynısını getirelim diyorlar. Ama burada bir de milli müslüman ekol var. O da Ahmet Cevzet Paşa. Çok önemli bir münevverdir. Eee kendisi. Ahmet Cevzet Paşa'da ithal kanun olmaz. Sivilov'a geçeceksek de common lov'dan biliyorsunuz şimdi şeriat
32:11common lov oldu. E Osmanlı Comon Lov'dan Sivil Lov'a geçecekse de biz geçirelim.
32:16O zaman Civil Lo'u biz yazalım diyor.
32:17Ahmet Cevzet Paşa mecelleyi yazma e isteği savunuyor. Çok büyük çekişmeler yaşanıyor. Ama en sonunda Ahmet Cevzet Paşa padişahı ikna ediyor, kazanıyor ve eee Hanefi mezhebi eee merkezinde başka mezheplerden de bazı maddelerde şeyler
32:31var. eee, maddeler var. Ama genel itibariyle Hanefi mezhebi çerçevesinde ilk defa eee şeriatın Civil Lo'a geçiş metni Mecelle ile birlikte eee 186070'ler arasında Mecelli-i Ahkam-ı Adliye adında
32:44bir eser ortaya çıkıyor. Ahmet Cevzet Paşa liderliğinde yani aslında şeriatın kodifikasyonu gibi yani civil love'a geçirilmesi gibi. Normalde şeriat biliyorsunuz işte daha dinamik olduğunu, daha şey olduğunu söylemiştik ama
32:57modernleşme ile birlikte bu Fransız hayranlığından dolayı bir sivil doa Osmanlı'yı geçirme çabası. Eee, dolayısıyla bu metin, e, en azından geçirilecekse bile, e, Müslümanlığa uygun, şeriata da uygun bir sivil lova geçişsin diye Ahmet Cevet Paşa'nın
33:10kişisel gayretleriyle birlikte Mecelle metni yazılıyor. Çok mükemmel, eee, harika öz bir, eee, metindir kendisi.
33:17Hatta Mecell öyle ki 1950'de 50'ere kadar Lübnan'da vesaire kullanılıyor.
33:21Yani öyle güçlü bir, eee, metin.
33:22Filistin de Osmanlı toprağıydı biliyorsunuz. Daha sonra Osmanlı ayrıldı. İşte İsrail'ile aile ikili şey yaptı. Dolayısıyla 1950'lere göre yine Filistin'de Müslümanların hatta İsrail olduğu zaman İsrail'in içinde de Müslümanlar var. Eee, çoklu hukuk
33:34sistemi uyguladığı zaman İsrail, Müslümanlar kendi aralarında mecelleyle eee, yargılandılar mesela mahkemelerde falan. Öyle güzel bir eee, metindir kendisi.
33:43Mecelle demek aslında kelime anlamı eee, toplama demek, mecmua demek. Yani birleşme kitabı yani bütün kitapları alıp birleştirip tek bir kod Napoleon gibi tek kitapta kanun kitabı olarak yazma anlamına geliyor. Yani mevcut tüm
33:57fıkıh geleneğini tek kitapla birleştirmek gibi düşünmüşler. Ama içtihat yok. Eee pozitivist bir hukuk değil. Çünkü eee şeriattan kaynağını aldığını söyleyebiliriz. O anlamda tam olarak pozitivist bir hukuk olduğunu da
34:10söyleyemeyiz. Toplamda 1850 madde ilk 100 maddesi ahkam yani hüküm ya şeyh maddeleri usul maddeleri ilk 100 maddesi yani herhangi bir vakaya yönelik değil usul usulü belirten maddeler eee
34:25dolayısıyla hakim bir karar vereceği zaman o usule göre o ilk 100 maddedeki usule göre o usulü takip ederekten karar veriyor ve diğer maddelerde de işte zaten tüm hukuku eee kapsamıyor. Mesela aile veya miras hukuku gibi eee şeyler
34:38yok. Borçlar hukuku var. İşte ticaret hukuku var. eşya hukuku ve bir kısım yargılama hukukuundan biraz var. Yani dolayısıyla çok tüm her şeyi tüm hukuk metinlerini kapsayan bir şekilde de değil. Şimdi mecelliye gelecek olursak
34:51Mecellede mesela o dediğim ilk 99 madde eee işte usul maddelerinden biraz örnekler verecek olursak mesela madde 2 var. Bir işten maksat neyse hüküm ona göredir. Yani niyet önemlidir.
35:02Sözleşmenin lafzına değil ruhuna bakılır. Böyle bir eee madde var. Eee örneğin madde 4. Şüpheyle yakin zahil olmaz. Yani kesin bilgi sonradan oluşan şüpheyle bozulmaz. Mülkiyetin sende olduğu kesinse birinin şüphesiyle mal
35:17elinden alınmaz. Eee veya işte beraat edim asıldır. Modern hukukun temeli masumiyet karinesi. Suç ispatlarına kadar herkes masumdur. Yani beraat edilm asıldır. Mesela masumiyet karinesinin biz yine eee şeriatta ilk dönemde yani
35:29600 yılında çölün ortası yaşayan bir adam tarafından verildiğini görebiliyoruz. Hakkımızda bu var.
35:33Masumiyet karinesi çok ilginç. Yani sonradan keşfedilmiş şeyler bunlar.
35:36masumiyet karineleri falan öyle yani eee 1700 19. yüzyıla kadar falan eee batının keşfedebildiği şeyler değil bunlar. Eee dolayısıyla çok önemli aslında. Defi mefasit celbi menafiden evladır. Yani
35:50zararı gidermek fayda sağlamaktan önceliktir. Yani ikceğimiz varsa önce zararı giderelim. Fayda hemen zarar varken fayda sağlayacak bir şey yapmamıza gerek yok. Önce zararı bir gidermemiz lazım. Eee ezmanın tahayyü ile ahkamın tahayyü inkar olmaz. Bunu
36:02söylemiştik. Zamanın değişmesiyle hukuk kuralları da değişebilir. Yani şeriat donmuş prizde duran bir şey değil.
36:07Zamana göre, kurallara göre değişenmiş olduğunu söylemiştik. Örfen bilinen şey şart koşulmuş gibidir. Mesela maddelerden bir tanesi toplumun örfü yazılı olmayan bir sözleşme gibidir.
36:15Dolayısıyla tam bir civil lov'a geçiş ama yani ben Mecell'yi biraz common law'la civil low arasında kalan bir statüde görüyorum. eee hani zorla Osmanlı sivilova geçmek istediği için eee metinleştirilmiş, kanun hikmine getirmiş,
36:29kodifikasyonlaşmış ama aslında özü itibariyle bu tarz esneklikleri de e içerisinde barındırıyor. Eee işte Mecellede mesela eee hayvan res üzere buğday kile ölçeğiyle satılır
36:43ilkesi var ama o eskidendi. Şimdi artık kiloyla hayvan satılabilir. Eee şimdi kantar var vesaire. Yani mecelle de örfe giriyor güncelleme. Şimdi bazen böyle şeyler var. Eee, bazı böyle güruhlar var. Mecelliye alalım. Aynen kullanalım.
36:57Aynen. Kullanmak istiyor ama mesela böyle kile ölçeğine göre yapmak istiyor.
37:00Hayvanı mesela kantar var. Günümüzde kantara çıkarmak isteyor. Çünkü mecel de öyle yazmıyor diyor filan. Halbuki mecel'in kendisind demin okuduk. Yani örfe göre kurallar değişir diyor. Yani ilginç.
37:10Eee, Meceli Cumhuriyetle birlikte tabii ki artık eee, batıdan eee, işte ne dedik? ceza hukunu İtalya'dan, medeni hukuku İsviçre'den vesaire aldığımız için eee Mecelli artık geçerlini cumhuriyetle birlikte yitirmiş oluyor.
37:21Cumhuriyete kadar kullanılmış eee oluyor tabii ki 1950'ler 70'lere kadar çeşitli ülkelerde Ürdün'de eee Lübnan'da vesaire kullanılıyor. Eee bu mecelle eee ama içindeki hukuk maddeleri
37:34itibariyle eee çok eee öz bir metin.
37:38Mesela bir maddeyi açın kısa bir madde.
37:41eee 5 ayet, 8 hadis, bir sürü fıkıh kitabından paragraflar vesaire içeriyor.
37:45Onu öz bir şekilde o maddenin içerisine yerleştirmişler. Böyle güzel eee anlamlı eee ve pratik bir metin aslında. Şimdi modern dünyada bakacak olursak biraz da ya modern dünyada bu şeriatın en azından biraz uygulanabildiği bir ülke var mı
37:59vesaire dediğimiz zaman Malezya örneğini bir ele almamız illaki gerekiyor.
38:03Malezya'da ikili hukuk sistemi dediğimiz bir hukuk sistemi var. Yani bir sivil mahkemeler var. Bir de şeriat mahkemeleri var. Eyalet mahkemeleri eee gibi sivil mahkemeleri de bu arada Malezya'nın commonov'a yine biraz eee
38:14dayanıyor. Eee bir de şeriat mahkemeleri var. O da dini konularla işte boşanma konularıyla alakalı vesaire Müslüman olanların kendi içerisinde ilgilendiren konuları eee ele alıyor. Yani şeriat mahkemesinin kapsamı çok geniş değil.
38:24Çünkü sivil mahkeme olduğu için aileyle alakalı evlilik, boşanma, miras veya dini suçlarla alakalı işte zina, oruç e bozma vesaire gibi yani dini ilgilendiren suçlarla alakalı sadece ilgilen onunla ceza davaları ve diğer
38:36hukuk davaları sivil mahkemelerinde görülüyor. Ama tabii ki bu şeriat mahkemelerinin bir yetki sınırı var. 3 5 6 kuralı diye biniliyor. Yani en fazla 3 yıl hapis verebilir. Maksimum hat sınırları var. Yani koydukları 5.000 eee
38:48rigit işte cezası var, para cezası veya 6 kırbaç cezası verebiliyor. Bunlar maksimum sınırlar. Şeriat mahkemesinin size verebileceği maksimum sınırlar. Bu da yine kanunla belirlenmiş durumda Malezya'da. Ama eee şöyle bir şey var.
38:58Malezya'da bizim aslında Diyanet gibi bir kurum var. Dini bir otorite kurum.
39:03Ama o kurumun polisi de var. Yani dolayısıyla bir kolluk kuvveti var.
39:07dinle alakalı bu tarz şeylerde kolu kuvveti gelebiliyor. Mesela siz gidiyorsunuz bir hoca mesela gitmiş Malezya'ya eee dinle alakalı bir şey anlatırken e Malezya hükümetinin resmi anlatısına uymayan bir dini anlatı anlattığı için din polisi gelip
39:20tutuklamış onu ve şey yapmış yani gözaltına almış. Çünkü yani sen Malezya'da din anlatıyorsun. Dur bakalım diim hükümlerimize aykırı bir şeyler anlattın. Şu an bir suç işledin sen.
39:29Yani buna bir ceza verilmesi lazım vesaire gibi. Dolayısıyla orada Diyanetin bir kolluk kuvveti ve bir mahkemesi de söz konusu. Şöyle bir şey var ama Malezya'da ilginç bir şekilde din dini konuda e dinden çıkamıyorsunuz
39:41gibi bir problem var. Yani burada aslında mürtetlikle alakalı bir konu.
39:46Mesela birisi ben artık Müslüman değilim. Ateist oldum dediği zaman, kimliğimden Müslüman yazısını silin dediği zaman sivil mahkemeye gittiği zaman diyor ki bu dini ilgilendiren bir konu. Şeriat mahkemesine gitti. Şeriat
39:55mahkemesine gittiği zaman dinden çıkma diye bir orada madde yok. Çıkamazsın diyor. Yani hani dinden çıkılmaz. Eee çünkü dinde zorlama yoktur ayetini aslında bazı işte bu selefi akımlarda o şekilde parantez içine alıyorlar.
40:07Malezya'da da o şekildeymiş çevirileri vesaire. Dinde girişte zorlama yoktur diye parantez içinde girişte yazıyorlar.
40:13Yani dinde zorlama yoktur. Dine girişte zorlama yoktur. Çıkışta vardır yani çıkamazsın gibi. Yani dinden çıkmanıza izin vermiyorlar. Hatta öyle bir dava vesaire gibi bir şey vardı. Dolayısıyla Malezya'da bir dini polis var. Orada e
40:24işte ama şu an çok iyi olduğu insanlar çok memnun mu? İşte boşanmada, mirasta, evlilikte vesaire çok memnunlar mı? Eee, o konu tabii araştırmak gerekir. Eee, ama böyle ikili hukuk sisteminin, eee, uygulandığı bir ülke olduğunu
40:37söyleyebilirim. Ama biraz katı tabii.
40:39Yani bizim bahsettiğimiz, şu an anlattığımız şeriat felsefesi, şeri hukuk felsefesinden eee, çok bağlantılı değil. Daha böyle selefilerin aklındaki gibi olan eee, tarzda bir eee kurum ve mahkemelerden söz edebiliyoruz. Burada
40:53en azından malez örneğini de vermiş olalım. Şimdi burada anlattıklarımızı da yine nota geçirecek olursak eee nelerden bahsettik? Halifelikten bahsettik.
41:03Halifelik peygamberimiz bırakmamış dedik. Bayrak yok, bir şey yok. Devlet yok. Tam olarak teşekküllü bir şekilde yok. En azından
41:16eee dört halife dönemi cumhuriyettir dedik. Çünkü babadan oğula geçmiyor ve biat yoluyla bir nevi oranın elitlerinin seçimi yoluyla olduğu için
41:28cumhuriyet eee olmuş oluyor. Muaviye oğlu Yezit'e verince monarşi oldu, iş bozuldu diyelim. Hani halifelik kurumu artık eee biraz daha detaylarına
41:42gireceğiz. Sonrasında Osmanlı döneminde neler olduğuna dair genel konseptini bahsetmiş olduk. Osmanlı'ya geldik.
41:47Osmanlı şeri devlettir dedik.
41:51Demokrasidir dedik. Hukukun üstünlüğüdür dedik.
41:55Neden öyle dedik? Çünkü reaya var. Kullar var. Kullar yani bürokrasi diyeyim.
42:07veaya eee yargılamaya tabii.
42:13Padişah doğrudan hüküm veremez.
42:17Hukuk fıkıhçılarca yapılır.
42:23Padişah kanunnamesi, vergi vesaire içerir diyelim. Tabii kanunnamelerde şimdi çok detaylı bir arkadaşlar şey diyecektir.
42:32İşte zinanın cezasının kaç kırbaç olacağı da orada yazmış bazı maddelerde falan diye. E doğru eee bazı yani eee vergi vesaire gibi içermeyen maddelerde yer alıyor kanunnamelerde ama o da bir nevi eee şeyhül İslam'ın içtihadı
42:44neticesinde ortaya çıkan bir şey eee olduğundan dolayı şeriatla uyumsuz bir madde yok yine içerisinde. Yani işte zina yapan idam edilir. Hani bu şeriatla çok eee birebir zıt bir şey ya mesela.
42:55Dolayısıyla böyle bir madde yok. eee, hırsızlık yapan idam edilir. Böyle bir şey yok. Dolayısıyla yine şeriatın açık bıraktığı alanlarda koyulan maddelerden bahsedebiliyoruz.
43:06Eee, kanunnamelerden bahsettik. Fatih'in yargılanması dedik.
43:11Fatih'in e yargılanması da önemli bir eee, olay olduğundan bahsetmiştik. Kul vean bahsettik. Sonra Mecelle modern zamana geldik. Ahmet Cevdet Paşa
43:25Mecelle eee ilk civil lova geçiş yani Osman döneminde İslam döneminde ilk civil lova geçiş denemesi
43:39ya da zorunluluğu. Çünkü siz Mecell'i yazmasanız bu sefer kod Napoleon gelecekti. Onun yerine en azından bari eee Müslümanlarla uyumlu bir e şey olsun diye bu geldi. Yani zorunlu bir şekilde bu gelmiş oldu.
43:52Eee mecelle ilk 100 madde usul maddesidir dedik.
44:03İşte masumiyet karinesi var. Eee işte bir şeyin eee suçsuzluğu esastları olduğu kısım esastları. Birkaç maddeler zaten eee söylemiş olduk. Malezya ikili hukuktan bahsettik.
44:16Eee, din polisi olduğundan, eee, evlilik ve din konularında bu mahkeme var dedik ama dinden çıkış yok. Öyle bir gariplik
44:30olduğunu söyledik. Eee, bu tarz konulardan da bahsetmiş olduk.
44:36Yeni bir konsepte geçeceğimiz zaman yavaş yavaş zemini kat çıka çıka ilerliyoruz. Şimdi şeriatta suç ve ceza konseptini biraz incelemek istiyorum.
44:46Yani şeriattaki suçlar nedir? Cezası nedir? Ve İslam'ın öngördüğü suç ve ceza denkliği nasıl olmalıdır? Nasıl bir felsefe? Burada nasıl bir prensip var?
44:55Biraz bunlardan bahsetmek istiyorum.
44:58Aslında cezanın amacı genellikle baktığımız zaman işte caydırıcı olması veya ıslah olması gibi tamamlanıyor. Ama aslında şeriatın amacı bu değil. Yani şeriattaki ceza vermenin amacı caydırmak veya ıslah etmek değil. Cezanın amacı
45:09suçun kendisi. Yani böyle bir suç olduğu için böyle bir ceza var. Bunun bir amacı yok. Bu cezayı vermemizin e tek bir nedeni var. Bu suçun işlenmiş olması ve bu suçun misli bir aynı misilde bir ceza vermesi. Yani amacıyla ilgilenmiyor.
45:23Ceza vermenin amacıyla ilgilenmiyoruz. O kendi kendine gerçekleşen sonradan çıkan bir süreç olarak ele geliyor şeriatta.
45:31Burada suça birebir denk misil ne eksik ne fazla bir ceza vermek önemli. Zihin açmamız lazım. Örneğin birisi sizden 100 lira çaldı. 100 lira çalanın cezası ne olmalıdır? Denk olabilmesi için. Şimdi 100 lirayı çaldı 100'e geçti. 100 lirayı
45:45geri vermek mi olmalı cezası? Hayır.
45:47Sizden 100 lira çaldıysa 100 liralık bir hak yemiştir. 100 lirayı size geri verdiği zaman sıfıra iniyor. E bir 100 lira daha vermesi lazım ki onun cezası olsun. Yani 100 liralık bir suç işlediyse 100 liralık bir ceza vermen
45:59lazım. Dolayısıyla 200 lira olması lazım 100 liranın cezası. Çünkü aldığı parayı geri verecek üzerine bir 100 lir da eee yaptığı şeyin cezası. misil olarak ceza verecek. Yani bu tarz düşünmemiz lazım.
46:10Suç neyse birebir aynısını ceza olarak şeriatın temel hükümleri aslında bunu içeriyor. Örneklerden bunu çıkarıyoruz.
46:17birazdan anlatacağım argümanla da bunu destekleyeceğim. Zaten dediğim gibi caydırıcılık amaçlanmıyor. Suça uygun cezanın verilmesi amaçlanıyor. O gerisi otomatik gerçekleşen bir süreç olmuş oluyor. Kur'an'da suç ve ceza için işte
46:28seyyi kötülük ve misil kavramları kullanılıyor. İşte eee bir kötülüğün cezası ona dek denk misil bir kötülüktür, karşılıktır gibi ayetler var. Dolayısıyla denk misil e kötülüğün cezası yine ona denk bir kötülük işte kısas vesaire gibi Kur'an'ın genel
46:43olarak bu mentalitede olduğunu görüyoruz. Şimdi bazı eee örnekler Kur'an-ı Kerim'den. E yine suç ve ceza örnekleri verebiliriz. Mesela Adem ve Havva suçları sonsuzluk ağacından yiyerek sınırlarını açtılar. Aslında
46:58Allah onları yasaklamıştı. Onlar da ağaçtan meyve yiyerekten sınırlarını açtılar. Cezaları ne oldu? Sonlu, sınırlı, ölümlü bir dünyaya gönderilmek.
47:05Ağaç sonsuzluğu temsil eden bir ağaçtı.
47:07Sınır aşınca ne oldu? Artık ona aynı misli bir hak mahrumiyeti vermemiz lazım. Dolayısıyla cennetten dünyaya ölümlü, sınırlı bir varlığa ceza olarak geldiler. Burada birebir bir eee suçla cezanın denk olduğunu görebiliyoruz.
47:20Veya Yahudilerin cumartesi yasağı.
47:22Yahudiler cumartesi günü balık avlama yasağını hileyle işte cuma eee attılar ağı. Cumartesi hiçbir şey yapmadılar.
47:29Pazar günü ağaç çektiler. Bu şekilde hile yaparaktan açtılar. Yani hak yediler. Allah da ceza olarak normalde helal olan bazı temizce yiyecekleri onlara haram kıldı. Eee sınırı aşanı sınır daraltıldı. Onlar yani hile hurda
47:42yaptılar, sınır aştılar. Yiyecek üzerine, gıda üzerine bir sınır aşımı gerçekleştirdiler. Allah da onlara sınır daraltımı gerçekleştirdi ceza olarak normalde helal olan maddeleri haram kıldı. Bazı yiyecekleri. Çok denk bir
47:55ceza olduğunu görüyoruz. Veya yine eee Bakara yani inek eee olayı. Allah onlardan sıradan bir inek kesmelerini istedi. Ama bunlar kesmek istemedikleri için işi yokşa sürdüler. Yokşa sürünce Allah da denk misil olarak yokuşa sürdü.
48:07İşte şurası böyle olsun işte ya tamamlamadık nasıl? Şurası da böyle olsun. Burası da böyle olsun ya.
48:11Tamamlamadık nasıl? Yani işi yoksa sürüyorlar. Kesmek istemiyorlar. Allah da onları bildiği için eee onların kapsamını daralttı. Onlar yokşa sürdükçe Allah da yok sürdü. Yani misli bir eee ceza söz konusu. E Yunus peygamber
48:24mesela görev yerini terk edip eee özgür olmak istedi. Bir neviyi eee gemiye binip kaçtı. Şimdi eee bir görevi vardı.
48:31Terk etti. Gemiye bindi kaçtı. Cezası ne oldu? eee balığın karnında en dar karanlık bir yerde eee hapis yani özgürlüğün e cezasını biz bir eee dar bir mekanda bir süre kalma cezası olarak
48:44olduğunu görüyoruz. Yani tam misil bir ceza. Eee sıkıldığı için, bunaldığı için Yunus Peygamber eee özgürlük için gemiye binip gitti. Allah da ceza olarak onu dar, sıkışık, karanlık bir mekanda hapis etti. Tam misli bir denk ceza olduğunu
48:59burada görebiliyoruz. İşte eee NAL 112'de Nankör köyl e kısası vardır.
49:06Burada bir köy var. Güven ve rızık içinde yüzüyordu. E yani refahı refah gibi düşünelim bunu. Nankörlük ettiler. Yani bu refaha karşı nankörlük ettiler. Bir suç işlediler. Allah onlara açılık ve korku elbiselerini giydirdi.
49:20Yani 100'dan -10'a düşürdü. Yani onlar rızık ve güven vardı. Nankörlük edince rızık gitti, açlık geldi. Güven gitti, korku geldi. Tam tersleri birebir eee misil bir ceza verildiğini görebiliyoruz. Yine aynı şekilde eee
49:33Maide 95 ihram bir şekilde avlanma yasağı. Mesela ihramlıyken avlanmak eee yasak. Biliyorsunuz ayete göre suçun amacı ne? Eee yemek yemek doymak. Cezası ne? Ya fakirleri doyuracaksın ya da o oranda oruç tutacaksın. Yani cezasını da
49:48söylüyor Allah. Yani ihramken alanırsan cezası ya fakirlere yemek dağıtacaksın ya da oruç tutacaksın. Suç ne?
49:54İranlıyken avlanıyorsun. Yani eee yemek amacıyla avlanılır değil mi? Bir şey yemek için avlanılır. Ceza ne? O yemekte mahrumiyet ya da o yemek kadar birilerine vermek veya oruç tutmak. Yani misil bir ceza olduğunu yine görebiliyoruz. Suçu denk bir ceza. Yani
50:08standart bir ceza değil. Modern hukuk sisteminin çıktığı çakmaz bu.
50:11Hırsızlıkla yapıyorum hapis. Adam da öldürüyorum hapis. Belgede sahtecilik de yapıyorum hapis. İftira adatlıyorum ya her şey hapis. Ya bu mantıklı değil. Bu fıtratla uyumlu bir şey değil. bu adamın yani bu e adaletin tesisinde büyük bir
50:23problem. Yani her şeyin cezasının hapis olması. Hayır, her şeyin cezası da kendi cinsinden olmalı. Burada bu ayetleri o yüzden sıralıyorum. Kur'an-ı Kerim'de olan ayetler bunlar. Sadece daha sünnete gelmedikle yani eee Yusuf kıssasından
50:35bakalım. Eee zaten bu kısa baştan sona bir e hukuk eee dersi diyebiliriz.
50:42Şimdi mesela kardeşleri Yusuf'u kuyuya attılar değil mi? Ne yaptılar? Ne amaçlı? Onun hürriyetini aslında çaldılar. Daha sonra o köle oldu Yusuf e Mısır'a. Yıllar sonra Yusuf onları e Mısır'da Bünyamin olayıyla alıkoydu.
50:53Hürriyetlerini kısıtladı. Yani nasıl oldu? Kardeşleri eee Yusuf'u kuyuya atarak onun özgürlüğünü kısıtladı.
50:59Yıllar sonra biliyorsunuz kardeşleri Bünyamin'le birlikte Mısır'a geliyorlar.
51:03Yusuf Sultan olduğu zaman bu sefer de Yusuf onların hürriyetini kısıtlıyor.
51:07Bünyamin'i alıkoyuyor. Değil mi? Suç ve Rizza. Peki mesela eee babaları Yakup'a söz verdiler. İşte Yusuf'u biz koruyacağız. Hiç merak etme. E dediler ama halbuki yalan söylüyorlardı orada değil mi? Yusuf'u korumayacaklardı.
51:22Planları Yusuf'u gittiklerinde kuyuya atmaktı. Ama babalarına yalan söylediler. Bir suç işlediler. Yalan suçu. Yıllar sonra eee Bünyamin'i de götürmek istediklerine babalar dedi ki siz Yusuf'a da böyle yaptınız.
51:32Bünyamin'i göndermek istemiyorum sizinle. O zaman samimi oldular babalarına dediler ki ya Bünyamin'i gerçekten koruyacağız. Baba bu sefer samimiydiler. Ama bu sefer de Bünyamin koruyamadılar. Çünkü neden? Eee Bünyamin Mısır'da mahsur kaldı. babalarına böyle
51:44el mahçup geldiler. Suçları neydi? Yalan söylemek. Eee, aynı misil cezayıyla cezalandırılmış oldular. Yani eee, birebir aynı ceza olduğunu görüyoruz.
51:52Veya, eee, bazen Fransızlar da ne kadar civil low desek de bazı haklı şeyler var. Fransızlar mesela eğer bir kişi maddi bir Fransız düşünür diyor ki maddi bir suç işlediyse mesela ona hapis cezası vermek yerine kendi mal varlığını
52:03kullanma yetkisini elinden almak çok daha etkili olabilir diyor. Bu suça misille ceza karşılık veren daha mantıklı bir yaklaşım olabilir diyor.
52:10Yani batıda bu tarz düşünen kişiler aslında var ama Batı hapis cezasına takılı kalmış durumda. Biz de kendimiz hukuk yapabileceğimize inanmadığımızdan dolayı, kendi özgüvenimiz asla olmadığından dolayı biz de her şeyi hapis cezası diye çevirmeyeceğiz.
52:21Halbuki Kur'an'a göre her şeyin kendi misinden, cinsinden cezası olmalı. Şimdi yavaş yavaş had cezaları yani Kur'an ve sünnette geçen ceza tiplerine eee gelecek olursak burada aslında bazı örnekler var. En baştan başlayalım.
52:35Hacaları ne? Kasten adam öldürme değil mi? Şahitlerle birlikte kasten o kişiyi öldürdüğün artık ispat edilmiş oluyor.
52:41Bunun cezası ne? Kısas. Eee kısas ama eğer mağdurun ailesi aff ederse eee affedilebiliyor. Böyle bir şey. Ve nasıl öldürdüyse o şekilde öldürülmeli. Kısas birebir suç neyse cezası olmalı.
52:55İslam'da, şeriatta olay bu. Suç neyse cezası birebir suçun aynısı olmalı. Eee tabii ki çok aşırı bir işkence söz konusuysa burada fıkh alimleri diyorlar ki yani hani işkence etmek olmayacağı için çok aşırı bir işkence varsa normal
53:07başka idam işte asılmak suretiyle vesaire idam edilebilir. Ama onun dışında yaptığı nasıl öldürdüyse o şekilde boğudurduysa boğurdu. Eee işte bıçakladıysa bıçaklar y o şekilde öldürmesi gerekiyor. Burada kamu hukuku
53:20yok. Devlet herhangi bir e otomatik ceza vermiyor. Mağdurun ailesine bırakıyor.
53:24Affedebilir mağdurun ailesi. Affettim deyince de mesela adam bağışlanabiliyor.
53:27Çünkü bireysel karşılıklı kendi aralarında olan bir şey. Kamu hukuki e bir şey yok. Fıkıh ekollerinde bazı farklılıklar var. Mesela diğer hanifiler hariç diğer mezhepler eğer işte öldürülen kişi gayrimüslim ise eee idam uygulamaz. Yani Müslüman gayrimüslim
53:42öldürdüğü zaman işte idam uygulanamaz falan gibi bazı maddeler var. Ama Hanefi diyor ki fark etmez. gayrimüslim olsun, müslim olsun herkesin canı eşittir. Can alındığı zaman kısas uygulanır diyor.
53:50Burada da mesela iştih farklılıkları olduğunu görebiliyoruz. Bazen şimdi işte şeriatı bu şekilde kötülemek isteyen farklı kişiler bu tarz e şeriattaki zenginliklerden faydalanarak eee mezheplerdeki yorum farklılığından bunlar birer yorumdur. Yani nihayetinde
54:03bu bir yorumdur. E yorum farklı her işte Müslüman gayrimüslim öldürünce kısas yokmuş. Aa nasıl çok ileri bir sistem değil mi filan. E Hanefilerde öyle değil mesela. Yani eee anlatabiliyor muyum?
54:15Burada farklı yorumlar söz konusu olabilir. Siz oradan cımbızla hep en kötü içtihatları, hep en böyle lokalde kalmış, böyle kıda köşede çok itibar edilme şeyler alırsanız bu kötü dersiniz. Ama sistemin genel felsefi teorik temelleri öyle değil. Buna
54:30müsaade etmiyor.
54:32Bu dinamizmin farklılığı zaten teşvik eden bir sistem. Hac cezalarından bir tanesi kısas dedik. Nasta olan hac cezası hırsızlık. Had cezası ne? El kesme. Burada tabii ki eee İslam aslında özel mülkiyete ne kadar önem verdiğini
54:45gösteren bir şey. Çünkü hırsızlık nedir?
54:47Birinin özel mülkiyetini gaspetmek. Ya özel mülkiyete 600 yılında çölün ortasında bir insanın bu kadar değer vermesi, böyle bir hat cezası koyması ya mümkün değil dersiniz yani. Çünkü özel mülkiyet denilen kahvram çok sonralarda
54:59gelmiş bir şey. Avrupa'da falan feodal sistemler var. Kişilerin özel mülkiyeti yok ya. Mülkiyet diye bir şey yok yani.
55:04Her şey kralın malı. Her şey şeyin padişahın malı. Yani buradaysan özel mülkede el kesme cezası veriyor mesela hırsızlığa. Tabii bunun şartları var.
55:14Eee çalan kişi aç veya muhtaç olmayacak.
55:16Eğer öyleyse mesela muaf veya mal kilitli korunaklı yerden çalışması çalınması lazım. Böyle böyle bir yerde açık bir yerde duran çalarsan sayılmıyor. Çalanın o malda ortaklığı olmayacak. O yüzden devletin bir şeyini çaldığınız zaman mesela eliniz
55:29kesilmiyor. Neden? Devletin malında herkesin bir payı olduğu için, hırsızın da bir payı olduğu için eğer senin payın birazcık da olsa olan bir malı çaldıysan ona da e had cezası gerekmiyor. Tazir cezası gerekiyor. Yani tazir cezası
55:42kadının vereceği başka bir ceza oluyor.
55:43Yani el kesme dışarı dışında daha alt bir ceza olmuş oluyor. Ayrıca mal, altın, gümüş gibi kalıcı bir değer olacak. Bozulan, gıda maddesi gibi şeylere de bu tarz cezalar verilmez.
55:52Yani böyle para hükmündeki şeylerin çalınması lazım. böyle daha bozulabilecek veya eskiyebilecek şeyler mesela eee sayılmıyor. Eee bunun işte mezheplere göre de farklı farklı şu buna girer, bu buna girer gibi zengin bizim
56:05bir şey eee fıkıh kültürümüzde mevcut. Felsefesi ne peki? El kesmenin felsefesi ne burada? Tabii her hırsızlığın cezası el kesmek değil bu.
56:14Bunun hat cezası yani sınır cezası yani en yüksek cezası. Yani eee sıralayacağız hırsızlık tiplerini. En yüksek cezayı el kesme cezası olacak şekilde, gerisini tazir cezası olacak şekilde vereceğiz.
56:25El kesme deyince işte baklava çalana da el, araba çalana da el, milyon dolar çalana da el, bilmem işte e herkese el kesersek bu böyle değil. Yani bunun şartları var. Zaten İslam'da da baktığımız zaman şey Osmanlı'da vesaire
56:37elkes cezasının çok az hatta neredeyse hiç olmadığını görüyoruz. Neden?
56:40Şartları ağır. Şartları ağır olduğu için zaten bir tane olabilecek bir şey bu.
56:44Yani hat cezası, sınır cezası, en üst mertebedeki ceza bu. en üst mertebedeki bir hırsızlığı yapması lazım ki adamın elinin kesilmesi lazım. Y o da nadir karşılaşacak bir olay zaten. Onun dışında e geri kalan tazir cezaları
56:55uygulanacak tabii ki baktığımız zaman burada mesela Kur'an'da sağ elinin sahip oldukları milk ifadesiyle eee geçer aslında. Mülkiyet-i gücü temsil eder.
57:04Eee dolayısıyla burada aslında eee mülküne el uzatanın eee yani adamın sahipliğini elde etmiş oluyorsun.
57:10Arapçada sağ ailenin sahip olduğu diye geçer bir şey. Mülkiyeti. Dolayısıyla orada elini kesmiş oluyorsun adamın.
57:15Adamın mülkiyetini sen çaldıysan misil cezası ne olur? Senin eee sağ elin gitmiş olur. Yani neden? Çünkü onun sahip olduğunu sen çalmış oluyorsun gibi bir mantık söz konusu. Mesela eee İbrani veya Roma geleneğinde hırsızın cezası
57:29mesela köleleştirmek olduğunu görüyoruz.
57:32Eee İslamda baktığımız zaman hırsızın cezasının eee hürriyetini koruyarak aslında organına sadece eee eline ceza vermiş olduğunu görüyoruz. O da hat cezası dediğim gibi sınır cezası. Birçok hırsızlıkta zaten bu uygulanmamış
57:46olacak. Daha şar bir şey uygulanmış olacak ama eee misli bir ceza yine olmuş olacak. Yani el kesmek misli nasıl oluyor dediğinizde demin anlattım. sağ elinin sahip olduğunu alırsan sağ elin gitmiş olur. Misil bir cezadır. Zina
57:59suçu yine hac cezalarından eee mesela batı hukukunda karşılıklı rıza varsa zina sayılmıyor. E İslam'da ama aileyi ve nesli bitirdiği için karşılıklı bir rıza olsa dahi zinan suçu eee sayılıyor.
58:11Eee çünkü aileyi yok eden ve toplumu eee fesada sürükleyen, toplumu ifsada sürükleyen bir suç olmasından mütevellit. Kur'an'daki cezası zinanın net 100 sopadır. Eee, tartışmaya kapalıdır. Nur suresinde geçer. Eee, şimdi bir de rejim taşlayarak öldürme
58:26cezası tartışmaları var bu zinada. O Kur'an'da yoktur. O Yahudi şeriatının eee, bir cezasıdır. Peygamber efendimizin sünnetindeki o hadisteki olayda da o kadının Yahudi olduğu, dolayısıyla Yahudi şeriatınca o cezayı peygamberimizin verdiği söylenir. Yani
58:40kendi şeriatına uygun bir ceza. Mesela Melezya'da ne dedik? Müslümanlar eee bu tarz suçlarda kendi hukukunca uygulanır.
58:47Eee çoklu hukuk sistemlerinde o hukuku ilgilendiren yani o işi zina yapan iki kişi de eee diyelim ki Yahudi. O zaman Yahudinin cezasını verirsin. Kendi şeriatının cezasını verirsin orada. O yüzden orada eee farklı bir yanlış
59:01anlaşılmayla sanki dinanın eee hac cezası rejimmiş gibi. Hayır. Kur'an'da hac cezası 100 sopa şeklinde geçiyor eee Kur'an'da.
59:10Eee çünkü mesela Kur'an'da şey de var.
59:12İşte peygamber eşine zina ederse cezası iki kat, cariyeler dese cezası yarısı. E şimdi yani ceza madem şeyse eee rejim cezasıyla ölümün yarısı veya ölümün iki katı gibi bir ceza olabilir mi? Hayır ya belli ki bu bir sopa cezası. Yani
59:26dolayısıyla zinanın eee cezasının şeriatta sopa, 100 sopa eee olduğunu, hac cezasının bu olduğunu görebiliriz.
59:33Bunun da tabii ki ispatı var. dört eee şahit gerekiyor ve bu olay anına şahitlik etmeleri gerekiyor. Yani İslam'da tecessüs, gizli araştırma eee yasaktır biliyorsunuz. Dolayısıyla bunun bir nevi public alanda yani halka açık
59:46bir alanda yapılması lazım gibi. O yüzden mesela bu zina cezasını alan kişi sayısı da yok mesela. Neyse çok az.
59:53Çünkü 4 şahit bulması çok zor bir şey olduğundan dolayı eee bunu da çok uygulanabilmiş değil. Eee, çünkü olayı bizzat, eee, tüm ayrıntılarıyla görerek şahitlik vermesi gerekiyor. Aynı eve girdiğini gördüm. Bu yetmiyor. Olayı
1:00:07bizzat, eee, görmesi gerektiği için eee, böyle bir şey var. E, burada da bazı tartışmalar var. İşte eşcinsellik mesela nasıl olacak? Eee, Hanefi mezhebi eşcinsel ilişkiyi mesela zina kapsamında
1:00:19saymıyor ama diğer mezheplerden mesela, eee, sayan var. Çünkü zina şey gibi davranıyorlar. Yani zina burada işler attı. Mesela nesebi bozan bir şey, soyu bozan bir şey. Zina ettiğin zaman soyun bozuluyor. Yani eee nesil karışıyor
1:00:31birbirine. Nesili takip edemiyorsun. Ama eşcinsel ilişkide eee herhangi bir çocuk ortaya çıkmadığından dolayı nesile bir zarar olmadığından dolayı bu zina cezasına tabi olmazdır gibi. Ya yine cezaya tabi olur ama hac cezasına tabi
1:00:45olmaz şeklinde bir e mesela yorum esneklik eee mevcut.
1:00:50eee, tazir cezası mesela orada eee, verilebiliyor filan gibi. E, bu noktada tabii en çok yine tartışmalardan bir tanesi işte tecavüzün hac cezası yok gibi. İslam'da işte zina var, tecavüz
1:01:04niye yok filan. Ya tecavüz zaten zinadan daha üst bir suç. İnsanın hürriyetinden alıkoyma suçu var orada. Bir kere tecavüz ettiğin zaman hürriyetini alıkoyuyorsun. Bir de üzerine onun eee zina gibi değil şu karşılıksız rızasız
1:01:17zina gibi bir suçu olduğundan dolayı orada suçun mistiyle denk yapabilirsin.
1:01:22Mesela hadımlık. Çünkü sen orada eee cinsel gücünü eee gayrimeşru bir şekilde kullanıyorsun. O zaman sen o gücü senden alınması lazım. Sen onu doğru kullanmadığın için o oranda senden alınması lazım. O yüzden onun cezası
1:01:37mesela eee yaptığı tecavüzün cezası hadlık. Kişiyi hürriyetinden alıkoymanın cezası da hapis. Yani hem adımlık hem de hapis. Eee, aslında onun misil bir cezası olmuş oluyor. Yani şeriatta işte yokmuş falan gibi böyle garip şeyler
1:01:51eee, duyuyoruz sağda solda. Halbuki değil. Misil cezası mesela hadımlık artı hapis olabiliyor. İki suç var. İkisine de misil cezasını verebiliyorsun. Yani bu şeriata aykırı bir şey değil. İlla hac cezasında yer almıyor diye böyle bir
1:02:03ceza türü yok, böyle bir şey yok diye bir şey yok yani. Çünkü zaten hac cezası 67 tane zaten yer alıyor. Daha fazla yok. Eee, bunu bu şekilde düşünmememiz lazım. Genel şeriat ilkeleri itibariyle
1:02:15misil cezası nedir diye bakacaksın.
1:02:26İftira cezası var. İşte kazıf eee diye geçiyor. Namuslu birine zina iftirası mesela dört şahit. Namuslu birine zina iftirası e atıyorsun vesaire gibi mesela. Yani iftiranın cezası 80 sopa.
1:02:38Eee, şimdi 80 sopada da burada, eee, bir de şahitliğinin reddi. Artık o kişinin iftira atan kişi eğer artık ispatlandıysa iftira attı şahitlerce.
1:02:48Şahitliği artık kabul edilmiyor. Şimdi biz düşünüyoruz, eee, şahitliğin kabul edilmemesi için bize ne bu bir ceza mı ya falan gibi. Ama eskiden şahitlik çok önemli. Yani bunu biraz modern eee, döneme yapacak olursak şöyle
1:02:59düşünebiliriz.
1:03:01Mesela işte noterde artık işleminiz yapılmayacak. Niye şahitliğiniz kabul edilmiyor? İmzanız kabul edilmeyecek.
1:03:06Niye şahitlik eee, kabul edilmiyor? İşte bankadan kredi çekemeyeceksin, ne bileyim işte kefil olamayacaksın. Bir nevi sosyal mesela ABD'de şey var. Eee, sex offender register gibi bir şey var.
1:03:16Eee, bu işte tecavüz gibi, e, cinsel suçlular, taciziler diyelim. Bir yere taşındığı zaman bir maliye, o mahalledeki herkese mahallenize şöyle bir tazici taşındı. Bilginiz olsun falan filan diyorlar. Yani bir nevi sosyal
1:03:27izolasyon, adamı toplumdan bir soyut dışlama gibi bir şey söz konusu.
1:03:31Şahitliğinin kabul edilmemesi aslında toplumdan dışlanması, eee, evrak kürek işlerini kolay yerine getirememesi vesaire gibi düşünebiliriz. Yani şahitlik kabul edilmemesi günümüzde mesela işte mobil bankacılıktan işlem yapamayacak adam artık. Neden? Şahitliği
1:03:43kabul edilmiyor gidip bankadan zorlana bir sürü teferruat, formlar falan doldurarak mesela bir para transferi yapabilecek veya mobil bank herhangi yapabileceği çok kolay basit.
1:03:52Bir saniyek işlemi yapabilecek. Fatura ödeme mesela online fatura ödemeyecek adam. Neden? Şahitliği kabul edilmiyor.
1:03:56Gideceksin vezneye. Kendin olduğunu ispat edeceksin. Bilmem ne yapacaksın falan filan. Bir sürü belge kürek. Her işinle uğraşacaksın. Niye? Sen şahitliği kabul edilmeyen adamsın. Ha bunu bu şekilde düşünürsek şahitliği kabul
1:04:05edilmemenin ne kadar ağır bir ceza olduğunu anlayabiliriz. Öteki türlü şahitliği kabul edilmez. E adamın hayatında hiçbir şey değişmiyor. Öyle değil. O şekilde bakmamamız lazım olaya.
1:04:16işte alkol veya uyuşturucu madde işte Kur'an'da şeytan işi pisliktir. Eee deniliyor. Eee Kur'an'da belirli bir e bunun tam cezası yazmıyor cezası olarak ama Hazreti Ebubekir 40, Haz Ömer de 80 sopa vurdurmuş mesela eee alkol
1:04:29cezasına. Bu tabii ki şey şahitlik publik alanda içmek. Yani normalde evin içinde sen içtiysen kimse de görmediyse bu yani ev işte takıldığın bir şeyse kimsede bir zararın olmadıysa bu cezaya tabi değil. Çünkü bir şahidin yok, bir
1:04:38şeyin yok. Seni ihbar eden kimse yok.
1:04:40Ama gidip parkta bahçede çoluğun çocuğun içerisinde içip ona orada sapıtıp garip işler yaptıysan 40 sopayı 80 sopayı bir zahmet hak ediyorsun. Yani buradaki hat cezası da bu. Yoksa evin de içerine böyle şey yapmak gibi bir şey söz konusu
1:04:52değil. Zaten mesela Osmanlı'da da alkol yok mu? Mesela şeriat gelince işte alkol bitti, meyhaneler bitti, her şey bitecek. Ya niye? Şeriat varken Osmanlı'da şeriat var. Toplumun üçte biri gayrimüslim. Osmanlı'da meyhane yok
1:05:03mu? Var. Alkol yok mu? Var. Niye var?
1:05:05Bunlar e gayrimüslimler çünkü yasak değildi. O yüzden şeriat Müslümanları ilgilendiren bir kanun.
1:05:10Gayrimüslim ilgilendiren bir kanun değil ki. Ha gayrimüslim gider publik alanda çocuk parkında içer sapıtır. Orada şey yapar. O yine 80 sopa vurulur onu. Niye?
1:05:18Orada aslında içmesinden dolayı değil topluma rahatsızlık vermesinden dolayı bu veriliyor. Ama normal meyanesinde içsin. Taşkınlık yapmadan evinde içsin sağda solda alsın satsın. Bunlar şeriata aykırı şeyler değil. Şeriat
1:05:30hürriyetçidir. Şeriat herkese fikri hürriyetini, özgürlüğünü verir. Ama müslümana yasak. Müslüman da evinde gizli içerse yine sıkıntı yok. Çünkü kimse görmeyecek, şahit gmeyecek, şikayet etmeyecek. Olay bundan ibaret.
1:05:43Yani hani şeriatı bu şekilde düşünmemiz lazım. Daha sonra eee terör suçu yani eşkıyalık yani hırabe Maide 33'te de belirtildiği gibi. Yani aslında eee bu terör suçu eee devlete savaş açan, yol kesen, silahlı örgüt kuran, işte
1:05:57vatandaşın yolunu kesen vesaire gibi eee terör yapma eylemlerinden kaynaklanan bir suç. İslam hukukunun en ağır suçu.
1:06:03Yani bunun cezası zaten eee suçun ağırlığına göre tabii ki olayın vakanın kendisine göre asılma işte teşhir edilerek asılma işte meydanda idam edilme veya el veya ayakların çapraz
1:06:16şekilde kesilmesi şeklinde eee sürgün gibi cezaları var. Yani nasıl bir terör cinsi olduğuna göre değişiyor. Ama buradaki terör fikri bir şey değil.
1:06:26eylem yani terörsel bir eylem olması söz konusu. Yani biri şeyin suç olabilmesi için eee silahlı bir eylemin söz konusu olması gerekiyor. Yoksa sadece fikirsel olarak ben bir kitap yazdım. İşte devletin şununu beğenmiyorum, şurasını
1:06:38beğenmiyorum. Keşke devletin burası böyle olsun. fikirsel bir şey herhangi bir organizasyona geçip bir terör eee örgütü olup bir eyleme geçmediği sürece suç saysamına girmemiş oluyor. Bu ayrıntıya da dikkat etmemiz gerekiyor.
1:06:51Bununla bağlantılı olarak da zaten mürtet yani dinden dönenin eee suçu.
1:06:55Dinde zorlama yoktur. İşte dediğim gibi Selefiler ve mesela Malezyada da aynı şekilde dine girişte zorlama yoktur diye parantez içine koymuşlar. Ama halbuki ayetin orijinalini girişte yazmıyor.
1:07:04Dinde zorlama yoktur. Yani kişiler eee kişileri biz dine zorla sokamayız veya dinden çıktığında dur bakalım sen nereye gidiyorsun aslında diyemeyiz. Eğer eee genel bir bize zararı yoksa yani bir fikri mürtetlik dediğimiz bir kavram söz
1:07:18konusu. Bir kişi sadece inancını değiştiriyor. Ben müslümandım durduk yere ateist oldum veya başka bir yeni geçtim. Hristiyan oldum mesela. Eee buna yani bu dünyevi bir ceza değil. Bu Allah'ın ahirette vereceği onun bir cezası vardır. E çünkü burada biz o
1:07:30adama bir ceza veremeyiz. Eğer topluma bir zararı yoksa. Fikirsel olarak mürtet dönmüş. Ne yapalım? Kendi bileceği bir iş. Ha ama bir de siyasi mürtetlik diyebileceğimiz bir olay var. Kişi dönmüş dininden. Eee daha sonra
1:07:42Müslümanlara karşı safına geçmiş. Yani onlara karşı savaşmaya başlamış gibi.
1:07:46Şimdi oradaki mürtetlik biraz böyle.
1:07:48Şimdi ben eee Medine'deyim. Sallıyorum mürtet oldum. Bir anda Mekke safına geçiyorum. Yani artık karşı düşmanın safındayım ve size karşı bir nevi savaş açmış durumdayım. Yani eee dolayısıyla burada bir siyasi mürtetlik söz konusu.
1:07:59Karşı safa geçti mi? Karşı safta bana zarar verecek bir eylemde bulundu mu?
1:08:03Müslümanlar olarak aleyhime olabilecek eee ciddi bir vatana ihanet gibi daha çok böyle eee bir eylemde bulundu mu? Bu önemli. Eğer bu olunduysa müttetin suçu yine aynı terör suçu gibi
1:08:16değerlendirilmesi gerektiğinden dolayı onun yine suçu, cezası ölüm olabiliyor.
1:08:21Hadislerde işte dini değiştireni öldürün gibi şeyler aslında bunlar biraz daha savaş halinde olan şeyler. Çünkü sen eee Mekke ile Medine savaş halinde şu anda.
1:08:30Belki de müşrikler var. E şimdi sen dini değiştirdiğin zaman müşriklerin safına geçiyorsun. Niye? Medine'de çok yaşama şansın yok. Eee, düşünüleceği üzere veya işte Bizans'a geçiyorsun veya Sasane'ye geçiyorsun. Neyse şimdi karşı safa
1:08:42geçtiğin zaman bana savaş. Benim kar ben savaşıyorum sürekli ve karşı saftasın artık. E tabii ki sen artık öleceksin yani. Yani senin karşı safa geçmene ben izin veremem. Yani buradaki eee siyasi mürtetlik bu. Yoksa bizim günümüzde
1:08:54böyle normal eee vatandaş ben ya ateist oldum hayatıma normal devam ediyorum.
1:08:59Yani bir zararım da yok. Karşı safa geçtiğim de yok. savaş açtığım falan da yok, karşı düşman ordusuna girdiğim filan da yok. Yani normal devam ediyorum vatandaş olarak. Ya bu burada bir herhangi bir ölüm cezası gibi bir şey
1:09:09söz konusu değil. Bunun bunun hiçbir cezası yok. Bunun tek cezasını Allah ahirette verecektir. Eee şeriatta da bu şekildedir zaten. Hanefilerde mesela kadın mürtet öldürülmüyor, hapsediliyor.
1:09:20Ya niye? Ha madem mürtet böyle bir şeyse kadına niye mesela hapis var? Çünkü kadın yani genelde savaşta kadın ve çocuklar yer almazlar. Çünkü buradaki birin öldürmesinin amacı savaş içerisinde karşıdan sana savaş edilmesi.
1:09:33Kadının öldürmemesinin sebebi o bir savaşmayacak çünkü o. Yani o yüzden hapsedilmesinin sebebi de işte dine geri dönsün diye. O da belki biraz abartı bir uygulama olarak görülebilir. Hanefinin içerisinde eee hakaret ve küfür eee dediğimiz
1:09:48hanifilerde kişinin sosyal statüsüne göre üst tabakaya hakaret suç ama mesela alt tabakaya değil gibi yanlış bir sınıflandırma olsa da eee bence doğrusu herkese suç olması. Bak fıkıhta böyle yani bunları ben anlatıyorum ki yani bu
1:09:59tarz şeyler eee argüman olarak gelebilir. Yani fıkhımız çeşitli, geniş.
1:10:04Birçok şey orada görebilirsiniz. Eee sosyal state ayrımına göre verilen cezalar gibi şeyler de görebilirsiniz.
1:10:10Ya bunlar sonuçta o dönemde eee o örfe, o zamana, o coğrafyaya göre verilmiş hükümler. Şimdi bugün zamanın örfün şeyine göre o öyle olmayabilir. Değişir zamana göre hükümler değişir. Mecellede de bu, fıkhın kendisinde de bu. Şimdi
1:10:24800. yüzyılda bu böyle diye günümüzde böyle olmak zorunda değil. Bizim kafamızı bu şekilde değiştirmemiz lazım.
1:10:298. yüzyılda doğrusu budur. Yanlış yapacak hali yok bu alimlerin. Ama ben tutup o dondurup onu eee 21. yüzyılda yaparsam ha o zaman işte sıkıntı burada başlıyor. Yani şeriat eee kısmının
1:10:43sıkıntısı burada başlıyor. Eee şeriat övenler burada tosluyorlar. Şeriatın felsefesi de bunu kabul edecek bir felsefe değil. Dinamik bir felsefe.
1:10:51O yüzden eee durum bu.
1:10:55Mesela peygamberimize hakaret ya mezheplerin birçoğu mesela idam dese de suç ceza misil yani suç ve ceza dengesi bakımından Kur'an'da bir sürü suç ceza dengesini saydık. Suçun ceza denk olması gerektiğine dair ayetleri de söyledik.
1:11:07Suç ceza dengesine göre ya birine fikri olarak hakaret etmenin cezası ölüm yani çok şey değil. Eee misli bir ceza değil.
1:11:14daha fazla abartı bir ceza eee olmuş oluyor. Eee dolayısıyla burada bir nevi kınama, o kişi boykot veya şahitliğini kabul etmeme filan gibi eee cezalar verebileceğini, onur kırıcı cezalar verilmesi gerektiğini çünkü o bir onur
1:11:27kırdı. Eee onun da onuru kırılmalı. Eee ve şahitliği yok sayılmalı. buna benzer eee modern devlette bu tarz e birçok ceza bence bulunabilir. Eee onurunun kırılmasına dair. Kur'an'daki ha
1:11:41cezaları da bu şekilde. Buna bir yine eee yazacak olursak hatırlamak için ne dedik?
1:11:56Suç ve ceza misil denk olmalı. Aynı cins olmalı.
1:12:02dedik. Cezayı bulurken bu aklımızda olmalı. Mesela Civil Law'da falan böyle değil. Eee ama şeriatta bu şekilde.
1:12:08Çünkü adil olan bu.
1:12:12Cezanın amacı ıslah veya caydırma değil.
1:12:18Bizatihi suçun kendisi.
1:12:23Yani suç var diye ceza veriyoruz. Onun dışında bir eee gerisine karışmıyoruz.
1:12:27Bu şekilde söylemiştik. İşte Kur'an'dan eee örnekler verdik. Neler verdik?
1:12:34İşte eee sınırsızlıktan sınırlılığa Adem Havva dedik. Ondan sonra başka ne dedik? Eee işte cumartesi yasağı,
1:12:48cumartesi av yasağı, helalin haram kırılması dedik Yahudilere. Ya hepsini işte söylemeyelim işte Bakara İnek olayından bahsettik.
1:12:57Yunus Peygamberin görev yerin terk edilmesi ve hapsedilmesi. O belki yazılabilir. Eee, Yunus peygamber özgürlük ve balıka balığa hapis özgürlük istedi. Bu da balığa hapis edildi misil
1:13:11ceza olarak nankör köy örneği olabilir.
1:13:14Onlara rızık ve güven verilmişti. Onlar nankörlük edince onlara açlık ve korku verildi. Tam tersi cezalar olmuş oluyor.
1:13:24Eee, Yusuf kıssasının da yine aynı şekilde cezalar olduğunu bahsetmiştik.
1:13:27Eee, daha sonra hac cezalarına gelmiştik. Hac cezalarında ne vardı?
1:13:31Eee, kısas var ama bireysel, eee, af edebilir. Eee, dedik. E, aynı cins öldürme veya yaralama dedik. Ya mesela bir kişiyi yaraladı. Eee, diyelim ki ben
1:13:45bir kişinin, eee, kolunu kestim veya gözünü çıkardım veya kulağını kestim.
1:13:49Şimdi bunun cezası şahitler huzurunda ispatlandıktan sonra o kişi orada eee, ispatlandıktan sonra suçu işlediğini misil kısas cezasıdır şeriata göre.
1:13:57Kulağımı kestiyse onun da aynı kulağı aynı şekilde kesilir. Yarısıysa yarısı tamamıysa tamamı. Eee, yani bu şekilde Seriat birebir kısası her zaman öngörüyor. Bazı durumlarda bu gerçekleşemeyebilir. Çünkü diyelim ki adam beni karnımdan bıçakladı ama ben
1:14:10ölmedim. Bunun cezası ne olacak? bu adamın da karnından bıçaklayıp ölüp ölmemesini riske atamayız. Eee, dolayısıyla bu tarz şeylerde benzer yakın eee, bir zarar verecek şekilde, bedensel zarar verecek şekilde onun cezası bu olmalıdır. Şimdi bu tarz kısas
1:14:25misil, eee, ceza verdiğimiz zaman aslında otomatikman amacımız o olmasa da karşı taraf cayıyor. Suç içecek bir adam ya ben bu adama bir şey yapacağım ama aynısı yakalanırsam başıma gelecek. O yüzden belki de yapmayacak ve
1:14:37yapacağının en hafifiyle yapmaya çalışacak. Otomatik bir engelleme mekanizması bu aslında. Çünkü başına ne geleceğini çok iyi biliyor misil. Yani şu an biz mesela suç işlerken suç işleyen kişiler başına ne geleceğini çok
1:14:47bilmiyor. Diyor ki hapse girerim ama kaç yıl girerim nasıl yaparım ilgilenmiyor.
1:14:51Ama eee şeriatta suç işleyen kişi misliyle ceza alacağını bildiği için yani ne yaptıysam aynı cezayı bana verecekler. Para çaldıysam aynı miktarda parayı vermem gerekecek. İşte birini yaraladıysam aynı şekilde yaralanırım.
1:15:01Öldürdüysem aynı şekilde öldürülürüm.
1:15:02Yani misil bir ceza alacağından dolayı aslında burada eee suçu kendi kendine proaktif bir şekilde biz engelleyebilmiş olacağız.
1:15:12Eee hat cezalarından eee kısas cezası olduğunu söylemiştik. Hırsızlık en üst cezası el kesme dedik. Eee birçok
1:15:27hırsızlık var dedik. E dolayısıyla gerisi tazir cezası. Ona göre eee verilecek.
1:15:35Zina 100 topa cezası dedik. Rejimin Yahudilere ait olduğunu söylemiştik.
1:15:43İslam'da yok.
1:15:45Peygamberin Yahudi şeriatını bu kadına uyguladığı eee birçok alim tarafından da belirtiliyor. Aynı şekilde iftiranın cezası 80 sopa artı şahitlik ve şahitlik sayılmıyor artık.
1:16:05eee alkol uyuşturucu eee 40 veya 80 sopa eee dedik. Tabii ki yine detaylardan bahsettik. Bu topluma
1:16:20karşı bir bunun zararı olduğu vaziyette veriliyor. Evinde masum geçen anlamı zaten kimse şahitlik edemeyeceği için davada aşmayacağı için bir problem olmadığını söylemiştik.
1:16:29eee terör dinden dönme, siyasi idam veya el ayaklarının çapraz kesilmesi
1:16:43dedik. Ama normal fikri dinden dönmenin cezası olmadığının eee Allahu alem daha gerçekçi olduğunu düşündüğümüzü belirtmiştik.
1:16:53Eee bu tarz misil eee ceza örneklerini de verebiliriz. Şimdi bu eee tabii suç ceza denildiği zaman, şeriat denildiği zaman işte akla Afganistan geliyor. İşte bu tarz eee ülkeler geliyor. O zaman da diyorlar ki işte şeriat geldiği zaman
1:17:07herkes işte peçe giymek zorunda kalacak.
1:17:09İşte hiçbir yerde alkol satılmayacak.
1:17:10İşte biz özgürlüğümüzü eline alacak. Ben diyorum ki şeriat tam tersi insan hürriyetine en çok önem veren hukuk sistemlerinden bir tanesidir. T600'lü yıllarda insanın canına, malına, namusuna, ırzına bunların korunması gerektiğini söylemiştir. İnsan hakları
1:17:23evrensel beyannamesi 1948'de yayınlandı.
1:17:25düşünün. Dolayısıyla şeriat her zaman özgürlüğü verir. Şimdi Afganistan'da peçe eee bir örfse insanların çoğunluğu halk genel olarak eğer örf olarak peçet siz orada başınızı açtığınız zaman anomali siz olmuş oluyorsunuz. Siz
1:17:39anomali olduğunuz zaman da burada şeriata göre oradaki alimler, oradaki spesifik asli insan ülkesi için bir baş aşma bir anomali olduğu için bir toplumun dikkatini dağıttığı için baş aşmanın yasak olduğunu ilan edebilir.
1:17:52Mesela bu şeriata uygun olur. Ama Türkiye'de diyelim ki karışık. Kapalı da var, açık da var, peçeli de var, normal başörtülü de var, sunrooflu da var, bilmem ne. O zaman Türkiye'de yani buna bir kural getiremezsiniz. Neden? Çünkü
1:18:03çok karışık karma bir yapı söz konusu.
1:18:05Bunun kuralını koymaz şeriat. Mesela Türkiye'de de şeriat uygulamış olur.
1:18:08Afganistan'da da. Neden? Çünkü zaten şeriat demek, fıkıh demek örfe, zamana, coğrafyaya farklı hükümler demek. Zaten zaten bunu anlatmaya çalışıyoruz.
1:18:15Dolayısıyla şeriat geldiği zaman biz herkes Türkiye'de peçe takmak zorunda kalacak. Ya değil değil yani bizim örfümüz ona uygun olmadığı için kimse takmak zorunda kalmayacak ve bunun bir cezası olmayacak. İşte alkol içemeyecek
1:18:24miyiz bilmem ne. Ya içeceksin. Niye içmeyeceksin? Osmanlı'da yok muydu?
1:18:28Meyane var. Gayrimüslimler yok mu?
1:18:29Herkes Müslüman mı yani ülkede? Değil.
1:18:32Ama sen Müslüman olarak eee içtiğin zaman ve eee kötü bir eee durumda yakalanırsan o zaman cezasını ödersin.
1:18:41Bu birinin seni şikayet etmesi lazım veya kolluk kuvvetlerinin seni o kötü durumda eee şikayet üzerine bulması lazım. Bu yani. Yoksa onun dışında özgürlük tamam her şeyi özgürsün. Yani temeli, temel prensibi özgürlük üzerine
1:18:54diyorum. Yani şeriatın temeli özgürlük üzerine bina edilen, inşa edilen bir sistem. Comon la'a göre inşa edilen bir sistem. senin toplumun, örf, eee, adetin, kültürün neyse ona uyumlu. %100 uyumlu bir sistem. Yani, e, şu anki
1:19:08hukuktan 1000 kat daha iyi olacağını kesin bir şekilde bakabiliriz.
1:19:13Çünkü şu anda boşanmak istiyorsun, boşanamıyorsun, evlenmek istiyorsun, bilmem ne. Ondan sonra kira kiracı davası, bilmem şu davası, bu davası yani zaten çözemiyorsun. Mahkemeye bir kere gittiysen, hayatında bir kere bir
1:19:22mahkemeye gittiysen, bir hakimin karşısında bir durduysan, herhangi bir dava için hukuk sisteminin ne kadar olduğunu şu an görüyorsundur zaten.
1:19:29Eğer avukat, hakim savcı vesaire bir şeysen de itiraf etmesen bile dışarıya içten içe biliyorsun ne kadar kötü olduğunu, ne kadar garip bir sistem olduğunu, her gün nasıl sövdüğünü.
1:19:41Comon low böyle değil, şeriat böyle değil. Esnek, dinamik, daha rahat, eee, daha az dava var. Çünkü e bireysel kamu huku diye bir şey yok.